Bakan Ergin, Ddk'nın Dink Raporuyla İlgili Konuştu (2)
Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin raporuyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "Yeni unsurlar çıkması halinde yeni soruşturmaların açılması ve gizli kapaklı, soruşturulmayan hususlar kalmışsa bunların her zaman irdelenmesi mümkün olabilecektir" dedi.
Bakan Ergin, Divan Otel'de katıldığı Türkiye-Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu'nun 68. toplantısı sırasında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Anayasa değişikliği ile ilgili inisiyatifin tamamen TBMM'de ve 4 siyasi partinin oluşturmuş olduğu uzlaşma komisyonunda olduğunu belirten Ergin, "Bu süreçte herhangi bir siyasi partinin ya da iktidar grubunun hükümetin herhangi bir siyasi partiden daha fazla dahili söz konusu değil, olması doğru da değil. O açıdan bu süreç tamamen meclisin inisiyatifinde
giden bir süreçtir. Biz buraya ancak istenmesi halinde elimizdeki uzmanlar vasıtasıyla, katkı sunabilir o da bunun komisyonun talep etmesi halinde katkıyı sunacağız, yoksa meclis kendi inisiyatifini devam ettirecektir. Ancak sorunun bir başka boyutu da anayasa değişikliğine bağlı olan adımlarımız var ama anayasa değişikliğini beklemeden atabileceğimiz adımlar var. O açıdan anayasa değişikliğini beklemeden yapabileceklerimizle ilgili adımlarımız devam ediyor ve edecek. Mesela siyasi partilerin demokratik bir
zeminde yapılanmaları ve Türk siyasetinin ana kurucu sisteminin oluşturan tüzel kişilik olarak siyasi partilerin yapısının reforme edilmesi tamamen anayasamızın 68 ve 69'ncu maddelerinin değişmesine bağlı. Çünkü siyasi partilerin nasıl kurulacaklar neler yapıp, neler yapamayacaklarını düzenleyen anayasa düzenlemelerimiz var. O açıdan siyasi partiler yasası anayasayı beklemek zorunda" diye konuştu.
DDK'nın Dink raporuyla ilgili soru sorulan Bakan Ergin, Hrant Dink davasının devam etmekte olan bir süreç olduğunu belirterek, "İlk derece mahkemesi iddia makamının taleplerinin aksine bir karar verdi. bu kararın gerekçeleri de dün itibariyle yayınlandı. Tabi şu anda bu karara karşı hem iddia makamının hem müdahillerin temyiz hakları var. Bu temyiz hakları büyük ihtimalle kullanılacak ve temyiz mahkemesine gidecek. Temyiz mahkemesinin kararı çıkıncaya kadar süreç de bir adalet bakanı olarak benim davanın
özüne ilişkin somut bir şey söylemem anayasanın 138. maddesi karşısında sakınca içeriyor. Devlet Denetleme Kurulu'nun raporu yeni bir soruşturma süreci başlatır mı? Elbette yeni unsurlar çıkması halinde her zaman için yeni soruşturmaların açılması ve kalmışsa eğer gizli kapaklı soruşturulmayan hususlar kalmışsa bunların her zaman ilerlemesi mümkün olabilecektir" şeklinde konuştu.
Bakan Sadullah Ergin, "Özel yetkili mahkemelerin akıbeti ne olacak" sorusuna ise şöyle karşılık verdi:
"Özel yetkili mahkeme dediğiniz mahkemeler bildiğiniz ihtisas mahkemelerinden bir tanesidir. Bütün ülkelerin yargı sistemlerinde ihtisas mahkemeleri vardır. Burada suç ihtisas mahkemesinin değildir, şikayet ihtisas mahkemesinin kendisinden yapılamaz. Olsa olsa o mahkemenin çalışma yöntem ve usullerinden şikayet edilebilir. Baktığınız zaman çok farklı alanlarda farklı dava tiplerine bakan mahkemelerimiz var. Bunlar ihtisaslaşmanın bir gereğidir, daha sağlıklı yargılama yapılabilmesinin de ön şartıdır.
Özel yetkili mahkemelerinden vaki olan şikayetleri değerlendirmek başkadır ama bu mahkemelerin kaldırılmasını istemek başkadır. Buna ilişkin 88 maddelik tasarımız TBMM'de alt komisyona sevk edilmiştir. Bununla birlikte parti gruplarından değerli milletvekillerinin yapmış olduğu kanun teklifleri de vardır. Alt komisyonları çalışmaları sırasında bu öneriler tartışılacaktır. Uygulamadan kaynaklı sorunlar var ise bunlara dönük çalışma yapmak gerekiyor. Mevzuattan kaynaklı bir sorun var ise bununla ilgili ayrı
bir şekilde çalışmak yapmak gerekiyor. Dolayısıyla sorunları teşhis ederken kaynağa inmekte yarar var diye düşünüyorum. Bizim hukuk sistemimize dönük yapmakta olduğumuz çalışmalar öteden beri Türk demokrasisin daha güçlenmesi noktasında önemli mevziler elde etti. Ancak yasalardaki değişiklikler aynı ölçüde aynı hızda uygulamalara yansımıyor."
