Chp Koalisyona Nasıl Bakıyor ?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Koalisyon fikrine sıcak bakmıyorum. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar CHP iktidarını zorunlu kılıyor" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV televizyonunda ’Liderler Konuşuyor’ programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Koalisyon fikrine sıcak bakmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartların CHP iktidarını zorunlu kıldığını söyledi. Tek başlarına iktidar olmak istediklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Türkiye’yi içinde yaşadığı ekonomik, sosyal ve uluslararası krizden biz çıkarırız. Biz bütün dünyaya güven veriyoruz. Bütün uygar dünyada CHP eğer gelirse Türkiye çağdaş uygarlığı yakalayacak, demokrasi gelişecek, hukukun üstünlüğü olacak deniliyor" ifadelerini kullandı.
"CHP’lilere açık ve net söylüyorum. CHP bir yardım kuruluşu değildir" diyen Kılıçdaroğlu, "Devlet ayrı, hükümet ayrıdır. Devlet bakidir. Hükümetler ise devleti yönetmek üzere gelirler devlet olmak için değil. AKP devleti yönetmek için geldi, devlet oldu. Ben devletim diyor artık. Vali benim valimdir diyor, devletin valisi değil. Öğretmen benim öğretmenimdir diyor devletin öğretmeni değil. Devlet memurları kanununun bile adını değiştirecekler. Hükümet memurları kanunu yapacaklar" şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, "Emin olun şuanda millet diğer cumhurbaşkanlarına bakıyor, buna da bakıyor. Nasıl bir seçimdir, nasıl bir demokrasidir, nasıl bir anlayıştır, nasıl bir israftır bunu sorguluyor. Miting meydanlarına öğrencileri, memurları götürüyorlar zorla. Gelmeyen memuru fişliyorlar. Öğretmenleri niçin getirmediniz diyorlar. Benim gördüğüm en büyük ahlaksızlıktır" açıklamasında bulundu.
"Düşünün vali genelge yayınlıyor gideceksiniz diyor" diye konuşan Kılıçdaroğlu, "Şu arabaların plakalarını değiştireceksiniz, sivil plaka takacaksınız Başbakanı karşılayacaksınız diyor. Kimin parasıyla yapıyorlar bunu? Tüyü bitmemiş yetimin ödediği parayla" ifadelerini kullandı.
Devletin çivisinin çıktığını iddia eden Kılıçdaroğlu, "Hukuk yok, anayasa yok. Ekonomi patinaj yapıyor. Etrafımız kan gölü Dışarıdan tamamen soyutlandık. İstenmeyen bir ülke görünümündeyiz. Bunları aşmanın tek yolu var, o da CHP’nin tek başına iktidar olması" şeklinde konuştu.
"HDP BARAJI AŞSA DA AŞMASA DA BİRİLERİNİN BAŞKANLIK HEVESİ ASLA GERÇEKLEŞMEYECEK"
"HDP barajı aşsa da, aşmasa da birilerinin başkanlık hevesi asla gerçekleşmeyecek" diyen Kılıçdaroğlu, "Biz demokratik sürecimizi getirip dikta rejimine teslim edemeyiz. Bir kişinin arzusu ve istemi üzerine rejim, yönetim değişmez. Hem milli irade diyeceksiniz, hem tek konuşan ve tek seçici ben olacağım diyeceksiniz. Bunun demokrasiyle bağdaşır yönü yoktur" dedi.
"YÜZDE 10 SEÇİM BARAJINI 12 EYLÜL DARBECİLERİ GETİRDİ, BUGÜNKÜ İKTİDAR SAVUNUYOR"
Darbeye karşıymış gibi görünüp darbe hukukunun arkasına saklanan, darbe hukukunu tahkim eden bir yönetimin olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin böyle bir parti olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Yüzde 10 seçim barajının arkasına saklanıyor yüzde 10 seçim barajını 12 Eylül darbecileri getirdi, bugünkü iktidar savunuyor. Biz barajı kaldıralım, düşürelim dedik, onlar reddetti" açıklamasında bulundu.
Kılıçdaroğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "Ben yüzde 10 seçim barajını bir tarafa bırakın yüzde 1 oy alan partinin bile en azından Genel Başkanı’nın parlamentoya gelmesini isterim. Milli iradeyse milli irade budur. Vatandaş A partisine oy verecek, milletvekilini B partisi çıkaracak. Olur mu?"
