Baykal'dan Gündem Değerlendirmesi

Baykaldan Gündem Değerlendirmesi
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, son dönemde 'darbe teşebbüsleri' ile ilgili olarak tutuklamalara dikkat çekerek, "Bu tutuklamalar, Türkiye'de artık darbe tehlikesi olmadığı için yapılıyor" dedi. Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 5 yıl olduğunu, bun

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, son dönemde 'darbe teşebbüsleri' ile ilgili olarak tutuklamalara dikkat çekerek, "Bu tutuklamalar, Türkiye'de artık darbe tehlikesi olmadığı için yapılıyor" dedi. Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 5 yıl olduğunu, bunun da Anayasa'da yer aldığını kaydeden Baykal, kendisinin de 'Cumhurbaşkanı Adayı' olma gibi bir düşüncesinin olmadığını söyledi.

CHP eski Parti Meclisi (PM) Üyesi Soner Çetin tarafından, HiltonSA Adana Oteli'nde düzenlenen toplantıda gazetecilerle bir araya gelen Baykal, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresinden eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un yargılanmasına kadar geniş kapsamlı açıklamalarda bulunan Baykal, kendisine yöneltilen soruları da yanıtladı. Baykal, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un, 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' davasıyla birleştirilen;

'İnternet Andıcı Davası' kapsamında 'terör örgütü yöneticisi ve darbeye teşebbüs' suçlamasıyla tutuklanmasıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Türkiye'de yaşanan olayların çok üzüntü verici olduğunun altını çizen Baykal, söz konusu tutuklamaların Türkiye'de yaşanmasından sevinç ve memnuniyet duymanın, olumlu karşılamanın mümkün olmadığını söyledi.

"YARI SİYASİ BİR İNTİKAM ARACI OLARAK KULLANILAMAZ"

Baykal, konuşmasını da şöyle sürdürdü: "Bunu bir ilerleme, 'ileri demokrasi'nin bir gereği olarak sunan arkadaşlarımı anlıyorum ama bu çok yanlış bir davranış. Elbette herkes yargılanır, her suçun hesabı sorulur ama suçun kanıt ve delilleri konusunda eğer tutuklama gerekiyorsa; çok ciddi, inandırıcı, güvenilir, tartışma götürmez, hukuk ve kamu vicdanını tatmin edecek bir takım somut deliler ortaya koymak lazım. Yargı, bir siyasi hesaplaşma aracı olamaz. Yargı, siyasi bir intikam aracı olarak

kullanılamaz ve kullanılmamalıdır. Siyasetçi yargıyı, kendi siyasi hesabı için kullanma amacında olmamalı, hukukçu da siyasetçi bu zihniyette ortaya çıksa bile buna alet olmayacak bir güveni ortaya koymalı ve tarafsız olmalıdır. Bunların, yaşadığımız gerçekler karşısında gerçekten kopuk temenniler olduğunu biliyorum. Ama bu Türkiye'nin sorunu".

"GENELKURMAY BAŞKANLARI 'YÜCE DİVAN'DA YARGILANIR"

Genelkurmay başkanlarının, görevleriyle ilgili suçlar nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nde yargılanacağını, bunun da bir anayasa hükmü olduğunu hatırlatan Baykal, tarih tartışması yapılmaz ve hükmün hemen uygulamaya konulması gerektiği uyarısında bulundu. Genelkurmay başkanlarıyla ilgili olarak anayasada 'özel bir hüküm' olduğuna işaret eden Baykal, 'özel yetkili mahkemeler'de yapılacak yargılama kapsamında bir suç takibi yapılabileceğini, ancak genelkurmay başkanlarının 'Yüce Divan'da yargılanacağının, açık

ve net olduğunu belirtti. Baykal, "Her ciddi hukukçunun, konuyla ilgili olarak bir başka görüş ifade etmesi için hiçbir dayanak kesinlikle yok. Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan kişinin 'sıfatı büyük' olabilir. Örneğin; açıklama yapan kişi Anayasa Komisyonu Başkanı olabilir. Onun bir hukukçunun mu yoksa siyasetçi olarak mı söylediğine bakmalısınız. Yargılanacak yer bellidir. Ama neden böylesi yoluyor. Böylesi bir yanlışı, hukuk sistemi kendi içinde düzeltebilecek konumda mı, düzeltebilir mi? İşte

bunları bilmiyoruz ve önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz" dedi.

"TÜRKİYE'DE 'DARBE TEHLİKESİ' KALMADIĞI İÇİN TUTUKLAMALAR VAR"

Türkiye'nin her zamankinden daha çok kucaklaşmaya, birlik ve beraberlik içinde olmaya ihtiyacı olduğunu, bunu sağlaması gerekeninse hükümet olduğuna dikkat çeken Baykal, "Türkiye'yi daha da radikalleştirmeye, kutuplaştırma ve gerginleştirmeye, yeni tutuklama ve hesaplaşmalarla, yeni acı ve ızdıraplar üreterek bir noktaya taşımaya çalışanlara karşı 'Dur' denilmesi lazım. Bunu, bir 'iktidar karşıtlığı duygusu' içinde söylemiyorum. Sakın ha böyle bir şey düşünmeyin. Benim kaygım ve amacım bu değil. Benim

