Başbakan Erdoğan'dan Rumlarla İş Yapacak Şirketlere Uyarı

Başbakan Erdoğandan Rumlarla İş Yapacak Şirketlere Uyarı
KKTC ile New York'ta imzalanan Kıta Sahanlığının Sınırlandırılması Anlaşması sonrasında açıklamalarda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rumlarla iş yapan ve yapacak uluslararası petrol ve doğalgaz şirketlerini uyararak, "Bu şirketlerin Türkiye'deki e

KKTC ile New York'ta imzalanan Kıta Sahanlığının Sınırlandırılması Anlaşması sonrasında açıklamalarda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rumlarla iş yapan ve yapacak uluslararası petrol ve doğalgaz şirketlerini uyararak, "Bu şirketlerin Türkiye'deki enerji projelerine alınmaması ve bunlara bir takım müeyyideler uygulanması konusunda da Enerji Bakanlığımız ayrıca bir çalışma başlatmıştır" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC ile imzalanan Kıta Sahanlığının Sınırlandırılması Anlaşması sonrasında KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile birlikte basın toplantısı düzenledi. Rum tarafının, 2003 yılından bu yana, adadaki tek yönetimmiş gibi, adanın tümü adına Doğu Akdeniz'de yetki alanları sınırlandırma anlaşmaları yaptığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Rumlar bununla da yetinmemiş, adanın güneyinde petrol, doğalgaz ruhsat sahalarını belirlemiş, buralara uluslararası petrol firmalarını davet etmiş,

onlara araştırmalar yaptırmıştır. Bu oldu bittilerin, Kıbrıs Türklerinin eşit hak ve çıkarlarını ihlal ettiğine, Birleşmiş Milletler kapsamlı çözüm görüşmelerinin ruhuna ve lafzına aykırı olduğuna ve bölgede gerginliğe sebebiyet verdiğine en başından beri uluslararası toplumun dikkatini bir garantör ülke olarak çekmiştik. Bu konuların Kıbrıs meselesine bulunacak kapsamlı çözüm sonrasına bırakılması gerektiğini, adadaki iki tarafın da adanın doğal kaynaklarından eşit temelde ve birlikte faydalanması icap

ettiğini, zira iki tarafın da bu doğal kaynaklar üzerinde meşru hakları bulunduğunu söylemiştik. Bu çerçevede, ilgili aktörlerden ve uluslararası toplumdan, Rumları bu maceracı tutumlarından vazgeçirmelerini istemiş sayısız kere sağduyu çağrısında bulunmuş, adada kapsamlı çözüm bulunması perspektifine zarar verecek girişimlerden kaçınılmasının önemine dikkat çekmiştik. 2003 yılından bu yana ikili düzeyde ve uluslararası platformlarda KKTC ile birlikte önemle vurguladığımız bu görüşmelerimize ve ikazlarımıza

rağmen Rum yönetimini, geçmişte ara verdiği petrol, doğalgaz arama çalışmalarını yeniden başlatmış, sözde 12. ruhsat sahasına bir sondaj platformu intikal ettirerek, 19 Eylül 2011 tarihinde doğalgaz sondaj çalışmalarına başlamıştır. Rumların bu sorumsuz, tahrikler ve tek yanlı adımını protesto ediyoruz. Bu adım, BM müzakerelerinde kritik ve belirleyici bir aşamaya geldiği bir dönemde atılmış olup, Rum tarafının, Kıbrıs Türklerinin eşit hak ve çıkarlarını hiçe saydığını, Kıbrıs Türkleri ile ortak bir gelecek

paylaşmak istemediğini ve böylece kapsamlı çözüme hazır olmadığını göstermektedir. Kıbrıs Türklerinin hak ve çıkarlarının açık ve somut bir şekilde ihlal edilmesi anlamına gelen bu duruma, ne bizim ne de Kıbrıs Türklerinin kayıtsız kalamayacağını, Rumların sondaj faaliyetlerine başlaması halinde Kıbrıs Türklerinin hak ve hukukunu korumak için KKTC ile birlikte bir dizi somut adım atacağımızı, evvelce uluslararası toplumun dikkatine açık bir şekilde getirmiştik" diye konuştu.

Anlaşmaya ilişkin konuşan Erdoğan, "Bildiğiniz gibi kıta sahanlığı, deniz tabanı ve altındaki doğal kaynakların araştırılması ve işletmesiyle ilgilidir. Bu çerçevede bugün imzaladığımız bu anlaşmayla Türkiye ile KKTC'nin Akdeniz'deki kıta sahanlıklarının bir bölümünü, uluslararası hukuka uygun olarak ve hakça ilkeler dikkate alınarak belirlenen 27 coğrafi koordinatın birleştirilmesiyle elde edilen bir çizgiyle sınırlandırılmıştır. Anlaşmada bu sınırlandırma çizgisinin doğu ve batı uçlarının

ilerletilmesi, gelecekte ilgili taraflarla uluslararası hukuk kurallarına ve hakkaniyet ilkelerine göre yapılacak anlaşmalara bağlanmış ve böylece bu konu Kıbrıs meselesinin çözümüyle de irtibatlandırılmıştır. Ayrıca anlaşmanın Kıbrıs Türklerinin adanın kıta sahanlığının tümü üzerindeki meşru, eşit ve ayrılmaz haklarını haleldar etmeyeceği de hükme bağlanarak Kıbrıs Türklerinin adanın tüm kıta sahanlığına ilişkin haklarını mahfuz tuttuğu kayda geçirilmiştir" dedi.

