Bakan Bağış, Atina'da Soruları Yanıtladı

Bakan Bağış, Atinada Soruları Yanıtladı
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Türkiye'nin şu anda AB sürecindeki en önemli engeli, Kıbrıs sorunu" dedi.

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Türkiye'nin şu anda AB sürecindeki en önemli engeli, Kıbrıs sorunu" dedi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Yunanistan'da temaslarının ardından Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı. İkili temasları hakkında bilgi veren Bağış "Gayrı resmi bir ziyaret olmasına rağmen bir çok resmi temaslarda bulunduk. Faydalı görüşmeler oldu hem Dışişleri hem de Savunma bakanı ile. Savunma bakanı eski bir dostumuz, ilişkimiz eskiye dayanıyor. Eskiden gelen arkadaşlığımızdan dolayı bu akşamda evine yemeğe gideceğim eşimle birlikte. İlk geldiğim gece otele kadar gelip 'hoş geldin' dedi.

Bu bir arkadaşlık. Savunma bakanlığında hoş bir sürpriz de oldu, Genelkurmay başkanı da toplantıya katıldı. Genelkurmay başkanımıza resmi davet mektubunu ve yılbaşı hediyesini elden gönderdi. Onları götüreceğiz. Ben de Savunma Bakanımızın davetini getirmiştim. Avramopulos, Ocak sonu, Şubat başı gibi Türkiye'ye gelmek istediğini söyledi. İçinden geçilen döneme rağmen daha da iyi bir fırsat penceresi yakalamak gerektiğine inanıyorum. Bu, hem Türkiye'nin AB süreci için önemli hem Türk-Yunan ilişkileri için

önemli hem Kıbrıs'ta tarafların çözüme biraz daha cesaretle yaklaşabilmeleri için önemli." diye konuştu.

Bir gazetecinin Yunanistan'da seçim tarihinin ne zaman olacağı ile ilgili soru üzerine Bağış, "Benim intibaım, tabi bunu daha çok büyükelçimizin gözlemleri şekillendiriyor; herhalde Paskalya döneminde hemen öncesi veya sonrası, yani Nisan gibi gözüküyor gerçek seçim tarihi. Çünkü geçiş dönemindeki hükümetin yapabileceği bir takım çabalar için zamana ihtiyacı var. Eğer gerçekten bir uzlaşı hükümetinin üç partinin ve teknotratların da temsil edildiği bir hükümetin bir şeyler yapılması bekleniyorsa biraz

zaman tanımak lazım. Bu konuda üç partinin ve AB'nin de yaklaşımın aynı olacağına inanıyorum, Yunan halkının da aynı yaklaşacağına inanıyorum. Teknotrat hükümeti ile mıntıka temizliği yaparsınız ama arazi düzenlemesi yapamazsınız. Kapsamlı reform yapabilmek için arkasında milli iradenin halkın desteğinin olduğu güçlü hükümet lazım. Biz burada yaşananın çok daha ağırını yaşadık. Bize de bir anayasa kitapçığı, bir masanın ucundan havalanıp öbür uca düşene kadar yüzde 8 faiz ödedik. Bizde de bir gecede

insanlar iflas ettiler, işsiz kaldılar, borçları üç katına çıktı, mal varlıklarının değerleri yarı yarıya azaldı. Bizim büyümemizi tetikleyen iki sihirli kelime var: istikrar ve güven. Bugün İtalya'nın da Yunanistan'ın da İrlanda'nın da ihtiyaç duyduğu şey budur. Arkasında milli iradenin olmadığı bir iktidar, sınırlı adım atabilir. Ciddi reform yapamaz. Büyük bir sükunet var. Hala bir gülümseme var insanların yüzlerinde. Gittiğim bazı Avrupa ülkelerinden de ABD'nin bazı eyaletlerinden de daha fazla

iyimserlik gördüm. Umudu yitirmemiş Yunan halkı, önemli olan bu. Umudu yitirmezsen çareyi bulursun" dedi.

