Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Londra Da Ögrencilerle Biraraya Geldi
- AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Londra Ekonomi Üniversitesi(LSE) öğrencileriyle bir araya geldi. LSE öğrencileri Türk Topluluğu tarafından düzenlenen ve Ekonomi Politikaları Merkezi Direktörü Prof. Wouter den Haan’ın moderatörlüğünde ‘Türkiye’nin 2023 Ekonomik ve Politik Vizyonu’ üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Konferansın ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Numan Kurtulmuş, serbest bırakılan kamu görevlilerinin ardından sıranın silah bırakmakta olması gerektiğini ifade etti.
ÖĞRENCİLERDEN AKP GENEL BAŞKAN YARDIMCISINA ‘DEMOKRATİK’ SORULAR
Prof Dr Kurtulmuş’ un Türkiye üzerine hazırladığı sunumu merakla dinleyen öğrenciler soru cevap kısmının da AKP partisinin ‘demokratik’ yapısı üzerine sorular yönelttiler. Bir öğrencinin ‘sizi uzun zamandır takip ediyorum ve değerli bir politikacı olduğunuzu düşünüyorum ancak partinizde atılan adımların çoğunu demokratik bulmuyorum ve demokratik olduğunuza inanmıyorum’ yorumuna cevap veren Numan Kurtulmuş ‘AKP demokratik bir partidir en azından yüzde elliden fazla bir oyla iktidarda ve hala popülerliğini koruyor. AK Parti ayrıca bir ajandaya sahip şartların iyileştirilmesi ve demokratikleşme ve refah düzeyinin artırılmasıyla ilgili. Tabi ki en küçük ayrıntısına kadar tartışabiliriz ancak genel olarak konuşmak gerekirse demokratikleşmeye yönelmiş bir adımdır ayrımcılığa değil. Eğer AK Parti kendi elitlerine sahip olmaya başlar ve halktan uzaklaşırsa işte o zaman halk bunu grup AK Parti’yi istemeyecektir. Ayrıca kişisel olarak demokratikleşmeyi güçlendirmek için elimden geleni yapıyorum’ ifadesinde bulundu.
BARUT KOKUSU ALTINDA BARIŞ YAPILAMAZ SİLAHLAR DA BIRAKILMALI
Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Numan Kurtulmus ‘Bugün PKK kaçırdığı 8 kamu görevlisini teslim etti Türkiye’ye, BDP’li milletvekili de bunu barış sürecine bir jest olarak değerlendirdi. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda’ sorusuna cevap olarak “Memleketten uzaktayız. Son gelişmeleri çok detaylı olarak bilmiyorum ama inşallah bu terörün sona erdirilmesi, çözüm süreci düzgün bir şekilde yürür. Bunlar da, bu tür olaylar da bu sürecin düzgün yürümesi için yapılan katkılardır diye düşünüyorum. Ümit ederim ki en kısa zaman içerisinde halkımızın büyük çoğunluğunun kabul edeceği önemli bir çözüm sürecini tamamlamış olacağız. Bu süre içerisinde tabiî ki önce işin normalleşmesi lazım. Yani bu tür bir takım insanlarımızı rehin almalar vesaire bunların hepsinin sona erdirilmesi işin doğası gereğidir. Bu yönde atılmış olumlu bir adımdır. Tabiî ki hepsinden daha önemlisi silahların bırakılmasını temin etmektir. Silahların bırakılmasını ilan etmektir. Yani barut kokuları arasında herhangi bir şekilde barış konuşulamaz zaten. Bu silahların ebediyen susturulması, silahların indirilmesi ve Türkiye’de gerçekten halkımızın başına büyük problemler açan bu 30 küsur yıllık terör sürecinin nihayetinde herkesin gönül rahatlığıyla kabul edeceği bir şekilde sona erdirilmesini talep ediyoruz, bekliyoruz, temenni ediyoruz.
