Baykal: Hukukun ırzına geçildi

Baykal: Hukukun ırzına geçildi
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti iktidarının Habur olayında sınıfta kaldığını ifade ederek, "Bu iktidar döneminde hukukun ırzına geçildi" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP Ankara İl Kongresi'ne katıldı. Anadolu gösteri merkezinde düzenlenen kongreye CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Ankara Milletvekilli Yılmaz Ateş, CHP Ankara Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ve çok sayıda partili katıldı.

CHP Genel Başkanı Baykal, konuşmasında hükümetin anayasa açılımına sert açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan'ın anayasa değişikliği konusunda konuşmasına sahip biri olmadığını iddia eden Baykal, "Birbirine düşmüş bir parlementonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 550 milletvekili var, 608 tane yolsuzluk dosyası var. İhaleye fesat karıştırmak, kalpazanlık, ve yolsuzluk dosyaları İtalya, Bulgaristan, Fransa, Almanya ve Yunanistan parlementosunda var mı?

Referanduma gidebilirsiniz. İstediğiniz soruyu sorabilirsiniz, millet istediği cevabı verir. Türkiye'de anayasa değişikliği diye bir sorun yok. Bu iktidarın kendi sorunu var. Bu, iktidar hakkında git kal referandumu olacaktır" dedi. "Hükümetin referandum için 2 sebebi vardır. Birincisi mahkemeleri kendine göre şekillendirmek, ikincisi ise askeri bölmek" diyen Baykal, Türk hukukuna güveninin hızla sarsıldığını iddia etti. Baykal, Erzincan Başsavcısı'nın Ergenekondan dolayı içeri girmesine şöyle değindi:

 

"Erzincan'daki savcı soruşturmayı açmasaydı, tutuklanır mıydı? Kesinlikle yapılmazdı. Bu hukuk krizidir, acı manzaradır. Şimdi adam Ergenekon sanığı. Başkent Üniversitesi rektörü Mehmet Haberal'ın aylardır orada durmasında hangi hukuk anlayışı yatıyor? Bu umutsuzluklar geleceğe yönelik dermansızlığın ifadesedir" diye konuştu.

'HUKUKUN IRZINA GEÇTİNİZ'

Baykal, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan ve Çorum Milletvekilinin 'fişlenme' sözleri ile illgili olarak,"Biri çıkıp 'fişleyeceğiz', diğeri ise 'kanı bozuklar' diyor. Bunlar çaresizliğin ifadesidir. Bütün bunların gösterdiği 'asarı izmihlal' yani çöküş ifadesidir. Gösteriyor ki Abbas yolcudur. Kafalarda deniz feneri davası kalacaktı. 1 yılı geçti hala iddianeme hazırlanmadı, noldu adalet kardeşim? Bu memleketin düzgün evlatlarını uydurma suçlarla cezaevinde mi çürüteceksin? Kafalarda bir de Habur kalacak. Çok özür diliyorum ama hukukun ırzına geçildi. Hakimler PKK'lıların ayağına kadar taşındı. Silivri'de mahkeme kuruldu deniliyor. Mahkeme yetkili organların kararı ile kuruldu. Habur'daki mahkeme ne oldu? Hukukta mahkeme taşımak diye bir olay var mı? Hakim o kararı kendi kararı ve vicdanı ile mi aldı?" dedi.

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde medya patronlarına çağrısını değerlendirdi. Baykal, Başbakan Erdoğan'ın medya patronlarına yaptığı açıklamayı hiç unutmayacaklarını anlatarak, bunun basın-fikir özgürlüğü ile ilgili bir alakası olmadığını kaydetti. CHP olarak milletin umudunu temsil ettiklerini dile getiren Baykal, bu seçimi yeni bir başlangıç olarak göreceklerini söyledi. Baykal, Bu kongerinin CHP'yi seçime taşıyacağını öne sürerek şöyle devam etti: "Bu kongre Türkiye'yi yeni bir seçime taşıyacaktır. Bu seçim Türkiye açısından sıradan bir seçim olmayacak. Türkiye'nin geleceği açısından geçmiş seçimlerin tümünden daha önemli bir sonuç doğuracaktır. Türkiye'nin dünyada yerinin ne olacağı, yargı organlarının, temel kurumların ne olacağının karara bağlanacağı bir seçim olacaktır. Küçülmeye başlayan Türkiye ekonomisinin ortaya çıkacağı seçim olacaktır. Hükümet dünyanın en uygun şartlarının yaşandığı bir dönemde iktidar oldu. Türkiye dünyada ekonomik bakımdan en büyük sarsıntı yaşayan bir ülkedir."

CHP Genel Başkanı Baykal, Türkiye ekonomisinin yüzde 6 daraldığını belirterek, Türkiye'nin küçülmesi karşısında bile ABD'nin bu kadar küçülmediğini belirtti. AK Parti iktidarının izlediği politikanın işsizlik tabanı ile yüzde 50 arttığına dikkat çeken Baykal, işsizliğin tarım politikalarının sonucu olduğunu ifade etti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'nin bugün anayasa değişikliği konusunu konuşmanın şartlarına sahip olmadığını savunarak, ''Gitmesi gereken, birbirine düşmüş bir parlamentonun yapacağı iş anayasa değişikliği değildir'' dedi.

Baykal, TEKEL işçilerinin eylemine değinerek, olayın çarpık bir özelleştirme uygulamasının getirdiği sonuç olduğunu söyledi. Türkiye'nin yüz akı, kar eden bir kuruluş olan TEKEL'in elindeki tesislerin yok pahasına satıldığını öne süren Baykal, ''Yabancı sigara tekellerinin, monopollerinin talepleri doğrultusunda kendi TEKEL'inizi boğacak, yabancı tekellerin önünü açacaksınız ve bunu yaparken de oralarda çalışan insanları adam yerine bile koymayacaksınız, onların işini elinden alacaksınız. Kendi hatandan dolayı karlı bir kuruluşu kapatacaksın, kapatırken orada yaşayan insanlara karşı en küçük bir sorumluluk duymayacaksın, Türkiye de sana hak verecek, olur mu öyle bir şey?'' diye konuştu.

