Türkiye Vodafone Vakfı’nın “teknolojide Kadın Hareketi” Projesi Dünyaya Tanıtıldı
- Türkiye Vodafone Vakfı’nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın himayesinde KAGİDER ve TBV işbirliğiyle hayata geçirdiği “Teknolojide Kadın Hareketi” projesi, New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Statüsü Komisyonu’nun 57. toplantısı kapsamında düzenlenen panelde örnek başarı hikayesi olarak dünyaya tanıtıldı.
BM’nin cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadın haklarını savunmak amacıyla her yıl Kadın Statüsü Komisyonu aracılığıyla düzenlenen toplantısında kadının statüsü ve güçlenmesi konusunda ülkeler ve şirketler için yol gösterici nitelik taşıyan konular tartışıldı. Toplantı kapsamında dün düzenlenen “Kadınların Teknolojiyle Güçlenmesi” konulu panelde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ve KAGİDER Başkanı Gülden Türktan birer konuşma yaptı. Ünlü gazeteci ve girişimci Arianna Huffington, Birleşmiş Milletler Vakfı CEO’su Kathy Calvin, gazeteci Tina Brown, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan Teknoloji Danışmanı Ann Mei Chang gibi dünyanın önde gelen fikir önderlerinin de konuşmacı olduğu panelde ‘kadın’ın teknolojiyi kullanarak potansiyelini açığa çıkartabileceği belirtildi.
Panelde “en iyi uygulama” örneği olarak tanıtılan ve kadınların gücüne teknolojiyle güç katarak ilk yılında bin 300 kadına ulaşan Teknolojide Kadın Hareketi Projesi, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Panelde konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, “Türkiye olarak dünyanın en büyük 10. ekonomisi olma hedefimiz var. Bunun için en büyük gücümüz beşeri sermayemiz. Bizim ülkemizin altını yok, petrolü yok, doğalgazı yok. Bizim ülkemizin Serpil Timuray'ları var” dedi.
Bakan Şahin, "Diğer bir deyişle kadınımızın gücü ihmal edilemeyecek kadar büyük. Nüfusumuzun yarısı kadın. Bu nedenle kadınımızın gücünü ekonomiye, hukuka, demokrasiye, kalkınmaya daha fazla aktarmamız gerekiyor. Kadının teknoloji ile güçlenmesi ise bilginin güç anlamına geldiği çağımızda değişimin anahtarı. Küçücük bir el zanaatının dünyaya açılması, inovasyona dönüşmesi teknoloji sayesinde mümkün. O nedenle ‘Teknolojide Kadın Hareketi Programı’nı Bakanlık olarak çok önemsiyoruz” diye konuştu.
"KADININ POTANSİYELİNİ TEKNOLOJİNİN GÜCÜYLE AÇIĞA ÇIKARIYORUZ"
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ise, şunları söyledi:
“İyilik İçin Mobil Teknoloji vizyonumuz doğrultusunda mobil iletişim teknolojilerine ilişkin bilgi birikimi ve inovasyon gücümüzü bireylerin ve toplumun hayatını kolaylaştırmak üzere seferber ediyoruz. Dünyada Hillary Clinton ve Cherie Blair tarafından desteklenen mWomen projesinin Türkiye ayağı olarak hayata geçirdiğimiz Teknolojide Kadın Hareketi Projesi ile kadınlarımızın gücüne teknolojiyle güç katarak yetkin girişimcilere dönüşmelerini ya da halihazırdaki girişimlerini geliştirmelerini, hatta bu sayede dünyaya açılmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Eğitim ve teknoloji desteğimizle iş fikri veya istihdam ihtiyacı olan yüzlerce kadınımız, sosyal ve ekonomik hayatta söz sahibi oluyor. Kadın teknolojiyi kullanarak ekonomik olarak daha da güçlenebilir. Böylece zorlukların üstesinden daha kolay gelebilir ve daha iyi mücadele edebilir. Projemizin bugün ‘en iyi uygulama’ olarak dünyaya tanıtılmasından büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Projemizin önemine inanan ve desteklerini esirgemeyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na, proje ortaklarımız KAGİDER ve Türkiye Bilişim Vakfı’na teşekkürlerimi sunarım. Son olarak tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.”
