Çiçek: Nijeryalılara Türkçe öğrettik Hakkari'dekine öğretemedik

Çiçek: Nijeryalılara Türkçe öğrettik Hakkaridekine öğretemedik

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Nijerya'daki Nijeryalılara Türkçe'yi öğrettik, Hakkari'dekine, Diyarbakır'dakine halen öğretemedik. Bu devletimizin ayıbıdır, bizim ayıbımızdır çünkü eğitime yeteri kadar önem vermedik, veremedik" dedi.

Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde yapılması planlanan Uygulamalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu temel atma töreninde konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Eğitimi olmayan toplumun geleceği olmayacağını belirterek, "Bütün dünyanın en çok önem verdiği konu eğitimdir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızla beraber birkaç gün evvel Nijerya'ya gittik. Nijerya, Afrika'nın ortasında bir yer. 150 milyon nüfuslu toprağın altında her türlü zenginlik var ama toprağın üstünde de açlıktan, sefaletten her doğan yüz çocuktan 20'sinin öldüğü bir toplum. Orada Türk okulları var. Türkçe konuşuyorlar ama biz bu eğitim meselesini çözemedik. Nijerya'daki Nijeryalılara Türkçe'yi öğrettik, Hakkari'dekine, Diyarbakır'dakine halan Türkçe'yi öğretemedik. Bu devletimizin ayıbıdır, bizim ayıbımızdır çünkü eğitime yeteri kadar önem vermedik, veremedik. Bunun bedelini yoksulluk olarak ödüyoruz, bunun bedelini terör olarak ödüyoruz" dedi.

"Demokraside de inancımız halktan geldik, dönüşümüz de halkadır" diyen Başbakan Yardımcısı Çiçek, "Şimdi demokrasi dediğiniz de budur zaten ama maalesef bu ülkede halkın ferasetini, halkın basiretini, halkın öngörüsünü küçümseyenler oldu. Halkın tercihini hakaretle yaftalayanlar oldu. Denildi ki, 'Bu millet iyiyi bilmez kötüyü bilmez, iyiyi kötüden ayırt edemez. Bunlar cahil insanlar. Bunlara yetki verilmez, bunlara bir şey sorulamaz. Bizim insanımız bir İsviçreli gibi değil, bir Alman gibi değil. Ne olacak? Ona bir şey sormayacaksınız. Onun adına kararı biz vereceğiz.' Ben şu kadar yıllık siyasi hayatımda şunu çok net ifade ediyorum, böyle bir millete mensup olmaktan dolayı Cenab-ı Hakk'a şükrediyorum, sizin ferasetiniz, sizin öngörünüz, sizin basiretiniz, sizin verdiğiniz karar, benimki gibi okumuşların çok önündedir.

Herkesin millete saygı duyması lazım. Onlar sizi yaftalarken ne dediler? 'Bunlar bidon kafalı, bunlar karnını kaşıyan insanlar. Kim bunlar? Sizin maaş verip belli bir yerlere getirdikleriniz, sizden alınan vergilerle alınan lojmanlarda oturanlar, sizden alınan vergilerle arabalarda oturanlar yani size hizmet mecburiyetinde olanlar.' Yeri geldi, size böyle hakaret ettiler. Onun için değerli kardeşlerim, Türkiye'de en önemli iki şeye ihtiyaç var. Bunlardan bir tanesi eğitim, ikincisi de demokrasidir.

Demokrasi oksijen gibi bir şey, eksik olduğu zaman en azından baş ağrısı yapar. Türkiye'de demokrasi eksikliği var, demokrasi açığı var. Bakın ne oluyor? Temmuz sıcağında seçim yapıyoruz, bizden başka size gelip hesap veren var mı? En az geleni dört senede bir gelir ama siz başkalarının maaşını da verisiniz, onlardan hiçbirisi gelip size hesap vermez. Şimdi hesap veren demokrasiye ihtiyaç var. Madem ki millet adına yetki kullanıyorsun, madem ki millet adına imza atıyorsun, madem ki millet adına devletin arabasına biniyorsun, madem ki millet adına onun sağladığı imkanlardan istifade ediyorsun, evvela bu millete hesap vermeyi öğreneceksin.

