Eroğlu: “dilerim Rumlar, Fenerbahçe-ael Maçında Da Bir Çılgınlık Yapmazlar”
- KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türkü’ne giydirilen ambargo gömleğinden kurtulmak gerektiğini, özellikle spor ambargosu konusunda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’den yeni bir atılım ve destek beklediklerini söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda son kurtarılan bölgelerden biri olan Yeşilırmak’ta “Yeşilırmak Direnişi’nin 38. yıldönümü ve Bütünleşme Günü” nedeniyle bugün Yeşilırmak’ta düzenlenen törenlere katıldı ve konuşma yaptı. Fenerbahçe-AEL maçının bir intikam oyununa dönüştürülmeye çalışıldığını kaydeden Eroğlu, Fenerbahçe’nin KKTC’ye gelerek maç yapmasının, Kıbrıs Türkü’ne uygulanan ambargolara dikkat çekilmesi açısından çok anlamlı olacağını belirtti.
İLK TÖREN ŞEHİTLİKTE
Yeşilırmak’taki ilk tören saat 17.00’de Yeşilırmak’taki şehitlikte düzenlendi. Güzelyurt Kaymakamı Menteş Güneş, Güzelyurt Milletvekilleri Türkay Tokel, Mutlu Atasayan ve Fatma Ekenoğlu’nun yanı sıra Lefke Belediye Başkanı Mehmet Zafer, KTBK, GKK, siyasi parti ve kurum-kuruluş temsilcilerinin katıldığı tören protokol sırasına göre çelenk konulmasıyla başladı. Saygı Duruşu, Saygı Atışı ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından şehitlik özel defteri imzalandı. Şehitler için dua okunmasının ardından şehitlik gezildi ve mezarlara çiçek bırakıldı.
Şehitlikteki törenin ardından, Yeşilırmak’taki Atatürk Büstü önünde ikinci tören düzenlendi. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun konuşma yaptığı tören, protokol sırasına göre çelenklerin konulmasıyla başladı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Yeşilırmak Muhtarı Ersoy Köycü ve 49. Piyade Alayı’ndan Piyade Yüzbaşı Zeki Kılıçarslan, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptı, Yedidalga İlkokulu öğrencileri de şiir okudu. Tören, resmigeçitle sona erdi.
Törene Eroğlu’nun yanı sıra Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer’i temsilen UBP Güzelyurt Milletvekili Mutlu Atasayan, TC Lefkoşa Büyükelçisi’ni temsilen TC Lefkoşa Büyükelçiliği Müsteşarı Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı’nı temsilen 39. Tümen Komutanı Tümgeneral İbrahim Yılmaz, GKK Komutanı Tümgeneral Baki Kavun, GKK Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Mehmet Soğancı, Maliye Bakanı Ersin Tatar, Güzelyurt Milletvekilleri Türkay Tokel (UBP) ve Fatma Ekenoğlu (CTP-BG), Güzelyurt Kaymakamı Menteş Gündüz, Lefke Belediye Başkanı Mehmet Zafer, askeri erkân, devlet üst düzey yetkilileri, siyasi parti temsilcileri, muharip dernek, kurum, kuruluş, üniversitelerin yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.
EROĞLU
KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, törende yaptığı konuşmaya, Yeşilırmak’ın şanlı direnişine katkı koyan herkesin yanı sıra 20 Temmuz Barış Harekâtı Dönemi Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Profesör Dr. Necmettin Erbakan’ı anarak başladı. Eroğlu, Yeşilırmak halkının milli kimliği ve özgürlüğü için verdiği mücadele ile Anavatan Türkiye Hükümeti’nin aldığı kararın tarihe “insanlık ile ülke için onur ve gurur kaynağı” olarak not ettiğini söyledi.
Eroğlu, “Yeşilırmaklı direndi, Mehmetçik ve Mücahit’in destansı mücadelesiyle bugünkü sınırlarımız çizildi ve Rum tehdidinden kurtulmak için özgür bölgeye katılma talebinde bulundu, Rahmetli Ecevit başkanlığındaki hükümet de harekete geçerek Yeşilırmak’ın özgür topraklara katılması kararını uygulamaya koydu” dedi.
“BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ BOZMAMAMIZ LAZIM”
Kıbrıs Türkü’nün önemli mesafeler kat edip, bir devlet kurduğunu ancak mücadelenin asla bitmediğini belirten Eroğlu, “Devletimiz var, özgürüz ama asla ‘Mücadele bitti, her şey tamamdır’ rahatlığı içine girmememiz, en büyük gücümüz olan milli ve toplumsal birlik-beraberliğimizi bozmamamız lazım” şeklinde devam etti.
