Bahçeli çok sert çıktı

Bahçeli çok sert çıktı
MHP lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı siyasi bölücü başılığı na soyunmakla suçladı. Erdoğan'ın dün parti kongresinde MHP'ye yönelttiği eleştirileri hedef alan Bahçeli, çok sert bir üslup kullandı.

MHP lideri Bahçeli, partisinin Ankara 9. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, şu ana kadar 54 il ve 812 ilçede kongrelerin tamamlanmış olduğunu, gelecek hafta devam edeceklerle de en geç 19 Ekim'e kadar partinin kongre sürecinin tamamlanmış olacağını söyledi. Bahçeli, geriye kalan sürede de büyük kurultay çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

Bahçeli, 2009 yılının MHP için çok anlamlı bir yıl olduğunu belirterek 8-9 Şubat 1969 da Adana'da gerçekleştirilen Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin Olağanüstü Kongresi sonrasında, bu partinin MHP'ye dönüştürüldüğünü, bu yıl ''Türk siyasi tarihindeki bu önemli dönüşümün'' 40. yıldönümümü 8-9 Şubat 2009 tarihinde kutladıklarını anımsattı.

 

2009 yılının 2. önemli gelişmesinin 29 Mart yerel seçimleri olduğunu ifade eden Bahçeli, bu seçimlerin Türkiye'nin geleceğinin belirleneceği bir ''ara istasyon'' olacağının herkes tarafından algılandığını ve MHP'nin de bu anlayışla seçimlere hazırlandığını belirtti.

 

2004 yerel seçimlerinde, Ankara'da 3 ilçe, 3 belde kazanan partisinin bu seçimlerde belediye sayısını 7 ilçeye çıkarttığını, Türkiye genelinde de 2004 yerel seçimlerinde 3 il 69 ilçe 176 belde olmak üzere 248 belediye kazandıklarını hatırlattı. Bahçeli, 2009'daki tüm olumsuzluklara, içten ve dıştan başlatılan ihanetlere rağmen MHP'nin başarısını gölgelemek için başarısızlık üzerine bir başkalarına yandaşlık yapmak isteyen zavallılara rağmen MHP'nin 1 büyükşehir, 9 il, 127 ilçe, 349 belde de, belde

teşkilatı olmak suretiyle yerel yönetimini iktidarına sahip olmuştur'' dedi.

 

2009 yılının partisi için üçüncü önemli olayının 8 Kasım da Ankara'da yapılacak büyük kurultay olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye'de birçok olayın medya aracılığıyla tüm vatandaşlara ulaştığını, MHP mensuplarının da gelişen olayları yakından izlediğini söyledi. ''Türkiye'nin nereden nereye gittiğinin görüldüğünü, bilindiğini, algılandığını, anlaşıldığını'' belirten Bahçeli, ''Allah'a şükür ki milli hassasiyetler konusunda tek dik duruşu sergileyen MHP, bir kez daha milletimizin gönlünde önemli bir yer

işgal edebilecek bir seviyeye ulaşmaktadır'' dedi.

 

AK Parti hükümetinin 6 yıl 10 ay 19 gündür ülkeyi yönettiğini anımsatan Bahçeli, bu süre içerisinde 58, 59 ve 60. hükümetlerin kurulduğunu söyledi. Bahçeli, ancak bu süreç içinde bir karanlık bölge olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu bölge hala aydınlatılmamıştır. AKP'nin ampulü bu bölgenin aydınlatılmasına kafi gelmemektedir. Ancak, 9 ışıklar neresi karanlıksa orayı aydınlatacaktır.''

