Almanya'da Mölln Katliamının Kurbanları Anıldı
Almanya'nın Schleswig-Holstein Eyaleti'ne bağlı Mölln kentinde 23 Kasım 1992 tarihinde Neonaziler tarafından yakılarak öldürülen Bahide Arslan, Yeliz Arslan ve Ayşe Yılmaz katliamın 19. yılında törenle anıldı. Törene Hamburg Başkonsolosu Devrim Öztürk, Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels, ataşeler, Arslan ailesinin fertleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne bağlı Mölln Fatih Camii'nde ölenlerin ruhuna Kuran-ı Kerim ve mevlit okunmasının ardından, faşizm kurbanlarının yakılarak öldürüldüğü evin önüne çelenk bırakıldı. Almanya'da hala ırkçı saldırıların olmasını üzüntüyle izlediklerini ifade eden Başkonsolos Öztürk, "Türkiye'de ve burada yaşayan vatandaşlarımızın ırkçılık konusunda hassasiyetlerinin ne kadar isabetli olduğunu, ortaya çıkan son ırkçı cinayetlerden sonra bir kez daha gördük. Bugün ırkçılığa karşı bir araya
gelmemiz, benzer olayların gelecekte yaşanmaması için çok önemli bir mesajdır" şeklinde konuştu.
Başkonsolos Öztürk, ayrıca Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet'in olayla ilgili mesajını da okudu. Acet mesajında, "İnsanlık adına utanç verici olan, vatandaşlarımıza yönelik bu tür saldırıların hiç yaşanmamasını temenni ediyoruz. Fakat Almanya'nın dört bir yanında vuku bulan olaylar bu konuda iyimser olmamızı zorlaştırıyor. Almanya'daki Türk toplumunun huzuru için Alman makamlarınca yapılacak çalışmalarda yapıcı ve işbirliği içinde olunması önemlidir" cümlelerine yer verdi.
Mölln Belediye Başkanı Wiegels ise "Mölln saldırısından sonra da yabancı düşmanlığının halen toplumuzda devam ettiğine son günlerde bir kez daha şahit olduk. Olaylar gösteriyor ki, sadece Anayasayı Koruma Teşkilatı değil, hepimiz ırkçı insanlardaki şiddet potansiyelini küçümsemişiz" şeklinde konuştu. Aşırı sağcılıkla mücadelede uyanık ve kararlı olmak gerektiğini vurgulayan Wiegels, "Yabancı düşmanlığını baştan itibaren kabul etmediğimizi göstermemiz gerekiyor. Yabancı kökenli vatandaşlarımıza karşı
hoşgörülü ve liberal bir tutum, toplum için de güzel bir mesaj olacaktır" dedi.
Hamburg Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Doç. Dr. Ömer Yılmaz yaptığı konuşmada "Hiçbir din öldürmeyi emretmez ve 'İslami terör' diye bir şey yoktur. Nasıl Norveç'teki saldırıya 'Hıristiyan terörü' denilemezse, hiçbir saldırı da İslam'a mal edilmemeli. Şiddetin her türlüsünü kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Yangında annesini, kızını ve yeğenini kaybeden Faruk Arslan da, "Acılarımızın sadece bizde değil, dostlarımızda da yaşadığını görmek acımızı hafifletiyor. 40 yıldır Mölln'de yaşıyorum. Ayaklarımı burada yere bastım ama en büyük acıları da burada yaşadım. Yaşadığımız acılara rağmen 'Almanya benim ülkem değil' diyemem" şeklinde konuştu. Topluma birlik ve beraberlik mesajı veren Arslan, "İki toplum arasında oluşan çatlakları kapatarak birlik olduğumuzu gösterelim" dedi.
Almanya'da 10 kişinin öldüğü Neonazi cinayetlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, acılarının tazelendiğini ifade eden Faruk Arslan'ın eşi Havva Arslan ise "Yıllarca hep susup acılarımızı içimize gömdük. Ailemi yakan Neonaziler işledikleri cürümden az bir ceza alarak sıyrıldılar. Bugün yaşananlar, ırkçı kafaların ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Artık tedbir alsınlar, bundan sonra insanlarımıza bir şey olmasın" ifadeleriyle temennilerini dile getirdi.
Törenin ardından yazar İmran Ayata, Mölln Belediye Sarayı'nda düzenlenen etkinlikte bir konuşma yaptı. Tören, 1992 yılında meydana gelen saldırıyla tarihsel bir çatışmayı konu alan "Mölln nach Mölln" (Mölln'den sonra Mölln) adlı tiyatro gösterisiyle son buldu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.