Adalet Bakanı Ergin Hakkındaki Gensoru
CHP'nin, Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri başladı.
Genel Kurul'daki görüşmelerde CHP adına söz alan İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, konuşma süresinin 10 dakikayla sınırlandırılmasını eleştirdi. Gensoru görüşmelerinde süreyle ilgili bir hüküm bulunmadığını belirten Tanal, süresinin dolmasına rağmen konuşmasını sürdürünce, birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam duruma müdahale etti. Sağlam, birleşime ara vererek, Tanal'dan kürsüden inmesini istedi. Tanal, konuşmasına verilen arada da devam etmek istedi ancak CHP milletvekillerinin yanına
gelmesi üzerine kürsüden ayrıldı.
İzmir Milletvekili Oğuz Oyan ise, "iktidar partisinin sansürlediği bir ortamda, gensoru önergesini görüştüklerini'' iddia ederek, "Bilgisayardaki virüslerin vicdanı yoktur, kendi vicdanınıza sorun. Kanuna aykırı elde edilen telefon dinlemeleri nasıl oluyor iddianamelere ekleniyor? Anayasal güvenceyi denetleyecek, anayasaya uyumlu yasaların çıkmasını sağlayacak yürütme organı Adalet Bakanı'dır. Böyle bir Adalet Bakanı var mı Türkiye'de? Adil yargılama ihlallerine yönelik en önemli uyarıların AİHM'den
gelmesi, Türkiye'nin sürekli mahkum edilmesi adaletin istisna olduğunu göstermiyor mu?"
Oyan, eğer ülkede basın özgürlüğü yoksa demokrasinin de olmayacağını ifade ederek, "Demokrasi olmadığı için özel yetkili savcılar, cüretlerini milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığına kadar uzatabiliyorlar, anayasayı ihlal ediyorlar. Ana muhalefet lideri için uyduruk fezlekeler düzenleyebiliyorlar" dedi.
"Oda Tv" iddianamesinde, kürsüdeki konuşmaları ve yazılarının yer alması üzerine suç duyurusunda bulunduğunu, bununla ilgili Adalet Bakanı Ergin ile görüştüğünü anlatan Oyan, Ergin'in, "HSYK'da sadece dayak yemek için bulunuyoruz" dediğini öne sürdü.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise, Kuran-ı Kerim'de "inanan ve inanmayanlar, dindarlar ya da dinsizler" diye bir ayırım bulunmadığını söyleyerek, mücadelenin, hak yiyenler ve hakkı yenenler arasında olduğunu kaydetti. Önder, siyaset ve hukuk ilişkilerin çok girift olduğunu, yargının, bu düğümlenmenin en önemli ayaklarından birini oluşturduğunu ileri sürdü. Gensoru önergesi verilecekse terörün finansmanına ilişkin yasa tasarının geliş şekli için olması gerektiğini savunan Önder, "12
Eylül'de sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanan biri olarak söylüyorum; bunu bugün buradan söyleyeceğim ölsem aklıma gelmezdi. 12 Eylül'ün faşist sıkıyönetim mahkemelerine rahmet okutacak, keyfi ve gülünç, bir sürü trajikomik hikayenin konusu olabilecek uygulamalar yapılıyor" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.