Davutoğlu, Yüksek Düzeyli İşbirliği Toplantısı Sonrası Konuştu

Davutoğlu, Yüksek Düzeyli İşbirliği Toplantısı Sonrası Konuştu
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Toplantısı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında, “Yunanistan her zeminde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklediğini ifade ediyor” dedi.

- Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Toplantısı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında, “Yunanistan her zeminde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklediğini ifade ediyor” dedi.

Davutoğlu açıklamasında gelişen 2 ülke ilişkilerine değinerek, “Biraz önce Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’ni tamamladık. Bu ilk defa yine Atina’da ilan edildiğinde bölgede ve dünyada hem büyük bir takdir toplamıştı ama birçok tarafta belki şaşırmıştı. Türkiye’yle Yunanistan 10 yıllarca neredeyse bir takım gerilimler içinden geçmişken Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi gibi ortak kabine toplantısı gibi bir araya gelmesi iki halka da komşu ve dost halka da Avrupa’ya ve dünyaya çok büyük bir mesajdı, örnek bir ilişki biçimiydi. Bunu şimdiye kadar başarılı bir şekilde getirdik bundan sonra da devam ettirmeye kararlıyız. Benim sayın bakan arkadaşlarımızın karşılıklı olarak yaptıkları sunuşlarda beni en fazla etkileyen ve Antonis’le de konuştuğumuzda birlikte hareket etme kabiliyetimizi arttıran 2 hususu vurgulamak isterim. Birincisi artık arada herhangi bir psikolojik bariyer yok. Bakan arkadaşlarımız konuşurken acaba karşı taraf nasıl anlar gibi bir kaygıyla konuşmuyorlar. Birbirlerine sadece dilleriyle değil, gönülleriyle hitap ediyorlar, bu çok önemli bir aşama. Türkiye’yle Yunanistan arasında artık zihnimizdeki bir takım tabularla, kalıplarla değil, aksine zihnimizi, gönlümüzü en önemlisi de 2 ülke arasındaki bütün kapıları açarak yürümeye kararlıyız” dedi.

“DOĞAL KAYNAKLAR KONUSUNDA İKİ TARAF DA ASLINDA KAYNAKLARIN BÜTÜN KIBRIS’A AİT OLDUĞU KONUSUNDA MÜTTEFİK”

Davutoğlu konuşmasında Kıbrıs sorunu ve doğal kaynaklar konusunda, “İkinci pozitif unsur ise tamamlayıcılık ilişkisinin görülmüş olması. Yani rekabet değil, hangi konu açılırsa açılsın iki tarafta birbirini tamamlayan aktörler olarak olaya bakıyor. Mesela ulaştırmayı dinledik biraz önce. Ulaştırma politikalarımız birbirini tamamlıyor. Ege’de deniz ulaşımı, kara ulaşımı, hava ulaşımı birbirini tamamlayan unsurlar iki ülke arasında. Mesela Çanakkale Köprüsü inşa ediyoruz biz, Çanakkale geçiş köprüsü. Muhtemelen Midilli’den Kuzey Yunanistan’a en kolay geçiş Çanakkale Köprüsü üzerinden sağlanacak. Kara yolu itibariyle söylüyorum. Yine İstanbul ile Selanik arasında hızlı tren inşa edildiği günü düşünün. İki önemli tarihi şehir birbirine irtibatlanacak. Hava ulaşımı, deniz ulaşımı, kara ulaşımında birbirine tamamlayan bir döneme giriyoruz. Artık planlama yaparken bu işbirliği konseyinde 2 ülkenin coğrafyası bir bütünmüş gibi planlamak, iki ülkenin de çıkarına olacak bir ulaştırma stratejisi geliştirme ihtiyacı var. Nihayet biz Yunanistan’ın Asya’ya açılan kapısıyız, Yunanistan’da bizim Avrupa’ya açılan kapımız. Yine enerjide tamamlayıcılık ilişkisi var. TANAP projesi TAP projesiyle birleştirildiğinde Türkiye olarak biz çok memnun olmuştuk. 20 sene önce herhalde böyle bir enerji networkü oluşmasının Türkiye ve Yunanistan’ı bu kadar memnun edeceğini kimse düşünemezdi bile. Ve bugün çok büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.