 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''tek adamlığa soyunarak'' dün yaptığı kongresinde kendi siyasi hayatını anlattığını öne süren Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

 

''İstanbul'da, bir şiiri okuması vesilesiyle almış olduğu cezayı, siyasetinin temeli, kendisinin mağduriyeti olarak kabul edip acındıra acındıra anlatıyor. İstanbul'dan cezaevine gidişini anlatıyor. Belki de duygulu bir sesle kendisinin dinleyenleri de aynen ağlattığı analar gibi AKP'lileri de ağlatmaya çalışıyor. Partinin kuruluş ve ilk genel başkan seçildiği süreyle, Siirt'te milletvekili seçilip 59. hükümeti kuran ve Başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu 116 günü, karanlıkta bırakıyor, acımasızca,

ahlaksızca ve alçakça MHP'ye saldırıyor. Zannediyor ki görkemli salonla yüksek paralarla düzenlemiş olduğu bir salonda teknolojinin imkanları ve yandaşlarının çığırtkanlığıyla MHP'ye saldırırken Bozkurtların korkacağını sineceğini, inine çekileceğini zannediyor. Yanılıyorsun Sayın Başbakan, Bozkurtların nefesi ensende olacak.''

 

"BAŞBAKAN BÖLÜCÜLÜK YAPIYOR"

 

Türkiye'nin çok kritik bir dönemden geçtiğini vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

''Türkiye çok ağır sonuçları olacak bir etnik farklılaşma, ayrışma, çatışma ve bölünmeyle karşı karşıyla bırakılmıştır. Özellikle 1991 yılında, İstanbul il başkanı iken Kürt sorunu içerisinde bölünmeye doğru Türkiye'yi sürükleyebilecek bir araştırmayı yapar veya yaptıran sayın Başbakan 7 yıl sonra Türkiye'yi 1991 yılındaki anlayış doğrultusunda bir bölüştürmeye çaba göstermektedir. 7 yıl içerisinde hep bu günlerin hazırlığı yapmış ama medya gücü yandaşları ve parasal destekler, milleti aldatmaya ve

kandırmaya çalışmıştır. Bu sebepten dolayı bugünkü AKP'nin açılımını artık milletimizin doğru okuması gerekir. Bu açılım ile Adalet ve Kalkınma Partisi, 'Aldatma ve Kandırma Partisi' haline dönüşmüştür. Bunu hissettikleri gün, kendi teşkilatına ve medya aracılığıyla da bütün siyasi kurumlara ve yandaş köşe yazarlarına verilen talimatlarla AKP yerine AK Parti denilmesini ve böylelikle aldatma ve kandırmanın üstünü örtme gayreti içerisine girmiştir."

 

Erdoğan hakkında "Sayın Başbakan siz AK değilsiniz. Sizin, adalet ve kalkınmayla da alakanız kalmamıştır" ifadelerini kullanan Bahçeli, şunları söyledi: "Siz artık aldatan, kandıran, yalan saldırılarla rakiplerinizi yok etmeye çalışan haksız rekabet içerisinde yaşayan bir siyasetçisiniz.

AK olmanız için aklanmanız lazım, aklanmanız için Mecliste bulunan ve gelecekte gelecek olan dosyalarla, sizin, parti arkadaşlarınızın, akrabalarınızın ve yandaşlarınızın hepsi de yargı önünde hesap sorulabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılması sözünü yerine getirmeniz lazımdır."

 

Başbakan Erdoğan'a, Alparslan'ı, Ertuğrul Gazi'yi, Atatürk'ü hatırlatmak istediğini söyleyen Bahçeli, ''Bize sataşmak için bile olsa bu isimleri hatırlamanızdan mutluluk duyarız'' dedi.

 

Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

 

