’’Psikolojik Eşik Aşıldı’’

’’Psikolojik Eşik Aşıldı’’
Başbakan Ahmet Davutoğlu Türk-Yunan ilişkileri açısından psikolojik eşiğin aşıldığını ifade ederek bunun büyük bir kazanç olduğunu belirtti. Resmi temaslarda bulunmak üzere Yunanistan’ın başkenti Atin...

Başbakan Ahmet Davutoğlu Türk-Yunan ilişkileri açısından psikolojik eşiğin aşıldığını ifade ederek bunun büyük bir kazanç olduğunu belirtti.

Resmi temaslarda bulunmak üzere Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yunanistan Cumhurbaşkanı Papolyas ve Başbakanı Samaras ile görüşmelerinin ardından Türk medyasına değerlendirmeler bulundu. Bu görüşmelere değinen Davutoğlu, “İki Başbakan olarak Bakü’de yaptığımız TANAP açılış töreninde yaptığımız görüşme sonrası ilk görüşmedir. Bir yandan yarın yapacağımız Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ön hazırlıklarını gözden geçirdik ayrıca akşam da İş Forumu’nda da beraber olacağız. Ayrıca Ege Kıbrıs ve iki ülkeyi doğrudan ilgilendiren konularda da çok samimi, dostane ve kanaatlerimizin açık yüreklilikle paylaşıldığı hususları ele aldık. Tabii burada yaptığımız görüşmede özellikle Batı Trakya’daki soydaşlarımızın durumları, iki ülkeyi ilgilendiren dini özgürlükler, azınlık hakları konularında da dostane ve geniş kapsamlı istişare oldu. Biraz önce de Batı Trakya’dan gelen müftülerimiz, milletvekillerimiz ve Dostluk ve İşçi Partisi ile soydaşlarımızın temsilcileri ile onların konularını ele aldığımız bir görüşme gerçekleştirdik. Biraz sonra da Türkiye’den göç etmiş olan Rumlar, Gökçeadalı Rumlar ve İstanbul’dan göç etmiş Rumlarla bir araya geleceğiz” dedi.

Davutoğlu, daha önceki ziyaretinde Rumların mahallesi olan Fairo’ya da gittiğini ifade ederek, “Güzel Hatıralarla ayrılmıştık. Onlarla da bu iki, bütün topluluklar gerek Batı Trakya’daki soydaşlarımız, Rodos’taki soydaşlarımız gerekse Türkiye’den göç etmiş Rumlar hepsi bizim için Türkiye- Yunanistan arasında dostluk köprüleridir. Bu anlamda da hatıraları paylaşıyoruz ve özellikle de iki ülke arasındaki insani ilişkiler bağlamında da bir anlamda insani diplomasiye katkı yapan süreçlerdir bunlar. Güzel olan şu; daha önce belki 10- 15 yıl önce görülmeyecek bir ortamda her iki ülkede komşuluk ilişkileri ve ortak değerler etrafında çok yakın bir ilişki içinde her konuyu ele alabiliyorlar. Psikolojik eşik büyük ölçüde aşılmış durumda bunlar bizim için büyük kazanç. İnşallah biraz sonra İş Forumu’nu gerçekleştireceğiz. Yarın da Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısını yaptıktan sonra ülkemize geri döneceğiz” dedi

Davutoğlu, Samaras’la gerçekleştirdiği görüşmede Kıbrıs müzakereleri konusunda nasıl bir adım atıldığı yönündeki soruya, “Kıbrıs sorununu her zaman olduğu gibi kapsamlı bir şekilde ele aldık. Türkiye ve Yunanistan Kıbrıs’ın garantör ülkesidir. Her iki tarafta da Kıbrıs’taki iki toplumda da anavatan ilişkisine sahip ülkeler. Dolayısıyla Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs konusunda ortak perspektife sahip olması, çözüm iradesi göstermesi adadaki müzakereleri olumlu yönde etkileyecektir” yanıtını verdi.

