Büyük Usta Büyük Organisazyon İle Anıldı.
Büyük usta Neşet ERTAŞ’ın ölmeden önce kıymetini bilen, hayattayken Kırşehir iş birliği Güç Birliği Başkanı Mehmet AKYÜREK ile Kırşehir Öğrenim Gençliğine Yardım Derneği eski Başkanı Adnan KABADAYI’nın imzasıyla Yenimahalle belediyesi meclisine sunulan bir dilekçe ile bir parka Neşet ERTAŞ’ın adının verilerek heykelinin dikilme isteği ve bununda aynı hafta içinde kabul edilmesi bir sanatçıya ölmeden öncede sahip çıkılabiliniyormuş dedirtti. Hatta bu heykelin aynısı Neşet ERTAŞ’a verilerek Kırşehirlinin vefa örneğini üst seviyeye çıkarttı. 2012 yılının mayıs ayında görkemli bir şekilde açılışı yapılan Neşet ERTAŞ parkı ve heykeli ustaya duyulan saygı ve sevgiyi bir kez daha gösterdi.
Neşet ERTAŞ adına yaptırılan park ve heykeli sonra yaklaşık dört ay sonra 25 Eylül 2012 tarihinde aramızdan ayrılması tüm sevenlerini derinden etkilemesi vede ölümünden bu yana geçen zaman zarfı içinde hemen hemen her kesim tarafından anılmaya devam ediyor.
İşte bunlardan birinide 23 Kasım 2012 tarihinde Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde bir etkinlik düzenlendi. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ın yanısıra, Ostim Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) ve İç Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (İÇASİFED) Onursal Başkanı Mehmet Akyürek, Kırşehirli Dernekler Federasyonu Başkanı Hilmi Gökçınar, bürokratlar iş adamları bir çok sivil dernek ve kuruluşlar, siyasi parti temsilcileri ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi YAŞAR;
Programda konuşan Fethi Yaşar, Yenimahalle'de yaptıkları kültür merkezine şair Nazım Hikmet'in ve merkezin yanındaki parka Neşet Ertaş'ın adını vermekten mutluluk duyduğunu söyledi. Halkın gönlünde taht kurmuş, derin izler bırakmış iki insanı yan yana getirdiklerini ve ölümsüzleştirdiklerini belirten Yaşar, "Şimdi, devlet sanatçılığı unvanını 'Ben devletin değil halkın sanatçısı olmak isterim' sözleriyle reddetmiş Neşet Usta'nın parkında yaz kış, çok değer verdiği halkı dinleniyor, çocuklar oyun parkında oynuyor. Neşet Usta yaşarken bu parka adını verdik ve kendisinin bundan haberi oldu. Rahatsızlığı nedeniyle açılışımıza gelemedi ancak bize gönderdiği mesajla ve hiç değişmeyen o sonsuz tevazusuyla teşekkür etti" dedi.
Neşet Ertaş'ın zaman ve sınırların ötesine geçebilen ve herkesin duygularına tercüman olmayı başarabilen bir gönül adamı olduğunu ifade eden Yaşar, şunları kaydetti:
"Neşet Ertaş'ın sanatı ile hayatı o kadar içiçedir ki, çalıp söylediği türkü ve bozlaklarında bütün bir hayat hikayesini bulmak mümkün olduğu gibi, hayatına yakından baktığımızda da o içli türkülerin, acılı bozlakların nasıl doğduğunun ipuçlarını da elde ediyoruz. Yokluk ve yoksulluk ile gurbette geçen hayatında mütevazılığı ve insan sevgisi hepimizin yüreğinde izler bırakıyor.
O, bağlama ile özdeşmiş ve adeta bu dünyaya türkü söylemek için gelmiş gerçek bir türkü ustasıdır. Sayısını kendisinin dahi hatırlamadığı bozlak ve türkülerde imzası bulunan yüreği Anadolu kokan, tezenesinden duygu fışkıran gönül adamı ustayı kaybetmemizin üzerinden çok zaman geçmedi. Ancak ustanın derin manalar içeren türküleri yadigar kaldı. Anadolu insanı kimdir anlat deseler Neşet Ertaş'tan bir türkü dinletirsiniz. Bir insan toprağı ile ancak bu kadar özdeş olabilir. Toprağına ve insanının duygularına, sevdalarına, acılarına bu kadar tercüman olabilir."
Kırşehirliler Dernekler Federasyonu Gen. Baş. Hilmi GÖKÇINAR;
Neşet Ertaş'la yaşadığı anısını paylaşan Hilmi Gökçınar ise, Ertaş'ın sazıyla, sözüyle ve yorumuyla anılmasının yanı sıra, devlet sanatçılığını kabul etmeyip "Halkın sanatçısı olacağım' sözüyle de tevazu sahibi bir şahsiyet olduğunu, yaşam standardını hiç değiştirmediğini "Neşet Ertaş üniversiteler için tez konusu olmalıdır. Bakmamız gereken şey ise insanlığıdır. Neye rağmen şöhrete rağmen" diye konuştu.
