"Mb’nin Aldığı Karar İsabetli"
Başbakan Erdoğan, Merkez Bankası’nın (MB) faiz oranlarını sabit tutmasını "isabetli bir karar" olarak yorumladı.
Brüksel temasları çerçevesinde AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’la 4’lü zirvede bir araya gelen Erdoğan, ortak basın toplantısında bir gazetecinin MB’nin kararıyla ilgili sorusunu cevapladı.
Erdoğan, "Merkez Bankası bildiğiniz gibi bağımsız bir kurumdur. Ne bana ne de herhangi bir bakanıma bağlı kurum değildir. Benim alanım ekonomidir. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıyım. Bugün MB’nin aldığı bu kararı isabetli bir karar olarak görüyorum. O yüzden de kendilerini tebrik ediyorum" dedi.
"VİZE MUAFİYETİ SÜRECİ HIZLANDIRILMALI"
Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz yıl Aralık ayında imzalanan "vize muafiyeti" anlaşmasının bir an önce hayata geçirilmesini istediklerini belirtti. Erdoğan, "İmzalar atıldı, bunun süratlanderilmesi yönündeki adımları bekliyoruz" dedi.
Erdoğan, ortak basın toplantısında, vize muafiyeti anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye olarak müstakbel tam üye olarak AB’nin her alandaki rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağımıza inanıyoruz. AB’nin küresel alanda daha güçlü bir aktör haline gelmesini önemsiyoruz. Bu itibarla AB’ye yük olmak için değil, yük almak için girmek istediğimizi değerli Konsey ve Komisyon üyelerine bugüne kadar ifade ettik" dedi.
Erdoğan, "Ve görüşmemizde AB ile gündemimizdeki en önemli konulardan olan vatandaşlarımıza en kısa süre içerisinde vize muafiyeti sağlanabilmesi sürecine verdiğimiz önemi değerli dostlarıma bir kez daha vurguladım" şeklinde konuştu.
Başbakan ayrıca, "Vize serbestisi diyalogu sürecini adil ve sonuç odaklı bir yaklaşımla ele aldık. Bildiğiniz gibi imzalar atıldı, şimdi bunun süratlendirilmesi yönündeki adımları da bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
"YARGI TARAFSIZLIĞINDAN SAPARSA, YASAMA BUNU DÜZENLEMEYLE MÜKELLEFTİR"
Başbakan Erdoğan, yargının tarafsızlık ilkesinden sapması halinde "ciddi sıkıntılar" doğacağını belirterek, "yasama organının bu sıkıntıları düzenlemekle mükellef" olduğunu söyledi.
Erdoğan, ortak basın toplantısında, kuvvetler ayrılığı konusunda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Burada bir konunun üzerinde hassasiyetle durmam lazım. Kuvvetler ayrılığı konusunda demokratik ülkelerin hiçbir tanesinin sorunu yoktur.
Demokrasiye inanmış olan ülkelerin hepsi de, özellikle kuvvetler ayrılığı konusunda hassasdırlar, buna inanırlar. Hukukun üstünlüğü noktasında zaten yine demokrasiye inanmış ülkelerin burada bir problemi yoktur" dedi.
Erdoğan, "Fakat yargının bağımsızlığı derken, eğer yargı bağımsızlığını, tarafsızlık ilkesinden saparak kullanmaya kalkarsa, orada ciddi manada sıkıntılar doğar. Ve bu sıkıntıları aşabilmek için de yargının hem bağımsızlığını, hem de tarafsızlığı ilkesini ortaya koymak ve bunu da tabi belli esaslara bağlamak, yasamanın görevidir" ifadesini kullandı.
Başbakan konuşmasına şöyle devam etti:
"Yasamayı yok farz ederek, yürütmeyi yok farz ederek, eğer yargıyı tamamiyle sorumsuz şeklide değerlendirecek olursak, o ülke yargı devleti olur, demokrasi devleti olmaz. Biz tabi demokratik bir hukuk devletinden yanayız ve bunu özellikle savunuyoruz."
"Halkın iradesinin üstünde bir güç asla kabul etmiyoruz. Halkın iradesinin tecelli ettiği yer de yasama organıdır. Yasama organı bu tür sıkıntılar, aksaklıklar olduğu zaman da bunu düzenleme göreviyle ayrıca mükelleftir. Ve biz bu konularda da özellikle medya üzerinden iletişimden çok, bunu da medya mensuplarının karşısında özellikle söylüyorum, bunu ikili görüşmelerimizde, ilgili sorumlu bakanlarımız vasıtasıyla yapmamız, çok daha isabetli olacaktır diye düşünüyorum."
"BEŞAR GİDERSE YERİNE KİM GELECEK SORUSUNDAN BIKTIK"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye krizi konusunda "Beşar giderse yerine kim gelecek sorusundan bıktık" dedi.
Erdoğan, ortak basın toplantısında bir gazetecinin Suriye’deki işkence ve infazları gösteren fotoğraflarla ilgili sorusunu cevapladı. Erdoğan, "Öncelikle tabii ki bu fotoğraflar öyle zannediyorum ki, Cenevre 2 toplantısını beklentilerimiz istikametinde, olumlu istikamette etkilemesi gerekir. Çünkü bu fotoğrafları görüp de hala buna seyirci kalmak, sorumluluk mevkiinde olan siyasiler olarak, görevlerimizi yerine getirmemenin bir ifadesi olur. Artık burada artık bir adım atılmayacaksa ne zaman adım atılacak, nerede adım atılacak insana bunu sorarlar" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Ben özellikle Cenevre 2’nin de ötesine geçiyorum, BM teşkilatının bu işi çok daha farklı ele almasının gereğine inanıyorum. BM Güvenlik Konseyi’nin bu işi çok daha ileri düzeyde ele almasının gereğine inanıyorum. Artık atılması gereken adımları bize sormamaları gerekir. Özellikle Suriye’de ’Beşar giderse, yerine kim gelecek’ sorusundan biz bıktık. Demokrasiye inanmış hiçbir lider bu soruyu soramaz. Zira Beşar giderse halkın iradesi iktidar olacaktır" diye konuştu.
"HERHALDE BUNDAN DAHA KÖTÜ BİR SURİYE DÜŞÜNÜLEMEZ"
Erdoğan ayrıca, "Bugüne kadar Suriye’de çok partili dönem yaşanmamıştır. Sadece bir Baas rejimi vardır. Baas’tan başka hiçbir siyasi parti Suriye’de bulunmamıştır. Şimdi çok partili döneme geçmek ve halkın iradesi kimi istiyorsa, onu işbaşına getirmesi gerekir. Herhalde bundan daha kötü bir Suriye asla düşünülemez. Bundan daha büyük bir felaket asla tasavvur edilemez. 150 bin insanın öldürüldüğü Suriye’de hala biz neyi soruyoruz, o giderse yerine kim gelecek, halk kimi istiyorsa o gelmelidir, o gelecek" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.