Yaşanacak görüş ayrılıklarının konuya yansıyacağını ifade eden Davutoğlu, “Zaten telefon görüşmelerimizde Sayın Samaras’la bu konuyu yüz yüze görüşelim derken özellikle son dönemde Kıbrıs bağlamında ve doğalgaz araştırmaları konusunda ortaya çıkan yeni durumla ilgili istişare ihtiyacı vardı. Çok açık yüreklilikle bunları paylaştık. Şunu ifade edebilirim. Her iki tarafta Kıbrıs’ta müzakerelerin tekrar çözüm odaklı başlaması yönünde güçlü bir iradeye sahip. Yine her iki tarafın da ortak görüşü Kıbrıs etrafındaki doğalgaz kaynakları Kıbrıslıların bütününe aittir. Bu aynı zamanda Kıbrıs’taki kapsamlı çözüm sürecine katkı sağlayacak bir imkandır. Bizim şu aşamadaki hedefimiz görüş ayrılıklarını giderip müzakerelerin tekrar başlamasını sağlamak. Türkiye olarak bizim kanaatimizi ifade etmek gerekirse; ilkesel olarak biz tek taraflı her türlü adımın karşısındayız. Birlikte görüşmek suretiyle her meseleyi çözebiliriz. Ama sanki Kıbrıs Rum Yönetimi bütün adayı temsil ediyormuş gibi yapılacak tek taraflı adımların sürece katkı getireceğini düşünmüyoruz” açıklamasını yaptı.

“BU GECE VE YARIN DA GÖRÜŞMELER DEVAM EDECEK”

Davutoğlu, görüşmelere yarın da devam edeceklerini belirterek, “Bu konuda Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığımızı görevlendirdik. Bu gece ve yarın da görüşmeler devam edecek ancak son derece olumlu bir atmosfer olduğunu ifade edebilirim. Bunun bir imkan olduğunu kendisine de söyledim. Öyle bir ortak pozisyon belirleriz ki bundan herkes kazançlı çıkar. Bir taraf, iki taraf, üç taraf, dört taraf değil bütün taraflar kazançlı çıkar. Ortak olarak çıkarılacak doğalgaz Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan arasında bir barış köprüsü olur. Sayın Samaras’la biz Bakü’de birlikteydik ve Hazar’dan, Azerbaycan’dan Türkiye üzerinden, Yunanistan üzerinden Adriyatik’e uzanacak olan doğalgaz boru hattının büyük bir barış köprüsü olacağını söylemiştik. Şimdi de aynı şey aslında Doğu Akdeniz için geçerlidir. Kıbrıs’ta iki tarafın da ortak çabalarıyla doğalgazın işletilmesi, bu konuda birlikte karar verilmesi bu kaynakların Türkiye üzerinden zaten interconnect’i olan sisteme katılarak Yunanistan’a köprü oluşturur, barış köprüsü oluşturur. Bu bakımdan bunları pozitif gündemle değerlendirme ihtiyacı var” dedi.

“AKDENİZ VE EGE’DE BİRLİKTE BÜTÜN BU KONULARDA HER TÜRLÜ İŞ BİRLİĞİNE HAZIRIZ”

Görüşmelerde Kıbrıs Rum Yönetimini gerek Mısır gerekse İsrail’le ilişkilerin gündeme gelip gelmediğiyle ilgili soruya Davutoğlu, “Diğer konuda ise yani Yunanistan’ın Mısır’la ve İsrail’le Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle yürüttüğü değişik düzeylerde temaslar değişik vesilelerle onlar da zikrettiler tekrar bu konuyu ifade ettiler. ‘Bunlar Türkiye’ye karşı tutum değildir’ dediler ve açıkçası biz de her zaman söylediğimiz görüşü teyiden söyledik. Doğu Akdeniz’de kimse tek taraflı, iki taraflı, üç taraflı bir egemenlik hattı oluşturma hülyasını, rüyasını taşımamalıdır. Zaten Yunanistan’da böyle bir amacı gütmediğini ifade ediyor her zaman, bugün de ifade ettiler. Türkiye’nin Akdeniz’de en uzun sınıra sahip olan ülke olarak Akdeniz ve Ege’de birlikte bütün bu konularda her türlü iş birliğine hazırdır ama tek taraflı ve herhangi bir tarafı dışlayan angajmanların da Doğu Akdeniz’e barış getirmeyeceği kanaatindedir. Bunları çok dostane ve iyi niyetli bir şekilde paylaştık. Diyebilirim ki oldukça verimli ve gelecek perspektifi olacak şekilde, son derece de samimi bir şekilde cereyan etti. Karşılıklı latifelerle de güzel bir atmosfer oldu” cevabını verdi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.