Başbakan Erdoğan'dan Değerlendirmeler (4)

Başbakan Erdoğandan Değerlendirmeler (4)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "ODTÜ ile bir problemimiz yok. Problem, buradaki yönetimin sakat zihniyetiyledir. Eğer öğrencilerinin içerisinde okulu terörize eden gruplar varsa, okul yönetiminin elinde olan disiplin kuralları var. Bunları işletmesi lazım

- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "ODTÜ ile bir problemimiz yok. Problem, buradaki yönetimin sakat zihniyetiyledir. Eğer öğrencilerinin içerisinde okulu terörize eden gruplar varsa, okul yönetiminin elinde olan disiplin kuralları var. Bunları işletmesi lazım. Önce bir hafta uzaklaştırır. Tekrar mı yaptı 15 gün, tekrar mı yaptı tamamen uzaklaştırır. Başörtülü kızlarımıza yaptılar bunları" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TRT'de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkanlık sistemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, şunları söyledi:

"Başkanlık sistemi nedir; ülkem bunu tam manasıyla henüz bilmiyor. Bazı entelektüel kesim bunu biliyor, ama bir kısım entelektüel kesim inanın şu başkanlık sistemini dahi bilmiyor. Biz siyasetçilerin içinde bilmeyenler de kahir ekseriyettedir. Mesela parlamenter demokrasi ile başkanlık sistemini karıştıranlar var. Ne diyor? 'Başkanlık sisteminde parlamento yoktur' diyor. Kim bunu diyor? Bir siyasi partinin genel başkanı diyor. Böyle bir şey kullanılır m? Başkanlık sisteminde parlamento olmaz olur mu? Bugün Rusya'da parlamento var. Amerika'da çift, iki...Ve üstelik de başkanı bayağı hesaba çekecek bir yapıdadır. Burada icabında başbakan bir hibede bulunabilir, yani bir helikopterdi, araç, gereçti. Bir yerlere hibe edebilir. O imkanı var, ama aynı şeyi Amerika'da yapamazsınız. Yani onun hibe edilmesi için kongreden geçmesi lazım. Onu da geçin bir büyükelçiyi başkan atayamaz, oradan geçirmesi lazım. Bizde böyle bir durum yok. Peki yok da niye böyle bir şey istiyorsunuz? Bu benim istemem olayı değil. İstiyoruz ki madem ileri demokrasi diyoruz, o zaman halkın seçtikleri bu denetim mekanizmasını çok daha iyi çalıştırsın. Bu denetim mekanizması iyi çalışırken de biz diyelim, Amerika'da bize göre neler doğrudur, neler yanlıştır bunların üzerine çalışalım. Rusya'da neler doğrudur neler yanlıştır üzerinde çalışalım. Fransa yarı başkanlık, neler doğru neler yanlış bunun üzerinde çalışalım. Bizim kendi gelenek ve göreneklerimizle bu işin uyumu çok önemli. Bu tartışılsın bu ülkede ve inanıyorum ki bu tartışıldığı sürece toplum bunları çok daha iyi hazmedecek, değerlendirmesini de buna göre çok daha iyi yapacaktır."

"BU CEHALETİN TA KENDİSİDİR"

"Başkanlık sistemi hilafeti getirir" iddiasına cevap veren Erdoğan, "Böyle bir şey yok, bununla yakından uzaktan alakası yok. Bu hakikaten cehaletin ta kendisidir. Şu anda demek ki Amerika'da, Rusya'da, Fransa'da hilafet var. Böyle bir anlayış olabilir mi? Yanlış bir şey" diye konuştu. Türkiye'de başkanlık sistemine neden tahammül edilemediğine yönelik değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Orayı ben öğrendim. Çünkü bu sistem geldiği anda artık iki tane güçlü parti olacak ve bu iki güçlü parti ülkede temsil yetkisini halkından alacak. Bunu gördükleri için asıl rahatsızlık buradan geliyor. Belli bir anlayışla 'acaba ben bundan sonra tekrar iktidar şansı yakalayabilir miyim'? Halbuki bu tür sistemlerde kontrol mekanizmaları iyi çalıştığı için sizden bir dönemde, iki dönemde netice alamadığı zaman halk sizi kenara koyuyor, öbürüne 'sen gel' diyor. Böyle bir durum var, bunu yaşamak lazım. Yaşamadığınız zaman bunu anlayamazsınız. Sandıksa sandık yine önünüzde, parlamentoysa parlamento da var. Millet adına parlamento kontrolü yapıyor. Bütün bunlar var. Ama bunu bırakalım da şöyle bir konuşalım tartışalım dahi diyemiyorlar. Sadece iki güçlü parti oluşacağı için bundan duydukları rahatsızlık sebebiyle."

