Mafya Olduk! Bu Toplum Nereye Gidiyor?
Dün İstanbul'da bir kadın cinayeti yaşandı. Kadın kaçıyor, ayağı kaldırıma takılıyor, düşüyor… Peşinden silahlı bir adam geliyor ve yere düşen kadına bir şarjör mermi boşaltıyor. Yetmiyor, hâlâ intikamını alamadığı görülüyor. Artık yeter!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sesleniyoruz: Artık geç kalmadan yeni ve etkili yasalar çıkarılmalıdır. Basın Kanunu, Sosyal Medya Kanunu, Güvenlik Kameraları Kanunu ve Türk Ceza Kanunu yeniden düzenlenmeli, toplumun asayişini ve ahlaki yapısını koruyacak şekilde uygulanmalıdır. Çünkü bu gidişle kendimize ancak belki bir 100 yıl sonra gelebileceğiz.
100 yılda Türk toplumunun kimyası bozuldu. Birbirini sevmeyen, güvenmeyen, saygı göstermeyen bireylerden oluşan bir topluma dönüştük. 1960’lı yıllardan itibaren sağ-sol çatışmalarıyla başlayan bölünme, sinema ve medya aracılığıyla zihinlere enjekte edilen ahlak dışı sahnelerle derinleşti. 1980 sonrası dönemde bu yozlaşma daha da vahim bir hal aldı; porno içerikler, şiddet, uyuşturucu, çarpık ilişkiler toplumda alenen görünür oldu.
2000'li yıllara gelindiğinde ise gizli saklı yapılan ahlaksızlıklar artık açıkça sergilenmeye başlandı. Kadınlarımız ve kızlarımız adeta bir “moda” uğruna çıplaklıkla özdeşleşen bir yaşam tarzına yönlendirildi. 2025 yılı itibariyle geldiğimiz nokta içler acısıdır. Fuhuş aleni hâle gelmiş, aile yapısı çökmüş, sigara ve uyuşturucu kullanımı ortaokul yaşlarına kadar inmiştir. Cinsel ilişki yaşı dramatik biçimde düşmüş, gençlik kontrolsüz bir girdabın içinde savrulmaktadır.
Ekonomik ahlak da çökmüştür. Esnaf birbirini, sanayici çalışanını, müşteri işvereni kandırır hâle gelmiştir. Artık kime güveneceğimizi bilemez durumdayız. Eskiden yalnızca TRT 1 vardı. “Dallas” dizisiyle tanıştık, üzerinden tam 45 yıl geçti ama bugün herkes birer "J.R." olmuş durumda. Hepimiz bir entrika dizisinin karakterine dönüştük.
Yetmedi... "Muhteşem Yüzyıl" gibi dizilerle Osmanlı bile fuhuş ve entrika içinde gösterilerek, tarihi değerlerimiz bile itibarsızlaştırıldı. Ardından mafya dizileri, zengin yaşamlar, lisede aşk temalı yapımlar, yaş günü partilerinde yozlaşma ve cinsellik temaları derken, 2025 yılında karşımıza kimlik bunalımı içinde bir nesil çıktı: Bu çocuklar Türk mü, Müslüman mı, yoksa hiçbirine mi ait? Belli değil...
Son Söz
Bu çöküşün, bu yozlaşmanın, bu kaotik hâlin tek sorumlusu halk değildir. Vebal, 100 yıldır bu ülkeyi yönetenlerin, yönlendirenlerin, denetlemeyenlerin, görmezden gelenlerin omzundadır.
Türkiye hâlâ bir çıkış yolu bulabilir. Ancak bunun için önce gerçeği görmek, sonra cesaretle yüzleşmek ve nihayet kararlılıkla harekete geçmek gerekir. Yoksa sadece bireysel değil, toplumsal çöküşümüz de tamamlanmış olacak.
Seçim Ankara ya gönderdiğimiz vekiller : Yasal düzenleme yapmalı cinayet mafya dizileri ve televizyonlarda gösterilmemeli, Yasal Düzenleme yapılmalıdır..
Hayırlı Günler Diliyorum
Sel Gider, Hışı Kalır!
04 Mayıs 2026 Pazartesi 13:38Alın Terinin Şehri: Kahramanmaraş’ta 1 Mayıs’ın Anlamı
01 Mayıs 2026 Cuma 10:02Okumayan Toplum, Tüketen Zihinler
30 Nisan 2026 Perşembe 11:22Hanefi Öksüz ve Aile
29 Nisan 2026 Çarşamba 09:05Kahramanmaraş’ta Sanayi Çeşitliliği
28 Nisan 2026 Salı 08:23Yalan haberden oy çıkar mı?
27 Nisan 2026 Pazartesi 08:26Zaman mı Hızlandı?
25 Nisan 2026 Cumartesi 13:56Vizyon Meselesi: Üretimin Üstüne Çıkmak
24 Nisan 2026 Cuma 12:29Yenilikçi Olan Kazanır!
22 Nisan 2026 Çarşamba 08:54Maneviyatı Eksik Bir Nesil Yetiştiriyoruz
20 Nisan 2026 Pazartesi 11:12

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.