Hollanda’daki Türk Kökenli Milletvekili ‘yunus’ Olayında İlk Kez Konuştu

Hollanda’daki Türk Kökenli Milletvekili ‘yunus’ Olayında İlk Kez Konuştu
Hollanda’nın Türk kökenli milletvekillerinden İşçi Partili (PvdA) Tunahan Kuzu, 9 yaşındaki Yunus’un ailesinden alınarak eşcinsel bir çifte verilmesiyle ilgili olarak, “Bu olayın 400 yıllık ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemesinden endişe ediyorum. Çünk

- Hollanda’nın Türk kökenli milletvekillerinden İşçi Partili (PvdA) Tunahan Kuzu, 9 yaşındaki Yunus’un ailesinden alınarak eşcinsel bir çifte verilmesiyle ilgili olarak, “Bu olayın 400 yıllık ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemesinden endişe ediyorum. Çünkü Türkiye’den yapılan yayınlar olayı çok çarpıttı” dedi.

Konuya ilişkin İHA’ya önemli açıklamalarda bulunan Kuzu, “Yunus olayı iki ülke arasında sorun olmamalıdır” diyerek, son günlerde özellikle Türk basınında yer alan haberleri okumaktan üzüntü duyduğunu söyledi. Türk kökenli vekil Kuzu, konuşmasına şöyle devam etti:

“İnanın son günlerde küçük Yunus olayı ile ilgili yapılan haberleri duyduğumda çok üzülüyorum. Hollanda çok sert bir dille eleştiriliyor. Hollanda’nın bunu hak ettiğini düşünmüyorum. 400 yıl var olan iyi ilişkiler bu olay yüzünden bozulmamalıdır. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidilecek olması kararına saygı duyarım. Bu herkesin hakkıdır. Türkiye, Hollanda’nın iç işlerine karışıyor deniliyor. Bu işin çoğu azı yok. Fakat şunu çok iyi gözlemlememiz gerekir, Hollanda’da Jeugdzorg (Gençlik Bakımı) Kanunu Hollanda parlamentosunun aldığı bir karardır ve buna da herkesin saygı duyması gerekir."

“GENÇLİK DAİRELERİN SORUMULUĞU YEREL YÖNETİMLERE DEVREDİLECEK”

Hollanda Gençlik Dairesi’nin sorumluluğu yerel yönetimlere devredileceğini söyleyen Kuzu, "Bir gerçek var. Küçük Yunus olayı, Hollanda genelinin olayı değildir. Arada çok büyük farklılıklar var. İkinci olarak toplumumuzun gerçeği ile Hollanda’nın gerçeği arasında da uçurum var. Hollanda Gençlik Dairesi’nin yanlışı, hatası yok mudur? Tabii ki vardır. En büyük eksikliği, vatandaş için erişilmez olmasıydı. Artık Hollanda’da çok şey değişecek. 2015 yılından itibaren Hollanda Gençlik Dairesi’nin sorumluluğu yerel yönetimlere devredilecek. Onun için 2014 yılında yapılacak olan yerel seçimler büyük önem taşıyor. Seçimlerde oy sandığı başına gidilmeli ve yerel yönetimlerde de daha çok söz sahibi olunmalıdır" dedi.

"Hollanda genelinde telaffuz edilen rakamlar çok abartıldı, çarpıtılıyor” diyen Kuzu, “Hollanda Gençlik Dairesi, ülke genelinde toplam 8 bin çocuğa el koydu. Bu sayı genel sayıdır, sadece Türk kökenli çocuk sayısı değildir. Benim yapmış olduğum araştırmalara göre ailelerin elinden alınan Türk kökenli çocuk sayısı 680’dir. Çocukların ailelerin elinden alınmasında haklılık payı nedir? Bu konuyu tartışmak istemiyorum. Küçük Yunus’un haricinde eşcinsel çiftlere verilen başka bir Türk kökenli çocuk olduğunu da düşünmüyorum" diye konuştu.

“HOLLANDA’NIN YÜZDE 30’U EŞCİNSEL DEĞİLDİR”

Gerçekleri yansıtmayan yayınlarda Hollanda’nın yüzde 30’u, hatta 40’ının eşcinsel olarak gösterildiğini ifade eden Kuzu, şunları söyledi:

"Türkiye’de televizyonlarda yapılan yayınlar Hollanda gündemini çok sarstı. Ben bunları haksız yayınlar olarak değerlendiriyorum. Gerçekleri yansıtmayan yayınlarda Hollanda’nın yüzde 30’u, hatta 40’ı eşcinsel olarak gösterildi. Bu çok büyük bir haksızlıktır. Toplumu yanlış yönlendirmekle ne yapılmak isteniliyor anlamış değilim. Hollanda’daki Türk toplumu olarak işlememiz gereken asıl konu Hollanda’daki Gençlik Dairesi’ni nasıl daha düzgün bir hale getirmeliyiz olmalıdır. Eleştiren değil, çözüm üreten toplum olmak gerekir. İşte biz bunu yapamıyoruz. İşçi Partisi olarak bu konuda bizimde çalışmalarımız var. Mesela bu çalışmalarımızdan bir tanesi, bir çocuk koruyucu aileye verilmeden önce altı haftalık sürecin çok iyi değerlendirilmesidir. Bu altı haftalık süreç içerisinde bir çocuk kendi çevresinden nasıl alınabilir konusunda geniş bir çalışma ve araştırma yapılmalıdır. Sistemi düzeltmek açısından çözüm üretmemiz lazım. Sadece tepki vermekle bu iş halledilemez."

“TEPKİYİ BIRAKALIM SORUMLULUK ALALIM”

Tepkiyi bırakıp sorumluluk alınması gerektiğini vurgulayan Kuzu, "Türk toplumu olarak sokaklara dökülerek tepki vermek çözüm değildir. Bu konuda ben ve diğer milletvekili arkadaşım Selçuk Öztürk’le birlikte ortak bir açıklama yaptık. O açıklamada, ‘kırıcı eleştiri değil yapıcı eleştiri yapalım, hak talep etmek içinde sorumluklar yerine getirilmelidir’ dedik. Türk toplumu bu konuda sorumluluk almalıdır. Yunus olayı öncesinde koruyucu aile olmak isteyen Türklerin sayısı çok azdı. Bu konuda daha duyarlı olunmalı ve koruyucu aile için bir girişimde bulunmalıyız. Bu konuda koruyucu aile olma başvurusu yapılabilir. Kısacası tepkiyi bırakmalı sorumluluk almalıyız" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.