Toplantıya katılan CHP'li Umut Oran'ın, Gazeteci Erbil Tuşalp ile ilgili bir sorusu üzerine Ergin, Oran'ın somut bir olaya dönük yaptığı tespit olduğunu ifade ederek, "Erbil Tuşalp adlı yazarımızın Başbakan'a kullandığı ifadelerden dolayı ceza aldığından bahsetti. Bu cezadan öte bir tazminat meselesidir. Yani ceza hukuku anlamında bir mahkumiyet değil, yazmış olduğu yazıda hakaret olduğu varsayımıyla bir dava açılmıştır. Açılan davayla ilgili yazar tazminata mahkum edilmiştir. Bu tazminata mahkum edilme
kararını AİHM'ye taşımıştır. AİHM'de bunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken bir konu olduğundan bahsederek yerel mahkemenin kararını ihlal olarak değerlendirmiştir. Ceza hukuku anlamında bir ihlal söz konusu değildir. Sayın Oran'ın bahsettiği konu biraz önce saydığım başlıklar altında yapılacak çalışmalarla aşılacak bir konudur" diye konuştu.
Ergin, eski Genelkurmay Başkanı'nın tutuklanmasına seyirci kalındığı ve MİT Müsteşarına özel yasa çıkarıldığına iddialarına ilişkin, "Değerli milletvekilleri yasama organı yasaları yaparlar, yargı mevcut anayasa ve yasalara göre faaliyetini icra eder. Şayet bu yargılama faaliyeti içerisinde yasa koyucunun maksadını aşan bir takım uygulamalar ve yorumlar yapıldığı kanaati varsa, yürütme organı ya da yasama organının elinde farklı enstrüman yoktur, yargıya müdahale imkanları yoktur. Yapabileceği şey
yasaların daha açık, net, anlaşılabilir hale getirilmesi için bu yanlış anlaşıldığını düşündüğü mevzuatta düzeltme hareketleri yapmaktır. Bu ilk defa olmuş bir şey değildir. Geçmişte de birçok yasayla ilgili bu düzenleme yapılmıştır. Hatırlarsanız 2002 seçimlerinde Başbakanımız aday olması engellenmiştir. Mevzuattaki kuralların yanlış anlaşılmasına dayalıydı bu engelleme. O dönemde ana muhalefet partisi CHP'de bu değişikliğe destek vermiştir. Yasanın doğru uygulanmasını sağlayacak düzenlemeyi beraberce
yapmışızdır. Dolayısıyla bu son yasama faaliyetini de bu çerçevede gördüğü ifade ediyorum" dedi.
"Buradaki söylemler güzel ama uygulamaya yansımıyor" diyen Oran'a yanıt veren Bakan Ergin, "Bu bir süreçtir Sayın Oran. Önce ifade edersiniz, ifade ettiklerinizi hukuki devre taşırsınız, mevzuat haline getirirsiniz, daha sonra yasalaşan bu mevzuat haline gelen düşünceler uygulamaya geçer. Uygulayıcılar belli bir süreçte bunu hazmeder, özümser ve uygulamalarına yansıtır. 2011'de çok sayıda hakim ve savcımızı AİHM'ye çalışma ziyaretlerine gönderdik. 2012'de ise yaklaşık 300 hakim ve savcımız bu çalışmalara
katılacak. Bir yandan mevzuat çalışmalarını geliştirirken, bir yandan da uygulayıcıların mental yapısını uyumlu hale, bununla paralel bir yapıya taşıyabilmek için bizzat AİHM'de çalışmalarını öngören çalışmalarımız da söz konusu" ifadelerini kullandı.
Ergin, referandumdan sonra yargının siyasallaştığı yönündeki tespitlerini dile getiren Oran'ın subjektif bir değerlendirmede bulunduğunu söyledi. Ergin, "Çünkü referandumda oluşan yargı kurulları daha geniş kesimlerden katılımla oluşan yargı kurullarıdır. Geniş tabanlı, seçmen tabanı genişlemiş, 13 bine yakın hakim ve savcının seçmeni olduğu bir yapı mı daha siyasaldır, yoksa sadece Yargıtay ve Danıştay'dan gelen 5 kişinin egemen olduğu kurul mu daha müdahaleye açıktır" dedi.
Kılıçdaroğlu hakkında düzenlenen fezlekeye ilişkin sorulara da yanıt veren Ergin, "Sayın Kılıçdaroğlu ile ilgili düzenlenen fezlekenin aynısına yakın benimle ilgili de benzer bir fezleke düzenlenmiştir. Bu ülkenin adalet bakanıyım benimle ilgili de fezleke var. Sayın Başbakan Yardımcımıza dönük fezlekeler var, Başbakanımıza dönük fezlekeler var. Şunu söylemek istiyorum savcılar, yargı kurumları, yargıçlar muhalefet partili mensuplarına ayrı iktidar partisi mensuplarına ayrı bir tabir içerisinde değiller.
Yasalarda var olan kurallar ihlal edildiyse bunun gereklerini yapıyorlar ve fezlekeleri parlamentoya gönderiyorlar. Bugün tüm siyasi partilere mensup milletvekilleri ile ilgili dokunulmazlık fezlekesi parlamentoya geliyor. Dolayısıyla buna ayrı bir anlam atfetmenin çok doğru olmadığı kanısındayım" diye konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.