Aynen Alman vatandaşı gibi, aynen Fransız vatandaşı gibi, aynen Avusturyalı gibi benim insanım da birinci sınıf demokrasiyi çoktan hak ediyor. Onun verdiği karara kimse saygısızlık edemez. Onun için Türkiye'nin en acil ihtiyacı birinci sınıf demokrasidir" açıklamasını yaptı.

"Bu ülkede iktidarlar seçimle gelecek, seçimle gidecek. Benim dediğim gibi olursa ne ala, olmazsa bunu ne yapar da iktidardan ederim diye ayak oyunlarının oynandığı dönemler, kumpasların kurulduğu dönemler artık geride kalacak. Bu kararı sen vereceksin, bunun için birinci sınıf bir demokrasiye ihtiyaç var" diyen Çiçek, "İşte AK Parti, milletten aldığı güçle size inanarak size güvenerek sizin içinizden çıkan bir iktidar olarak önünüze bu eksikliği bir ölçüde giderecek olan bir Anayasa değişikliğini getiriyor. 12 Eylül anlamlı bir tarih. İnanıyoruz ki bu ülkenin insanları ya demokrasiden yana tavır koyacak ya da jakoben halkı küçümseyen, halka hakaretten kaçınmayan, halka tepeden bakan, bu halk bir şey bilmez diyenlerin arasında bir tercih yapacak. Milletimizin tercihi hep demokrasiden yana olmuştur. Onun için biz diyoruz ki, 'Yeter söz milletindir, artık bundan sonra kararı verecek olan millettir.' İşte böyle bir demokrasi Türkiye'nin bugün en temel ihtiyacıdır" şeklinde konuştu.

Terör konusuna da değinen Başbakan Yardımcısı Çiçek, "Türkiye'nin bir terör sorunu var. Bu 40 yıldır devam ediyor. 80 öncesi sağ sol terörü ideolojik terör, şimdi ne terörü bölücü terör bunların hepsinin arkasında bunların ağa babaları var. Bunları destekleyenler var. Bunlara eğitim imkanı, para desteği sağlayanlar var. Bunlara silah mühimmat verenler var. Bunlar Türkiye'nin gelişmesini güçlenmesini istemez. Türkiye bugün G20'nin ülkesi, Allah'ın izniyle 10 sene sonra G 10'ların ülkesi olacak, şampiyonluğa oynayan bir ülke konumuna gelecek. Bunu engellemenin yolu terördür. Terörün olduğu yerde yatırım olmaz, terörün olduğu yerde insanlar yarın sabah ne olacak diye tereddüde düşer, terörün olduğu yere yabancı sermaye gelmez.

Onların istediği zaten birliğimizi, dirliğimizi bozmak. Halbuki terörle mücadelede partimiz, siyasi görüşlerimiz ,dini inançlarımız, doğum yerimiz, etnik kökenimiz ne olursa olsun o zaman yapılması gereken iş yan yana olmaktır. Bir olmaktır, beraber olmaktır ve bütün bu oyunları bozmaktır .Bütün Türkiye'ye demek istiyoruz ki, terörle mücadelede Türkiye'nin imkanı neyse, kabiliyeti neyse, yaşadıklarımızdan çıkardığımız dersler neyse, alınması gereken karar neyse sizi temin ederim ki bir dakika gecikmeden biz bu kararları aldık. Bundan sonra da almaya devam ediyoruz. Kararlılığımız sonuna kadar sürecektir. Bu iş nereye kadar gidiyorsa oraya kadar götürmeye kararlıyız.

Onun için oyuna gelmeden, tuzağa düşmeden hele hele bunu kısır çekişmelere alet etmeden cenaze merasimlerinde gidip Fatiha okumak yerine insanlarının yüreğinin yanık olduğu bir noktada siyasi istismar konusu yapmadan bir ve beraber olacağız. Türkiye bu işleri eninde sonunda çözecektir ve Türkiye geleceğe emin adımlarla yürüyecektir" ifadelerini kullandı.

(İHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.