Ak; ‘Anne sevgisi, baba disiplini şart’

Ak; ‘Anne sevgisi, baba disiplini şart’
Çocuk büyütmenin bu zamanda zor olduğunu belirten Eğitimci Ak, eğitimde olmazsa olmazları anlattı.

Sevgiyle büyütülen çocukların ileri de davranış bozuklukları ve depresyona yakalanma riskinin azaldığı belirten Eğitimci ve Araştırmacı Fatih Ak; “Baba kapı dayağı değil, çocuğunun hayat dayanağı olmalı” dedi.

Deneyimli eğitimci Fatih Ak ile sevginin çocuk eğitimindeki yeri, anne ve baba yaklaşımları ile ilgili bir sohbet gerçekleştirdik. Ak, babasız büyüyen kişilerde psikolojik rahatsızlıklar gözlemlediğini, başarı için dengeli sevgi ve disiplinin şart olduğunu söyledi. Ak, annenin sevgi, babanın ise disiplinin kaynağı olduğuna belirterek, babanın eğitimdeki yeri ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı; “ Sağlıklı baba-çocuk diyaloğu için çocuğun anne karnından itibaren takip edilmesi gerekiyor. Çocuk helal lokma ile büyütülmeli. Çocuk ailesi ile rahat ilişki kurabilmeli. Sınırlar koyma konusunda tutarlı ve kararlı olunmalı. Çocuğu her fırsatta sevdiğimiz söylenmeli. Bu konuda peygamberimiz efendimizin(sav) “Çocuğunu sevmeyen bir babaya söylediği söz aklıma geldi. “ Şevkat göstermeyene, şevkat gösterilmez” Bir başka konu daha var, büyüklerimiz çocuklarına tutamayacakları sözler vermemeli. Özellikle erkek çocukları ergenlik döneminde babaları ile birlikte olmaktan çok hoşlanırlar, bu nedenle aktivitelere birlikte katılmaları gerekiyor. Çocukları dinlemek gerekli, onların aile ile ilgili alınan kararlarda görüşleri alınmalı. Çocuk demeden fikir alış verişi yapılabilmeli.  Herşeyi açık konuşmalı, kurallar konulacaksa bu birlikte yapılmalı. Baba kapı dayağı değil, çocuğunun hayat dayanağı olmalı.

BABASIZ ÇOCUKLAR REHABİLİTE OLMUYOR

Son dönemdeki boşanmalara dikkat çeken Ak, babasız büyüyen çocukların davranış bozukluğu göstermesinin normal olduğunu vurgulayarak, bunların rehabilitasyonunda da sorunlar yaşandığını vurguladı. Kültür Dershanesi İlköğretim Şube Müdürü olan Ak, bu güne kadar yaptığı gözlemlerle ilgili ise şunları  söyledi; “ Baba açlığı, kişilerde psikolojik rahatsızlıklara da sebep oluyor.  Anne-babalar olarak bizler çocuklarımıza yeterli sevgiyi ve şefkati verebilirsek, sağlıklı nesiller yetiştirmemiz mümkün olur. Şimdi soruyorum size boşanmış aile çocukları sevgiyi bulsa şevkati bulamıyor, bulsa daha denge sağlanamıyor, eşinden boşanmış bir anne buluğ çağına gelen çocuklarını nasıl disiplin edecek. Nerdeyse mümkün değil.  Çoğu çocuk hırçın. Kimi çocuk ise tepkisini 'tepkisizlik' olarak gösteriyor. Ne babasına kızıyor ne de özleyip onun hakkında konuşuyor. Gayri iradi acıya karşı kepenklerini indiriyor. Geçen bir yazı okumuştum, yazarı aklımı gelmiyor.  Diyordu ki “ Bazı ebeveynler ise çocuklarına yeteri kadar zaman ayıramadıklarının farkında. Ancak birçoğu bu vicdan azabını dindireyim derken başka bir hataya düşüyor. Suçluluk duygularını bastırmak için bol miktarda oyuncak alıyor, pahalı eğlencelerle eksikliğin giderileceği zannına kapılıyorlar. Hal böyle olunca çevremizde her gün oyuncak isteyen, sürekli mızmızlanan, en pahalı oyuncaklar alınsa dahi bir-iki gün içinde sıkılıp bir kenara atan, doyumsuz çocukların sayısı gittikçe artıyor. Ölçüsüz ve dengesiz iletişim zamanla çocuğun şımarmasına-lâubalileşmesine sebep olacağından, şefkat-ciddiyet dengesinin korunması elzem. Çocuğun 'Saldım çayıra Mevla'm kayıra' felsefesiyle büyütülemeyeceğini her anne-babanın idrak etmesi şart. Küçükleri hayata hazırlamak ve şahsiyetlerinin gelişmesine yardımcı olmak için, onlara değer verip ilgilenmek, gönüllerini almak, herhangi bir suç işlediklerinde cezalandırmadan önce dinlemek, yaşlarına uygun görevler vererek sorumluluk sahibi olmalarına yardımcı olmak gerekiyor. Çocuk terbiyesinde önemli hususların başında yer alan manevî değerlerimizi en tesirli biçimde kavratmanın yolu da bizzat onları yaşamaktan geçiyor…”

SADECE VELİ İLGİSİ DEĞİL, FEDAKAR ÖĞRETMENLER GEREKLİ

Şunu söylemek istiyorum, sözü de fazla uzatmanın gereği yok, fidanla çocuğun büyümesi ve gelişmesi arasında bir fark yok. Fidanlar su ister, çocuklar da(anne sevgisi), fidanlar rüzgar ve fırtınalar karşısında kırılmamak için destek arar, çocuklarda(baba), güneş gerekli(bilgi), budamak gerekli(kötü alışkanlıklara karşı korumak). İşte tüm bunlar öğretmen, ebeveyn birlikte yapmak zorundalar. İşin doğrusu Kahramanmaraş’ın en büyük eğitim sorunu, velilerin eğitimin içine çekilmeyişidir. Bunu da öğretmenler yapmak zorundadırlar. Öğretmen bu konuda aydın insan olduğu için biraz daha fedakarlık yapmalı, belki de şehrimizin en büyük sorunu bu, evet bence bu…”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.