Adnan GÜLLÜ
ANADOLU ve TROYA
Tarihini Unutan Milletlerin Coğrafyasını Başkaları Çizer.
Truva, Homeros’un İlyada ve Odeyssia destanlarına konu olmuş olan, günümüzde Çanakkale’nin Tevfikiye Köyü yakınlarında bulunan tarih sahnesinin en önemli kentlerinden biridir. Dokuz tarihsel katman halinde ele alınabilecek olan Truva, varlığı boyunca dokuz kere doğal afetler yüzünden yıkılmıştır; bu sebeple de kentin dokuz ayrı katmanı bulunmaktadır. Bu dokuz katman ortalama olarak 5000 yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Konumu nedeni ile Anadolu’da, doğu ve batı arasında bir köprü görevi gören topraklar üzerinde yer alan Truva, bu stratejik konumu ile her zaman birçok uygarlığın hedefi haline gelmiştir. Milattan önce 2000 ve 3000 yılları arasında, konumunun getirdiği avantajlar sayesinde canlı bir kültürel merkez ve krallık yönetimi altında yaşayan, yerleşik tarım toplumlarının yaşadığı bir bölgeydi.
Konumu nedeniyle birçok savaşa neden olan Truva sırasıyla; Persler’in, Büyük İskender’in, Selevkoslar’ın, Pergamon Krallığı’nın ve Romalılar’ın egemenliğine geçmiştir.
Arkeoloji için önemli kazı alanlarından biri olan Truva, Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından, 1870’lerde keşfedilmiştir. 1998 yılında ise Unesco tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.
Ön Türklerin Turok kolundan olan Troyalılar, M.Ö. 1700'lerden itibaren Trakya bölgesine de adını vermiştir. M.Ö. 1240-1230 yılları arasında on yıl süren savaşın sonunda Helenlerin (Tahta at) hilesiyle yenilen Troyalı Türklerin ve Troya Kağanı Hektor'un öcü Yunanlardan en son Atatürk tarafından alınmıştır. Troyalıların Türk olduğundan yabancılardan ve yazılı olarak ilk kez M.S. 12. yüzyılda, Tyreli William söz eder. İspanyol Pero Tafur ise 1437'de fetih öncesi İstanbul'una uğradığında insanlar arasında "Türkler Truva'nın intikamını alacaklar." sözünün dolaştığını yazar. 1453’te İstanbul’un kuşatması sırasında kentte bulunan Kardinal İsidore yazdığı bir mektupta Fatih'e "Troyalıların Prensi" diye hitap eder.
(Kaynak: Terence Spencer, Turks and Trojans in the Renaissance)
Fatih Sultan Mehmet'in vakanüvisi Kritovulos, Fatih'in Midilli seferi sırasında Çanakkale'de Troya kalıntılarının bulunduğu yerde Troya savaşı kahramanları hakkında hayranlık hisleriyle onları övdüğünü belirtir.
(Kaynak: Erhan Afyoncu, Truva'nın İntikamı, s. 94)
Avrupa'da pek çok rönesans düşünürünün eserinde Troya kenti Yunanlar tarafından ele geçirildikten sonra Troyalı General Turkus komutasındaki Türklerin Anadolu'nun içlerinden güç toplayıp Trakya'ya geri dönerek Yunanlardan intikam aldığı anlatılmıştır.
(Kaynak: James Harper, Rome vs. İstanbul: Competing Claims and the Moral Value of Trojan Heritage)
Ünlü Tarihçi Gibbon’un Roma İmparatorluğu’yla ilgili dev eserinde Türklerin soyu, cengâver ‘Teucri’ye dayandığından Türk anlamına gelen Latince ‘Turci’ ve İtalyanca ‘Turchi’ sözcükleri buradan gelmektedir. Roma İmparatorluğu'nu kuranlardan bazıları da kendi soylarını Troyalılara dayandırır." demektedir.
(Kaynak: Edward Gibbon, Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi, VI Cilt)
Troya yenilgisinden sonra bir Türk kolu da İtalya’ya giderek İskit Türkleriyle birleşip Türklerin Etrüsk boyunu oluşturmuştur. Etrüskler, Latin alfabesini icat eden ve Roma İmparatorluğu'nun dip kültüründe yer alan bir Türk boyu olmuştur.
(Kaynak: Prof. Dr. Ekrem Memiş, Troya ve Troyalılar & Troyalılar Türk müdür?, ltınpost Yayınları.)
Düşmanlar, 1915'te Çanakkale'ye saldırırken yaklaşık 3 bin yıl önce Troya Türklerine saldırmış Akhaların Agamemnon adlı komutanının adını savaş gemilerinden birine vermiştir. İstanbul'un ikinci fatihi Mustafa Kemal Atatürk ise "DUMLUPINAR'DA HEKTOR'UN VE TROYALILARIN ÖCÜNÜ ALDIK!" diyerek Anadolu ve Trakya'nın binlerce yıllık Türk yurdu olduğuna bir kez daha işaret etmiştir.
(Kaynak: Sabahattin Eyüboğlu, Mavi ve Kara)
Böylece Troyalı Türklerin öcünü ilk alan GENERAL TURKUS, ikinci kez öç alan İstanbul'un fethiyle FATİH SULTAN MEHMET, üçüncü ve dördüncü kez öç alan Çanakkale ve sonrasında da Dumlupınar savaşlarıyla MUSTAFA KEMAL ATATÜRK olmuştur.
"Türk, düşmanlarını asla unutmaz çünkü sen Türk olduğunu unutsan bile düşman senin Türk olduğunu unutmaz!"
Atatürk’ün İstanbul’un adını dünyaya kabul ettirmesi
04 Kasım 2024 Pazartesi 12:22Ankara'nın Başkent oluşu (13 ekim 1923)
26 Ekim 2024 Cumartesi 12:17Fatih Sultan Mehmed'in Sır Ölümü ve Unutulan Naaşı
14 Ekim 2024 Pazartesi 16:11Osmanlı Devrinde, Elbistan ve Çevresinde Çıkan Önemli İsyanlar
04 Ekim 2024 Cuma 12:20ABD'nin ve Avrupan’nın Osmanlıyı Sömürme Hikayesi
03 Ekim 2024 Perşembe 12:13Atatürk Suriye ve Orta Doğu
03 Ekim 2024 Perşembe 12:09Atatürk ve Ailesi
03 Ekim 2024 Perşembe 12:08Atatürk ve manevî evlatları
23 Eylül 2024 Pazartesi 16:23Gadir-i Hum bayramı nedir?
16 Eylül 2024 Pazartesi 15:19Osmanlının son dönemlerinden haberiniz var mı?
15 Eylül 2024 Pazar 11:31

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.