DTP'li Ayna ve Demirtaş mahkemeye zorla getirilecek

DTPli Ayna ve Demirtaş mahkemeye zorla getirilecek
DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk hakkındaki, ''suçu ve suçluyu övdüğü'' iddiasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Tuğluk ve avukatı katılmadı.

 

Mahkeme Başkanı Hasan Şatır, Tuğluk hakkında müzekkere yazılan TBMM Başkanlığının mahkemeye cevap gönderdiğini bildirdi. Şatır, cevapta, Tuğluk'un sekreterinin almaktan imtina etmesi nedeniyle yazının teslim edilemediğini, bununla ilgili tutanağın da mahkemeye gönderildiğini açıkladı.

 

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, önceki celse, Tuğluk'un 22 Mart 2007'de Van'da yaptığı iddia edilen konuşmayla ilgili Van Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine müzekkere yazarak, konuya ilişkin tutanak düzenlenip düzenlenmediğini, soruşturma açılıp açılmadığını sormuştu.

 

Mahkeme Başkanı Şatır, müzekkere uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinden gönderilen cevapta, 2007/273-302 sayılı ''durma kararı'' suretinin gönderildiğini bildirdi.

 

Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinden, ''durma kararı'' ile ilgili dava dosyasının incelenmek üzere istenilmesini talep etti.

 

Mahkeme heyeti, Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının incelenmek üzere istenilmesini, Tuğluk'un savunmasının alınıp alınmaması hususunun bu dosyanın incelenmesinden sonra karara bağlanmasını kararlaştırarak, duruşmayı erteledi.

 

Bu arada Emine Ayna ve Selahattin Demirtaş'ın zorla mahkemeye getirileceği bildirildi. Ahmet Türk'e yeni bir yazı yazılması ve kendisinin mahkemeye yeniden davet edilmesine karar verildi.

 

 ZORLA DA OLSA GİTMEYECEĞİM'

 

Kararı NTV yayınında değerlendirme yapan Emine Ayna tebligatı aldığını ama yaşananları teşhir etmek için 29 Aralık’taki mahkemeye de gitmeyeceğini söyledi.

 

Ayna şunları söyledi: “Bu kararın uygulanabilmesi için öncelikle dokunulmazlıkları kaldırılması gerkiyor. Dokunulmazlık varken mahkemenin sürüp gidiyor olması olması bir hukuki skandaldır. Bize ilk kez dava açılmıyor. Daha önce de mahkemelere gittik, içimizde ceza alan arkadaşlarımız da var. Bizim korkumuz bu değil, bunlar mahkemeye gitmeme nedenimiz değil.

 

'MAHKEMEYE GİTMEYECEĞİM'

 

Süreçte çarpık bir işleyiş var. Dokunulmazlıklar varsa bu bütün milletvekilleri için geçerli olmalı, Başbakan için de geçerli olmalı. Ancak diğer milletvekillerinin içlerinde yolsuzluk davalarının da olduğu davaları dondurulmuşken bizim davamızın devam etmesi demokrasi ayıbıdır.

 

Biz karalardan çekinmiyoruz. Dokunulmazlık zırhının ardına saklanmıyoruz. Benim ellime tebligat geçti ancak bu çarpıklığı teşhir etmek için 29 Aralık’ta mahkemeye gitmeyeceğim.

 

Meclis Başkanlığı'na yazı gönderen mahkeme "Vekillerin tatilde olması nedeniyle kendilerine ulaşılamadığı" yanıtını almıştı.

 

EMİNE AYNA: GÜVEN BUNALIMINA NEDEN OLUR

 

Emine Ayna hakkında verilen kararın bir benzerinin yarın kendisi için de verilmesi söz konusu olan Aysel Tuğluk da gelişmeleri NTV ekranında değerlendirdi: “Bu yaşananalar devletin Kürt sorununa çözümsüz yaklaşımının sonucudur. Karşımızda bir hukuk olduğun düşünmüyorum. Yargının siyasallaşması ile ilgili bir durum söz konusu. Karşımızda siyasal bir hukukun ve ayrımcı bir durumun söz konusu olması. Problem bu mantıkta yatıyor.

 

Yeni bir dönem dediğimiz bu ve bezeri uygulamalar güven bunalımı yaratacaktır. 367 krizi de benzer bir mantığın sonucudur.Çözümde rol oynayabilecek bir partinin vekillerine baskılar devam ederse, bunalım yaşanabilir.

 

Legal siyasette DTP’nin bir kontrol unsuru olduğu görülmeli. Bunlar ülkeye yarar getirmiyor.

 

DEMİRTAŞ MAHKEME KARARINI DEĞERLENDİRDİ

 

Haklarında açılan davaların seçim öncesi yaptıkları konuşmalardan ve düşüncelerinden dolayı olduğunu belirten Demirtaş, ''Bu davaların hiçbiri yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırmak ya da benzeri ithamlardan değildir, tamamen kendi siyasi düşüncelerimizi açıklamaktandır. Özellikle Kürt sorununun çözümü ile ilgili politik görüşlerimizdir. O gün söylediklerimizin daha fazlası bugün Türkiye'de tartışılıyor, hatta söylediklerimizden daha fazlası söyleniyor ve bunlar suç olarak değerlendirilmiyor.

 

Dokunulmazlıklarımız tanınmadı. bütün itirazlarımıza rağmen yargılamaları durduramadık. Bu yargılamanın Türkiye için hayırlı olmadığını başından belirttik. Bunun bir krize dönüşecebileceği konusunda uyarılarımızı yaptık. Bu aşamada bir krizden söz ediliyor, bu kriz DTP'li milletvekillerinin yol açtığı bir kriz değildir. DTP'li milletvekilleri yargıyı tanımıyor krizi değil. Tam tersine yargı DTP'li milletvekillerinin dokunmazlığını tanımıyor krizidir. Biz yargıyı tanıyoruz, yargıya saygımız var.

 

Biz, Yargıtay'ın ayrımcı kararına karşı haklarımızı kullanarak mahkemeye gitmeyeceğiz dedik. İçişleri Bakanlığı bu konuda ne diyecek bilmiyoruz. Dokunmazlığımız var, polis bizi nasıl zorla götürecek bilmiyoruz. Bugüne kadar bunun örneği yok. Kürt sorununun bu kadar yoğun tartışıldığı dönemde böyle birşey yaşanırsa düğümlenmeye sebep olabilir" dedi.

 

Zorla götürülmelerine dair mahkeme kararına tepkilerini sürdüren Demirtaş, "Bu ülkede ifade özgürlüğü konusu sadece DTP'nin değil Türkiye'nin sorunudur. Bu süreçte böyle birşey yaşansın istenmiyorsa anayasayı değiştirsinler. Biz siyasi iradeyi temsil ediyoruz. Temsil ettiklerimiz, bize yapılmış bu haksızlığı ve hukuksuzluğu kendi iradelerine yapılmış sayacaktır. Bugüne kadar insanlar siyasi iradelerine nasıl sahip çıktıysa, milletvekillerine de sahip çıkacaklardır" diye konuştu.

Selahattin Demirtaş daha sonra arabasına binerken, mahkeme kararıyla ilgili olarak, "Hakkımızda zorla götürülme kararı çıktı, kaçıyoruz" diye espri yaptı.

(İHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.