"SEÇMENDE KAYGI VE ENDİŞE VAR"
Seçmende bir rehavetin olmadığını, kaygı ve endişenin olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Gelecek endişesi var seçmende. Sadece kendisi için değil, ülkesi içinde bu endişeyi taşıyor. Bir kişinin meydanlara çıkıp açıkça anayasayı ihlal etmesi, hukuku açıkça çiğnemesi, tarafsızlık ilkesini görmezlikten gelmesi, namus ve şeref kavramlarını ayaklarının altına alması bu ülkenin milletinin değerlerine saygısızlıktır" dedi.
Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sağduyusu olan herkes Sayın Cumhurbaşkanına dönüp, Sen bir siyasi partiyi destekliyorsan namusun ve şerefin üzerine yemin etmeyecektin demesi lazım. Namus ve şeref kavramları bizim için çok önemlidir. Çok önemli değerlerimizdir bunlar. Bir Cumhurbaşkanı namus ve şeref kavramını ayaklar altına alırsa, ben bunları tanımıyorum derse normal seçmenin dönüp şu soruyu sorması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı sizin için namus ve şeref kavramı nedir bunu bize bir anlatın bizde bir öğrenmiş olalım demesi lazım."
DİYANET KONUSU
Kılıçdaroğlu, "İsraf konusunda kendisine haklılık kazandırmak için Diyaneti kullanıyorlar. Diyanet İşleri Başkanı’yla Papa’yı kıyasladılar. Eğer israf nedir örnek vereceksen sevgili peygamberimizi örnek vermen lazım" dedi.
Sağlıklı işleyen demokrasilerde koalisyonların da olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Başka yapılanmalarda, tek başına iktidarlarda. Ama bugün Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda yaşadığı ciddi bir sorun var. Türkiye’nin yeniden rehabilite edilmesi lazım. Bunun için açık ve net söylüyorum CHP iktidarına ihtiyacı var bu ülkenin" ifadelerini kullandı.
"İsrafı ve yolsuzluğu kendisine şiar edinmiş bir partiyle koalisyon olmaz" diyen Kılıçdaroğlu, "Yarın birisi bana dönüp ey Kılıçdaroğlu sen seçim meydanlarında diyordun ki kul hakkı yiyene karşıyız biz. Bunlar ne yaptılar? Sen nasıl oldu da bunlarla tekrar bir araya geldin diye sorduklarında ne söyleyeceğim ben? Yolsuzluk diz boyu. Yolsuzlukları önlemek değil, dosyaları kapattılar. Biz ise yolsuzluklarla mücadele ettik bütün hayatımız boyunca. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için mücadele ettik. Nasıl bir arada olacağız, yolsuzluk yapanlarla dosyaları kapatanlarla nasıl bir araya geleceğiz?" dedi.
"İKTİDARDAN GİTMENİN MALİYETİNİ İYİ BİLİYORLAR"
Kılıçdaroğlu, konuşmasında şunları kaydetti:
"Aslında kendimize sormamız gereken soru şu; hakim gözetiminde yapılan bir seçimden niye endişe duyuyoruz? Almanlar, İngilizler, Japonlar duyuyor mu? Hayır. Biz niye duyuyoruz? Çünkü ülkede hukuk bitti, yargı bitti, demokrasi bitti, liyakat sistemi bitti. Hepimiz endişe ediyoruz. Kendi geleceklerini güvence altına almak için seçimlerle, sandıklarla, oylarla oynuyorlar, çünkü iktidardan gitmenin maliyetini çok iyi biliyorlar."
Kılıçdaroğlu, "Eğer, sandık güvenliği, seçim güvenliği konusunda vatandaşın endişe ediyorsa kirli siyaset yüzündendir. Bu siyaseti bu topraklardan atmalıyız. Hem Müslümanım diyeceksin, hem de sahtekarlığa izin vereceksin" açıklamasında bulundu.
Bürokrasinin devletin bürokrasisi olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, "İktidarın bürokrasisi olduğu için, vali devletin valisi değil AKP’nin valisi olduğu için bu kaygı besleniyor. Bu kaygı sadece bizde değil, Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı da AGİT’te Türkiye’ye heyet gönderdi" şeklinde konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.