Bahçeli, Merkez Bankası'nın Dövize Müdahalesini Değerlendirdi

Bahçeli, Merkez Bankasının Dövize Müdahalesini Değerlendirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yılın ilk günlerinde döviz fiyatlarındaki artışı frenlemek amacıyla Merkez Bankası'nın arka arkaya müdahalesinin önümüzdeki süreçte tam bir döngüye yol açacağını öne sürerek, "Pusuda bekleyen faiz lobisine ilerleyen

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yılın ilk günlerinde döviz fiyatlarındaki artışı frenlemek amacıyla Merkez Bankası'nın arka arkaya müdahalesinin önümüzdeki süreçte tam bir döngüye yol açacağını öne sürerek, "Pusuda bekleyen faiz lobisine ilerleyen süreçte kuvvetle muhtemel gün doğacaktır. Adı konulmamış bir devalüasyonun talihsiz ve sıkıntı veren sonuçlarına maruz kalan vatandaşlarımız, artan döviz fiyatlarından dolayı daha da bunalacak ve bunun eşliğinde ortaya çıkan hayat pahalılığı

nedeniyle feryatları kaygı verici şekilde yükselecektir" dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, 'ekonomideki son gelişmeler' hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Yeni bir yıla girilen şu günlerde Türkiye ekonomisini merkezine alan tartışmalar, görüşler ve fikir ayrılıklarının her düzeyde kendisini hissettirdiğini ve varlığını gösterdiğini belirten Bahçeli, 2011 yılının sanal başarı hikayelerine, sözde rekor kıran büyüme verilerine, iddialı sözlere ve ekonomik parametrelerin gürültü koparan takdimine sahne olduğunu kaydetti. Rakamsal ve oransal gelişmenin parlak bir

ekonomik mucize gibi sunulduğu bu dönemin arkasından üzeri örtülen gerçekler ve ötelenen istikrarsızlıkların artık belirginleşmeye başladığını ve ekonomik aktörleri ve vatandaşları tedirgin ettiğini ifade eden Bahçeli şunları ifade etti:

"Tüm emareler ve göstergeler 2012 yılının zor geçeceğine ve günü kurtarmaya dönük kolaycılığın önemli badirelere kapı aralayacağına işaret etmektedir. Kaldı ki kur, enflasyon ve faiz sacayağında sıkışan ekonomik yapının çözüm üretmesi ve kabaran sorunları bertaraf etmesi kolay olmayacaktır. Bu çerçevede, yeni yılın ilk günlerinde döviz fiyatlarındaki artışı frenlemek amacıyla Merkez Bankası'nın arkası arkasına müdahalesi önümüzdeki süreçte tam bir döngüye yol açacak, pusuda bekleyen faiz lobisine

ilerleyen süreçte kuvvetle muhtemel gün doğacaktır. Adı konulmamış bir devalüasyonun talihsiz ve sıkıntı veren sonuçlarına maruz kalan vatandaşlarımız, artan döviz fiyatlarından dolayı daha da bunalacak ve bunun eşliğinde ortaya çıkan hayat pahalılığı nedeniyle feryatları kaygı verici şekilde yükselecektir. Bu nedenle Başbakan Erdoğan'ın satılan buzdolabı sayısından önce içine konulacak gıda maddelerinin miktar ve fiyatına bakması, bununla ilgili bir itirafta bulunması daha makul, mantıklı ve insaflı

olacaktır. Anlaşıldığı kadarıyla zamlardan ve vergi artışlarından dolayı huzuru ve yaşama sevinci kalmayan insanımız, yükselen enflasyonla birlikte çaresizliğe daha çok teslim olacaktır. Şüphesiz yüzde 10,45'lik oranla çift haneye ulaşarak başını kaldıran enflasyon canavarı, ekonomideki tüm denge ve ayarları cepheden tehdit etmekte, bu yüzden de çarşı ve pazarlarda infiale yol açmaktadır. Tehlike alarmını çoktandır çalan cari açık, sürekli ivme kazanan ithalat, tüketime ve sıcak para girişine dayanan

hormonlu ekonomik büyüme önümüzdeki en ciddi sorun alanları olarak dikkat çekmektedir. Kabul edilmelidir ki, hükümetin başarı, gelişme, iyileşme ve fark yaratma olarak tanımladığı temelsiz, yönsüz ve günlük hayattan kopuk ekonomik performansı vatandaşlarımıza refah getirmemiş, iş ve aş sorunlarını bir türlü bitirememiştir."

Geçen yılın Ocak-Eylül döneminde ortalama yüzde 9,6 olarak gerçekleşen ekonomik büyümenin aynı oranda ve hızda toplumsal bünyeye sirayet etmediğini, dertlere deva olmadığını ifade eden Bahçeli, bu kapsamda yüzde 8,8'e düştüğü iddia edilen işsizlik oranının gerçekte iş bulmaktan umudunu kaybeden vatandaşların hesaba katılmasıyla yüzde 15,4 oranına çıktığını ve toplam işsiz sayısının da 4 milyonu aştığını kaydetti. Üretim gücü zafiyet içinde bulunan, başkalarının tasarruflarıyla ayakta kalan bir ekonomik

sistemin 2012 yılındaki riskleri göğüslemesi, bolluk ve bereket getirmesinin neredeyse imkansız bir hal aldığını bildiren Bahçeli, önümüzdeki süreçte düşen büyüme, artan borç miktarı, fırlayan enflasyon ve cari açığın finansman zorluklarının Türk milletini ziyadesiyle meşgul ve mahkum edeceğini savundu. Gerçeklerin bastırılmasıyla ve hamasetten medet uman vizyonsuzlukla Türkiye ekonomisinin sonunda karanlık bir aşamanın sınırına dayandığını öne süren Bahçeli şöyle dedi:

"Avrupa Birliği ülkelerindeki kriz yumağı ve küresel düzlemdeki sarsıntılar ekonomideki yapısal hastalıklarla tam olarak üst üste çakıştığı takdirde ortaya çıkacak ağır neticeler herkese fatura edilecek ve toplumsal yapı yangın yerine dönecektir. Bu itibarla gelir ve tasarrufları arttırıcı önlemlere, üretimi ve yatırımı teşvik eden kararlı hamlelere çok ihtiyaç bulunduğu aşikardır. Özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızı emniyete alacak ve onları rahata kavuşturacak niyet ve politikalar bir an

önce hayata geçirilmelidir. Bunun için geçim zorluklarını ileri derecede yaşayan emeklilerimizin merakla beklediği intibak işlemlerinin bir an önce ve geniş kapsamlı bir şekilde yasalaştırılması gerekmektedir. Bu durumdan emeklilerimizin hepsi faydalanmalı, hiç olmazsa ekonomik problemler karşısında biraz nefes almaları temin edilmelidir. Memurumuzu, işçimizi, esnafımızı ve çiftçimizi enflasyon ateşi altında bırakmadan hayat standartlarını iyileştirecek tedbirlerin gecikmeksizin sağlanması bir mecburiyet

halini almıştır. AK Parti zihniyetinin bu konuda birinci dereceden sorumlu ve görevli olduğu kuşkusuzdur. Milliyetçi Hareket Partisi üretim bazlı bir ekonomik sistemin mutlaka tesis edilmesi gerektiğine inanmaktadır. Ve milletimizin her ferdinin ekonomik açmazlardan, umutsuzluk sarmalından ve karamsarlık girdabından kurtulması için ne gerekiyorsa yapmaya da kararlılıkla hazırdır."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.