''Ne var ki bunlar, ağzınıza ve icraatlarınıza hiç yakışmıyor. Asla uyuşmuyor. Biz Bilge Kağan'ı, Sultan Alparslanı'ı iyi biliriz. Fatih Sultan Mehmet'e, Mustafa Kemal Atatürk'e biz binlerce yıllık varoluşumuzun hangi cengaverlere, bilgelere, kahramanlara, sanatkarlara borçlu olduğumuzu da çok iyi biliriz. Onlar kendi tarihine hakaret ederek Avrupalı'ya sırnaşmamışlardır. Biz de 'katliam yaptık' diye ecdadına hakaret etmemişlerdir. Milletine suç duyurusunda bulunmamışlardır. Avrupa'da Avrupalı, Amerika'da Amerikalı, Akdamar'da Ermeni olmamışlardır. Alçakça hakaret eden hasımları kucaklamamışlardır. Üç paralık aşiret reisleriyle pazarlık yapmamışlar, katillerle masaya oturmamışlardır. Türk İslam düşmanı NATO Genel Sekreteri'ni seçmemişlerdir. Ya göründükleri gibi olmuşlar oldukları gibi görünmüşlerdir. Yanlış yapmamışlardır belki ama dönek olmamışlardır. Milli Görüşü çıkarıp önde Avrupa Birliği, AB arkasında ABD tişörtünü giymemişlerdir. Doğruyu söylemişlerdir ama takiye yapmamışlardır. Dik durmuşlar, ısrarcı olmuşlar ama teslim olmamışlardır. Ecdadın adı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yakışmıyor,

ecdadımızın yaptıkları da kimliği ile uyuşmuyor. Sen kim, Selçuklu, Osmanlı nerede? Alparslan, Diyojen ile savaşmadan önce beyaz kefeni giymiş, beyaz ata binmişti. Şahadetle adlanmıştı senin gibi şehitlerimize 'kelle' dememişti. Selçuklu döneminin İmralı canisi olan Hasan Sabbah ile savaşmıştı ve senin gibi 'sayın' diyerek baş tacı yapmamışlardı. 'Heyhat' diyerek Viyana kapılarına dayanmıştı ama Papa heykelinin önünde imza atmamıştı. Avrupalı olacağız diye kapıda hazır olda durmamışlardı. Sen bize akıl vereceğine dön bak ecdadımızın isyanlarda ne yaptığına, nasıl mücadele ettiğine bak. Mustafa Kemal Atatürk'ün 7 düvele meydan okuyarak bir devleti kurtardığına bak.''

 

Milleti sevdikleri için her çileyi çekeceklerini anlatan Bahçeli, şöyle konuştu: ''Ama sen milleti ırk zannediyorsun. Yanlışlığın burada. Cahiliyet döneminin kavmiyetçiliğine takılı kalmışsın. Aradan geçen bin yılda biz ülkemizin güzelliklerinde bir milletle buluştuk. Aramızda ortak geçmiş, ortak dil, ortak vatan, ortak kültür, ortak paydalar oluşturduk. Bunlardan senin haberin yok. Sen farklılaşmanın peşindesin. Baktığını kardeşçe görmek yerine ne farkı var, onu fark ederek ayrımcılığa, bölücülüğe

minnet etmektesin. Sen milliyetçi olamazsın, onun için keşke olsan, saygı duyarız, iftihar ederiz. Bir milliyetçi Başbakanımız var diye övünürüz ama sen istesen de milliyetçi olamazsın, milliyetçiliğin ne anlama geldiğini asla ve asla anlayamazsın. Senin milliyetçi olamayacağın zihniyet içinde kazınmış. Çünkü senin milliyetçi olman için millete inanman ve bağlanman lazım. Millet diye bir vakayı tanıman lazım."

 

Bahçeli konuşmasında, Erdoğan'ın Avrupa'ya müzakerelerde teslim olduğunu belirterek şunları söyledi: "Amerika'yla görüşmelerde taviz veren sen, Kıbrıs'ı gözden çıkartan sen, Kerkük'ü kaderine terk eden sen, sınır ötesi harekat için icazet bekleyen sen, 6 polisimiz Irak'ta şehit edilirken susan sen, askerimize çuval geçirilirken utanmayan sen."

