Almanya'daki Türkler Neo-nazi Cinayetlerinin Ardından Kendilerini Güvende Hissetmiyor
Almanya'da Türkleri hedef alan, Neo-Nazi terör örgütünün ortaya çıkmasıyla birlikte başlayan tartışma sert açıklamalara sebep oldu.
Neo-Nazi cinayetlerinin Alman parlamentosunda gündeme gelmesi ve yaşanan tartışmaların ardından birçok milletvekili; hükümetin olayların aydınlatılması için geçmişteki cinayetleri tekrar gözden geçirmesi gerektiğini ifade ediyor.
Almanya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich, öldürülen Türklerle ilgili cinayetlerin araştırılmasında hata yapılmış olmasının mümkün olduğunu söyleyerek bundan sonra Anayasayı Koruma Teşkilatı içerisinde çalışacak kişilerin özenle seçilmesi gerektiğini vurguladı.
Sosyal Demokrat Parti (SPD), İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich'a, bu konuda gerekli adımları atmamasından dolayı istifa çağrısında bulundu.
Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Göç ve Entegrasyon Sözcüsü Mehmet Kılıç yaptığı açıklamada, "SDP'liler diyor ki, 'İçişleri Bakanı yeteneksiz olduğu için istifa etsin' Ben diyorum ki, yeteneksiz olduğu kesin, ama istifa etmesin. Tam da böyle bir içişleri bakanına ihtiyacımız var. Çünkü geçmişteki çok yetenekli içişleri bakanları, tüm yeteneklerini, bu işlerin üzerlerini örtmek için kullandılar. Şimdi yeteneksiz bir içişleri bakanına ihtiyacımız var ki, bu işin üzerini örtemesin" ifadelerini
kullandı.
Kılıç, Neo-Nazi cinayetlerine konusundaki bir soru üzerine ise, "Bana göre bir skandal. Eğer güvenlik birimlerimizin haberi yoktuysa, bu bir skandaldır. Var da, yok gibi davrandılarsa, bu daha büyük bir skandaldır. İkinci skandala doğru işaretler ve ibareler var maalesef" ifadelerini kullandı.
Almanya'nın kurbanları korumaktan çok, dünyadaki imajını korumanın gayretinde içinde olduğunu belirten Kılıç, "Bu gayret zaman içerisinde diğer içişleri bakanlarında daha farklı bir boyut aldı. Bunlar, güvenlik birimlerini, bu tür olayları, kriminal istatistiklere, yabancı düşmanı olaylar olarak geçmemeye çalıştılar" diye konuştu.
Almanya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türkiye kökenli vatandaşı tedirgin eden cinayetlerle ilgili olarak konuşan Gülbahar Mengi ise, "Türklere Almanlar kadar değer vermiyorlar. Çünkü siz yabancısınız, Türkiye'den gelmişsiniz, burası size ait değil gidin demek istiyorlar" dedi.
Ercan Yaşaroğlu ise, "Almanya'da derin devlet, ırkçılığın bizzat kaynağı ve gündemi değiştirebilmek için bu tür davranışları göstererek veya bu tür olayları ortaya çıkartarak, sürekli gündem değiştiren, gündemi farklı hale getiren ve Alman toplumunun ırkçı halde kalmasını sağlamak için her türlü çabayı harcayan bir devlet yapısı ile karşı karşıyayız" yorumunda bulundu.
Ralf Eisenmann isimli Alman vatandaşı da, "Alman devleti Almanya'da tahmin edilenden daha fazla Neo-Nazi'nin olduğunu göstermek istemiyor. Biz mümkün olduğu kadar, çok kültürlü bir ortamda birlikte yaşamaya çalışıyoruz. Neo-Naziler bir polisi öldürmeseydi belki bu olaylar hiçbir zaman ortaya çıkmayacaktı" diye konuştu.
"Neo-Nazi cinayetlerinin sorumluluğunu kim alacak" diyen Berlinli İsmail Karagöz ise, huzurlu bir ortamda yaşabilmek için Almanya'nın yabancılara ve özellikle de Türklere yönelik önyargılarını kaldırması gerektiğini söyledi. Nurgül Toprakçıoğlu da, "Çocuk çocuğumuz için korkuyoruz. Akşam geç vakitlerde geliyor. Çok korkuyoruz" derken, Halis Bayat ise, "Artık istediğimiz yerde gezemiyoruz. Korkuyoruz yani" şeklinde düşüncelerini dile getirdi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.