Kktc Cumhurbaşkanı Eroğlu: "Kktc, İit'nin Tam Üyesi Olabilmelidir"

Kktc Cumhurbaşkanı Eroğlu: Kktc, İitnin Tam Üyesi Olabilmelidir
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, "İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkelerde Yüksek Öğrenim Hizmetleri" konulu forumun açılışında bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Ekmeleddin İhs

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, "İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkelerde Yüksek Öğrenim Hizmetleri" konulu forumun açılışında bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Kıbrıs Türk halkının haksız izolasyonlardan kurtulması için teşkilatın her zaman KKTC'nin arkasında duracağını ve desteğini sürdüreceğini vurgularken Eroğlu, KKTC'nin teşkilata tam üye olabilmesi gerektiğini belirtti.

İİT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, "İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye Ülkelerde Yüksek Öğretim Hizmetleri" konulu forum ve serginin açılışında yaptığı konuşmada, birçok insanın KKTC'yi bilmediğini belirterek, bu forumun tanıtım için önemli bir fırsat olduğunu kaydetti.

İİT üyesi ülkelerin gayrı safi milli hasıladan bilime ayırdıkları payın yüzde 0.2'den yüzde 0.42'ye yükseldiğini, bilim adamlarının araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayrılan payın da yükseldiğini belirten İhsanoğlu, önlerinde çok büyük görev ve işler bulunduğunu, bunların göz ardı edilmemesi gerektiğini, İslam ülkelerindeki yüksek öğrenim kalitesinin halen Batılı ülkelerin biraz gerisinde kaldığını söyledi.

İHSANOĞLU: "İİT HER ZAMAN KKTC'NİN ARKASINDA DURACAK"

Ekmeleddin İhsanoğlu, forumdan çıkacak her türlü öneriye açık olduklarını vurguladı ve İİT olarak KKTC'nin arkasında olacaklarını belirterek "Şu konuda güvence vermek isterim. İİT her zaman KKTC'nin arkasında duracak, her zaman desteğini vermeye devam edecek. KKTC'nin haksız izolasyon politikasından kurtulması için elinden geleni yapacaktır. Temel duruşlarından biri ve buradaki toplumun bu mücadelesine yardımcı olmak olacaktır. Dünyadaki diğer ülkelerdeki toplumlar gibi muamele görmesine yardımcı olmak

olacaktır" dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ise 1976'da başlayan siyaset hayatında en fazla üzerinde durduğu olayın KKTC'nin bir üniversiteler ülkesi olması konusu olduğunu belirterek "Bunun baş destekçisiyim" dedi. Eroğlu, ülkenin geleceğinin turizm, yüksek öğrenim ve ticarette olduğunu söyledi.

Eroğlu, Kıbrıs konusunda bir kez daha tarihi bir dönemece doğru ilerlediklerini de belirterek, "Bu sürecin ne olacağı henüz tam netleşmese de 2012-2013 yılları, en az 2002-2003-2004 yılları kadar Kıbrıs konusu bakımından önemli olayların yaşanacağı yıllar olacaktır" dedi.

EROĞLU: "KKTC, İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ'NÜN TAM ÜYESİ OLABİLMELİDİR"

Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının 1878'den bu yana Kıbrıs'ta İslamiyet'in yaşaması için büyük bir mücadele verdiğini de kaydederek, Kıbrıs Türk halkının burada verdiği mücadelenin önemini anlamak için Haçlı Seferleri'ni ve Kıbrıs'ın oynadığı rolü anımsamakta fayda olduğunu, kesinlikle uygarlıklar arası çatışmadan yana olmadıklarını söyledi.

