Erdoğan'dan Baykal ve Bahçeli'ye sert tepki
Bizim ciddi meselelerle işimiz var, bizim kalkınmayla işimiz var. Elinde iki paçavrayla gelecek, Türkiye'nin nükleer enerjiden fayda etmesini provoke edecek kimselere izin vermeyiz. Bunların yaptıkları ülkenin kalkınması falan değil. Birileri ellerine iki paçavra tutuşturuyor. Bunlar ne getirir ne götürür bunları bildiklerinden değil. Bunlar üzüntü verici ama medyanın da bunlara çanak tutmasını anlamıyoruz.
Eğitim camiasında çalışanların durumunu iyişleştirdik. Türkiye'de 63 yeni üniversite kurduk. Deniyor ki her ile neden üniversite? Uzaktaki yavrularımızın eğitimden mahrum olduklarını düşünüyorlar mı? 81 vilayetimizin 81'ine de üniversitelerimizi yaptık. Osmaniye'de bir üniversite açılması Osmaniye'nin havasını değiştirdi dediler. Bizden önce gelenler neden yapmadılar bunu? Onlar lafını yaptı biz icraatını yaptık. Oradaki üniversiteler bir kaynaşmayı getiriyor. Üniversitenin olmadığını ilimizin kalmamazı iftihar meselesidir.
2003'ten bu yana 49 bin 129 öğrenci kapasiteli 124 adet öğrenci yurdu açtık. 2002'de 451 bin kişi kredi alıyordu, bugün bu sayı 710 bin kişiye ulaştı. 961 bin öğrenci toplumda burs ya da kredi alıyor. Talep eden her öğrenciye burs ya da kredi veriliyor. Siz ne yaptınız? 2002'den öğrenciye verilen kredi, burs 45 liradır. Şu anda 200 lira oldu. Yüksek lisans, master yapan öğrenciye bizden öncekiler 90 lira veriyordu biz şu anda 400 lira veriyoruz. AK Parti farklılığı bu. Doktora yapan öğrenciye ne veriyorlardı? 135 lira veriliyordu. Biz şu anda 600 lira burs veriyoruz. Eğitimi ilgilendiren her alanda geçmişle kıyas kabul etmyecek iyileştirmeler sağladık. Ülkenin kaderini değiştirecek yatırımlar işte bu yatırımlardır. Büyüyen bir ekonomiye can suyu verecek yatırımlar işte bu yatırımlardır, eğitime yatırımlardır. Demokrasiyi güçlendirecek yatırımlar da işte bu yatırımlardır. Dünyayı takip eden bir nesil bu ülkede hiç bir anti-demokratik girişime izin vermeyecektir. Bugün Türkiye'nin üniversitelerini şekil tartışmalarıyla, sakal bıyık tartışmalarıyla anılmasını üniversitelerimize çok büyük haksızlık olarak görüyorum. Dünyanın 17. büyük ekonomisine yükselmiş bir ülkenin meslek liselerini dışlamasını bu ülkenin geleceğine vurulmuş acımasız bir darbe olarak görüyorum.
Ülkemiz AB ile müzakareleri yürüten bir konuma ulaşacak ama siz meslek liselelerini tartışma konusu yapacaksınız. Yoksa Başbakan meslek lisesi, imam hatip lisesi mezunu olduğu için mi bunu yapıyorsunuz? AKPM'ye Antalya milletvekili seçilecek siz hala lise tartışması yapacaksınız. Ülkemiz vizeleri ortadan kaldıracak, mayınları temizleyecek ama siz belli kesimlere üniversitelere girişte zorluk çıkaracaksınız. Bunun ne çağdaş normlarla uyuşan bir yanı vardır ne de Türkiye'ni gerçekleriyle uyaşan bir yanı vardır.
Bu hükümet ülkeyi muassır medeniyetler seviyesine taşırken birilerinin çıkıp ülkeyi geriliğe mahkum etmesi anlaşılır bir durum değildir asla da olamaz. Her zaman değişime direnen sürekli ileriyle doğru atılan adıma engel olmaya çalışan bir yaklaşımını Türkiye'ye ne gibi bir faydası olabilir? Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse bu topyekun bir mücadeleyle olabilir. Hükümet gaza basacak birileri frene basacak. Kusra bakmayın birileri Türkiye'yi düşünmüyor olabilir ancak biz aşkla, sevda ile, sorumluluk duygusuyla çalışmaya devam edeceğiz. Engel çıkaranlara da diyeceğiz ki gölge etmeyin başka ihsan istemez. Türkiye'nin geleceği sadece hükümetin sorumlulğunda değildir. Yasama da yürgı da yürütme de medya da sivil toplum da bu süreçte yapıcı rol oynamalıdır. Engel olunan AK Parti hükümeti değildir Türkiye'dir. Herkes milletin menfaatini selametini düşünmek zorundadır. Bu statakocu anlayışın meclis çatısında sahiplenilmiş olması daha vahimdir. İnternetten görüntü indirip bu benimle, eşimle, peygamberimizle dalga geçmek için kullanmak edep dışıdır.