kaygım ve gayrım Türkiye'nin iyi olmasıdır. Türkiye'nin iyi olması, bu iktidara da çok önemli katkılar sunacaktır. Bunu yapsınlar, toparlasınlar Türkiye'yi. Çok sıkıntılı bir dünyada, çok sıkıntılı bir coğrafyada bulunuyoruz. İran ve Suriye'de yaşanmakta olanlar ve yaşanacağı öngörülenler, Irak'taki tablo ortada. Böylesi bir ortamda Türkiye'yi kendi içinde gerginleştirme, kendi içinde kutuplaştırma gibi bir amacımız olmamalı. Bunlarla bir yere varılmaz. Yapılan tutuklamalarla; 'Darbe tehlikesi ortadan

kaldırılıyor' diyorlar. Tutuklamalar, 'darbe tehlikesi' olduğu için değil, darbe tehlikesi kalmadığı için yapılıyor. Darbe tehlikesinin kalmaması güzel de, yaygın, gereksiz ve hesaplaşmaya dayalı tutuklamalar da sevindirici sayılmaz. Türkiye'nin hızla normalleşmeye ihtiyacı var."

"ANAYASA'YA GÖRE CUMHURBAŞKANLIĞI SÜRESİ 5 YILDIR"

Bir gazetecinin; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresiyle ilgili bir soruya da Deniz Baykal, şu yanıtı verdi; "Bir memleketin, bir Anayasa'sı varsa, bu Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'nın görev süresi konusunda herhangi bir netlik sağlamamış olması düşünülebilir değil. Hala bu konuda bir tereddüdün olduğu, 'o mu yoksa bu mu acaba' diye bir tartışmanın yapıldığını görüyor ve bunu üzüntüyle karşılıyorum. Bu Anayasa, Cumhurbaşkanlığı konusunda çok net bir görüş ifade etmiştir. Şu anda Anayasa'nın ifade

ettiği görüşü, kendi siyasetleri açısından uygun bulanlar ve bulmayanlar var. Tartışma budur ve bu bir hukuk tartışmasının ötesinde siyaset tartışmasıdır. Hiçbir şekilde siyaset tartışması olmaması gereken bir konu, ne yazık ki siyaset tartışmasına dönüştürüldü. Konu; 'Cumhurbaşkanı devam etsin mi, etmesin mi?' meselesine dönüştü. Böyle bir şey olmaz, Anayasa neyse o. Anayasa, parlamentonun süresini 5 yıldan 4 yıla indirirken, Cumhurbaşkanlığı süresin ide 7 yıldan 5 yıla indirdi. Bu tartışma götürmez bir

gerçek. Anayasa'nın hükmü ve gerçeği bu. Bugün kanun çıkartmak için çırpınıyorlar. Peki neden kanun çıkarmaya çalP'fdnın 'Yüce Divan'da yargılanacağının, açışıyorlar? Ortada süreyle ilgili yasal bir sürece mi ihtiyaç var?"

"CUMHURBAŞKANI'NIN SÜRESİNİ UZATMAK İÇİN CAMBAZLIK YAPIYORLAR"

Cumhurbaşkanı'nın 7 yıl süreyle görev yapabilmesi için buna yasal bir dayanak gerektiğini, bunun da Anayasal bir dayanak olması gerektiğine işaret eden Baykal, "İşte çıkıp diyorlar ki; 'O seçildiğinde şu kadar süreydi, bu kadar süreydi.' Bende onlara soruyorum; peki bu parlamento seçildiğinde ne kadar süreydi? 5 yıldı, ne oldu 4 yıl yaptık. Hiç kimse de bu parlamentonun 2011 yılının ötesine geçmesinin mümkün olabileceğini düşünmedi. Eğer biz bir kanun çıkartsaydık, geçen parlamentoyu 2012'ye taşımak

mümkün müydü? Mümkün değildi. Bu Türkiye'ye yakışmayan bir tablo. Anayasa'nın Cumhurbaşkanı ile ilgili hükümleri çok açık ve net; süre 5 yıldır. Bitti o kadar. Mevcut Anayasa değişmediği sürece gelecek olanlar için de öyledir. Şimdi; 'Biz bunu, bir yerinden tutarak, benim siyasi hesaplarıma uygun bir şekle dönüştürmek için 7 yıla çekebilir miyiz' diye çaba sarf ediyorlar. Bu çok acı bir durum. Türkiye gibi çok ciddi bir devlette böylesi cambazlıkların yapılmasını anlamak mümkün değil. Türkiye'ye ve

Meclis'e bunu yakıştıramıyorum. Sürenin 5 yıl olduğu tartışmasız bir gerçek. Anayasa ile 5 yıl olan süreyi siz 7 yıla getireceksiniz. Siner mi, içe siner mi? Sayın Cumhurbaşkanı bunu içine sindirebilir mi?" diye sordu.

"HİÇBİR ZAMAN CUMHURBAŞKANLIĞI GİBİ BİR DÜŞÜNCEM OLMADI"

Ortada 'büyük bir devlet yararı' olması, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de görevinde 7 yıl boyunca kalması halinde Anayasa düzenlemesi yapılabileceğini savunan Baykal, 'kişiye göre yasal düzenleme' yapılamayacağını hatırlattı. Baykal, 'Cumhurbaşkanlığına aday olma gibi bir düşünceniz var mı?" sorusuna da, "Benim açımdan böylesi bir düşünce hiçbir zaman söz konusu değil. Hiç böylesi bir arayış ya da düşünce içinde değilim. Bunu da açık ve net bir şekilde söylüyorum" yanıtını verdi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.