KUDÜS-BM-ABD VE TÜRKİYE

Kudüs İslam’ın ilk kıblesidir. Peygamberimiz Mescidi Aksa’dan Miraç’a çıkmıştır.  Kudüs bizim için Kızıl Elma’dır. Kudüs bizim için namustur, haysiyettir, şereftir. Kudüs bizim için özgürlüktür, bağımsızlıktır.

Dün oralardan ihanet sonucu biz ayrılmıştık. Ama bizim ruhumuz hep oradaydı. Bizim şehitlerimiz o topraklardaydı. Biz bedenen oralardan ayrılmamızla birlikte oralarda adalet bitti. Şimdi o coğrafyalarda zulüm, gözyaşı, soykırım egemendir.

**

Herkesin malumu ABD İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıdı. Emperyalizm ve Siyonizm’in kukla liderleri tavır koymak yerine ihanetlerini 100 yıl önce olduğu gibi devam ettirdiler. Türkiye’den çıkan onurlu bir ses, dünya beşten büyüktür diyerek buna isyan etti. Bu ses Türk’ün sesiydi. Bu ses dün olduğu gibi bu günde mazluma kol olan, kanat olan, vicdan olan 5000 yıllık tarihinde hiçbir zaman soykırım yapmamış, adaletsizlik yapmamış şerefli bir milletin sesiydi.

**

Dedelerinin 100 yıl önce bu şerefli millete yaptığı ihaneti bu günde aynen devam eden, milletinden kopuk, zulüm ve gaddarlıkla iktidarlarını devam eden emperyalistlerin yerli uşakları ABD’nin tehditlerine kulak tıkamak yerine Türk’e, Türk’ün paşasına hırsız deme şerefsizliğini gösterdiler.

Dedeleri geçmişte ne yapmışlarsa bu gün de torunları aynısını yapıyorlardı.

**

BM’de yapılan Kudüs oylamasında vicdan baskı ve tehdide boyun eğmedi.

ABD’ye rağmen ABD’nin tek taraflı ilan ettiği Kudüs konusunda ortak akıl galip geldi.

Hainler yaptıkları hainlikle tarihte lağım çukurlarında yerini alacaklardır.

**

Türkiye’de Milli bir iktidar, milli bir anlayış oluşmaya ve kök salmaya başladı.

Hükümetlerin meselelere bakış acısı ile devlet aklının bakış açısı farklı olabilir. Önemli olan devlet aklının sağlam zeminlere oturmasıdır.

Türkiye’de 1000 yıldır ulu çınar gibi duran Türk Milleti özüne dönüş yolunda önündeki bütün çakıl taşlarını temizleye temizleye gidiyor. Ben meseleye bakarken başımda ki iktidar ve şahıs üzerinden bunları yazmıyorum.

Dün Fırat Kalkanı Operasyonuna karşı çıkanlar bu gün Türkiye Filistin ve kudüs’e neden bu kadar ilgili diyenler aynıdır. Biz bu kafayı millet olarak çok iyi biliyoruz. Bu kafa dün Kurtuluş Savaşında Amerika ya da İngiliz mandasına girelim diyen kafa ile aynı kafadır.

Hatırlayınız bu kafa her surette çıkar karışımıza. Bir gün katı bir Müslüman, bir gün katı bir Kemalist, bir başka gün ise iyi bir milliyetçi olarak da çıkar karışımıza.

Bunları tanımak için attıkları okun yönüne bakmak gerekiyor.

Kardeşi kardeşe kırdıranlar, milleti birbirine düşman etmeye kalkışanlar, alevi-sunni, sağcı- solcu diye bizi birbirimize kırmaya çalışanlara iyi bakınız.

Bunun için diyorum ki; 20 milyon km’de hâkimiyet kurmuş bir milletin ferdi olarak bizim kızıl elmamız bellidir.

Biz gittiğimiz her yerde adaleti temsil ettik.

Adriyatik’ten Çin Seddine kadar, Afrika’nın en ucundan Cebeli Tarık boğazına kadar bu coğrafyada biz vardık. Yarın da Allah’ın izniyle biz olacağız. Bizim anlayışımız, insanlığa bakış açımız, hak ve hukuk talebimiz hâkim kılındığında bizim hükümranlığımızda başlamış demektir.

Bu savaş hak ile batılın savaşıdır.

Bizim gayemiz ise Hakkı üstün tutmaktır. İşte bütün mesele bundan ibarettir. Gerisi ise laf-ı güzaftır.

Önceki ve Sonraki Yazılar