"2014 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi olacağı ve bir yetki karmaşası olup olmayacağı" sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, "Ben yetki karmaşası noktasında ona çok katılmıyorum. Ama çıkmaz da demiyorum. Biz sayın cumhurbaşkanımızla bu noktadaki uyumumuz yerinde çalışıyoruz. Ama bir önceki cumhurbaşkanımızla böyle bir uyumumuz yoktu, onu da çok açık net söylemek durumundayım" cevabını verdi. 2014 yılında seçilecek cumhurbaşkanının yetkileriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Burada şöyle bir noktaya doğru gelmiş bulunuyoruz; o cumhurbaşkanı adeta bir yarı başkanlık sisteminin cumhurbaşkanı gibi olacaktır. Mevcut anayasamızın içinde şu anda yürütmenin başı başbakan değildir, cumhurbaşkanıdır. Bakanlar Kurulunu isterse toplar, isterse başkanlık eder. Bu, mevcut anayasamızda var zaten. Ama bugüne kadar kullanılmamış. Kullanılmadığı için de cumhurbaşkanlığımız böyle bir adımı atmamışlar, ama isterlerse bu hakları var, gelir bunu yaparlar. Böyle bir durum söz konusu. Bizim şu anda halk tarafından böyle bir adım atıldığında tabii ki cumhurbaşkanı çok daha farklı bir gücü almış olacaktır. Direkt halkın getirdiği bir cumhurbaşkanı olacaktır. Parlamentodan geliş ile oradan geliş tabii ki daha farklı olacaktır. Belki o da şu anda gerçekleşemeyen bir anayasanın kapısını da açabilir. Böyle bir durum da o zaman söz konusu olabilir."

"ŞÜPHESİZ PARTİMİN DE CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAKTIR"

Başbakan Erdoğan, 2014 yılındaki seçimlerde aday olup olmayacağı sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Olacağım veya olmayacağım şeyini söylersek, o ayrı bir tartışmayı getirir. Bugün tarih olarak 28 Aralık, önümüzde 2013 var, 2013'ten sonra 7 ay da orada var; 19 ay var. 19 ay benim görevim var. Nedir? AK Parti Genel Başkanı olarak ülkeme hizmet etmek. Ondan sonra bir süreç başlayacaktır, o süreçte cumhurbaşkanlığı adayları ortaya çıkacaktır. Bu adaylar noktasında şüphesiz partimin de adayı olacaktır, belki de adayları olacaktır. Bunları bilemem. Bunun dışında aynı şekilde siyasi partilerin adayları olacaktır. Bir defa şöyle bir süreç başlıyor, orası ilginçtir. Partili aday süreci başlıyor. Partili aday sürecinin başlaması zaten bir yerde başkanlık veya yarı başkanlık sistemini getiriyor. Niye? Çünkü partili 20 kişi, bu 50, 100, 150 olabilir, parti der ki 'biz tamamımız imzayı atıyoruz', bu şekilde adayını gösterir, çıkar ve ondan sonra da kampanyada kendi adayına destek verir. Buna mani bir hal yok. Bu tabi neyi getirmiş oluyor? Bu bir yerde şu andaki cumhuriyetçiler, demokratlar yapısının bir örneğini ortaya koyuyor. Tabi ki mesajlar meydanlarda farklı olacaktır. Yani bir seçim kampanyasındaki gibi 'AK Parti iktidarında biz şöyle yaptık, şöyle yapıyoruz', artık diyemezsin. Artık halkın genelini kucaklayacak mesajı vermek zorundasın. Çünkü halkın tümünün artık başkanı, cumhurbaşkanı olacaksın. Bu şekilde orada mesajları vermek durumundasınız, karşınızdakiler de aynı şeyi vermek durumunda. Onun için de tabii ki bir cumhurbaşkanı adayının artık mesajları farklı olacaktır. Programı olacaktır. Ve bu programı, yol haritasını ona göre açıklayacaktır, ona göre çalışmalarını yapacaktır. Ve halk da tercihini o isimlerden biri lehinde, eğer birinci turda aştı aştı, aşamadığı takdirde olay ikinci tura kalacaktır. İkinci turda zaten en fazla oyu alan cumhurbaşkanı seçilecektir, iş bitecektir."

