Davutoğlu Suriye'yi Bu Kez Rabat'tan Uyardı

Davutoğlu Suriyeyi Bu Kez Rabattan Uyardı
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'yi işaret ederek, halk iradesinin önünde hiçbir gücün duramayacağını belirtti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'yi işaret ederek, halk iradesinin önünde hiçbir gücün duramayacağını belirtti.

Fas'ın başkent Rabat'ta düzenlenen, Türk-Arap İşbirliği Forumu 4. Bakanlar Toplantısı'nda konuşan Davutoğlu, "Arap Baharı", özgürlük, reform ve sosyal adalet talepleriyle sokaklara dökülen halkların iradesinin önünde hiçbir gücün duramayacağını en açık biçimde gözler önüne sermiştir" dedi.

Arap Baharı kapsamında, Tunus, Mısır ve Libya'daki mevcut rejimlerin devrildiğini hatırlatan Davutoğlu, "Tunus, Mısır ve Libya'daki umut verici gelişmelere karşın, 'Arap Baharı' ile gelen ve geri dönüşü olmayan değişim rüzgarlarına karşı direncin bazı bölge ülkelerinde hala kuvvetli olduğunu görüyoruz. Bu yanılgının uzun sürmeyeceğine inanıyoruz. Halkın iradesine karşı durmaya çalışmanın nafile olduğunu ve kimsenin tarihin akışını tersine çevirmeye muktedir bulunmadığını biliyoruz" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE KENDİ HALKINA SİLAH DOĞRULTAN YÖNETİMLERİN YANINDA ASLA YER ALMAYACAK"

Türkiye'nin bu süreçte durduğu yerin belli olduğunu, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bölge halklarının meşru taleplerinin destekçisi olacağını vurgulayan Davutoğlu, "Halkların taleplerini dile getirirken ve bunların takipçisi olurken barışçı yolların asla terk edilmemesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Ancak Türkiye'nin kendi halkına silah doğrultan yönetimlerin yanında asla yer almayacağını da bir kez daha vurgulamakta yarar görüyoruz" dedi.

Davutoğlu, "Türkiye olarak bölge halklarına yaklaşımımız, kapsayıcı ve kucaklayıcıdır. Bu bize tarihimizin ve bölgedeki deneyimlerimizin öğrettiği bir düsturdur. Bu ilkemizden ayrılmamız sözkonusu olamaz" şeklinde konuştu.

"NEFRET TOHUMLARI EKMEK İSTEYENLERİ ŞİDDETLE KINIYORUZ"

Müslüman veya Hıristiyan, Şii veya Sünni, Maruni veya Kıpti, Arap veya Kürt, tüm bölge halklarını kardeş olarak gördüklerini söyleyen Davutoğlu, "Bu insanları bağrımıza basıyoruz. Dost elimizi, din, mezhep, etnik köken ayrımı yapmadan tüm topluluklara uzatıyoruz" dedi.

"Din, mezhep ve etnik köken farklılıklarını istismar etmeye çalışanları, cemaatler arasında nefret tohumları ekmek isteyenleri de şiddetle kınıyoruz" ifadelerini kullanan Davutoğlu ayrıca, "Farklı dinlere ve mezheplere yüzyıllar boyunca beşiklik yapmış bu toprakların, bu bölgenin bize kazandırdığı gelenek, farklı olana saygı duymaktır. Bölgemizin, farklı din, mezhep ve etnik kökenleri temsil eden toplulukların barış ve huzur içinde bir arada yaşayabildikleri, hoşgörünün hâkim olduğu bir istikrar havzası

olmasını arzu ediyoruz" diye konuştu.

"SURİYE ARAP DÜNYASINDA YALNIZLIĞA MAHKUM EDİLMİŞTİR"

Arap Ligi'nin, bölgesel bir örgüt olarak, bölgede yaşanan sorunlara çözüm arayışlarında daha aktif rol oynamakta olduğunu memnuniyetle izlediklerini belirten Davutoğlu, "Özellikle, geçtiğimiz Mart ayından bu yana devam eden halk hareketlerinde can kayıplarının endişe verici boyutlara ulaştığı Suriye'deki gelişmeler karşısında Arap Ligi'nin kararlılıkla harekete geçmiş olması memnuniyet vericidir" dedi.

Davutoğlu, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

"Ancak, Arap Ligi'nin tüm iyi niyetiyle 2 Kasım günü Suriye Yönetimi ile vardığı mutabakata karşın Suriye Yönetimi'nin bu mutabakat uyarınca üstlendiği taahhütleri yerine getirmemesi ve bu ülkedeki can kayıplarının sürmesi, bizi çok ciddi şekilde kaygılandırmaktadır. Esasen Suriye Yönetimi, bize de Ağustos ayında benzer taahhütlerde bulunmuş, ancak bu taahhütleri yerine getirmemiştir ve can kayıpları devam etmiştir. Gerek kutsal Ramazan ayında, gerek kutsal Kurban Bayramı'nda can kayıplarının sürmüş ve

sürüyor olması, sahip olduğumuz ortak kültüre ciddi darbe vurmaktadır.

Arap Ligi'nin 12 Kasım günü Suriye hakkında almış olduğu karar, bu ülkedeki durumun vahametini ortaya koyan, zamanlı ve sağduyulu bir adım olmuştur. Suriye Yönetimi'nin Arap Ligi'ne verdiği taahhütleri yerine getirmemesinin maliyeti, Arap Dünyası içinde de yalnızlığa mahkûm edilmiş olmasıdır."

