Ak Parti Meclis Grup Toplantısı (1)
- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin AK Parti kongresine bazı gazete temsilcilerinin çağrılmaması nedeniyle katılmama kararına tepki gösterdi. Erdoğan, "Mecbur muyum davet etmeye? Her gün her türlü hakareti yapacaksın; yalan yanlış yazacaksın, söyleyeceksin; buna rağmen biz yine davet edeceğiz. Yok böyle 25 kuruşa simit. Niyeymiş? Basına, medyaya engel konulmazmış; doğru konulmaz, biz zaten koymuyoruz. Ama o medya bize saygısızlık ettiği zaman, bize yalan yanlış her gün küfür yağdırdığı zaman ona haddini bildirmek de bizim cevabımızdır” dedi.
Başbakan Erdoğan, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin Pazar günü gerçekleşen 4. Olağan Büyük Kongresi’ne CHP ve MHP’nin katılmamasını değerlendirdi. Başbakan Erdoğan, CHP MHP’nin kongreye katılmama konusunda ileri sürdükleri bahanelerin dahi tek başına nasıl bir tahammülsüzlük içinde olduklarını gösterdiğini belirterek, “AK Parti'yi çekemeyebilirsiniz, kıskanabilirsiniz ama siyasetin asgari müşterekleri, asgari uyulması gereken nezaket kuralları vardır. Bunları hiçe sayarsanız sadece kendi ciddiyetinizi, kendi ağırlığınızı ortadan kaldırırsınız” dedi.
“O MEDYAYA HADDİNİ BİLDİRMEK BİZİM CEVABIMIZDIR”
CHP’nin bazı gazetelerin kongreye davet edilmemesini bahane ettiğini kaydeden Erdoğan, “Etmem, o bizim sorumluluğumuz. Mecbur muyum etmeye? Nereden çıkıyor bu? Her gün her türlü hakareti yapacaksın; yalan yanlış yazacaksın, söyleyeceksin; eee buna rağmen biz yine davet edeceğiz. Yok böyle 25 kuruşa simit ya. Niyeymiş? Basına, medyaya engel konulmazmış; doğru konulmaz, biz zaten koymuyoruz. Ama o medya bize saygısızlık ettiği zaman, bize yalan yanlış her gün küfür yağdırdığı zaman ona haddini bildirmek de bizim cevabımızdır” dedi.
O gün salonda olan yazılı ve görsel medyada kendilerine saldıranlar bulunduğunu, salonun yine onlarla tıklım tıklım dolu olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ama biz üç beş tanesine böyle bir şey uyguladık. Niye rahatsız oluyorlar? Onlar bu ülkenin Başbakanını remz edecek kendilerine göre ifadeler kullanırken, attığımız her adımı ağza gelmeyecek ifadelerle değerlendirirken, buna kimsenin sesi çıkmayacak; bunun muhatabı olan bir parti kongresiyle ilgili böyle bir tavır takındığı zaman hemen suçlu duruma düşecek. Soruyorum ben Sayın Kılıçdaroğlu, sen İstanbul’da belediye başkan adayıyken, yaptığın basın toplantına bazı gazeteleri çağırmadığını niye unutuyorsun? Niye onları çağırmadın. Yani isim mi vermem lazım. Dürüst ol. Ama bu anamuhalefet liderlerinin kitabında böyle bir anlayış yok.”
Ama CHP, AK Parti’yi davet ettiği zaman iki arkadaşının CHP kongresine ‘yuhlamalara rağmen’ gittiğini belirten Erdoğan, “Biz siyaseti böyle anlıyoruz” dedi.
“KUZU KUZU GELİR OTURURSUN”
MHP’nin bahanesinin ise, kongreye çağırdıkları bir misafirleri (Barzani) olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz onları kongremizi organize etmeleri, kimleri çağırıp, kimleri çağırmayacağımızı belirlemeleri için o salona davet etmedik ki. Biz kimleri çağırıp çağırmayacağımızı MHP’ye mi soracağız? Böyle şey olabilir mi? Bu da hadde tecavüzdür. Anadolu’da bir sözümüz var; ‘misafir ev sahibinin kuzusudur’. Seni ev sahibi davet ediyor, sen de kuzu kuzu gelirsin, orada oturursun. Ne ikram edilirse yersin, içersin, teşekkür eder ayrılırsın. Ama bunlarda Anadolu kültürü de yok.