Rum yetkililerin, Fenerbahçe ile Limasol’un AEL takımları arasındaki maçla ilgili beyanatlarının, aslında yıllardır devam eden ve çok iyi bilinen tutumlarını yeniden gözler önüne serdiğini kaydeden Eroğlu, en başta gelen yanlışlığın, Rum tarafının tüm Kıbrıs adına hareket edebilmesi ve bu haksızlığa göz yumulması olduğunu söyledi. Eroğlu, “Daha dün sporcularımızın olimpiyatlarda mücadele etmesini engellemek için ellerinden geleni artlarına koymayanların, bugün sırf propaganda malzemesi olarak sportif bir olayı istismar etmelerini de büyük bir üzüntü ile karşılıyorum” ifadesini kullandı.
“AZİM VE KARARLILIKLA HÜRRİYETİMİZİ KORUYACAĞIZ”
Kıbrıs’ta iki ayrı devlet var olduğunu ve kimsenin Kıbrıs Türkü’nü Rum idaresi altında bir azınlık olarak yaşamaya mahkûm edemeyeceğini söyleyen Eroğlu, “Dün Yeşilırmak’ta özgürlüğümüz için nasıl mücadele ettiysek, bugün de aynı azim ve kararlılıkla hürriyetimizi koruyacağız. Yeşilırmak, bizim için özgürlük mücadelemizde meşalelerimizden biridir. İçimizdeki özgürlük ateşi gücünü bu mücadelelerden almaktadır” şeklinde konuştu.
Kıbrıs Türkü’nün hürriyetini elinden alarak Rumlara yama yapmaya çalışanların, Kıbrıs’ta gerçek anlamda bir antlaşma istemediğini kaydeden Eroğlu, “Çünkü anlaşma, adil ve kalıcı olmalıdır. Bunun için de Kıbrıs Türklerinin de en az Kıbrıs Rumları kadar kendi hürriyet haklarına sahip oldukları asla unutulmamalıdır” şeklinde devam etti.
“İZOLE EDİLİP, CEZALANDIRILIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Eroğlu, KKTC sporcularına ve spor kulüplerine uygulanan haksız ve insanlık dışı ambargolara da dikkat çekerek, özgürlük mücadelesinin bugün geldiği noktada büyük bir iyi niyetle barışçı ve antlaşmadan yana bir tutum sergileyen Kıbrıs Türkü’nün, ortaya çıkan birçok BM belgesine “evet” diyen taraf olmasına rağmen izole edildiğini ve cezalandırıldığını söyledi.
Eroğlu, “Anavatan Türkiye’nin dünyaya mal olmuş en büyük kulüplerinden Fenerbahçe futbol takımı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden herhangi bir takımla dostluk karşılaşması bile yapamamaktadır. Türlü oyun, entrika veya baskı ile Kıbrıs Türk kulüplerinin dostluk maçı yapması engellenmektedir. Buna karşılık Fenerbahçe, Türkiye’nin tanımadığı, Türkiye’ye her alanda düşmanlık yapan Rum tarafının futbol takımı ile maç yapmak zorunda kalacak” dedi.
“EOKA’YI RUM DEVLETİNDEN AYIRARAK DÜŞÜNEMEZSİNİZ”
Dünyanın, Kıbrıs Türkü’ne uygulanan haksız ambargoları kaldırmak için gerekenleri yapması gerektiğini kaydeden Eroğlu, şöyle devam etti:
“1960 ortaklık devleti Rum devlet terörü ile yıkılmıştır. EOKA’yı Rum devletinden ayırarak düşünemezsiniz. Makarios, Klerides, Yorgacis sadece EOKA’nın ileri gelenleri değil, Rum Devlet yapısının temel taşlarıdır. 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti silah zoru ile yıkılmıştır. Bu, genel olarak Kıbrıs Türklerinin imha planının bir parçasıdır. Plan, Kıbrıs Türklerinin, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle ortak özgürlük mücadelesi sayesinde başarısız olmuştur. Şimdi Rumlar, silah zoru ile yıktıkları ortaklık devletinin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin nimetlerini tepe tepe kullanacak, bizim gençlerimiz, Kıbrıs Türkleri ise cezalandırılacak! Bu mu gerçekçilik? Bu mu adalet? Bu mu sporun dünya barışına katkı sağlama görevi?”
“AMBARGO GÖMLEĞİNDEN KURTULMALIYIZ”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, dünya, Avrupa ve Anavatan Türkiye ile bir an önce bir durum değerlendirmesi yaparak, Kıbrıs Türkü’ne giydirilen ambargo gömleğinden kurtulmak gerektiğini söyledi. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’den yeni bir atılım, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’na yeni bir destek beklediğini kaydeden Eroğlu; “Anavatan Türkiye güçlüdür, büyüktür. Özgürlük mücadelemizin geldiği bu aşamada ortak çabayla üzerimizdeki haksız ambargoları hep birlikte kırmalıyız” dedi.
