Filistin Wasihgnton Temsilcisi Areikat: "1967 Sınırlarına Dönülmeden Barış Olmaz"
Filistin'in Washington temsilcisi Maen Areikat, İsrail'in amacının işgal altındaki topraklarda statükosunu korumak olduğunu belirterek, "1967 sınırlarına dönülmeden barış olmaz" dedi.
Washington'daki Ulusal Basın Kulübü'nde gerçekleşen toplantıda Filistin'in BM çabaları, Filistin yönetimi ve Hamas arasındaki uzlaşma görüşmeleri, Filistin-İsrail barış sürecinin geleceği gibi konular tartışıldı. İsrail'in Ortadoğu Dörtlüsü'nün Eylül ayında yayınladığı bildiriye bağlı kalmadığını belirten Filistin'in Washington temsilcisi Maen Areikat, "Orta Doğu Dörtlüsü Eylül ayında bir bildiri yayınlayarak İsrail-Filistin görüşmelerinin gecikmeden önkoşulsuz başlatılması çağrısında bulunmuştu ancak
İsrail tarafından bölge güvenliği ve sınır sorunlarını kapsayan bir yaklaşım gelmedi. Bugüne kadar İsrail tarafının bölge güvenliği ve sınır düzenlemeleri konusundaki vizyonları başarısız oldu. ABD, tarafların önerilen çözümler noktasında uyumsuzluk olduğunun farkında" dedi.
"İSRAİL'İN AMACI İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARDA STATÜKOSUNU KORUMAK"
İsrail'in 1967 sınırlarına geri dönülmesi koşulunu kabul edene kadar doğrudan müzakerelerin olmasının mümkün olmadığını söyleyen Areikat, "İsrail'in amacı işgal altındaki topraklarda statükosunu korumak ve sürdürebilir kılmak. Ancak onların bu tutumu ABD çıkarları aleyhine olmayacak ve ABD'nin bölgedeki itibarını zayıflatacak. Bu çok dar görüşlü bir politika bence. Filistin ve İsrail arasındaki çatışmanın tarafsız bir komisyon tarafından çözülmesi gerekmekte. İsrail tarafı Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki
yerleşim faaliyetlerini bir an önce durdurmalı. İsrail, sorunun çözümü için 1967 sınırlarına geri dönülmesi koşulunu kabul edene kadar doğrudan müzakereler olmayacaktır. Bizim tutumumuz açık ve nettir. İsrail ile doğrudan görüşmelere başlanılması için İsrail'in 1967 sınırlarını açıkça kabul etmesi gerekiyor. İsrail'in saldırılarına rağmen Filistinliler barışçıl gösterilerine devam edecektir. Bu durumda barışı destekleyen ve şiddete karşı çıkan bir direniş olan FKÖ'nün açık bir göstergesidir" diye konuştu.
"BİRÇOK ÜLKE TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK ALIYOR"
Bölgedeki birçok ülkenin laik, hakim ve çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'yi kendine örnek aldığını belirten Areikat, "Türkiye, din ve devletin başarılı şekilde nasıl bir araya getirileceğine dair bir örnek. Birçokları Türkiye'ye model ülke olarak bakıyor: Açık, laik bir siyasi sisteme sahip Müslüman bir ülke" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin bölgesel müzakerelerdeki etkisinin, özellikle de Filistin konusunda kesinlikle azımsanmaması gerektiğini vurgulayan Areikat, "Türkiye bugün Ortadoğu'da önemli bir güç. Her zaman Filistin halkıyla iyi ilişkileri oldu. Filistin'in Birleşmiş Milletler'deki girişimlerini her zaman desteklediler. Ayrıca siyasi olarak da, İsrail işgalinin sona erip, Filistin'in kendi devletini kurmasına destek verdiler. Filistinliler ile Türkiye arasındaki ilişkilerin seviyesinden bizler çok memnunuz" dedi.
Areikat ayrıca, dışarıdan yapılan suni müdahalelerin, özellikle Batı etkisinin İsrail ile Filistin arasındaki ilişkileri sadece ertelemeye yarayacağını belirtti.
Arap Baharı'na da değinen Aerikat, "Batı, bu girişimlerin sonuçlarını etkilemeye çalışarak, Arap ülkelerindeki sosyal, kültürel ve siyasi gelişmeleri baltalama riskini taşıyor. Evet, gelişmeleri çok yakından takip etmek zorundayız ancak her şeyin belli bir olgunlaşma sürecinin bulunduğunu da unutmamalıyız" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.