'TEKEL İŞÇİSİNİ DAĞITACAKSINIZ DA NE OLACAK'

Baykal, TEKEL işçilerinin, ''bu kadar haksızlık karşısında, büyük bir olgunlukla, zarafetle, vicdanlara hitap ederek, vitrinleri kırmadan, kimseye zarar vermeden, kendilerine yapılan haksızlığı milletin anlaması için, fedakarlıklarla acıları taşıyarak, kışın ortasında havuzlara atılmayı içlerine sindirerek, gaz, cop yiyerek, ama hiçbir zaman Ankaralılarla ilişkisini bozmadan bugünlere kadar direnişini getirdiğini'' kaydetti.

İşçilerin en büyük destekçisinin de çevredeki esnaf olduğunu belirten Baykal, ''Şimdi günün birinde TEKEL işçisi alçak gönüllü şekilde haklı davalarını ortaya koyuyor. Bütün Türkiye sahip çıktı. Bugün ayın son günü. 'Ayın sonuna kadar izin verdik, yakacağız, yıkacağız, dağıtacağız'. Dağıtacaksın da ne olacak?'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''TEKEL işçileri yan gelip yatıyor, onlara yetim hakkı yedirmem'' dediğini ileri süren Baykal, ''Tekel işçisi yan gelip yatmak istemiyor. İş istiyor, çalışmak istiyor. Hele TEKEL işçilerinin yetim hakkı yedikleri ifadesi, kimsenin ağzına yakışmaz da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzına hiç yakışmıyor. Hangi yetimin hakkını ne yaparak yemişler, nerede yemişler yetimin hakkını? Yani bir insan bu kadar içinde bulunduğu durumun herkesin aklına gelebileceğini unutarak, kendisiyle ilgili hiçbir konu yokmuş gibi ortaya çıkar'' dedi.

Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, ''Nasıl bir yargı mensubunun yargılanması Başkanlar Kurulu'na bağlı ise bırakınız siyasetçinin yargılanmasına da parlamento müsaade etsin'' dediğini anlatarak, "Parlamentodaki bir siyasetçinin yargılanması ihtiyacı ortaya çıktığında bugün Meclis'teki 550 milletvekilimizin 608 kez yargılanmasına ihtiyaç çıkmıştır. Yani 608 fezleke, dosya hazır bekliyor. Bu yargılamanın yapılıp yapılmayacağına Meclis karar veriyor. TBMM o kararı almadığı için 608 dosya yargılanamıyor zaten. Başbakanın bundan haberi yok mu? Parlamento hiç karar almadığı için özellikle kendi iktidar döneminde, Başbakan galiba zannediyor ki Parlamento'ya böyle bir yetki verilmedi. Halbuki Parlamento'nun böyle bir yetkisi var. Parlamento istese o 608 dosyanın, 608'ini de yargılamanın önünü açabilir. Niye açılmıyor, çünkü parlamento kapatıyor, kapattı. Onun için evrakta sahtekarlık, kalpazanlık, ihaleye fesat karıştırma soruşturulamayor. Parlamento o yetkiye zaten sahip. Başbakan o yetkiyi talep ediyor. Yani

bu kadar bu işlerle ciddi iddia ortaya koyup da işin temeline yönelik ilgisizlik ve bilgisizlik bu düzeyde ortaya çıkabilir'' diye konuştu.

Baykal, bugün gelinen noktada bu Parlamento ile bugünkü siyasi koşullarda herhangi bir Anayasa değişikliğinin veya yeniden Anayasa yapmanın söz konusu olmasının temel bir yanlış olduğunu söyledi.

'MİLLETİN ÖNÜNE REFERANDUM GELEBİLİR, AMA MİLLET İSTEDİĞİ CEVABI VERİR'

Parlamento'daki iki partinin Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edildiğini kaydeden Baykal, ''Yani hukukun mahkum ettiği iki siyasi partinin yer aldığı bir Parlamento hukuku tanzim edecek. Bunu teklif ediyor Başbakan'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın, ''Meclis'te Anayasa değişikliği gereken oyu alamazsa referanduma gidileceğini ve halkın oyuyla Anayasa'nın değiştirileceğini'' söylediğini ifade eden Baykal, şöyle devam etti: ''Bu Başbakanın düşüncesidir. Milletin önüne referandum gelebilir. Siz milletin önüne istediğiniz soruyu sorarak sandık koyabilirsiniz, ama o sandıktan millet istediği cevabı vererek çıkar. Siz millete istediğiniz soruyu sormakta serbestsiniz. Ama millet de istediği cevabı verir. Bu konu milletin önüne geldiği zaman biliniz Türkiye çok büyük bir şansı elde etmiş olacaktır ve o zaman hepimizin görevi Anadolu'yu karış karış tarayarak millete işin asıl yüzünü anlatmak, hepimizin işi olacaktır.

Bu referandum Anayasa referandumu olmaktan çıkacaktır, bu iktidar hakkında 'kal', 'git' referandumu haline gelecektir ve inşallah o kaçtığı seçimi, bir referandum yapacak olur ise, hep beraber yakalayacağız ve referandumu o korktuğu seçim haline dönüştüreceğiz. Millete tuzak kuruyor, ama millet o tuzağı bozup o tuzağı kuranları onun içine hapsetmesini bilecektir.''

(İHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.