Eroğlu, Kıbrıs Türk gençleri ve halkının haklı olarak kendi içlerinde bir isyan yaşadığını belirterek, şöyle devam etti: “Yeter artık. Bu belirsizlik ortamı bitmeli, Dünya’da hak ettiğimiz yeri almalıyız. Rum lideri Hristofyas beni ‘vatandaş’ Derviş Eroğlu olarak maça davet ediyor. Kendisine kaç kez ifade ettim; bütünleşme gününü idrak ettiğimiz bugün, burada da söylüyorum: Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıyım. Egemen Kıbrıs Türk halkının demokratik iradesini temsil ediyorum. Beğense de beğenmese de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devleti olarak vardır ve inşallah sonsuza kadar yaşayacaktır”
GÜNEY KIBRIS’TAKİ SEÇİMLER
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Güney Kıbrıs’ta yaklaşan seçimlerin bir kez daha Rumların gerçek niyetlerinin ne olduğunu hazin ancak bir o kadar da yalın bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs’ta egemenliğin temel taşı olduğu kabullenilmeden herhangi bir anlaşmadan söz etmenin zor olduğunu kaydeden Eroğlu, “Bizi cezalandıracakları, Türkiye ile bizi gün gele oyuna getirecekleri ve Kıbrıs’ta 1974 öncesine dönecekleri hayali kendilerine seçim kazandırabilir ama bir yarar sağlamaz. Bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“RUM UZLAŞMAZ İLAN EDİLMELİ”
Güney Kıbrıs’ta seçilecek yeni başkanın da Hristofyas gibi bir tutum izlemesi halinde BM’nin devreye girmesi ve Rum uzlaşmazlığını dünyaya ilan etmesi gerektiğini belirtti. Eroğlu, “Hiç değilse anlaşmanın neden olmadığını, Rumların masada neler yaptıklarını kamuoyu ile paylaşmak BM’nin Doğu Akdeniz’de barış ve huzur için üstlenmesi gereken bir ödevdir” ifadesini kullandı.
Eroğlu, yaşanan gerçekler göz önünde tutularak barış sürecine katkı için bir an önce Kıbrıs Türklerine uygulanan haksız ambargoların sona erdirilmesi ve Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk tarafının yasal muhatap kabul etmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, şöyle devam etti: “İslam ülkeleri bizimle ilişkilerini daha ileri noktalara taşımalıdır ki belki Rum tarafı doğru yola, antlaşma noktasına doğru ilerler. Ancak bu konuda pek de ümitli değilim. Dünya, BM müdahalesi ile devletleşme sürecinin gerçekleştirildiği Doğu Timor’da, Kosova’da veya Güney Sudan’da insanların sahip olduğu kendi kaderini tayin hakkının barışsever ve demokrat Kıbrıs Türklerine niye tanınmakta sorun çıkartıldığını bize izah etmek zorundadır. Timor’da, Kosova’da, Sudan’da devlet kurulmasını teşvik eden Birleşmiş Milletler, Kıbrıs’ta da tavrını yeniden gözden geçirebilmelidir”
“RUM FANATİKLER CEZASIZ KALDIKÇA YENİ OYUNLAR”
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rum fanatiklerin yaptıkları cezasız kaldıkça, yeni oyunlar denendiğine işaret ederek, Fenerbahçe-AEL maçının bile bir intikam oyununa dönüştürülmeye çalışıldığını söyledi. Eroğlu, “Rum medyası ve fanatikleri ile nereye varılabilir ki? Pınar-Karşıyaka erkek basketbol takımının maçında yaşananlar, Galatasaray kadın voleybol takımına yapılan çılgın saldırılar, kırk yıl öncesinin zihniyetinin bugün hala değişmediğini göstermektedir” dedi.
Hristofyas gibi “çözüm istediği” lanse edilen bir liderin dahi iç kamuoyu baskısı altında nasıl davrandığının ortada olduğuna işaret eden Eroğlu, seleflerinden hiçbir fark gösteremeyen Rum liderin döneminde en ufak bir ilerleme dahi sağlanamadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rum liderliğinin çözüm istemez tavrından rahatsız olduğunu ancak kendisini asıl endişeye sevk edenin, Rum halkının geneline sirayet eden bakış açısı olduğunu belirtti. Eroğlu, “Bu menfi bakış açısının somut tezahürü, Türkiye takımlarının uğradığı çirkin saldırılardır... Dün Kıbrıs Türklerine yuvasında saldıranlar, bugün spor müsabakalarını bahane ederek sahalarda savaş çıkarmaya çalışıyorlar. Dilerim o maçta da bir çılgınlık yapmazlar” dedi.
