Kılıçdaroğlu çok konuşuyor

Kılıçdaroğlu çok konuşuyor
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik 'Başbakan avukat arıyorsa yanındakilere baksın' açıklamasıyla ilgili olarak konuştu.

 

Arınç, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün 90. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde 'Basın Yayın Hatıra Ormanı' ağaç dikme törenine katıldı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Başbakan eğer İsrail'in avukatını arıyorsa sağına baksın baksın' diyerek kendisini işaret etmesiyle ilgili olarak, "Sağında Cemil Çiçek var Bakanlar Kurulu'nda, ben soldayım' diye espri yaptı. Arınç, Kılıçdaroğlu'nun yeni genel başkan olduğunu ve süratle Türkiye'yi dolaşmaya başladığını belirterek, "Bu bir genel başkan için çok güzel. Ama konuşmalarına çok fazla dikkat etmiyor. Çok konuşuyor, ölçüsüz konuşuyor, tartmadan konuşuyor, karizması zedeleniyor, bir hafiflik içine giriyor. Ben tecrübeli bir siyasetçiyim, hiç genel başkan olmadım ama kendisine bir tavsiyem var; çok fazla konuşmasın ve sözlerini ölçerek, tartarak, doğru olduğunu bildikten sonra konuşsun" dedi. 

Arınç, Başbakan Erdoğan'ın Tevrat'taki 'öldürmeyeceksin' emrini İngilizce ve İbranice söylediğini hatırlatarak, "Konuşan kim? Türkiye'nin Başbakanı. Muhatap aldığı yer neresi? Tel Aviv hükümeti. Doğal olarak bu konuşmaya cevap vermesi gerekenin İsrail tarafından birisi olması gerekmez mi? Ama çok garip bir şey oluyor. Keşan'da kalabalıkları karşısında görünce Sayın Genel Başkan coşuyor; o da meğerse Tevrat'ı biliyormuş, '9. emir de şöyle, 10. emir de böyle' diyor. Burada bir yanlışlık var. Ben sizinle konuşuyorum ama bana şu dağın arkasından birisi bir şey söylemeye çalışıyor" dedi. 

Başbakan Erdoğan'ın da bunu bir başka konuşmasında 'Muhatap olarak Tel Aviv'i almıştım, ama cevap Keşan'dan geldi' dediğini hatırlatan Arınç, "Bu bir polemiktir, ama doğru bir polemiktir. Çünkü Başbakan konuşmasında Tel Aviv'i hedef alırken, Sayın Kılıçdaroğlu'nun Keşan'dan sanki kendisine söylenmiş gibi bunu kabullenip, karşı cevap vermesi çok garip değil mi sizce?" diye sordu.

"ACEMİLİĞİNE BAĞLIYORUM"

Kılıçdaroğlu'nun da 'Başbakan eğer avukat arıyorsa yanına baksın' dediğini kaydeden Arınç, şöyle konuştu:

"Benim mesleğim avukatlık, 25 yıl avukatlık yaptım. Hem siyasi hayatımda, hem mesleki hayatımda daha çok mağdurların, mazlumların, hakkı yenmiş insanların avukatlığını yaptım. Siyasi hayatımda da hem mağdurdan, mazlumdan, masum insanlardan yana oldum. Benim Başbakan vekilliği yaptığım 31 Mayıs sabahından itibaren İsrail'in bu saldırıları karşısında ne söylediğim. Çok açık ve seçik bellidir. Bunları tekrarlamaya gerek bile duymam, bundan da hicap duyarım. Dolayısıyla benim gibi bir insanı, kendi üstündeki suçu atmak isterken başkasına bir şey söyleme gayretinde olmasını Sayın Genel Başkanın acemiliğine bağlıyorum, düşünmeden konuşmasına bağlıyorum. Türkiye'de, Tel Aviv'in, İsrail hükümetinin bu saldırganlığı karşısında, buna sahip çıkacak bir tek kişi bulamazsınız. Kaldı ki Sayın Genel Başkan olaydan hemen sonra da zaten çok olumlu bir açıklama yapmış ve olaydan duyduğu üzüntüyü ifade etmiştir."

