Bakan Davutoğlu: "Suriye İçin Elimizden Geleni Yaptık"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin Suriye için elinden geleni yaptığını belirterek, "Ancak halkınız ile savaşa girerseniz bir dakika bile düşünmeyiz halkı seçeriz. Çünkü liderler geçicidir halklar bakidir. O halkın kalbinde 'Türkler bu dönemde zalimlerle işbirliği yaptı' dedirtmeyiz" dedi.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) düzenlediği "Uluslararası Gelişmeler Işığında Türkiye" konulu toplantıda bir konuşma yaptı. Konuşmasında Türkiye'nin Ortadoğu coğrafyasında büyük bir mücadele verdiğine dikkat çeken Davutoğlu, bunun et ile tırnağı birleştirme mücadelesi olduğunu vurguladı. Suriye'de Türkiye'nin siyasi ve ekonomik anlamda büyük yatırımlar yaptığını ve çok çaba sarfettiğini anlatan Davutoğlu, "Son 9 ayda yaptığımız bütün çabalara rağmen hala
halkına zulmeden yönetimle yan yana durmak, bizim halkı kaybetmemiz anlamına gelecekti. Ben her görüşmemizde Sayın Esad'a söyledim. Sayın Başbakan da söyledi. 'Halkına güven ve reformlarla birlikte halkın önüne çık ve onlardan destek iste kimseden değil. Böyle bir yola girersen yanındayız' dedik. Korkuyorduk. Ocak ayında biliyorduk Suriye'de olabilecek şeyleri. Bütün Ortadoğu kaynarken kimse bundan beri değil ki. Son görüşmemizde de aynı şeyi söyledik. 'Siz 2005 olduğu gibi dış güçler ya da İsrail
tarafından tehdit edilirseniz saldırıya maruz kalırsanız sizin yanınızdayız. O zaman yanınızda olduğumuz gibi. 9 yıl her yerde, Suriye'nin olmadığı yerlerde biz Suriye'yi savunduk. Talimat gönderdik tüm büyükelçilerimize 'Suriye'nin olmadığı ortamlarda Suriye'nin büyükelçisi gibi davranacaksınız' dedik. Bunu Suriyeliler biliyorlar. Yabancı güçlerle bir mücadele içine girerseniz size bir baskı olursa sizin yanınızdayız. Ama kendi halkınız ile savaşa girerseniz ve bizi ya beni ya halkımı seçin diye bir
seçimle karşı karşıya bırakırsanız bir dakika bile düşünmeyiz halkı seçeriz. Çünkü liderler geçicidir, halklar bakidir. O halkın kalbinde 'Türkler bu dönemde zalimlerle işbirliği yaptı' dedirtmeyiz" dedi.
Suriye için Türkiye'nin elinden gelen her şeyi yaptığını söyleyen Davutoğlu, "Halk için yapmaya da devam edeceğiz. Bunu kimse başka bir ajandanın parçası olarak görmesin. Bu bizim vicdanımızın ajandasıdır. Hiç kimse Suriye yönetimini bizden iyi tanıyamaz. 6.5 saat Ramazan'da bir odada hiç kalkmadan bir çözüm için çaba sarfettik. İstedik ki bu intiharın önüne geçilsin. Aynı şey Libya'da Kaddafi için de geçerli. Aylarca Sayın Başbakanımız Kaddafi'yi ikna etmeye çalıştı. Ama gün gelip kendi halkına
'öldürülmesi gereken böcekler' ifadesi kullanıldığında bizim ahde vefamız Libya halkınadır" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'den heyetlerin Suriye'ye gittiğini biliyorum. Ne olur vicdanlarına sorsunlar" diyen Davutoğlu, son yıllarda 62 kez Suriye'ye gittiğini hatırlatarak, "Hiç bu kadar emek verilen ilişkiyi heba eder miyiz? Ama bir insan kendini ve halkını heba etmek isterse biz ona dur demeden durabilir miyiz" diye konuştu.
Davutoğlu, Lübnan, Suriye, Irak, İran hattında her devletin kendi sınırları içerisinde halkı ile barışık yaşamasını amaçladıklarını anlatarak, "Lübnanlı bir Şii'nin Iraklı bir Şii ile aynı kaderi paylaşıyormuş gibi yatay mücadele içine girmesini istemiyoruz. Biz bunu istemiyoruz. Bunu engellemeye de kararlıyız. Aynen İran-Irak savaşında olduğu gibi tekrar büyük kan kaybettiğimiz iç mücadelelere bu kardeş halkların girmemesi için gece gündüz çaba sarfedeceğiz. Birilerinin gündeminde bu var. Böyle bir iç
mücadelede kimin sevineceğini de biliyoruz. Böyle bir iç mücadele yerine kuvvetli bir Suriye istiyoruz. Ne Suriye ne Irak'ta hükümranlık, yeni Osmanlıcılık gibi rüyalar içinde değiliz. İnşallah bu hat üzerindeki kriz potansiyeli kontrol altına alınır. Aynen kuzey Afrika'daki süreç gibi kendi doğal seyri içine oturur" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Ortadoğu'daki konumunu da değerlendiren Davutoğlu, şunları söyledi:
"Batımızda bir ekonomik-politik deprem yaşanıyor Avrupa'da. Güneyimizde hem ekonomik politik hem de bir zihniyet depremi yaşanıyor Ortadoğu'da. Bunun arasında kendisini güvenen zihniyeti berrak, binasının ekonomik sütunları sağlam, stratejik perspektifi açık ve kararlı bir ülke var Türkiye. Biz bunu birlikte inşa ediyoruz. Sadece krizlere tepki veren değil inşa edici bir rol ile ayağa kalkan bir Türkiye var."
Daha sonra salondakilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, İsrail ile ilgili bir soru üzerine, "İsrail konusunda tutumumuz gayet açık ve net. Özür, tazminat ve Gazze'ye ablukanın kaldırılması şeklindeki beklentimiz devam ediyor. Hükümet değişikliği İsrail halkının bileceği bir şey. Bizim bildiğimiz kendi halkımıza karşı olan ahlaki ve siyasi sorumluluğumuzu yerine getirmek. Bizim 9 vatandaşımız katledilmiş ise bunun gereği olan hususların takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.
Davutoğlu, Irak'ta yaşanan siyasi çalkantılarla ilgili bir soru üzerine ise şunları söyledi:
"Bununla ilgili yoğun çaba sarfediyoruz. İstiyoruz ki Irak'ta bütün farklı mezhebi kökenden kardeşimizin huzur içinde yaşadığı bir ülke olsun. Ben bakan olarak ziyaretimde Basra, Erbil ve Musul'a gittim. Her yerde aynı kardeşlik ile karşılandım. Bizim hiçbir zaman bir mezhebi dışlama anlayışımız olmaz. Irak'ın bölünmesi hususu gündeme getiriliyor. Bu tür bölünmeler etin tırnaktan kopması gibi sonuçlardır. Bizim politikamız bölünmek üzerine değil birleşmek yerine. Siyasi sınırlara saygı gösterelim ama
aramızdaki ekonomik kültürel sınırları kaldıralım. Irak'taki her kardeşimize tavsiyemiz bölünmeyi değil birleşmeyi düşünün, parçalanmayı değil bütünleşmeyi düşünün."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.