BU SÜREÇTE HERKES DİKKAT ETMELİ
Numan Kurtulmuş barış sürecinin hassas olduğunu ve herkesin dikkatli olması gerektiğini ifade etti ve şunları ifade etti ‘‘Bu süreçte de hep uyarıyoruz; herkes çok dikkatli olması lazım. Politikacılar dikkatli olması lazım, bu işin tarafı olanlar, bunlar çok dikkat etmesi lazım. Ve herkesin acaba çözüme ne tür katkım olabilir diye, ne katkı verebilecekse bu katkıyı vermek için gayretle mücadele etmesi gerekir. Hakikaten savaşmak kolay bir iştir. Barış yapmak, insanlarımızı ciddi bir şekilde bir huzur ve refah içerisinde tutmak ise çok zor bir süreçtir. Kaldı ki burada bizim en büyük avantajımız Kürt halkı ve Türk halkı 30 küsur yıldır bir iç savaştan çıkıyor ve barış masasına oturup karşılıklı barış yapıyor değil. Burada şu ya da bu nedenle, bir takım dış desteklerle vesaire bir takım şartların oluşturduğu bir terör olayı var, bu terör olaylarının taraflarının bu terörden vazgeçirilmesi süreci, silahların susturulması süreciyle karşı karşıyayız. Ve bunun sonucunda da tabiî ki Kürt halkımızın, Kürtlerin haklarının hukukunun en ileri derecede temin edilmesi, bunların anayasal güvenlik güvenceleri altına alınması Türkiye’de geniş kitlenin, Türklerin de onurunu, izzetini zedelemeyecek şekilde bu çözümlerin düğün havası içerisinde yerine getirilmesi gerekir. Bunun için de bu adımı olumlu bir adım olarak görüyorum, olumlu bir adım olarak karşılıyorum. Geri kalan adımların da bir an evvel atılmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
POLİTİKACILARIN ‘DİL’ İ ÖNEMLİ ANCAK ‘JEST’ İFADESİNE TAKILMAYALIM MÜHİM OLAN SONUÇ ELDE ETMEK
‘Jest’ ifadesinin kullanımının sorulması üzerine “Dediğim gibi uzaktayım. Ne söylendi, ne söylenmedi, kim söyledi, niçin söyledi bunların bir önemi yok. Mühim olan sonuç elde etmektir. Aynı şey İmralı’ya kim gidecek tartışmalarında da yaşandı. Sonunda BDP’de öyle bir noktaya geldi ki, kimin gittiği hiç önemli değil. Bu sürecin gerçekten uygun bir şekilde olumlu bir şekilde devam etmesidir ve bu sürece herkesin katkı vermesidir. Yani dil tabiî ki önemli. Herkesin de, özellikle politikacıların dillerine dikkat etmesi lazım. Madem barış istiyorsak, dilimiz de barışın dili olması gerekiyor. Hiç kimse burada bir takım siyasi rant ya da siyasi risk endişesi içerisinde olmasın. Çok net başından beri söylüyoruz. Bu işin içerisine risk endişesiyle gireriz, ne risk endişesiyle bu işin içerisindeyiz. Sayın Başbakanımızın ifade ettiği; ‘Eğer bir politik risk varsa bunun hepsini alarak bu sürece başlıyoruz’ demesi çok önemliydi. Zaten sürecin önün açan budur. Bu iyi niyettir, bu temennidir ve bu politik iradedir. Eğer zaten bu politik irade olmasaydı bu süreç başlayamazdı. Dolayısıyla buradan da hiç kimsenin ‘Acaba bu süreçten sonra biz 3 puan nasıl kendi partimize alırız, 5 puan nasıl alırız’ gibi bir siyasi rant hesabı da yapmaması lazım. Burada rant yok, risk yok. Burada Allah’ın rızasını kazanmak ve milletin duasını kazanmak var. Hep söylüyorum; ‘Bir kişi daha fazla ölürse bundan büyük risk olabilir mi?’ Eğer her kim bu riski ortadan kaldırıyorsa, o, milletin karşısında gerçekten sorumluluğunu yerine getiriyor demektir. Biz başından beri söylüyoruz; özellikle BDP’lilere çok büyük sorumluluk düşüyor. Hem doğru hareket etmeleri, hem bu süreç içerisinde de üslubunu çok iyi şekilde ayarladıkları bir takım politik mesajlar vermelerini bekliyoruz. Diğer partiler için de, MHP için de, Cumhuriyet Halk Partisi için de aynı şey geçerlidir, tabiî ki AK Parti için de aynı şey geçerlidir. Dolayısıyla bu irade ortadayken, bu iradeyi herhangi bir şekilde zaafa uğratacak olan adımlardan, sözlerden, girişimlerden herkesin kaçınması gerekir.” İfadelerini ekledi.