Bir gazetecinin Bakanlarla temaslarınızda eski başbakan Mesut Yılmaz'a yöneltilen sözlerin gündeme gelip gelmediği hakkındaki bir soruya ise Bağış " Sayın Dimas o konuyu açtı. Ben de kendisine şunu söyledim; 90 yıllarda bu konu karşılıklı olarak incelenmişti ve birbirimizi suçlayacak bir veriye ulaşılamamıştı. Bu konuları tekrardan gündeme getirmek, bugün daha iyi bir ilişki içinde olan Türk-Yunan ilişkilerine haksızlık olur. Bu konuları gündeme getirip temcit pilavı gibi ısıtmanın bir anlamı yok. Mesut

Bey'in de bu konuda net bir açıklaması oldu ve yanlış anlaşıldığını söyledi. Ben Mesut Yılmaz'ın Yüce Divan'da yargılanması için oy kullanmış bir milletvekiliyim. O dönemde karşılıklı olarak kötü ithamlarda bulunuldu ama bu durumu iki tarafta karşılıklı olarak inceledi ve olgun bir şekilde kapadı. Artık önümüze bakmanın vakti. Biz Türk firmalarını buraya gelmeleri için teşvik ediyoruz. Burada daha fazla Türk yatırımı, Türkiye'de ise daha fazla Yunan yatırımı için fırsat vermek lazım. Türkiye'deki Rum

azınlığın bugün yaşadığı ortam, herhalde tarihinin en iyi ortamıdır. Aynı şekilde bizim buradaki kardeşlerimizin de şu anda hissettikleri çok iyiye doğru bir gidiş olduğu. Bunları teşvik etmek ve cesaretlendirmek lazım" ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin Yunan Dışişleri, Eğitim ve Kültür Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde üçlü bir toplantı yaprak Batı Trakya'daki azınlıklar ile ilgili karar almasını nasıl değerlendirdiği sorusuna ise Bağış, "Genel anlamda bu konularda önemli gelişmeler olduğunu biliyorum. Nasıl Türkiye'de AB standartlarında vatandaşlığı tüm vatandaşlarımıza yaşatmak istiyorsak, AB üyesi ülkelerin de kendilerinin bize tavsiye ettiği standartlara uyup uymadığına devamlı bakıyoruz" yanıtını verdi.

Bir gazetecinin savunma alanında ekonomik işbirliği teklifi alınıp alınmadığı ile ilgili soruya Bağış, "Bu konuda onu yapması gereken arkadaşlar savunma bakanlığı ve müsteşarlığıdır. Ama sayın Avramopulos'a bu daveti getirmiş olmamız kendisinin bunu kabul etmesidir" diye cevap verdi.

Kıbrıs'ta Eroğlu ve Hristofyas'ın önemli bir akşam yemeğinde olduğunu hatırlatan bir gazeteciye yanıt veren Bağış, "Türkiye'de bu Kıbrıs konusunu en iyi bilenlerden biri şuan Atina Büyükelçimiz. 26 yıllık diplomasi kariyerinin çok büyük bölümünü Kıbrıs dosyası üzerine harcadı. Onun yapıcı yaklaşımı bana da biraz bulaştı. Ben Kıbrıslı olsam Türk veya Rum hiç fark etmez Türkiye'nin AB üyeliği için Türkiye'nin başmüzakerecisinden daha çok çalışırdım. Çünkü Türklerin AB üyeliği, aslında tüm sorunların

anahtar çözümünü berberinde getiriyor. Ticaret, kıta, deniz sahanlığı aklınıza gelen bütün ikili sorunların hepsi çözülmüş oluyor. Türkiye'nin şu anda AB sürecindeki en önemli engel de Kıbrıs sorunu. Engellenen 17 faslın 14'ü Kıbrıs'la alakalı. 8'i Konsey kararıyla 6'sı da Rum tarafının tek taraflı veto tehdidiyle engellenmiş durumda. Bu an çok ta Kıbrıs'a zarar veriyor. Daha çok Kıbrıslı Rumlara sonrada Türklere. Onun için birlikte akşam yemeği yerken önlerine görecek daha farklı yaklaşımları ortaya

koymalarını ümit ediyorum. Biz Kıbrıs'ın dönem başkanlığı öncesi adada kapsamlı bir çözümün oluşması konusunda her türlü desteği veriyoruz. İki liderin topluma kabul ettirecekleri siyasi eşitliğe dair her özümü sonuna kadar destekleyeceğimizi ilan ettik. Eroğlu ve Hristofyas el sıkışsınlar ve toplumlarını da el sıkıştıkları konuda ikna etsinler. Türkiye'nin aradığı tek hassasiyet vardır o da siyasi eşitliktir" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.