OSİAD ve İÇASİFED Onursal Baş. Mehmet AKYÜREK;
İÇASİFED Onursal Başkanı Mehmet Akyürek ise "Kırşehir’in nesi var diye bir araştırma yaptıklarını söyleyerek başladığı konuşmasında, Şeyh Edebali’den Ahi Evran’-ı Veli’ye Dalaloğlundan Aşık Hasan’a kadar uzanan ve Kırşehirli olupda topluma mal olmuş kişilerin adlarından oluşan uzunca bir listeyi okudu. Ve kimimiz var? Ustalar ustası Neşet Ustamız var. Şu an sesini duyuyorsunuz. Biraz sonra da duyacaksınız. Bundan sonrada hep duyacaksınız" diyen, Akyürek konuşmasını şöyle sürdürdü. Kırşehir’in Pekmezi var, Kültürü var, cevizi var, varda var ama birde büyük usta Neşet ERTAŞ’ı var. Biz bu büyük ustaya ölmeden önce nasıl sahip çıktıysak şimdide çıkıyoruz, bundan sonra da çıkacağız. Öyleki çok önemli bir olaya hepinizi duyarlı olmaya davet ediyorum, bir isteğimiz var. 19 iş insanı ile bir araya gelerek bir girişimde bulunduk. Ahi Üniversitesi bünyesinde Neşet ERTAŞ Konservatuar’ı açılması vede buradan da Neşet ERTAŞ’ların çıkmasını istiyoruz diyerek katılımcılardan destek istedi..
Dostları Anılarını Paylaştılar
Kunuşmaların ardından Muharrem Sarıkaya, Can Dündar ve Bayram Bilge Tokel'in söyleşisine geçildi. Söyleşide ;
Sanatçı Bayram Bilge Tokel, Neşet Ertaş'ın babası Muharrem Ertaş'la beraber konu edildiği bir heykelinde, ilk önce Muharrem Ertaş'ın eşek üzerinde saz çalarken figure edilmesinin planlandığını hatırlattı.
Neşet Ertaş'ın bu fikirden vazgeçişinin sebebini eğlenceli bir dille anlaten Tokel, şöyle konuştu:
"Dedi ki 'babam o eşekten insin. Abi dedim nasıl inecek. Kocaman bronz heykel. Dedi ki ya babam o eşeğin üzerinden iner ya da ben açılışa gelmen, heykeli sahiplenmem. Bütün canlar kutsaldır. Babam orada durdukça o eşek eziyet çekecek dedi. Biz açılışı erteledik, Muharrem Usta'yı eşeğin üzerinden indirdik."
Araştırmacı Yazar Can DÜNDAR, Neşet ERTAŞ’ı anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini bunu belgeseliyle görsel bir şekilde sunmayı uygun gördüğünü dile getirerek sayın AKYÜREK’in konuşmasından bir alıntı yaparak dikkatleri aynı yere çekti. Ahi üniversitesi bünyesinde mutlaka ama mutlaka bir neşet ERTAŞ konservatuar açılmasını önemsediğini her kesiminde bunu takip etmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı. Almanya’da onu yalnız bıraktık. Eserleri için telif ödemedik, korsan kasetlerini satın aldık ben kendi adıma vicdan azabı duyuyorum dedi.
Gazetesi Yazar Muharrem SARIKAYA, Bugün burada siz Neşet ERTAŞ dostlarıyla birlikte olmakdan mutluluk duymaktayım. ERTAŞ’ı yakından tanıyan biri olarak ilk önce Sayın DÜNDAR ve TOKEL’den aldığım destekle belgeseliyle ardından gazetede köşemde ve daha sonrada hemen hemen bir çok haber bülteninde ustaya yer vermeye çelıştık, bundan sonrada çalışacağım diyerek bugünü organize edenlere teşekkür etti.
Bu üç değerli Neşet ERTAŞ araştırmacının güzel konuşmaları sonrası kendilerine Neşet ERTAŞ heykelleri hediye edilelerek kendileri onure edildi.
Programda herşeyin dakik olmasına dikkatlerden kaçmadı. Öyleki saatler 21.00’ı gösterdiğinde Abdal geleneğinin son temsilcilerinden Neşet ERTAŞ’ın akrabalarından Kırşehir ustalar ve müzik topluluğu büyük ustaya ait türküleri muhteşem bir şekilde söyleyerek salondakilerden büyük alkış aldılar.
Saatler 21.30’u gösterdiğinde salondakileri bir sürpriz bekliyordu. Mahalli sanatçı Mustafa YARAR’ın söylediği türkülerin eşliğinde abdal dili ile yaşanmış hikayeler Mehmet AKYÜREK tarafından gelen konuklara anlatılması insanları hem güldürdü hem düşündürdü hem müzik ziyafeti açısından salondakileri mest etti.
Son olarak buyük ustanın türkülerini en iyi şekilde yorumlayan hiçbir karşılık almadan gelip Neşet ERTAŞ’ın türkülerini gelen konuklara sunan Kültür Bakanlığı Sanatçısı Nazlı ÖKSÜZ TUBAY sahne aldı. Nazlı ÖKSÜZ TUBAY söylemiş olduğu Neşet ERTAŞ türküleriyle izleyicilere kendisini bir kez daha hayran bıraktı. Neşet ERTAŞ türkülerini en iyi şekilde söyleyen TUBAY zaman zaman da ERTAŞ ile ilgili anılarını gelen konuklarla paylaştı.
Böyle bir gecede emeği geçen herkese teşekkürlerimiz sunarız.



Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.