TUTANAKLARIN SIZDIRILMASININ KİMSEYE FAYDASI YOK
Gazetecilerin ‘Tutanakların sızdırılması çok tartışıldı BDP’den bir açıklama, iki tane de istifa geldi. Siz ne düşünüyorsunuz?’ sorusunu yanıtlayan Numan Kurtulmuş “Olan oldu ama keşke olmasaydı. Onun için baştan beri söylüyoruz. Öyle hassas bir süreç ki bir ilave kelime bu süreci baltalayabilir. Bir ilave iş, lüzumsuz bir davranış bu süreci baltalayabilir. Herkesin kendi vicdanına sorması lazım; ‘Ben gerçekten bu ülkede bu sürecin çözümü tarafında mıyım değil miyim? Gerçekten istiyor muyum, istemiyor muyum?’ Bunu da kimse karşı taraftakini ikna etmek için konuşmasın, kendi vicdanına konuşsun. Ve dolayısıyla herkes hareketlerini ayarlasın, Türkiye’de bu sürece katkıda bulunsun. Tabi ki yanlış bir şeydi bu tutanakların, tutanak diye de bir şey yok ortada aslında yani, ben de çok bilmiyorum, birisi herhalde orada konuşulanları birilerine söylemiş. Bu ne onu söyleyen olumlu bir davranış, ne bunu yayınlayan gazeteciler için olumlu bir davranış. Yani ne faydası var Türkiye’ye? Söyledin, konuşmak kolay. Herkes dilediğini istediği şekilde söyler. Herkesin sözlerine davranışlarına dikkat etmesi lazım’
BÜTÜN DÜNYA BARIŞ SÜRECİNİ TAKİP EDİYOR
Prof Dr Kurulmuş, Londra ziyaretinde edindiği gözlemler üzerine“Bugün İngiltere’deki üçüncü günüm. Aşağı yukarı 10 tane toplantıya katıldım. Bunların bir kısmı az sayıda insanın katıldığı bir yuvarlak masa tartışmalı ve hem iş dünyasından hem siyaset dünyasından çok üst düzey insanlarla görüşme, tanışma imkanımız oldu. Bildiğiniz gibi aşağı yukarı hemen hemen bütün toplantılarda bazen birkaç sefer bu mesele soruldu. Sadece Türkiye’nin terör meselesini halletmesi, bizim bir meselemiz değil aynı zamanda bütün dünya merakla izliyor bu süreç ne zaman nasıl sona erdirilecek diye. Ve tabiî ki burada benimde konuşmalarımda IRA tecrübesine referans vererek konuşmam, onların da IRA tecrübesini bizlerle paylaşmasını sağlıyor. Aklın yolu birdir. Nihayetinde silahı elinde olanların elinden silahı bir türlü alacaksınız ve silahı indireceksiniz. Bunu 30 senedir güçle yapamadığınıza göre, ama terörün de, Türkiye’de PKK’nın da savaşma gücünü en aza indirdiğinize göre dolayısıyla artık zaten PKK’nın da bir savaşma gücü kalmadı. Dolayısıyla bunu barışçıl bir şekilde sona erdirmek lazım’ açıklamasında bulundu.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Londra programını 14 Mart Perşembe günü, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğinde, İngiltere’nin üç büyük partisinin grup başkan vekillerinin yer alacağı kahvaltının ardından Türkiye’ye dönüş yapacak.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.