Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada şöyle bir oyun oynanıyor. Kimyasal silahlara karşı Suriye'ye karşı yaptırım uygulayalım veya uygulamayalım. Bir defa bu bir aldatmaca” dedi.

- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada şöyle bir oyun oynanıyor. Kimyasal silahlara karşı Suriye'ye karşı yaptırım uygulayalım veya uygulamayalım. Bir defa bu bir aldatmaca” dedi.

Başbakan Erdoğan, İsveç'in başkenti Stockholm'de İsveç Başbakanı Frederik Reinfeldt ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Suriye konusunda bir soru üzerine, dünyanın Suriye'de bir "kimyasal silah aldatmacası" oynadığını ifade etti. Erdoğan, "Bakın burada bir aldatmacaya da gelmeyelim diyorum. Nedir o? Şimdi dünyada şöyle bir oyun oynanıyor. Kimyasal silahlara karşı Suriye'ye karşı yaptırım uygulayalım veya uygulamayalım. Bir defa bu bir aldatmaca. Niye aldatmaca? Kimyasal silahlarla kaç kişi öldü? Bin 500 kişi. Peki konvansiyonel silahlarla ne kadar insan öldü? 150 bin insan öldü. Yani konvansiyonel silahlarla öldüğü zaman önemli değil ama kimyasal silahla öldüğü zaman önemli. Sonu ölüm olan her şey önemlidir. Bunu bir kenara atamayız. Onun Suriye ile ilişkilerimiz bunlardan dolayı bozulmuş durumda" ifadelerini kullandı.

"SURİYE TAVSİYELERİMİZİ DİNLEMEDİ"

Başbakan Erdoğan, "Gerçekten baba Esad'ın döneminde ülkemizde bir sıkıntı yaşandı. Ve bu sıkıntının yaşanmasının ardından da ilişkilerimizi iktidarımıza kadar bozuktu. İktidara geldikten sonra komşularımızla bu tür düşmanlıkları ortadan kaldıralım istedik. Çünkü bizim Suriye halkı ile bir sıkıntımız yok. Tam aksine Suriye halkı ile akrabalık bağlarımız var. Bunlar bizim dini bayramlarda, özel izinlerle karşı taraflara gidip gelirlerdi. Bunu kaldıralım dedik. Girişimlerimiz olumlu sonuç verdi. Ve ifade ettiğiniz gibi gerçekten aile dostluğu kurduk. İşi bu kadar ileri noktaya getirdik" dedi.

"HALEP'TE SAATLERCE OTURUP KONUŞTUK"

Arap Baharı'nın başladığı dönemde Cumhurbaşkanı Esad ile "çok açık ve net konuştuğunu" söyleyen Erdoğan, "Saatlerce oturup konuştuk ve bu görüşmemizi Halep'te yapmıştık. Kendisine dedim ki bakın şu andaki rüzgar iyi esmiyor, bu aynen sizi vurabilir. Çünkü Suriye'de o ana kadar tek partili bir yaşam vardı. Yani demokrasi yoktu. Otokratik bir rejim vardı. Bu otokrasiden çıkmanız gerekir. Bu konuda size her türlü desteği vermeye hazırız dedim. Hatta adamlarını da gönderdiler. Bizim çalışmalarımızı gördüler. Kendilerine anlattık. Çok partili sistemin nasıl kurulacağına kendilerine anlattık. Tabii bir ay, iki ay, üç ay ne yazık ki bunlar olmadığı gibi, diğer taraftan orada tanklarla, toplarla insanları öldürmeye başladılar. Ben özel temsilcilerimi gönderdim. Telefon görüşmeleri yaptık. Bakın bunlar iyi olmuyor. Sonu bunun iyi gelmeyecek. Tabi biz ne dediysek, bunlar teröristler dediler. Mabedde ibadetini yapan insanlara terörist denir mi?" şeklinde konuştu.

Suriye'de başlangıçta ölenlerin yüzlerle, binlerle anıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Şu anda gelinen noktada 150 bine yakın insan öldürülmüş durumda. Bu kayıtlı olan. Fazlası var, azı yok. Sadece ülkemde şu anda 600 bini aşkın sığınmacı var. Bu 600 bini aşkın sığınmacının dışında, Lübnan ve Ürdün'ü de alırsak, 2 milyona ulaşıyor. Suriye içindeki, farklı yerlere göç edenleri de alırsak 7 milyona ulaşıyor. Bu insanlar rejimin silahlarından kaçıyor. Bunların içinde konvansiyonel silahlar var, kimyasal silahlar var" dedi.

"ESED GİTMEDEN SURİYE NORMALE DÖNMEZ"

Erdoğan ayrıca, "Esed gitmedikten sonra buranın normal şartlara dönmesi mümkün değil. Şunu da çok açık ve net söylüyorum; bakınız Cenevre 2'yi destekliyoruz. Ama şimdi Cenevre 2'ye, bizde ipe un sermek diye bir şey vardır, şimdi Rusya Dışişleri Bakanı bir açıklama yaptı. Bu açıklamasında tekrar bir erteleme kararı verildi. Niye? Suriye'deki muhaliflere Esedli bir geçiş hükümetini kabul edeceksiniz diyorlar. Siz şunları şunları kabul edeceksiniz diyorlar. Gelin masaya oturun, ön kabulleri bırakın, orada neler konulacaksa ona göre bu adımların atılması gerekir diye düşünüyorum" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.