Başbakan Erdoğan, 20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı Törenlerinde Konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs meselesi çözülmeden Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını üstlenmesi halinde, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin donacağını söyledi.
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları çerçevesinde Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törende konuşan Başbakan Erdoğan, Kıbrıs Türk tarafından Annan Planı'nda barışa ve çözüme "evet" dediği halde cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Bir kez daha seslenmek istiyoruz. Kıbrıs sorunu çözülmeden Rum tarafının 2012'de AB dönem başkanlığını üstlenmesi halinde, Türkiye'nin AB ile ilişkileri tamamen donacaktır" dedi.
Erdoğan, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin dönem başkanlığındaki 6 ay içinde, bizim AB ile herhangi bir görüşme yapmamız söz konusu olmayacaktır. Avrupa Birliği dönem başkanı da olsa, Rum tarafı ile aynı masaya oturmamızı hiç kimse bizden beklemesin" diye konuştu.
Erdoğan, "Hukukun, özellikle adaletin savunuculuğunu yapan AB, 2004'de vermiş olduğu sözün arkasında durmadığı için bu yanlışlarının bedelini ödeyecektir. Birliğin, Kıbrıs'ta hukuki temeli olmayan bu duruma son verme sorumluluğu vardır. Zira şu anda Kıbrıs'ta Güney Kıbrıs Rum tarafı vardır ve Kuzey Kıbrıs Türk tarafı vardır. Bu itibarla AB'den beklentimiz, üzerine düşeni yapmasıdır" dedi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon'a da çağrıda bulunan Başbakan Erdoğan, "Sayın Ban Ki-moon'dan beklentimiz sadece Özel Temsilcisi Downer'ı buraya göndermek değil, Sayın Annan'dan Mayıs 2004'teki Annan raporunu açıklamasını da bekliyoruz. Bu raporda neler var, bunu açıklamasıdır. Artık oyalanmak istemiyoruz. Bunu yapmaları gerekir. BM ekibinin yoğun çabaları desteklemesi ve Ban Ki-moon müzakere sürecine gereken desteği vermelidir" diye konuştu.
"RUM HALKINA ÇAĞRIM; MESNETSİZ KAYGILARI BIRAKIN"
Konuşmasında Güney Kıbrıslı Rumlar'a da seslenen Erdoğan, "Bu vesileyle Rum halkına da bir çağrıda bulunacağız. Mesnetsiz kaygılarını bırakmaları gerekir. Bakınız şu anda Güney Kıbrıs bir olay yaşıyor. Kuzey Kıbrıs hemen onların sıkıntılarını gidermeye yönelik adım attı mı? Ama enteresandır, bakınız Güney Kıbrıs'ta kilise açıklama yapıyor, o elektriği kullanmak adeta haramdır diyor, gerekirse mum yakın, gaz lambası yakın diyor. Bunlar daha önce de Kuzey Kıbrıs'ın peynirini almanın caiz olmadığına
hükmediyorlardı. İşte bunlar çağların çok gerisinde yaşıyorlar. Tabii ki böyle bir anlayışla bu süreci işletmek kolay da değil. Ben Rumlara şunları söylüyorum, sizin sorununuz içinizdedir. Bunu halledin, Türkler'den hiçbir zaman insanlara zarar gelmez, bunu böyle bilin" ifadelerini kullandı.
"YUNANİSTAN DA ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YERİNE GETİRMELİ"
Başbakan Erdoğan, "Zira bizim amacımız barıştır, özgürlüktür ve biz barışa, özgürlüğe çağrı yapıyoruz. Bunun dışında bir başka çağrımız yoktur. Ben çağrımı Yunanistan'a da yapıyorum. Garantör ülke olarak siz de üzerinize düşeni yapın ve önyargılardan sıyrılın diyoruz" şeklinde konuştu.
Erdoğan, "Bu yol aklın yoludur, bu yol barışın, çözümün yoludur diyoruz. Değerli kardeşlerim, dokuz yıllık iktidarımızda hep bunu savunduk. Çözümsüzlük çözümdür demedik. Tam aksine çözümsüzlüğü ortadan kaldırmanın gayreti içinde olduk" değerlendirmesini yaptı. Erdoğan, "Büyüyen ve gelişen Türkiye, Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya ve hukukunu korumaya devam edecektir. Bu konudaki tavrımız değişmeyecektir. Siz Kıbrıs Türkleri, siz bu vatanın öz sahipleri, sizler barış için elinizi hep uzattınız. Artık
Rum tarafının da üzerine düşeni yapması, samimiyetinize, aynı samimiyetle cevap vermesi gerekir. Bir kez daha açık ve net söylüyorum, Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm, zihinlerde yer etmiş zehirli önyargılara feda edilmemeli" dedi.
"ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTIR, MEVCUT FIRSAT PENCERESİ SONSUZA KADAR AÇIK KALMAYACAKTIR"
Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkeleri istikametinde bölgede güvenlik ve refahı hedeflediklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, "Barış için, adalet için elimizi herkese uzattık. Bu hedefe ancak hukuk, adalet ve eşitlik çerçevesinde ulaşacağımıza inandık. Anavatan ve garantör bir ülke olarak gelecek vizyonumuzu, Kıbrıs sorununun adil ve kalıcı bir çözümle sona ermesinin sadece Ada'da değil, Doğu Akdeniz'de de güvenlik, istikrar, işbirliği ve refaha katkıda bulunacağından, yeni bir dönemi başlatacağından
hareketle şekillendirdik. Kıbrıs Türk tarafı ile ortak milli dava etrafında tam bir fikir ve gönül birliği içinde ve samimiyetle çözüm için çaba sarfettik" dedi.
