Değişen dünya ve bizler

Değişen dünya ve bizler
Türkiye'de 2000'li yıllardan sonra büyük bir değişim rüzgarı başladı.

Bizim kuşaklar, (yaşı 50 ve üzeri olanlar) bu değişimden pek fazla etkilenmese de, çocuklarımız değişim yanlısı. Bunu eleştiri için söylemiyorum. Gençler, bizim gibi düşünmek zorunda değiller ama inanç kotlarını, geleneği, örf ve adetleri sıfırlayan , geçmişin tüm değerlerini yok sayarak tamamen seküler bir hayata savrulmaları da hayra alamet değil.

Bu durumun sosyolojik gerçekliği üzerinde kafa yormak gerekiyor. Her ne olursa olsun, benimle çocuğum arasında uçurumu andıran farklılık olması normal değildir. 2000'li yıllara kadar sağcı ya da muhafazakar diye isimlendirilen bir seçmenin, CHP'ye oy vermesi mümkün değildi. CHP'li veya solcu bir dünya görüşüne sahip birisi de milliyetçi, muhafazakar bir partiye oy vermezdi.

İdeolojik düşünce ön plandaydı. Kimlik ve dava siyaseti yerini hala muhafaza etse de önümüzdeki yıllarda  bu kavramların da gündemden kalkacağına şahitlik edeceğiz. Zaten şimdiden yavaş yavaş bunun ayak izleri hissediliyor. Artık muhafazakar veya dindar bir seçmen çok rahat bir şekilde CHP'ye oy verebildiği gibi, CHP'li bir seçmen de muhafazakar diye bilinen partilere oy verebiliyor. Ulusalcı fikirler de iflas etti.

Peki, bu tablo ürkütücü mü?

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.