“İNŞALLAH KIBRIS SORUNU ÇÖZÜLDÜĞÜNDE DOĞU AKDENİZ’DE ENERJİ KORİDORLARI KONUSUNDA DA HEP BERABER OMUZ OMUZA ÇALIŞACAĞIZ”

İki ülke enerji ilişkileri hakkında da konuşan Davutoğlu, “Enerji koridorlarımız birleşiyor. İnşallah Kıbrıs sorunu çözüldüğünde Doğu Akdeniz’de enerji koridorları konusunda da hep beraber omuz omuza çalışacağız. Ya da ticaret, gümrük politikalarında, yatırımda, kültür ve turizmde birlikte planladığımız zaman daha fazla turisti 2 ülke çekecek. Ve özellikle de kültürde ben çok etkilendim ve bunun devam etmesini arzu ediyorum. Parthenon’un anıtının Yunanistan’a tekrar kazandırılması konusunda en güçlü desteği Türkiye verdi, İngiltere’yle olan ihtilafta. Çünkü bütün bu tarihi eserlerin Türkiye ya da Yunanistan’a dönmesi bu kültür havzasının birlikte uyanması için çok önemli. Yunanistan’a bir tek tarihi eser geri döndüğünde bundan en çok büyük memnuniyeti Türkiye duyacaktır, Türkiye’ye döndüğünde de Yunanistan duyacaktır çünkü ortak eserlerimiz. Yine Yunanistan’daki ortak eserlerin restorasyonu Türkiye’deki Hıristiyan kültürüne ait eserlerin restorasyonu konusundaki işbirliği de ortak kültürümüzü artık tarihimizi bir rekabet değil, birbirini tamamlayan tarihler olarak gördüğümüzün işareti. Bizans, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti, Yunanistan bunlar ortak kültür havzasının ürünleri. Bu konularda olağanüstü pozitif atmosferde tamamlayıcılık ilişkisi içinde çok güzel sunuşlar dinledik ve 2 başbakan olarak da bütün bu sunuşlarda bakanlarımıza birlikte hareket etmeleri talimatı verdik. Bunlar sonraki çalışmalarda bu çok önemli. Tabi 2 komşu ülke arasında görüş ayrılıkları olabilir. Hiçbir dünyada komşu ülke yok ki aralarında görüş ayrılığı olmamış olsun” dedi.

“ANKARA’DA DA ATİNA’DA DA ARTIK ÇOK SAĞDUYULU VE VİZYONER LİDERLER VAR”

İki ülkenin artık çok daha sağduyulu davrandığını belirten Davutoğlu, “Önemli olan görüş ayrılığı olması değil, görüş ayrılığına nasıl yaklaşıldığı. Hangi dil, yöntem, üslup ile bu görüş ayrılıklarının giderilmeye çalışıldığı ya da derinleştirildiği. Türkiye ile Yunanistan’da dün bir vesile ile Sayın Cumhurbaşkanı Papoulias’a ifade ettiğim ifade ettiğim bir hususu vurgulamak istiyorum. İki halk da kaygı duymamalı. Ankara’da da Atina’da da artık çok sağduyulu ve vizyoner liderler var. Sayın Cumhurbaşkanımızın burada başlatmış olduğu Yüksek Düzey İşbirliği Konseyi’ni bugün devam ettiriyoruz. O zaman başlatılan momentum aynı hızla devam edecek. Artık Ankara’da da Atina’da da Atatürk ve Venezilos’tan iki ortak ruhu harekete geçiren sağduyulu, vizyoner liderler var. Ve bu anlayışla iki halkın menfaatine olan yeni bir dönemi açmaya kararlıyız. Kıbrıs konusunda müzakerelerin bir an önce başlamasını arzu ediyoruz. Çok pozitif görüşmeler yaptık. Bu görüşmeler devam edecek. Doğu Akdeniz’de ve Ege’de ortak çıkarlarımızı öne çıkaran yaklaşımları benimsiyoruz. Sayın Anastasiadis’e tekrar sağlık diliyorum. En kısa zamanda Kıbırs’ta iki taraf arasında yapıcı bir müzakere ortamının sağlanmasına önem veriyoruz. Burada doğal kaynaklar konusunda ise iki taraf da aslında bu doğal kaynakların bütün Kıbrıs’a ait olduğu konusunda müttefik” dedi.

“YUNANİSTAN HER ZEMİNDE TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİNİ DESTEKLEDİĞİNİ İFADE EDİYOR”