Bölücülük faaliyetinin Erdoğan döneminde arttığını anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Ermeniler senin döneminde coştu. Papa heykeli altında imzayı sen attın. Yabancı bakanların hakaretlerine sen göz yumdun. Hamas'ı çağırdın, buluşmadan kaçtın. Müslüman zulmüne seyirci kaldın ama dün Gazze'de nutuk üzerine nutuk attın. Şimdi kalkmış büyük Türk hakanı Alparslan'dan söz ediyorsun. Sen kimsin. Milliyetçiler, 1919'da Anadolu'da cepheden cepheye Milli Mücadele'nin meşalesini taşıyorlardı. Bu ülke zihniyeti temsilcileri de İstanbul'da İngiliz işgal komiserliğiyle iş birliği yapıyorlardı. Bugün de durum bundan farklı değildir. ''

 

Milliyetçiliği ülkücülüğüyle şereflendiren MHP'ye dil uzatılamayacağını vurgulayan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: ''İşte böyle bir Başbakan ile karşı karşıyayız. Türkiye'yi her türlü imkanı kullanarak 36 etnik gruba ayırarak, sayın Cumhurbaşkanı'yla rol paylaşarak farklılıkları demokrasinin gereği gibi tatbik ederek ayrışmaya, netice alamazsa çatışmaya, netice alamazsa terörist başı gibi kendileri de siyasi bölücü başlığına kalkıyorlar.''

Başbakan Erdoğan'ın bu yoldan vazgeçmesi gerektiğini anlatan Bahçeli, ''Bölücü başı gibi onların taleplerini karşılayan siyasi bölücü başı olmaya heves etme. Tarihe ihanete düşmüş bir Başbakan olarak geçme diye MHP sizi bir kez daha uyarıyor'' dedi.

 

Başbakan Erdoğan'ın ''Anayasa suçu işlemeye teşebbüsten bir gün Yüce Divan'a gönderileceğinden korktuğunu'' öne süren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tek eksiğimiz oy idi. Oy alarak, milletimizin sevgisini kazanarak iktidar olmayı düşünüyoruz. Cenab-ı Allah bir gün bunu nasip ederse, o zaman mevcut uçaklarını, Ankara havaalanının dışında nereye konumlandırırsan konumlandır yine de kaçamayacaksın, yakalayacağız, Yüce Divan'a göndereceğiz. Senden mutlaka hesap soracağız, bölünmenin hesabını soracağız, şehitlerin hesabını soracağız, ağlayan annelerin göz yaşlarını istismar etmenin hesabını soracağız. Şehit cenazelerinde hiç görünmediğiniz günlerde o cenazelere sahip çıkan ülkücü harekete 'cenaze namazını kılmıyor' diye aşağılayacaksın, sen kimsin, kendini nereye koyuyorsun, hiç mi yanında ulemadan kimse yok. Ne yapıyorsun sayın Başbakan? Sen çıldırmışsın. Bu gidişat sayın Başbakan'ın başını yakacak, onunla beraber AKP'yi yok edecek.''

 

''Ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Şimdi kalkmışlar bazıları aramıza sızmış, mektup yazıyorlar'' diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şunları anlattı:

 

''Diyorlar ki 'AKP'ye bu kadar saldırmanın ne manası var'. İşte PKK, işte onun siyasallaşmışı, DTP. 'Onlara saldırıp, uğraşacağınız yerde AKP'den ne istiyorsunuz' diyor. Şuna bak, besleme yavrusuna bak. Senin aklın ermez, sen başka yerden beslenmişsin. Kurt olmaktan çıkmışsın ne başın dik ne ensen kalın, mahcup durumuna düşmüş, başkalarının ekmeğine yağ sürecek bir gafletin içerisindesin. Ey mübarek insan, geçmişteki ülkücü şuurunla de ki: 'AKP ülkeyi bölüyor, AKP Türkiye'yi teslim ediyor, yabancılara Türkiye'yi kuşattırıyor, öyleyse bu iktidar gidip şimdi aralarında olmamama rağmen MHP'nin gelmesi gerekir' diye neden düşünmüyorsun. İlle de sokakta milliyetçi hareketin kavga içerisine düşmesini mi istiyorsun. Zaten senin kavganın neresinde olduğunu bu ülkücü hareket gayet iyi biliyor.''
 
(İHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.