"DÜNYANIN ÖNEMLİ FİGÜRLERİNİN PROJEYİ, TÜRKİYE'Yİ KONUŞMASI ÇOK ÖNEMLİ"
Timuray, panelin ardından yaptığı açıklamada ise, "Teknolojide Kadın Hareketi adlı projemiz bu oturumda tartışıldı. Çok önemli bir panel olduğunu düşünüyorum. Çünkü kadının gelişimi, güçlendirilmesi konusunda dünyada çok önemli fikir önderleri olarak kabul edilen çok önemli figürler bugün Türkiye'yi konuştu, Türkiye'deki bir projeyi konuştu ve buradan çıkacak örnek hikayenin başka ülkelerde de yaygınlaşabileceği potansiyelini gösterdi bize. Bununla ilgili görüşlerini paylaştılar. Bu da bence Türkiye'deki kadının teknoloji ile buluştuğu zaman, gerekli donanıma sahip olduğu zaman, özgüvene sahip olduğu zaman bir fikri ne kadar üretken bir şekilde hayata geçirebileceğinin çok önemli bir ispatı oldu. Ben inanıyorum ki, bu başarı hikayeleri ileride Türkiye'de daha da artacak ve devlet, STK, özel sektör bir araya gelerek kadının güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kapatılması konularından pek çok başarı hikayesine daha imza atacak diye düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
"TEKNOLOJİ KADININ GÜÇLENMESİ İÇİN EN ÖNEMLİ ARAÇLARDAN BİRİ"
KAGİDER Başkanı Gülden Türktan ise, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Günümüzde kadının ekonomiye ve istihdama aktif olarak katılmasının önündeki en büyük engel, eğitime erişimdeki sorunlar. Teknoloji ise eğitim alanındaki kökleşmiş sorunları daha hızlı aşmamız için çok önemli bir araç. Bu proje ile teknolojinin gücünü kadınlara aktarmayı hedefledik. Türkiye çapında 5 farklı ilde eğitimler düzenledik, kadınlarla bir araya geldik. Şimdi bu birikimi Teknolojik İş Fikri Yarışması ile taçlandırıyoruz. Kadın potansiyeline inanıyoruz. Bu potansiyeli teknolojinin gücü ile daha etkili bir şekilde ortaya çıkarmak için çalışıyoruz."
"TECSOS TEKNOLOJİSİNİ TÜRKİYE'DE DE HAYATA GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Mobil teknolojilerin insanların hayatına büyük katkılar sunduğunu söyleyen Vodafone Vakfı Direktörü Andrew Dunnett da, "Vodafone Vakfı, mobil teknolojileri, hem kadınların hayatını iyileştirmeye yönelik hem de onları korumaya dönük projelerde kullanıyor. Örneğin TecSOS cihazları, 5 ülkede aile içi şiddete maruz kalan 22 binden fazla kadının yardımına koştu. Bu teknolojiyi Türkiye’nin de aralarında bulunduğu üç ülkede daha hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Süel ise, “Kadınların sosyal ve ekonomik varlığını güçlendirmek, onları mobil teknolojilerin gücüyle girişimcilik ekosistemine kazandırmak üzere çalışıyoruz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz Teknolojide Kadın Hareketi Projemizle, kadınları iletişim teknolojilerinin sunduğu imkanlarla tanıştırarak, eğitim ve teknolojiyle onların gücüne güç katmayı ilke edindik. Proje kapsamında önce detaylı bir saha araştırması gerçekleştirdik. Ardından kapsamlı bir girişimcilik ve teknoloji eğitim programını devreye aldık. Yüz yüze eğitimleri online destekli eğitimlerle de destekledik. Eğitimlerin ardından teknolojinin kullanıldığı bir girişimcilik fikri olan kadınlara yönelik yarışmamızı hayata geçirdik. Yarışmamızın başvuruları geçen ay sona erdi. 8 Mart’ta 3 başarılı kadınımıza cansuyu sermayesi, 1 kadınımıza Jüri Özel Ödülü, yine 1 kadınımıza daha Teknolojide Kadın Hareketi Özel Ödülü vereceğiz. Ayrıca kadınlarımızın 1 yıllık iletişim masraflarını karşılayacağız ve onlara mentorluk hizmeti sunacağız” diye konuştu.
Kadının teknolojiyle güçlenmesini hedefleyen, bu çerçevede eğitimlerin verildiği ve akabinde yapılan yarışma sonucu kadınların teknolojik iş fikirlerini hayata geçirmeleri can suyu sermayesinin verildiği ilk sosyal sorumluluk projesi olan Teknolojide Kadın Hareketi, Türkiye Vodafone Vakfı’nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı himayelerinde Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) işbirliğiyle hayata geçirildi. Türkiye Vodafone Vakfı aracılığıyla kadının sosyal ve ekonomik hayattaki varlığını güçlendiren Vodafone, bünyesinde hayata geçirdiği “Kurumsal Çeşitlilik ve Dahiliyet” yapılanmasıyla da kadın çalışan sayısını artırmayı hedefliyor. Eşitlik anlayışını kurum kültürüne yayan Vodafone Türkiye, bu alandaki çalışmalarıyla KAGİDER’in Dünya Bankası teknik desteğiyle hayata geçirdiği Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası’nı GSM sektöründe almaya hak kazanan ilk operatör oldu.

Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.