"ODTÜ'DE BAŞÖRTÜLÜ KIZLARIMIZ OKULDAN UZAKLAŞTIRILDI"

Başbakan Erdoğan, ODTÜ'de yaşanan olayların sorulması üzerine, üniversiteye polisi üniversite yönetiminin çağırdığını söyledi. "Bizim oradaki ODTÜ'nün samimi gençleri, o yavrularla ilgili problemimiz yok" diyen Erdoğan, "Ortadoğu Teknik Üniversitesi ile de bizim bir problemimiz yok. Problem, buradaki yönetimin sakat zihniyetiyledir. Burada yönetimde bir acziyet var. Acziyetini kabul edeceksin. Eğer öğrencilerinin içerisinde orada faşizan baskı uygulayan öğrenciler varsa, okulu terörize eden gruplar varsa, bu gruplara karşı bir defa okul yönetiminin elinde olan disiplin kuralları var. Bunları işletmesi lazım. Önce bir hafta uzaklaştırır. Tekrar mı yaptı 15 gün, tekrar mı yaptı tamamen uzaklaştırır. Bunları başkalarına yaptılar. Çok açık net söylüyorum. Başörtülü kızlarımıza yaptılar bunları. Okullardan uzaklaştılar başörtüsü taktıkları için. Şimdi, bunlar terör estiriyor, hatta hatta daha ileri gideceğim. Bazı akademisyenler oradaki, onların eylemlerine karışmayan akademisyenler üzerinde baskı uyguluyorlar" ifadelerini kullandı.

"Burada şiddet uygulayanın sırtı sıvazlanıyor" diyen Erdoğan, "Yani orada polise kalkıyorsun saldırıyorsun. Neymiş 'polis orantısız güç kullanmış'. Tamam, polis orada biber gazı kullandı. Polis biber gazını neden dolayı kullandı?" diye sordu. Kampüste yaşanan olayların bilim adına savunulamayacağına dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Benim hocalarım bana böyle bir şey öğretmedi. Ama demek ki şimdi bazı hocalarımızın böyle anlayışları var. 'Öğrenci böyle yetiştiriliyor' diyor demek ki bazıları. Ama ben gerçek manada eli öpülesi hocalarımızdan bu noktada tavırlarını çok net ortaya koymalarını beklerim ve bunu ilim adına beklerim. İlim adına onlar bunu koymazlarsa ortaya, yazık olur. İşte, kamplaşma okullarda o zaman olur."

"KAMU HARCAMALARINDAKİ TASARRUFTA KARARLIYIZ"

Başbakan Erdoğan programda ekonomi ile ilgili soruları da cevapladı. 2013 yılında mali disiplinden taviz vermeyeceklerini anlatan Erdoğan, 2013 yılı bütçesi ve 2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerini de dikkate alarak şunları söyledi:

"İki tane sır kelimemiz var. Bunun birisi güvendir, birisi istikrardır. Şu anda bizim bütçemiz bu anlayışla hazırlanmıştır. 2013 bütçesinde de bunu göreceksiniz. 2013 seçim yılı değil ama 2014, iki tane seçim yaşayacağımız yıl. Biz 2014'e girerken de iki tane seçim yaşayacağız, dolasıyla 2014'ün bütçesini farklı hazırlayalım diye bir telaşın içerisinde de olmayacağız. Aynı kararlılıkla onu yürüteceğiz. Mesela şimdi biz 2013 için yüzde 4 büyüme hedefliyoruz. 2014 ve 2015'te 5-5 planlıyoruz. Bunu da inşallah yakalayacağız. Onun için kamu harcamalarındaki tasarrufta kararlıyız. Aynı şekilde bunu sürdüreceğiz. Dikkat ederseniz biz, israf ekonomisine asla pay vermedik, pay ayırmadık, prim vermedik. Biz hep verim ekonomisinden yana olduk ve çalışmamızı bu esas üzerinde yürüttük. Yani yaptığımız bir işin verimliliği nedir? Önce bunu hesapladık. Eğer bu israf içeriyorsa 'kusura bakmayın arkadaşlar' dedik ve sağ olsun, ekonomiyle ilgili bakan arkadaşlarımın da bu konudaki hassasiyetleri de gayet iyi."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.