“FENERBAHÇE’Yİ, KKTC’DE GÖRME ARZUSUNDAYIZ”
Eroğlu, Türkiye’nin futbol takımlarından Fenerbahçe’yi her zaman KKTC’de görmek arzusunda olduklarını söyledi. Eroğlu, “Buraya gelerek maç yapmalarının, hele hele bu olaydan sonra buraya gelip maç yapmalarının Kıbrıs Türkü’ne uygulanan ambargolara dikkat çekmelerinin çok anlamlı olacağına inanıyorum” dedi.
Eroğlu, şöyle devam etti: “Zaman zaman zor kararları hep birlikte alabilmeliyiz. Spora politika sokmak istemiyoruz ama maalesef Kıbrıs Türkü, ekonomik, sosyal ve sportif her alanda uluslararası dengeler yüzünden çok mağduriyetler yaşamaktadır… Ve ben bu halkın Cumhurbaşkanı olarak bunları dile getirmek zorundayım. Burada bir hukuk olabilir; ancak adalet yoktur ve adil olmayan hukuk ancak diktatörlüklerde olur. Dünyada bugün insanlar adalet için savaşmaktadır. Özgür dünya, adalet savaşında mücadele eden Suriye halkının arkasındadır.
40 sene önce Kıbrıs’ta aynı adalet ve özgürlük mücadelesini biz, Kıbrıslı Türkler verdik ve çok şükür başarılı olduk. Yeşilırmak direnişi işte bu şanlı özgürlük mücadelesinin en değerli parçalarından birisidir. Değerli kardeşlerim son olarak bir kez daha güzel köyümüz, sevecen insanların köyü, Yeşilırmak’ta bulunmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek isterim. Samimiyetle söylemek isterim ki Yeşilırmak’a her gelişimde ayrı bir huzur, büyük bir mutluluk duyuyor, güzel vatanımızın bu cennet vatanına sahip olabilmenin haklı gururunu yaşıyorum. Toplumsal bütünleşme günümüzü Yeşilırmak gibi dünya harikası bir beldemizde idrak etmenin mutluluğunu kalben hissetmekteyim”
KILIÇARSLAN
49. Piyade Alayı’ndan Piyade Yüzbaşı Zeki Kılıçarslan da konuşmasında Rum baskısı karşı mücadeleyi seçen Yeşilırmaklıların 1960’lı yıllardan 1974’e kadar olan sürede verdiği mücadeleyi anlattı.
Yeşilırmaklıların, bütün olanaksızlıklara rağmen yoktan var ederek, mücadele ettiğini ve Rum’a teslim olmadığını kaydeden Kılıçarslan, bölge halkının, Erenköy’e çıkarılan silahların tüm adaya dağıtılmasında köprü görevi üstlendiğini belirtti.
Kılıçarslan, geçmişte zor kullanarak emellerini gerçekleştiremeyenlerin bugün yine aynı amaçlarına ulaşma çabası içinde olduğunu söyledi. Bu güçlerin, KKTC’nin sahipsiz olmadığını, geçmişte olduğu gibi bugün de göreceğini kaydeden Kılıçarslan, TSK’nın her zaman olduğu gibi bugün de yavruvatanın yılmaz bekçisi ve koruyucusu olmaya devam edeceğini ifade etti.
KÖYCÜ
Yeşilırmak Muhtarı Ersoy Köycü de konuşmasında, Yeşilırmak yöre halkının direnişinin kısa bir konuşmaya sığmadığını söyledi. Yeşilırmaklıların Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinin ön cephesinde savaştığına işaret eden Köycü, mücadelenin önemine inanan bölge halkının yılmadan üstüne düşeni yaptığını belirtti.
Köycü, üstün silah gücüne karşı Ruma direnen halkın, yokluğa ve açlığa rağmen savaştığını söyledi. Anavatan Türkiye’nin desteğiyle verilen mücadeleyle Rum’a geçit verilmediğini kaydeden Köycü, Kıbrıs Türkü’nün onur ve gururu olan şehitlere sahip çıkıp, unutmamak gerektiğini ifade etti.
Ersoy Köycü, özgürlüğe kavuşmanın ardından verilen ekonomik savaşta da ön cephede mücadele eden Yeşilırmaklıların, üretimden kopmadığını söyledi.
İkinci barış harekâtının son gününde ateşkesin ilanı ile çizilen Atilla Hattı’nın dışında kalan ancak direnişlerine devam eden Yeşilırmaklılar’la Mehmetçik in buluştuğu 5 Eylül bu harekâtın son anı günü olarak kutlanıyor.









Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.