"Anlaşmada ayrıca ülkemizin ve KKTC'nin, Kıbrıs meselesine kapsamlı çözüm bulunması çabalarını sürdüreceği de açık bir şekilde vurgulanmıştır" diye devam eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şu cümlelerle tamamladı:

"Anlaşmanın TBMM'de ve KKTC Meclisinde en kısa sürede onaylanması için gerekli işlemleri ivedilikle başlatacağız. Ayrıca bildiğiniz gibi geçtiğimiz Cuma günü Türkiye ve KKTC Enerji bakanlıkları başkanlığında Lefkoşa'da yapılan heyetler arası görüşmeler neticesinde, Rumların sondaj faaliyetine başlamaları halinde KKTC'nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na adanın etrafındaki deniz sahalarında petrol, doğalgaz arama ruhsatı vermesi konusunda da bir mutabakata varılmıştır. Bu mutabakatın da bir an önce

uygulamaya geçirilmesi için gerekli adımları önümüzdeki günlerde KKTC ile birlikte atıyoruz. Bu vesileyle Rumlarla iş yapan ve yapacak uluslararası petrol, doğalgaz şirketlerini de uyarmak istiyoruz. Bu şirketlerin Türkiye'deki enerji projelerine alınmaması ve bunlara bir takım müeyyideler uygulanması konusunda da Enerji Bakanlığımız ayrıca bir çalışma başlatmıştır. Türkiye bugün olduğu gibi gelecekte de kendisine yaraşır şekilde sağduyu ile hareket edecek, bir garantör ülke olmanın sorumluluğu, bilinci

içerisinde adımlarını atacaktır, gerginlik ve krizden medet umanlara da prim vermeyecektir"

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NIN AÇIKLAMASI

Türkiye ile KKTC arasında imzlanan Kıta Sahanlığının Sınırlandırılması Anlaşması'na ilişkin Dışişleri Bakanlığı'ndan şu açıklama yapıldı:

"Söz konusu Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması, Rum tarafının sondaj faaliyetlerine 19 Eylül 2011 tarihinde başlandığının açıklanması üzerine, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Derviş Eroğlu arasında bugün BM Genel Kurulu çalışmaları vesilesiyle bulundukları New York'ta imzalanmıştır. Söz konusu anlaşma, Türkiye ile KKTC'nin Akdeniz'deki kıta sahanlıklarının bir bölümünü, uluslararası hukuka uygun olarak ve hakça ilkeler dikkate alınarak belirlenen 27 coğrafi

koordinatın birleştirilmesiyle elde edilen bir çizgi ile sınırlandırmaktadır. Anlaşma Kıbrıs Türklerinin, aynen Kıbrıslı Rumlar gibi Ada'nın kıta sahanlığının tümü üzerindeki meşru, eşit ve ayrılmaz haklarını da dikkate almaktadır. Anlaşmada ayrıca ülkemizin ve KKTC'nin Kıbrıs meselesine kapsamlı çözüm bulunması çabalarını sürdüreceği de açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Daha önce kamuoyuyla çeşitli vesilelerle paylaşıldığı üzere, müteakip adım, KKTC tarafından Adanın çevresindeki deniz alanlarında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na petrol ve doğalgaz arama ve çıkarma ruhsatları verilmesi olacaktır. Esasen bu konuda iki ülkenin ilgili kurumları arasında gerekli danışma ve eşgüdümde bulunulmaktadır. Türkiye, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'ta yıl sonuna kadar bir kapsamlı çözüm anlaşmasına varılması beklentisi doğrultusunda, Kıbrıs Türk tarafının kararlılıkla sürdürdüğü

yoğun ve samimi çabalara tam destek vermeye devam edecektir.

Rum tarafının da enerjisini çözüm sürecine zarar verecek şekilde gerginlik yaratmak yönünde sarf etmektense, barış ve uzlaşma yönünde benzer bir irade ortaya koyarak sondaj faaliyetlerini durdurması beklenmektedir. Doğu Akdeniz'in bir barış, istikrar ve işbirliği sahasına dönüşmesini de sağlayacak kalıcı bir uzlaşıya varılması ve Kıbrıs'ın doğal zenginliklerinin Ada'nın ortak sahibi olan iki halk tarafından hakça paylaşılması böylece mümkün olabilecektir."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.