"Savcı Ne Cürretle Benim Makalelerimi İddianameye Koyar" Diyen Chp'li Vekile Bağış'tan Cevap:
Brüksel'de AB-Türkiye Karma Parlamento Konseyi'nin 67. toplantısı sürerken, AB Başmüzakerecisi ve AB Bakanı Egemen Bağış Arupalı Parlamenterlerinin çeşitli konulardaki sorularını cevapladı.
Türkiye'de medya özgürlüğünün baskı altında olmadığını ve kendi hükümetinin asla böyle bir tutum içerisine girmesinin düşünülemeyecğeini tekrarlayan Bağış, "Basın özgürlüğünün tehlikede olduğunu söylemek haksızlıktır" dedi.
AB'de kampanyalara alet olan çevrelere seslendiğini söyleyen Bağış, "Eğer basın özgürlüğüne baskı varsa nasıl oluyor da bu 'basın özgürlüğüne baskı var' diye naralar atılabiliyor?" diye sordu.
PKK ve KCK konularına da değinen Bağış, KCK'nın Murat Karayılan tarafından yönetildiğinin bizzat Diyarbakır belediye başkanı tarafından dile getirildiğine değinerek KCK operasyonlarının Avrupa tarafından eleştirilmesini tutarsızlık olarak gördüğünü belirtti.
12 haziran seçimlerinde Türkiye'nin kendi ilerleme raporunu kendi halkından aldığını anlatan Bağış, aslında Türkiye olarak şimdiye kadar 28 fasıl açmış ve 13 tanesini de kapatmış durumda olduklarını sadece blokajlar yüzünden kağıt üzerinde bunun gözükmediğini kaydetti.
Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak Cumhurbaşkanı'nın 'yarım devlet' tanımlamasına atıfta bulunan Bağış, "Sizin bulunduğunuz yerden size bu ada tammış gibi görünüyor olabilir ama Türkiye olarak bizim durduğumuz noktadan da yarım görünüyor ve biz bu şekilde sürsün istemiyoruz" dedi.
Toplantı sırasında CHP'li milletvekillerinden gelen Mustafa Balbay'ın 1000. günü ve 'özel yetkili mahkemeler' ile ilgili sorulara ise Bağış şöyle yanıt verdi:
"Sayın Balbay'ın hapishanedeki süresi konusunda biz de üzülüyoruz. Ancak yargının bağımsız olduğu bir ülkede yargının kararlarını değiştirebilmek için yasal değişiklik yapmamız lazım. Gönül isterdi ki, partinizin iki yıl önceki genel başkanı bizim çağrılarımıza 'kameraların karşısında konuşursanız sizinle görüşürüm' şeklinde tepki vermeseydi de o sorunları çözmüş olsaydık. Özel yetkili mahkemelerin ve savcının ayrıca hangi cürretle sizin makalelerinizi iddianameye koyduğunu soruyorsunuz. Çok açık net
söyleyeyim. Bundan üç dört yıl evvel bir savcı hangi cürretle iktidar partisini kapamaya kalktıysa, bu kardeşinizi 'millet neyse vekili o olmalıdır' dediği için 'başörtüsü kullanma özgürlüğünü mini etek özgürlüğü kadar önemsiyoruz' dediği için siyasetten men etmeye kalktıysa aynı cüretle, aynı yasaların verdiği yetkiyle sizin de makalelerinizi iddianameye koymuş olabilir. Ben ne o savcının avukatı ne de temsilcisiyim. Onu o savcıya sorun."
Türk karşıtlığı ve ırkçı söylemleriyle bilinen Hollandalı parlamenter Bary Madlener'in karikatür eylemine de kısaca değinen Bağış şunları söyledi:
"Odada yaşanan traji komediyle ilgili fazla birşey söylemek istemiyorum ama sadece şunu söylüyorum: Hala bu kıtada ırkçılık hastalığından muzdarip olanlara sadece acıyorum. Onları da Anadolu'ya davet ediyorum. Çünkü biz Mevlana'nın 'Gel, kim olursan ol yine gel' anlayışıyla ve Yunus Emre'nin 'yaradanı yaratandan ötürü severiz' anlayışıyla tedavi etmeye hazırız."
KPK toplantısının bir diğer önemli konuşmacısı da Genişleme Komiseri Stefan Füle idi. Türkiye'nin son dönemde sürekli olarak başta vize serbestiyeti, fasıl açılması gibi bazı şeyleri 'hak ettiğini' söylemesinden yakınan Füle, bunların otomatik oluşmadığını ve Türkiye'nin de üzerine düşenleri yapması gerekli adımları atması gerektiğini ifade etti.
'Pozitif gündem' meselesinin tamamen müzakereleri tamamlamaya yönelik güçlendirici bir araç olduğunu kesinlikle tam üyeliğe alternatif bir öneri olmadığının defalarca altını çizen Füle, terör konusunda ise AB'nin Türkiye'yi anladığını ve terörrü şiddetli şekilde kınadığını vurguladı.
Kıbrıs ile Türkiye arasında da artık normalleşme olması gerektiğine değinen Füle, müzakerelerde ilerlemeye giden anahtarın ek protokllerden kaynaklanan şekilde Türkiye'nin elinde olduğunu bir kez daha hatırlatarak "Kimse her iki tarafta da oluşan yılgınlığı inkar etmiyor, ancak 'biz hak ettik' demekle ilişkilerin ilerlemesi sağlanamıyor" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.