Ab Bakanı Ve Başmüzakereci Egemen Bağış:
- AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İsveç’in başkenti Stockholm’de geçen yıl Avrupa’da 5'incisi açılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) temsilcilik binasına özel ziyarette bulundu.
İsveç’teki resmi temasları sonlandıran Bağış, Stockholm’de bulunan KKTC temsilcilik binasına özel ziyarette bulundu. Bağış ile Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Zergün Korutürk’ü KKTC temsilcisi Damla Güçlü karşıladı. Ziyaret sırasında Bakan Bağış, İsveç’teki Türk basın mensuplarına, twitter hesabından, "İsveç’in başkenti Stockholm’de KKTC temsilciliğini ziyaret ederek yavru vatana olan desteğimizi dosta düşmana ilan ettik” mesajını gönderdiğini söyledi.
Burada yaptığı konuşmasında KKTC’ye uygulanan ambargo ve izolasyonlarının hiçbir şekilde kabul edilebilecek ya da makul görülecek uygulamalar olmadığını ifade eden Bağış, Kıbrıs konusunda uluslararası algıya bakıldığı zaman 10 yıl öncesiyle şimdi arasında büyük değişiklikler görüldüğünü belirtti. Kıbrıs konusunun şimdi dünyanın neresinde konuşulursa konuşulsun barışı engelleyen, birleşmeyi engelleyen tarafın Rumlar olduğunun farkında olunduğunu söyleyen Bağış, bunun Türkiye’ye çok önemli bir psikolojik üstünlük sağladığını kaydetti.
Rumların, inatlarının ve çözümsüzlüklerinin en büyük mağduru olduklarını kaydeden Bağış, “Eğer Annan Planı kabul edilmiş olsaydı Birleşik Kıbrıs Devleti belki de dünyanın en müreffeh ülkelerinden bir tanesi olacaktı. Ama Rumların ortaya koyduğu o çözüme karşı duruş, Rumları iflasa kadar götürecek bir süreci başlattı. Ve şimdi ‘komşu komşunun külüne muhtaçtır’ sözünün en yakın ispatı haline geldiler. Şu anda elektrikleri konusunda KKTC’ye muhtaç durumdalar. Yakında Türkiye’den Ada’ya bağlanacak su boruları Rum kesiminin de susuzluğuna çare olacak” ifadelerinde bulundu.
Rumların dünyanın en geniş deniz taşımacılık filosuna sahip olduğunu belirten Bağış, “Ercan Havalimanı’nın uluslararası ulaşıma açılmasını engelledikleri için dünyanın en kritik en önemli lojistik merkezleri olan Mersin Limanı’na da İstanbul Limanı’na da, İzmir Limanı’na da, Trabzon Limanı’na da hiçbir Rum gemisi yanaşamıyor. Sadece Güney Kıbrıs Rum yönetimi hava yollarının Atina’ya yaptıkları seferlerde, Türk hava sahasına giremedikleri için etrafından dolaşmalarından dolayı yıllık maliyet 30 milyon avrodur. Biz hava sahamızı da limanlarımızı da açabileceğimizi onlara söyledik. Ama karşılığında onların da KKTC’nin 26 Nisan 2004 tarihli Avrupa Birliği Konsey kararı çerçevesinde uluslararası ticarete kavuşabilmesinin önünü açmaları gerekir. Yani Ercan Havalimanı’nın uluslararası uçuşa açılmasına izin vermeleri gerekir. Rumlar o konudaki çarpık tavırlarını sürdürdükçe kendi kendilerini batırdılar ve şu anda çok ciddi bir ekonomik kriz ile uğraşıyorlar” dedi.
Bağış, ancak Şubat ayında yapılacak seçimler sonrası “aklı başında, makul bir yönetimin” Güney Kıbrıs’ta iktidara gelip KKTC’deki muadilleriyle uzlaşacak bir politika izlemeleri halinde, atılacak adımları destekleme sözünü peşinen verdiklerini söyleyerek, “Yani hem KKTC vatandaşlarının hem de Güney Kıbrıs’ta yaşayanların kabul edeceği siyasi eşitliğe dayalı her çözümü destekleyeceğiz. O çözüm yolunda atılacak her türlü ticari yolun da destekçisi olacağız. Bu kadar açık çek verdikten sonra hala bunların bu çarpık tutumlarını sürdürüyor olmaları akla ziyan bir durumdur. İnşallah bir an önce hatadan dönerler” dedi.
“İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmamız lazım” diyen Bağış, “Biz bu kadar önemli ve kritik uluslararası bir stratejiyi güderken, KKTC içerisindeki kardeşlerimizin kendi aralarında içine düştükleri uzlaşmazlık da bizi çok üzüyor” şeklinde konuştu.
“Sayın Başbakanımız zamanın Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Sayın Prodi’ye ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Sayın Verheugen’e Türkler Annan Planı’nı kabul eder, Rumlar reddederse ne olur diye sordu. Öyle bir şey olamaz imkansız dediler. Ya olursa dedi. O zaman size güvence veriyoruz, Türk tarafına uygulanan izolasyonlar son bulacak diye söz verdiler” diyen Bağış, “Hakikaten onlar sözlerinde de durdular 24 Nisan’da oylama yapıldı 26 Nisan’da Konsey bir karar verdi. Türk tarafına uygulanan izolasyonlar son bulacak dedi. Ama maalesef Güney Kıbrıs ondan 4 gün sonra 1 Mayıs’ta üye oldu ve Konsey kararını uygulattırmadı. Tehditle, şantajla diğer ülkelerin o kararı uygulamasına mani oldu. Başka konularda ben de sizin kararlarınızı veto ederim, sizin kararlarınızı uygulatmam diyerek üyeliğin kendisine verdiği fırsatı kötüye kullandı. Avrupalılar hata yaptıklarını o gün anladılar. Onun için Sayın Merkel de, Sayın Blair de, Sayın Verheugen de yazdıkları kitaplarda o konuda çok açık net bir şekilde itirafta bulundular ve hatalarını ilan ettiler” dedi.
Bakan Bağış, toplantı sonunda KKTC Temsilcisi Damla Güçlü'ye üzerinde Türkiye Cumhuriyeti AB Bakanlığı’nın amblemi bulunan bir tabak hediye etti.
Bağış, Stockholm KKTC temsilcilik binasına düzenlediği ziyaretin ardından İstanbul’a dönmek üzere hareket etti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.