Çelik: Baykal hem kel hem fodul
Çelik, Deniz Baykal'ın kendisine izafe edilenler şayet doğruysa, bunun utanç ve mahcubiyetiyle hem kel hem fodul tavrı içerisinde olmaması ve bir kahraman edasıyla ortalıkta dolaşmaması gerektiğini belirtti.
Çelik, AK Parti'de düzenlediği basın toplantısında CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa eden Deniz Baykal'a yüklendi. Çelik, dedikodular üreterek, komplolar hazırlayarak, montajlı görüntüler icat ederek insanların haysiyet ve onurları ile oynamak, aile şereflerine leke sürmek ve kişilerin iffetine kara çalmanın hukuken suç, dinen günah, ahlaken ayıp, örfen ise namertliklerin en büyüğü olduğunu söyledi. Böyle bir haksızlığa uğramış kişi veya kişilerin kim olursa olsunlar yanlarında hem devletlerini hem de insaf ve vicdan sahiplerini bulma hakkına sahip olduklarını ifade eden Çelik,
"Ne var ki, Sayın Baykal kendisi ile ilgili olarak ortaya sürülen görüntülere konu olan olayı yalanlamamış, bunun yerine kendisine komplo kurulduğu ve bunun arkasında iktidarın olduğu iftirasına sığınmıştır. Sayın Baykal, bu ülkenin tüm vatandaşları gibi şayet kendisine bir haksızlık yapıldığına inanıyor idiyse devletten, hükümetten, usulü dairesinde ve uygun dille gereğinin yapılması talebinde bulunabilirdi. Ancak bunun yolu, bu kirli olayın ve teşhirciliğin içine iktidarı çekmek değildir. Kendi üzerine yapışan veya yapıştırılan pisliği iktidara da bulaştırma çabası, musibet anında ortak arama zavallılığından başka birşey değildir" diye konuştu.
İnternet ortamında aleyhinde en çok yayın yapılan kişinin, hükümeti, partisiyle ve şahsıyla ilgili kara propaganda yapmak amacıyla en fazla site açılan liderin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade eden Çelik, "Sayın Başbakanla ilgili olarak yapılan gerçek dışı, onur kırıcı, hakaretamiz yayınların önüne geçilebilmiş olsaydı, Sayın Baykal'ın iddiası belki bu kadar gülünç olmazdı" dedi.
"BAYKAL, PİŞKİNLİK VE AYMAZLIK İÇİNDE"
Başbakan Erdoğan'ın her zaman aile mahremiyetine, insanların kutsallarına, kişilerin iffet ve şereflerine saygı duyduğunu, kendisine yapılmasını istemediği şeylerin, siyasi rakipleri de olsa, başka insanlara yapılmasını istemediğini, bilgisi, iradesi ve gücü dahilinde ise bunlara hep mani olduğunu kaydeden Çelik, şunları kaydetti:
"Sayın Baykal, dün yine içerisinde bulunduğu normal olmayan ruh haliyle, Sayın Başbakan'ı 'fitne, fesat ve dedikodu siyaseti' yapmakta, dedikodulardan medet ummakla suçlamıştır. Yeteri kadar işi olanlar, meşguliyeti olanlar dedikodulara vakit de bulamazlar, dedikodulara iltifat de etmezler. Sayın Başbakan Türkiye'nin ayağındaki prangaları sökmeye çalışırken, iki gün önce Sayın Medvedev ile dün Yunanistan ile atılan imzalar, meydana gelen gelişmeler tüm kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Ama işi gücü olmayanlar dedikodularla uğraşırlar.
Sayın Baykal, bu haliyle bugüne kadar olan siyasetinde olduğu gibi, düşman üreterek, düşman icat ederek varlığını sürdürmeye çalışan, hedef gösterdiği düşmanının büyüklüğünden kendisine pay çıkarmaya çalışan zavallıların durumuna düşmüştür. Bütün kamuoyu bilmelidir ki, Sayın Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, ak siyasetin mensupları, fitneye, fesada, dedikoduya, komploya iltifat da etmez, itibar da. Belden aşağı vurarak siyaset yapma, kirli zeminlerden ve kirli ilişkilerden medet umma bizim tarzımız da değildir, tavrımız da değildir. Esasen Sayın Baykal bu pişkin tavrıyla toplumumuzun hassasiyetlerini, ailenin kutsallığını ve Türk toplumunun değer yargılarını hiçe sayan bir aymazlık içerisindedir. Şayet kendisine izafe edilenler doğruysa, bunun utanç ve mahcubiyetiyle hem kel hem fodul tavrı içerisinde olmamalı ve bir kahraman edasıyla ortalıkta dolaşmamalı. Şayet kendisine izafe edilenler yalan ve iftira ise bunu kesin bir dille yalanlamalı, vakar içinde hukuki mücadelesini yapmalı, insanların şüphelerini izale edecek ne kadar vasıta varsa onlara başvurmalıdır. Ancak kendisine komplo kurulduğunu söylerken de yeni komplo teorilerine başvurmamalıdır."
"KURULTAY ÖNCESİ OLMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜ"
Çelik,Türk toplumunu istemeden de olsa meşgul eden bu 'nahoş' olayın CHP Kurultayı'nın sadece iki hafta öncesine rastlamasının da düşündürücü olduğunu belirterek, "Özellikle bu zamanlamaya dikkatinizi çekmek isterim. Sayın Baykal ve Başbakanımız, hükümetimiz ve partimizle ilgili terbiye sınırlarını zorlayan ne söylerse söylesin, biz yine onun hukukunu kendi hukukumuz kabul edeceğiz. İster partisinin başına dönsün ister dönmesin hükümetimiz bu olayın aydınlatılması için yapabileceklerinin tümünü yapmaktadır ve yapacaktır. Sayın Baykal bilmelidir ki, kem söz sahibine aittir. Sayın Başbakanımıza izafe ettiği o yakışıksız sözlerin hepsinin tam da kaynağına yakıştığını ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.