Davutoğlu konuşmasında Türkiye’nin AB üyeliğine Yunanistan’ın verdiği destekle ilgili” Bu konularda bir anlaşma var. Bundan sonra sürecin nasıl işleyeceği konusunda iki tarafın da yaklaşımı önem taşıyor. Önemli olan tek taraflı adımlardan kaçınmak. Birlikte Kıbrıs adasında oluşturulacak olan yeni bir barış atmosferinin Doğu Akdeniz ile Türk ve Yunan çıkarlarına da büyük katkı sağlayabileceğini hepimizin gördüğünü müşahede etmekten bir kez daha memnuniyet duydum. Yunanistan’ın Avrupa Birliği konusunda Türkiye’ye verdiği destek dolayısıyla müteşekkiriz. Biraz önce sohbet ederken de vurguladık, öyle dönemler oldu ki sanki Yunanistan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine karşıymış gibi bazı ülkeler kendi karşıtlıklarını Yunanistan ile örtmeye çalıştılar ama bu gün Yunanistan her zeminde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklediğini ifade ediyor. Özellikle de vizelerin kaldırılması iki tarafa da çok büyük bir turizm momentumu getirecek. O bakımdan bu desteğin devamına büyük önem veriyoruz. Yeni fasılların açılması konusunda Yunanistan’ın öncülük yapmasını arzu ediyoruz. Avrupa’da hızlı değişimler yaşanıyor. Türkiye ile Yunanistan, Avrupa kıtası ve Avrupa Birliği içinde ortak bölgeyi, çıkarları, perspektifi ve en önemlisi de Avrupa kıtasını etkileyen çok önemli bir kültür havzasını bünyesinde barındırıyor. Ümit ederiz ki Yunanistan’ın da desteğiyle bir an önce Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci kesinleşir. Bu sürecin sonunda herkes görecek ki Avrupa da kazanacak, Türkiye ve Yunanistan da kazanacak” dedi.

“ÜLKELERİMİZDEKİ AZINLIKLAR KESİNLİKLE DOSTLUK KÖPRÜLERİDİR, İHTİLAF KONULARI DEĞİLDİR”

Azınlıklar konusuyla ilgili de konuşan Davutoğlu, “Ülkelerimizdeki azınlıklar kesinlikle dostluk köprüleridir, ihtilaf konuları değildir. Uluslararası evrensel haklara, insan haklarına ve karşılıklı mutabakatlara dayalı bir şekilde bu dostluk köprülerini sürdürmek bizim için büyük önem taşıyor. Dün hem Batı Trakyalı soydaşlarımızla hem Türkiye’den Yunanistan’a göç etmiş Rum dostlarımızla, kimisi de vatandaşımızla birlikte ayrı ayrı görüştüm. Ve her birinde iki ülke arasındaki dostluğun nasıl onların da atmosferini değiştirmiş olduğunun onlara büyük ümit vermiş olduğunu görmekten büyük memnuniyet duydum. Bunları hep dostça ele alacağız. Son olarak şunu vurgulamak isterim, ikili bölgesel Avrupa sathındaki işbirliğimizi, uluslararası alana da taşımalıyız. Birleşmiş Milletler Türkiye ve Yunanistan, birlikte girişimler yapabilir. Türk-Yunan ortak girişimi şeklinde projeler geliştirebiliriz. Mesela Türkiye ile İspanya Medeniyetler İttifakı’nı yine Türkiye ile Finlandiya Arabulucular Girişimi’ni başlattı. Bunlar dostluk nişanesidir. Biz buna hazırız. Çevre, iklim değişikliği konularında ve değişik alanlarda Türkiye ile Yunanistan birlikte girişimler de bulunabilir. Biz bu hafta G-20 dönem başkanlığını üstlendik. Bir yıl boyunca bu dönem başkanlığını yürütürken Yunanistan’ın küresel ekonomik istikrar konusunda ve Yunanistan’ın görüşleri konusunda fikirlerini alıp onları G-20 gündeminde gerektiğinde dile getirmekten de memnuniyet duyacağız. Yunanistan potansiyeli yüksek bir ülkedir. Buradan Yunanistanlı dostlarımıza ve Yunan halkına hitap etmek istiyorum. Yunanistan’ın potansiyeli güçlüdür. Türkiye de vaktinde ekonomik sıkıntılar yaşadı. O sıkıntılı dönemlerden Türkiye vizyoner bir yaklaşımla çıktı. Komşu ülkelerde ilişkiler üzerinden bunu aşabildik. Yunanistan’ın da bütün bu sıkıntıları aşarak güçlü bir şekilde geleceğe gideceğinden inancımız tamdır. Her konuda Yunanistan ile işbirliği yapmaya, gerektiği zaman bir destek sözkonusu olduğunda da bunu birlikte istişare etmeye, karşılıklı saygı içinde birlikte ülkelerimizin istikrar, refah ve güvenliği için geleceğe dönük olarak çalışmakta büyük bir menfaat görüyoruz ve temel felsefemiz de budur. Bu ziyaret dostluk ziyaretiydi. Bu dostluğun gelecek on yıllara, yüz yıllara sirayet edeceğine inancım tamdır. Tekrar değerli dostum Samaras’a , her iki taraftan bütün değerli bakan arkadaşlarıma ve bize burada güzel bir misafirperverlik gösteren bütün ev sahibi dostlarımıza teşekkürü borç biliyorum” dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.