Eski DTP'liler istifadan vazgeçti
DTP ve BDP'nin ortak parti meclisi toplantısının ardından İnşaat Mühendisleri Odası'nda düzenlenen basın toplantısında kapatılan DTP'nin genel başkanı Ahmet Türk açıklamalarda bulundu. Türk, DTP'nin Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla kapatıldığını hatırlatarak, "Biz bu kararı başından beri bir siyasi karar olarak değerlendirdik. Bu statükoculuğun devamını isteyen mantığın devamıdır. Türkiye'nin demokratikleşmesini istemeyen güçlerin kararıdır. Bu karar inkar imha asimilasyon politikalarının devamını isteyen bir anlayışın devamıdır. Bu kararı hukuki görmüyoruz. Biliyorsunuz uzun süredir siyasetin içindeyim. HEP'ten başlayan bu sürecin tanığıyım, o süreçlerin sanığıyım. HEP, HADEP, DEHAP, DEP kapatıldı. Ama bugün yine barışa olan inancımızı halkların kardeşliğini sağlamaya yönelik siyasetimizi, Barış ve Demokrasi Partimizde sürdürme kararını aldık" dedi.
Barışın ne anlama geldiğini çok iyi bildiklerini ifade eden Türk, 6 partinin kapatılmasına rağmen, demokratik yöntemleri esas alan demokrasiyi esas alan yaklaşımlarının herkes tarafından görülmesi gerektiğini söyledi.
Türk, "Bu çabamız, bu ısrarımız demokrasiyi ne kadar önemsediğimizin açık bir göstergesidir. Barışı savunduğumuzun açık bir göstergesidir. Barış ve demokrasi partisini güçlü partisine getirmek. Demokratik siyasetinin güçlü ve bütün halkın dinamiklerine yanıt verecek bir noktaya taşımasıdır. İkincisi Türkiye'de, Türkiye halkının, Kürt halkının, farklı inançların, emekçilerin vicdanı olacak bir siyasi oluşumu da ortaya çıkarmamızdır. Eğer bunu ortaya çıkarabilirsek ve demokrasi mücadelesini verebilirsek, o zaman Türkiye'yi değiştirebiliriz. Demokrasiyi sağlayabiliriz. Özgürlüklere kavuşabiliriz. Bugün mücadele gerçekten demokrasiye inananların, inançların kendini özgürce ifade edebileceği, emekçinin hakkını savunacak bir Türkiye Partisi'ne ihtiyaç var" diye konuştu.
"Demokrasiyi esas alanlar bir çatı etrafında da toparlanmanın, birlikte olmanın da hazırlığını yapmalıdır" diyen Türk, Barış ve demokrasi partisinin demokrasinin adresi olabileceğine işaret etti.
Demokratik mücadelenin kendileri için esas olduğunu vurgulayan Türk, şöyle konuştu: "Partimizin kapatılmasıyla birlikte grubumuz partimiz gerçekten onurlu bir duruş gösterdiler. Bize sahip çıktılar. Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla, siyaset yasağı getirilen iki arkadaşına yürekten bağlılıklarını gösterdiler. Ben huzurunuzda partime ve bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."
Çarşamba günü İmralı'da Öcalan'ın avukatları bir görüşme yaptığını anlatan Türk, görüşmede Öcalan'ın parlamento zemininin terk edilmesinin doğru olmadığını ve mücadelenin devam etmesini istediğini kendilerine ilettiğini söyledi.
İstifanın doğru olmadığı konusunda ortak bir karara vardıklarını belirten Türk, "İstifa kararını gözden geçirdik ve parlamento da Kürt sorununun çözümüne katkı sunmak için devam etme kararı aldık. Ben burada bir şey daha ifade etmek istiyorum. DTP'nin kapatılması, partilerinin kapatılması büyük bir ayıptır, büyük bir günahtır. Bu mantığı açmamız gerekiyor. Bir canı bile kaybetmemiz bir partinin kapatılmasından da daha önemlidir. Onun için diyoruz ki ey siyasetçiler, siyasi partiler gelin canlara sahip çıkalım. Gelin canları kaybetmeyelim diyoruz. Hep birlikte barışçıl demokratik bir sürecin önünü açalım" şeklinde konuştu.
'Bu kararda İçişleri Bakanı ile yaptığınız görüşmenin etkisi oldu mu?' şeklindeki bir soru üzerine Türk, "Hayır kesinlikle Sayın İçişleri Bakanı ile yaptığımız görüşme sadece geçmiş olsun, bir nezaket ve duygularını iletmek için kendileri aradılar biraraya geldik. Bu konuda kesinlikle hiçbir konuşmamız ve tartışmamız olmadı. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum" dedi. Ahmet Türk, bağımsız İstanbul Milletvekili Ufuk Uras'ın, Mardin'den bağımsız milletvekili olması önerisinin hatırlatılması üzerine, ''Bizim gündemimizde böyle bir çalışma yok. Şahıslar için bir arayışımız yok. Buna inanın. Çok da meraklısı değiliz milletvekili olmanın...'' karşılığını verdi. Uras'ın TBMM'de bir grup kurulması yönünde talebi olduğunun ifade edilmesi üzerine, Türk, 19 milletvekilinin BDP'ye geçeceğini ve konuyu Uras ile değerlendireceklerini söyledi. Ahmet Türk, ''Tekrar grup kurma niyetiniz var mı?'' sorusuna, ''Karar alıyorsanız grup oluşturma çabası içinde de olursunuz'' yanıtını verdi. BDP'nin çatı partisi olup olamayacağının sorulması üzerine Türk, şunları kaydetti: ''Bu çatı partisinin bugünkü süreçle çok ilgisi yok ama demokrasi güçlerinin Türkiye'de vicdanı olacak. Bir siyasi mantığın ortaya çıkması önemlidir. Bu, geçmişten beri sürdürdüğümüz bir çalışmadır. Bugün bu çalışma daha da önemsenen bir noktaya gelmiştir. Toplumun, halkımızın, demokrasi güçlerinin ihtiyaç duyduğu bir noktadadır. Biz bu mücadeleyi büyütmek zorundayız. Türkiye demokrasi gücüyle, Türkiye halkının vicdanıyla ortaklaşarak, bu demokratik mücadelemizi büyütmek zorundayız.''
Türk, bundan sonra siyasi konumunun ne olacağına ilişkin soruya, ''Ben de merak ediyorum'' karşılığını verdi.
Ahmet Türk, BDP'nin önümüzdeki yıl yapılacak kongresinde kimin başkan seçileceğinin sorulması üzerine, kendisinin artık siyasi yasaklı olduğunu ve siyasetçi olarak son kez konuştuğunu ve kimin genel başkan olacağına örgütün karar vereceğini belirtti. Bir gazetecinin bazı milletvekillerinin ifadeye çağrıldığını hatırlatması üzerine Türk, ''Ben milletvekili değilim. Gider, ifademi veririm. Biz yanlış kanuna karşı tepki gösterdik'' diye konuştu. Türk, ''Mahmur'a heyet gönderilmesi söz konusuydu. BDP çatısı altında Mahmur'a heyet gönderilecek mi?'' sorusunu, ''Bakalım'' dedi.
(İHA)

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.