Biz sayın Bahçeli ile ilgili arkadaşlarıyla ilgili internetten ne tür hezeyanların dolaştığını biliyoruz ama bunları alıp meclis kürsüsüne taşımak, belden aşağı vurmak bizim siyaset kültürümüzle barışmaz. Bugünkü konuşmasında AK Parti'yi Haçlı ordularına benzetecek kadar densiz bir yaklaşım var. Sağolsun bir de eline metre almış bundan sonra AK Partil'iler bizim sıralarımıza yaklaşamazlar diyor. Teşbih hata kabul etmez. Bunun tıp dünyasındaki karşılığını nedir onu tıp dünyasına havale ediyorum. Hani siz milletin maneviyatını en üst seviyede önemsiyordunuz? Bu mu sahip çıkmak, bu mu milliyetçilik? Sayın Bahçeli benim faşizmi bilmediğini iddia ediyor. Evet Bahçeli biz faşizmi sizin kadar iyi bilmeyiz. Çünkü faşizmle bir bağlantımız, ilişkimiz yok. Siz faşizmin özelliklerini açıklayın da biz de sizin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu anlayalım. Gerçi tahmin edebiliyoruz. Çünkü siz hem teorisyenisinz hem de pratisyenisiniz. Bu ülkede milleyetçilk adı altında nasıl kafatasçılık yapıldığını milletimiz daha iyi anlasın.
Biz siyasete kişisel hırslarımızı tatmin etmek için girmedik. Bizim güttüğümüz dava milletin davasıdır. Biz sen ben kavgası içinde değiliz bizim kavgamız demokrasi kavgasıdır. AK Parti'nin mücadelesi ucuz bir mücadele değildir, kişisel bir mücadele değildir. Biz mağdur edebiyatı yapmıyoruz. Bizim milletimizle kurduğumuz samimi ilişkiyi bu yönde algılayanlar milletle hiç bir ilişkisi olmayanlardır. Yapılan haksızlıkları dile getireceğiz ama elimizi kolumuzu baılayarak sineye çekmeyeceğiz. Biz başkalarının yaptığı gibi şapkayı alıp gitmedik. Nerede aksaklık varsa üzerine gittik.
Muhalefet her şeye karşı çıkmak değildir, aka kara demek değildir. Ama bizdeki muhalefet AK Parti özgürlükleri savunuyor diye yasakçı oluyor, çetelerle mücadele ediyor diyerek çeteleri savunuyor. Danıştay'a saldırı olunca önüne gidip AK Parti'yi suçlayanlar saldırganlar yakalandıktan sonra onların yanına Silivri'ye gidecek kadar tutarsızlar.
Seviniyorum, dün Altındağ'da bir fakir fukara evine gitmişler. Maaşallah, bunlar güzel şeyler. Ama bu günübirlik olmasın. Bizim sosyal politikalarımızı, kömür, gıda, eğitim yardımlarımızı eleştirenler uçuk ve hayali projelerle milletin karşısına çıkıyorlar. Sayın Baykal her aileye 300 lira maaş bağlayacağını söylüyor. Peki kaynak ne? Dalga geçiyorlar. Bu millet bu vaatlerin bedelini çok ağır ödedi. Gelin önümüzdeki seçimde bize ödünç oy verin diyor. Sayın Baykal bu millet inandığına, güvendiğine ödünç verir. Senin itimat edilen, güvenilen bir yanın yoktu. Boş vaadler işe yaramıyor. Bunları söyleyenler şimdi emekliliklerinin tadını çıkarıyor. Sayın Baykal iktidarın yolunun milletle diyalogdan geçtiğini anladın ama bunu da yanlış anladın. 30 yıl öncesinin popülist vaadleriyle bu millet senin arkandan gelmez. Sen bu milletin sofrasına oturmazsan, milletle aynı diyi konuşmazsan bu dil sana itimat etmez. Kendi arkadaşları söylüyor sol halktan koptu. Dün ilk denemeyi yaptılar, Altındağ'da bir eve gittiler.
Tabii biz Baykal'ın hırçınlığını anlıyoruz, yaşı kemale erdi hatta kameldan da öte cemale erdi. Bu seçimde de iktidara ulaşamazsa jübilesini müzmin bir muhalif olarak yapacak. Sayın Baykal ve Bahçeli'ye hatırlatmak istiyorum. Seçimler zamanında yapılacak, yılar sonra elde edilen istikrar seçimlere feda edilmeyecek. Kendilerini hiç yormasınlar, popülist söylemlerini, uçuk vaatlerini seçim sürecine bıraksınlar.
2009'un ikinci yarısından itibaren büyümenin pozitif yönde seyrettiğini görüyoruz. Türkiye'de ihracat yükselişini sürdürüyor. 2009 Aralık ayı sanayi endeksi 2008'e göre artmıştır. Otobomil satışlarında krize rağmen satış devam ediyor. 2009 Temmuz ayında küresel krize karşı önlem oarak yeni yatırım teşvik sistemini ortaya koymuştuk. Altı aylık süreçte çok başarılı olduğunu gördük."
(İHA)

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.