"HİÇBİR ÜLKE KENDİ HALKINA KARŞI GİRDİĞİ MÜCADELEDEN GALİP ÇIKAMAZ"

Bakan Davutoğlu, Suriye Yönetimi'nin, Arap Ligi'nin verdiği mesajı doğru okuması ve kendi halkına karşı uyguladığı şiddete derhal son vererek, ülkede artık kaçınılmaz olan demokratik dönüşüm sürecinin önünü açması gerektiğini vurguladı.

"Hiçbir yönetimin kendi halkına karşı girdiği mücadeleden galip çıkması mümkün değildir" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Kollektif cezalandırma, her gün sokaklarda onlarca insanı öldürmeya dayalı yöntemlerin başarılı olması mümkün değildir" dedi.

"SURİYE YÖNETİMİ AÇILAN BÜTÜN KREDİLERİ HEBA ETMİŞTİR"

Suriye Yönetimi'nin gerek Arap, gerek uluslar arası kamuoyunun, insanlık vicdanını sızlatan görüntülere sonsuza kadar tahammül edemeyeceğini bilmesi gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, "Zaman, Suriye rejiminin aleyhine işlemektedir. Bugüne kadar açılan bütün krediler, uzatılan bütün eller Suriye Yönetimi tarafından heba edilmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, "Suriye Yönetimi'nin, Arap Ligi'nin bu kararı almaya mecbur bırakan tutumu karşısında, uluslararası toplumun tüm aktörleri, sorumlu bir şekilde hareket etmeli ve Suriye'de akan kanı durdurmak için birlikte çalışmalıdır" dedi.

"TÜRKİYE, ULUSAL DÜZEYDE ÖNLEMLER ALMAYI DEĞERLENDİRİYOR"

Bakan Davutoğlu, Türkiye'nin, dost ve kardeş Suriye halkının yanında yer almaya devam edeceğini belirterek, Suriye'de yaşanan krizin sona erdirilmesi için başta Arap Ligi ve diğer bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası toplum ile eşgüdüm içinde çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Davutoğlu, "Bu bağlamda, Arap Ligi'nin 12 Kasım tarihinde kararında öngördüğü adımların atılmasına paralel olarak ve bu adımları destekleyecek mahiyette Türkiye'nin de ulusal düzeyde bazı önlemler almayı değerlendirdiğini dikkatinize getirmek istiyorum.Hepimize üzerine düşen insani bir görev vardır. Bu da, Suriye'de akan kanın durması ve Suriye halkının biran evvel hakettiği barış ve istikrara kavuşmasıdır" diye konuştu.

"FİLİSTİNLİLER'E DEVLETİN ÇOK GÖRÜLMESİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL"

Konuşmasında Filistin'in Birleşmiş Milletler'e yaptığı üyelik başvurusunu da değerlendiren Davutoğlu, "Geçtiğimiz Forum toplantısından bu yana yaşadığımız bir diğer önemli ve umut veren gelişme, Filistinli kardeşlerimizin Birleşmiş Milletler'e tam üye olarak kabul edilme hedefiyle geçen Eylül ayında yapmış oldukları başvuru olmuştur" dedi.

Davutoğlu, "Türk-Arap İşbirliği Forumu, bu başvuruyu kararlılıkla desteklemektedir. İsrailliler, 181 sayılı BM Genel Kurulu kararı çerçevesinde 63 yıldır kendi devletlerine sahipken, aynı hakkın kardeş Filistinlilere çok görülmesini, ne anlayabilmek ne de açıklayabilmek mümkündür. Bu adaletsizliğe son verilmesi zamanı çoktan gelmiştir" şeklinde konuştu.

Filistin'in UNESCO üyeliğini alkışladıklarını ve bütün uluslararası forumlarda Filistin'e açık destek vermeye devam edeceğini söyleyen Davutoğlu, "Uluslararası camianın UNESCO Genel Konferansında ortaya koyduğu iradeden başta BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere, tüm ilgili tarafların gerekli mesajları almasını diliyoruz" temennisinde bulundu.

"BARIŞ GÖRÜŞMELERİN İKİ DEVLET TEMELİNDE YÜRÜTÜLMESİ DAHA GERÇEKÇİ BİR YAKLAŞIM"

Bakan Davutoğlu ayrıca, "Kalıcı barışa yönelik anlamlı müzakereler ancak eşit bir zeminde yapılabilir. Filistin'in devlet olarak resmen tanınmasıyla İsrail ile mevcut müzakere zemininin eşitlenmesi de mümkün olabilecektir. Bundan sonra iki devlet temelinde müzakerelerin yürütülmesi daha gerçekçi bir yaklaşım oluşturacaktır" dedi.

Davutoğlu, "Gazze'de adeta bir hapishane hayatı yaşayan Filistinli kardeşlerimizin çektikleri cefayı da ne kabul etmemiz, ne içimize sindirebilmemiz, ne de buna tahammül etmemiz mümkündür. Bu insanlık ayıbının sona erdirilmesi amacıyla elbirliğiyle gerekli adımları atmayı sürdüreceğiz. Burada Türk-Arap İşbirliği Forumu olarak İsrail'e çok güçlü bir mesaj veriyoruz: Bu zulüm sona ermeli ve Gazze'ye abluka derhal ve koşulsuz olarak kaldırılmalıdır.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.