Biz onları kongremizi yerinden izlemeleri, bu demokrasi şölenine bizzat şahit olmaları için davet ediyoruz Kongre salonunda gördüklerini, kendi kongrelerine uyarlamalarından da hiçbir rahatsızlık duymayız. Kongremize gelmeyerek, oradaki muhteşem demokrasi şölenini görmeyerek kaybeden sadece kendileri olur. Çünkü gözünü kapatmakla gündüz gece olmaz. Siz sadece gündüzü kendinize gece yaparsınız. Zaten yıllardır yaptığınız da bu. Artık uyanın, artık gözünüzü açın.”
“CHP MARMARAY’DAN NASIL GELİP GEÇECEK, SIKILMAYACAK MI?”
Bugün bir AK Parti gerçeği ve hedeflerine doğru kararlılıkla yürüyen büyük bir Türkiye gerçeği olduğunu belirten Erdoğan, bu manzaranın kendilerini üzdüğünü söyledi.
Rekabetin kaliteyi yükselten bir unsur olduğuna inandıklarını ifade eden Erdoğan, “Karşımızda projeleriyle, programlarıyla, teklifleriyle rekabet edecek bir muhalefet bulunmaması bizi adeta siyaset üretmekte tek başımıza bırakıyor. Biz ‘Marmaray’ diyoruz; onlar ‘ah yaya kaldık’ diyorlar. Biz ‘Üçüncü köprü’ diyoruz, onlar ‘çevre bozulur’ diyorlar. Biz ‘tüp geçit’ diyoruz, ‘hayal’ diyorlar. Ya başlandı, gidiyor. 2015’te açacağız. İnşallah önümüzdeki 29 Ekimde Marmaray’ı açacağız. Bunu söyleyen bu CHP zihniyeti acaba buralardan nasıl gelip geçecek? Hiç sıkılmayacak mı?” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun gazetecilerle bir araya geldiğini ve ‘yaptıkları hiçbir şey yok, 10 sene boşuna gitti’ dediğini kaydeden Erdoğan, MHP7nin de aynı şeyleri söylediğini belirtti. Erdoğan, “Elinize, dilinize dursun ya. Yani şu 10 yılda, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, enerjide, adalette, emniyette, tarımda… Bakın bu yıl Kurban Bayramında artık dışarıdan kurban almıyoruz. Çünkü hamdolsun artık fazlamız var. Nasıl? Hayvancılıkta attığımız adımlarla. İnşallah biraz daha ilerleyerek ihracına başlayacağız. Buralar durup dururken gelmedik. Önümüzde güzel günler var bütün ekonomik krizlere rağmen var” dedi.
KÖŞE YAZARLARINA TEPKİ
Kongrede kendilerini yenilediklerini ve diğer partilerin de yeni bir sayfa açarak yeni yasama yılına hazırlanmalarını dilediklerini belirten Erdoğan, bazı köşe yazarlarının da ‘bu kongreden hiç bir şey çıkmadı’ dediğini söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:
“Ya daha ne çıkacaktı? MKYK’ya bakıyorsunuz, bütün başarılarına rağmen yüzde 30 ay yakın hücre değişimi oldu. Daha baştan bir ilke koyduk; omurgası korunacak ama hücreler değişecek, dinlenecek. Aynı şeklinde Disiplin Kurulunda ve Hakim Kurulu’nda, şimdi açıklayacağımız MYK’da… Bütün bunlarla beraber daha güçlü, daha heyecanlı ve yeni heyecanla önümüzdeki 3 yılı yoğun şekilde harmanlayan bir yönetim…
Bir siyasi partinin zaten ‘kongresi ne’ desen bir köşe yazarı anlamaz. Onların anladığı çok şeyler var, onlardan da ben anlamam. Aramızda böyle bir fark var, varsın olsun. Biz diyoruz ki, bu işi en iyi takdir eden millettir. Millet ne diyor. Al sana yüzde 50 diyor.”







Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.