Nsu Davası
- Alman Yeşiller/Birlik 90 Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, Neonazi cinayetleriyle ilgili 17 Nisan'da başlayacak davaya Türk basın mensuplarının alınmamasını eleştirdi.
Münih Mahkemesi, geç kayıt talebinde bulundukları gerekçesiyle Türk basın mensuplarının davayı takip etmek üzere duruşma salonuna alınamayacaklarını duyurmuştu.
Türk kökenli Alman milletvekili Özdemir, mahkeme kararının hukuksal açıdan "bir sakıncısı bulunmadığını" ancak konunun "insani boyutunun" dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak "Mahkeme şunu söylüyor: 'Sırayla, kim kayıt olduysa, biz onları aldık. Sıra doldu. 50 kayıt yapıldı. Türk basını, yabancı basın geç kayıt oldu' Bu hukuksal boyutu. Bir de bunun insani boyutu var. Zaten olaylar bir soru işareti oluşturmakta, kafalar karışmış vaziyette. Dolayısıyla mahkeme bir de o boyutu keşke görse. Benzeri davalarda, farklı bir yöntem seçildi. Örneğin, üçte ikisi yerli basına verildi, üçte biri yabancı basına verildi. Yani böyle yöntemler mümkün. İyi niyet gerektiriyor. Tabii ki mahkemeye herhangi bir baskı sözkonusu olamaz, sonuçta mahkemenin alacağı bir karar ama benim insani tavsiyem, 'lütfen bunu tekrar gözden geçirin, buna farklı bir çözüm bulun böyle olamaz"
2000-2007 yılları arasında 8 Türk, 1 Yunan ve 1 kadın polisi öldürdükleri ortaya çıkan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresiyle ilgili davada Almanya'nın bu konuda elinden geleni yaptığını göstermek açısından "iyi bir fırsat" olduğunu ifade eden Özdemir, "Yabancı basını içeriye almamakla birlikte malesef yanlış bir resim oluşmakta. Sadece onlar geç kayıt oldu demek yeterli değil" dedi.
BENZERİ DAVALARDA FARKLI YOLLAR SEÇİLDİ
Alman vekil, mahkemenin kararından geri adım atma ihtimali olup olmadığı sorusuna şöyle cevap verdi: "Sonunda mahkemenin elinde olan bir şey. Siyasetin haklı olarak müdahale etme şansı yok. Çünkü mahkemeler bağımsız. Tekrar söylüyorum, bizim tavsiyemiz, bunun tekrar gözden geçirilmesi. Benzeri davalar Almanya'da yaşandı ve farklı bir yol seçildi. Üçte ikisi yerli basına, üçte biri yabancı basına ayrıldı. Hiçbir sorun çıkmadı. Demek ki mahkeme istedikten sonra böyle şeyler mümkün."
İNŞALLAH DAVAYI BİR YERLERE BULAŞTIRMAZLAR
Bavyera Eyaleti Adalet Bakanı Beate Merk'i de eleştiren Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabi ilgimi çeken birşey daha oldu. Bavyera eyaletinin Adalet Bakanı'ndan bugüne kadar hiçbir şey duymadık. O da ilginç birşey. Her konuda ileri geri açıklama yapan Adalet Bakanı bugüne kadar hiçbir şey söylemedi. Sanki dava onları biraz aşıyormuş gibi geliyor bana. İnşallah bir yerlere bulaştırmazlar. Dava uygun bir şekilde olur. Çünkü mağdurlara ve yakınlarına karşı bir vicdan borcumuz var"
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.