Halk “Güngör mü” “Öztunç mu” diyecek?

31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler geride kaldı. Kum saati işliyor. Ak Parti önderliğinde Cumhur İttifakı CHP önderliğinde Millet İttifakı sahaya çıkmaya hazırlanıyorlar.

Kahramanmaraş’ta büyükşehir Belediye Başkan adaylarını ilan ettiler. Cumhur İttifakı Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hayrettin Güngör’ü aday gösterirken Millet İttifakı ise CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç’u aday gösterdi.

Şimdi söz seçmende.

Buraya kadar sorun yok.

Esas fırtına İlçe Belediye Başkan adaylarının açıklanması sonrasında kopacak.

En azından ben böyle düşünüyorum.

Elbistan, Afşin, Göksun, Pazarcık, Türkoğlu, Andırın, Çağlayancerit, Nurhak, Ekinözü ilçelerinde Ak Parti’nin göstereceği isimler büyük önem arz ediyor.

Millet kimi konularda oy vermemek için bahane arıyor.

İşte bu önemli konuya özellikle Ak Parti siyasetçilerinin dikkat etmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Milletten oy almak için sadece hizmet etmek yetmiyor.

Eğer millet sadece hizmete oy vermiş olsaydı 1989 yerel seçimlerinde Anavatan Belediye Başkanı Hacı Ali Özal’ın seçimimi kaybetmemesi gerekirdi. Ama kaybetti?

Dün CHP adayı Ali Öztunç basın açıklaması yaptı.

“Bana 5 yıl verin” diyor.

Ali Öztunç’un şehrin hafızasını iyi bilen bir ekibe ihtiyacı var. Söylediği sözlerin halkta karşılığı olması için tutarlı birbiriyle çelişmeyecek halkta da karşılık olacak sözlere ihtiyaç duyacak.

Aynı tavsiyeleri Ak Parti adayı Hayrettin Güngör içinde ifade etmek istiyorum.

Millet içi boş sözlere ve projelere büyük oranda itibar etmiyor. Kaldı ki deniz bitti.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin ne kadar borcu var bilmiyorum. Öyle kaynak bulunmadan bol kepçeden sözler karın doyurmuyor, Oy’a da dönüşmüyor.

Dedik ya; esas fırtına her iki ittifak için de İlçe Belediye Başkanları açıklandıktan sonra kopacak.

Şu anda rakamlarla konuşmak çok erkendir. Orta da fol yok yumurta yok. Kim ne yazarsa yazsın bir değer ve anlam ifade etmiyor.

Hele İlçe adayları ortaya çıksın. İlçelerinde isimler bir değer ifade ediyor mu? Halkta ne kadar karşılığı var? Bunları bir tespit edelim. Sonra da rakamlar üzerine tecrübemizi konuştururuz.

Kaldı ki; bu seçim diğer seçimlere de pek benzemeyecek. Sessiz çoğunluk, kararsız seçmen gibi tanımlama içinde gözüken çok büyük bir seçmen kitlesi var.

Bu seçmen kitlesinin ne kadarı sandığa gider? Katılım ne olur? Bunlarda şimdilik belirsizliğini koruyor.

İşin birde ekonomik boyutu var.

Bir 25 kuruşluk poşet parasının en çok gündemi meşgul ettiği bir ülkede yaşadığımızı unutmayalım.

Seçmenin belki de % 25’i oy verirken ekonomik kaygılarını dikkate alarak oy veriyor.

Bana göre şimdilik yazmaya çalıştıklarımız öngörü ve tecrübemizin bize kazandırdıkları.

31 Mart seçimlerinin ülkemize hayırlar getirmesini dilerim

Önceki ve Sonraki Yazılar