"KILIÇDAROĞLU BU YANLIŞ DÜŞÜNCESİNE ISRAR EDERSE ONA DA PAHALIYA MAL OLABİLİR"

Olayın bir iç politika olayı değil, herkesin yüreğini dağlayan bir olay olduğunu ifade eden Arınç, Kılıçdaroğlu'na CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'la yanıt verdi. Bu yanlışlıklar CHP'de sadece Kılıçdaroğlu'yla sınırlı olmadığını belirten Arınç, şunları kaydetti: 

"Çünkü Sayın Baykal da geçmişte her günkü konuşmalarında şu veya bu ithamla yargılanan insanların avukatlığına soyunmuştu. Türkiye'nin hiçbir meselesi yokmuş gibi, dünyada hiçbir gelişme olmuyormuş gibi, Amentü gibi her gün kürsüye çıktığında bir yerlere mesaj veriyor, çıkar amaçlı suç örgütlerini, meşru hükümeti devirmek isteyenleri, 'balyoz'du, 'kafes'ti, oydu buydu, bir takım planlarla yargılanan veya yargılanmakta olan kişilerin avukatlığını üstlendiğini ifade ediyordu. Bu avukatlık ona pahalıya mal oldu. İnanıyorum ki Sayın Kılıçdaroğlu bu yanlış düşüncesine ısrar ederse ona da pahalıya mal olabilir. Tel Aviv'in avukatlığını yapacak insanlar yok içimizde. İnandıklarımızı çok açık ve seçik bir biçimde ortaya koyuyoruz, böyle basit suçlamalarla, sadece çok laf konuşmak için ortaya atılan iddiaları ciddi bulmadığımızı da ifade ediyorum. Çok yenisiniz; az konuşun, öz konuşun, doğru konuşun ve sağındaki solundaki insanları suçlamayı bırakın. Bu konuda siz ne düşünüyorsanız, doğrusu ona cevap vermeye bakın."

İSRAİL'İN SORUŞTURMA KOMİSYONUNU TANIMAMASI 

İsrail'in BM'nin kuracağı Soruşturma Komisyonu'nu kabul etmeyeceğini ve üye vermeyeceğini açıklamasının hatırlatılması üzerine ise Arınç, Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği'ne olayın soruşturulması talebinde bulunduğunu söyledi. Arınç, BM Genel Sekreteri'nin de acilen bu komisyonun kurulmasını istediğini ve başkanlığa da Yeni Zelanda'nın eski başbakanını getireceğini açıkladığını anımsattı. Komisyonda Türkiye'den ve İsrail'den birer temsilci ile BM Genel Sekreteri'nin belirleyeceği birkaç temsilcinin de bulunmasının planlandığını belirten Arınç, şunları kaydetti: 

"Bu Türkiye'nin taleplerinin karşılanmasıdır. Genel Sekreterin duyarlılığıdır. Türkiye bu talebinde haklı bir noktaya gelmiştir. Şüphesiz saldırgan İsrail, hükümet temsilcisinin ifadesiyle böyle bir komisyonu tanımayacağını, soruşturmaya da üye eleman vermeyeceğini söylemiştir. BM'yi karşısına alan, tüm dünya kamuoyunu karşısına alan ve saldırganlığı ve işlediği suç sebebiyle endişe ve tedirginlik içinde olan İsrail'in bu tavrı, onların nasıl bir haleti ruhiye içinde olduğunu da göstermektedir. Ancak bu soruşturma komisyonunun onlar istemeseler bile kurulacağını ve görevini yapacağını düşünüyoruz. Bu BM Genel Sekreteri ve Sekreterliğinin görevleri dahilinde olan bir konudur. Dolayısıyla Türkiye istediğini almıştır. Genel Sekreter gereken duyarlılığı göstermiştir. En fazla iki ay içerisinde bu soruşturma komisyonunun görevlerini yapmasını ve sonuçlarını Genel Sekretere takdim etmesini Türkiye istemektedir. Eminim ki süratle kurulacak ve görevini yapacaktır." 

Mavi Marmara gemisiyle AK Parti'li vekillerin de yola çıkacağına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine ise Arınç, "O gün fazlasıyla konuştum" yanıtın verdi. İsrail'den bir misilleme gemisinin gönderilmesinin gündemde olduğuna ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine ise Arınç, "Hiç duymadım böyle bir şey' karşılığını verdi. 

Başbakan Erdoğan'ın Gazze'ye gideceğine ilişkin İsrail basınında yer alan haberlerin sorulması üzerine Arınç, "İsrail şu anda kara propaganda peşinde. Bütün haberleri propagandaya yöneliktir, kendi suçluluğunu örtbas etmeye yöneliktir. Dünya kamuoyunun dikkatini başka yere çekmeye yöneliktir. Oradan gelecek hiçbir haberi, biz filtreden geçirmeden, süzgece tabii tutmadan, ne siz ne biz, çok haklısız böyle bir şey elbette sorulacak, ama bunun doğruluğu konusunda hepimizin dikkatli olması lazım. Sayın Başbakan bu konuda ne yapılması gerekiyorsa, geçmişte de yaptı. Gitmek gerekiyorsa, gitti, söylemek gerekiyorsa söyledi. Biz şimdi en üst düzey diplomasiyle bu yaranın sarılmasını istiyoruz" diye konuştu. 

Öte yandan Arınç, Ovacık'taki ağaç dikme töreninde kırmızı erik ağacı dikti. Arınç, burada yaptığı konuşmada, çevreyi korumanın önemine ve bunun gelecek nesillere karşı da bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.