Kıbrıslı Türklerin, tarihi boyunca Ada'daki Rumlara dini nedenlerden dolayı bir sorun yaratmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı, ancak tam tersine Ada'daki Ortodoks Rumların 1571'de, Kıbrıs'ın Osmanlı İmparatorluğu'na geçmesi ile birlikte rahat nefes almaya başladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinde, bugünkü başarılı duruma gelmesinde İslamiyet'e ve Kuran'a bağlılığının, Allah'a inancın büyük yeri ve önemi bulunduğunu da vurgulayarak "Dolayısı ile sizlerden sadece yüksek öğrenim, ekonomi, turizm alanında değil; siyasi olarak da destek bekliyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kesinlikle İslam Konferansı Örgütü'nün tam üyesi olabilmelidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı çoktan bunu hak etmiştir. İnanınız ki bu yönde atılacak adımlar

Kıbrıs'ta bir antlaşmanın önünde engel değil tam tersine bir antlaşma sağlanması için hızlandırıcı etki yapacaktır" dedi.

EROĞLU: "KIBRIS KONUSUNDA TARİHİ DÖNEMECE İLERLİYORUZ"

Konuşmasında Kıbrıs konusundaki son gelişmelerle ilgili bilgi de veren Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs konusunda bir kez daha tarihi bir dönemece doğru ilerlediklerini vurguladı. "Bu sürecin ne olacağı henüz tam netleşmese de 2012-2013 yıllarının en az 2002-2003-2004 yılları kadar Kıbrıs konusu bakımından önemli olayların yaşanacağı yıllar olacağını" ifade eden Eroğlu sözlerine şöyle devam etti: "Biz Rum tarafını, Rum tarafı da bizi ve neyi kabul edemeyeceğimizi iyi biliyor. Eğer karşılıklı niyet varsa bir

antlaşamaya varmak elbette mümkündür. Eğer bir anlaşma mümkün olmuyorsa Birleşmiş Milletler ve ilgili taraflar Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru olmasını durdurmalı, bunun için somut tavır ortaya koymalıdır"

Eroğlu, sürecin sonuna gelmekte olduklarını, ortada doğal bir takvim olduğunun artık kimsenin karşı çıkamayacağı bir gerçek olarak netleştiğini söyleyerek "Bizim çabamız bu sürecin başarıyla son bulmasıdır. Eğer Birleşmiş Milletlerin de belirttiği gibi 'end game' yani 'son oyun' noktasına geliyorsak, biz bunun 'mutlu sonro?ru ilerlediklerini de belirterek, ' olmasını ama böyle olamayacaksa Kıbrıs Türk Halkının belirsizlik ortamından kurtarılmasını istiyoruz. Sonu gelmez ucu açık bir sürecin mağduru ve

tutsağı olmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Ocak ayı ortalarına, yani bir sonraki New York görüşmesine dek doğrudan görüşmeler ve mekik diplomasisinin süreceğini ifade eden Eroğlu, BM Genel Sekreteri'nin kendilerinden bir sonraki zirveye gelinceye kadar çözüm yönündeki, uzlaşılamayan konularla ilgili yakınlaşma çabalarını artırmalarını istediğini belirterek, "Biz buna varız" dedi. Eroğlu, "Ancak Rum tarafı hala 1974 öncesine dönüşü hayal ediyorsa, iki bölgeliliği, iki halk olgusunu ortadan kaldıracak düzenlemeler istiyorsa, Türkiye'nin etkin ve

fiili garantisinden vazgeçebileceklerini, ekonomiyi, sosyal yaşantılarını, devleti kendi elleriyle dinamitleyeceklerine ihtimal veriyorsa bir antlaşmaya varılması imkansızdır" dedi.

Eroğlu, "Geçtiğimiz Salı günü Brüksel'de görüştüğüm Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Manuel Barosso ve genişlemeden sorumlu Komisyon Üyesi Stephan Füle'ye de belirttiğim gibi Kıbrıs konusu 2012 yılının ilk çeyreğinde çözülebilir. Eğer çözülemezse Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri önümüzü görebileceğimiz bir değerlendirmeyi ortaya koymalıdır. Biz haksız Rum ambargo ve izolasyonları altında yaşamaya mahkûm bir halk değiliz" ifadeleriyle konuşmasını bitirdi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.