Bu dayanışmadan kuvvet alarak tüm ezberleri bozduklarını ifade eden Erdoğan, "Artık tüm dünyada kamuoyunun gördüğü bir gerçek var. Kıbrıs meselesi tam yarım asırdır BM teşkilatının gündemindedir. Bu süreçte sorunun çözümüne ilişkin parametreler ortaya çıkmış ve yerleşmiştir. Kıbrıs sorununda geçmişte de, günümüzde de güçlü çözüm iradesi gösteren taraf Kıbrıs Türk halkı ve garantör Türkiye'dir" diye konuştu. Erdoğan konuşmasını söyle sürdürdü:
"Nitekim Kıbrıs Türk halkı tüm güçlükleri göze alarak ve fedakarlıkla 2004 yılında yapılması istenen referandumda uzlaşmaya, barışa yüzde 65 ile 'evet' demiştir. Güney Kıbrıs, uzlaşmaya ve barışa yüzde 75 ile 'hayır' demiştir. Uzlaşmaya ve barışa hayır diyen Güney Kıbrıs ödüllendirilmiş ve yüzde 65 ile uzlaşmaya, barışa 'evet' diyen Kuzey Kıbrıs Türk halkı cezalandırılmıştır ve hala bu süreç devam ediyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Onun için bugün biz daha güçlüyüz. Kıbrıs Türkü'ne hiçbir meşru
temeli olmadan, maruz kaldığı kısıtlamaların ortadan kaldırılacağı sözü verilmiş ancak bu sözler tutulmamıştır. Bütün bu haksızlıklara ve adaletsizliklere rağmen Türk tarafı barış ve çözüm için çaba göstermeye devam etmiştir. Biz çözüm hedefine samimiyetle inanıyoruz. Fakat şunu da unutmamalıyız. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu yolda bizler üzerimize düşeni yaptık, yapmaya da hazırız. Diğer tüm ilgili tarafları da barışa destek vermeye, bu yolda adım atmaya, bu özgürlük ve barış gününde çağırmaya devam
ediyoruz. Hazırlık dönemiyle birlikte bu üç yılı aşan mevcut görüşme sürecinde nihai aşamaya gelinmiştir. Önümüzde 19 görüşme planlanmıştır. Temenni ederiz ki, bu görüşmelerden netice alırız. Bu temenni ve beklenti içindeyiz."
"KIBRIS TÜRK TARAFININ MARUZ KALDIĞI HAKSIZLIK TAHAMMÜL SINIRLARINI ZORLAMAKTA, VİCDANLARI SIZLATMAKTADIR"
Eşit ortaklığın tek uluslararası kimliğe sahip eşit statüye dayalı bir Kıbrıs Türk kurucu devleti ile Kıbrıs Rum kurucu devleti arasında olacağını ifade eden Erdoğan, "Aksi istikamette zorlamalar içine girmek, çözüm iradesini sabote etmekten başka bir işe yaramayacaktır" yorumunda bulundu. Erdoğan, "Ancak mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalmayacağı herkes tarafından artık bilinmelidir. Arzumuz bugüne kadar sabredilen çabaların heba edilmemesi, zamanın boşa harcanmamasıdır. Zira yarım
asırlık Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için yapıcı ve dinamik çözümler ortaya koyan Kıbrıs Türk tarafının maruz kaldığı haksızlık tahammül sınırlarını zorlamakta, vicdanları sızlatmaktadır" şeklinde konuştu.
"KKTC İLE DAYANIŞMAMIZ SONSUZA KADAR SÜRECEKTİR"
61. Hükümetin Başbakanı olarak ilk ziyaretini KKTC'ye gerçekleştirmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, "Şehitlerimizin ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun. Bize kanlarıyla, canlarıyla emanet bıraktıkları bu vatan toprağını sonuna kadar korumak, burada sadece Kıbrıs Türkleri'nin değil, aynı zamanda insanlığın onurunu ve izzetini sonuna kadar savunmak boynumuza borç olsun. Bir kez daha bütün dünya bilsin ki, Kıbrıs Türkleri ile ebedi kardeşliğimiz ve dayanışma ruhumuz ilk günkü
kadar taze ve diridir, sonsuza kadar da böyle devam edecektir" dedi.
Erdoğan, "Kahraman ordumuzun uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarımızı, özellikle kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği Barış Harekatı, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkleri'nin eşitlik, özgürlük ve var olma mücadelesini anavatanın her zeminde destekleyeceğini tüm dünyaya göstermiştir" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, "Barış ve Özgürlük Bayramı olan bugünde, yaşanan acıları ve ödenen bedelleri unutmadan, Ada'nın eşit ortağı olarak Kıbrıs Türk halkının hakkını, hukukunu korumaya devam edeceğimizi ilan ederken, barışa olan inanç ve irademizi bir kez daha bütün dünyaya ilan ediyoruz. Kıbrıs Türk'ü, mücahitlerimizden devraldığı kararlılıkla hür yaşama iradesini ortaya koyarak, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerler üzerinde yükselerek dünya sahnesinde onurlu yerini almıştır" dedi.
Erdoğan ayrıca şunları söyledi:
"Kuzey Kıbrıs hükümetiyle, meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak bir konuma gelmiştir. Kıbrıs Türk tarafı, siyasi ve ekonomik alanlarda bugüne kadar kat ettiği mesafeyi misliyle aşabilecek tecrübe ve donanımıyla bizim için de bir iftihar kaynağıdır. Kıbrıs Türk halkı bugünlere birlik ve beraberlik içinde, milli değerlerine sahip çıkarak gelmiştir. Herkes emin olsun ki, gönül birliğimizi, dayanışma ruhumuzu, bu asil milli
davaya olan inancımızı muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.