Başbakan Erdoğan ulusa seslendi

Başbakan Erdoğan ulusa seslendi
"Aynı vatan üzerinde, aynı bayrak altında, ortak bir kaderi paylaşarak, geleceği birlikte inşa edeceğiz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin küresel kriz sınavından alnının akıyla çıkan az sayıdaki ülke arasında yerini aldığını belireterek, "2009 yılının bu son günlerinde, yeni yıla daha büyük bir umut ve heyecanla bakıyoruz. 2010 yılını Türkiye'nin krizin etkilerinden tamamen arınacağı, büyüme enerjimizin yeniden artacağı, insanlarımızın yaşadığı sıkıntıların adım adım ortadan kalkacağı bir yıl olarak görüyoruz. Uluslararası kuruluşların tahminleri de bu beklentilerimizi destekler niteliktedir" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 2009 yılının son Ulusa Sesleniş konuşmasında, 2009 yılının genel bir muhasebesini yaparak, özellikle küresel kriz sürecinde Türkiye'nin nasıl bir gidişat içinde olduğuna ilişkin bilgi verdi. Dünyada yaşanan büyük ekonomik krizin dünyanın dev ekonomilerini derinden sarstığı 2009 yılında, Türkiye'nin kazanımlarının ne kadar sağlam bir zemine sahip olduğunu net olarak ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, "Yaşanan bu tarihi kriz elbette ülkemize de bazı sıkıntılar getirdi, hepimiz bu sıkıntıları hissettik, yaşadık. Bu olumsuzluklardan doğrudan etkilenen, düzenleri bozulan, hatta işini kaybeden insanlarımız da oldu. Ama buna rağmen Türk Ekonomisi, dünyanın dev ekonomilerinin maruz kaldığı felaket tablolarını yaşamadı. Bizde büyük ölçekli, zincirleme iflaslar yaşanmadı. Krizin açtığı gediklerin devlet bütçesinden yamanmasına gerek kalmadı. Ekonomimizin doğrultusunda herhangi bir sapma olmadı. Bu kriz esnasında, dünyaca tanınan markaların iflas ettiğini, dev finans şirketlerinin dibe vurduğunu, bankaların battığını hep birlikte müşahede ettik. Hamdolsun Türkiye bu dramatik durumları yaşamadı" diye konuştu.

Hedeflerde bazı ayarlamalar yapmak gerekse de, telafisi imkansız ekonomik tahribatlar ortaya çıkmadığına işaret eden Erdoğan, Türkiye bu zorlu imtihandan alnının akıyla çıkan az sayıdaki ülke arasında yerini aldı. 2009 yılının bu son günlerinde, yeni yıla daha büyük bir umut ve heyecanla bakıyoruz. 2010 yılını Türkiye'nin krizin etkilerinden tamamen arınacağı, büyüme enerjimizin yeniden artacağı, insanlarımızın yaşadığı sıkıntıların adım adım ortadan kalkacağı bir yıl olarak görüyoruz. Uluslar arası kuruluşların tahminleri de bu beklentilerimizi destekler niteliktedir" diye konuştu.

Erdoğan, OECD'nin tahminlerine göre, Türkiye'nin 2010'da 30 ülke arasında Güney Kore'den sonra en fazla büyüme kaydedecek ikinci ülke olarak görüldüğünü belirterk, "2011'de ise 30 ülke arasında en fazla büyümeyi Türkiye'nin kaydedeceği tahmin ediliyor" dedi.

İddiaların aksine, 7 yıllık süreçte Türkiye'nin borçlarındaki artışın, milli gelirindeki artışa kıyasla çok düşük bir seviyede kaldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Avrupa Birliği Maastricht Kriterlerine göre genel yönetim borç stokunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının yüzde 60'ı geçmemesi gerekiyor. 2002 yılında yüzde 74'lerde olan bu oranı biz 2008 yılı sonunda yüzde 39,5 seviyelerine kadar indirdik. 2002 yılında faiz oranı yüzde 62,7 iken, bu yıl faiz oranları yüzde 7 gibi tarihinin en düşük seviyelerini görmüştür. Bütün bu tablo içinde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; bugün Türkiye, borcun miktarı, oranları ve mahiyeti itibariyle tarihinin en iyi seviyesini yakalamış durumdadır. Disiplinli mali yönetimimiz neticesinde 2002'den bu yana faiz giderlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı istikrarlı bir şekilde düşmeye devam etmiştir. 2002 yılında yüzde 14,8 olan bu oranın, 2009 yılında yüzde 5,9 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2010 hedefimizse yüzde 5,5 oranını yakalamaktır."

MEMUR MAAŞLARI

Geçen 7 yıl zarfında Türkiye'nin imkanları çerçevesinde, çalışanlara mümkün olan en iyi şartları sunabilmek için büyük gayret gösterdiklerini belirten Erdoğan, bu gayretler neticesinde çalışanların ücretlerinde kaydadeğer artışlar meydana geldiğini söyledi.

Erdoğan, 2002 yılı Aralık ayında aile yardımı ödeneği dahil en düşük devlet memur maaşı 392 TL seviyesinde iken, 2009 yılı Aralık ayı itibarıyla bu rakamın 1.218 TL'ye yükseldiğini hatırlattı. Son 7 yılda en düşük memur maaşının yüzde 188 oranında artış gösterdiğini ifade eden Erdoğan, aynı süre içinde enflasyon rakamlarındaki düşüş dikkate alındığında bunun önemli bir iyileşme olduğunun kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

2009 yılı Ocak ayında yüzde 4 ve Temmuz ayında ise yüzde 4,5 olmak üzere memur maaşlarında toplam yüzde 8,7 oranında artış sağladıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki yıl, kamu görevlilerinin maaşlarında Ocak ayında yüzde 2,5 ve Temmuz ayında yüzde 2,5 olmak üzere yıllık toplam yüzde 5 oranında artış öngörüyoruz. Yapılacak artışlar sonucunda; aile yardımı ödeneği dahil en düşük dereceli memurun maaşı 2010 yılı Ocak ayında 1.250 TL'ye kadar, Temmuz ayında ise 1.280 TL'ye kadar yükselecektir. 2009 yılı Temmuz ayında 1.480 TL olan aile yardımı dahil ortalama memur maaşı da yine bu artışlarla 2010 yılı Ocak ayında 1.518 TL'ye, Temmuz ayında da 1.555 TL'ye yükselecektir."

 

ASGARİ ÜCRET

Hükümet olarak çalışanların alım gücünün enflasyon oranının üstünde bir artış göstermesi için özel bir dikkat gösterdiklerini belirten Erdoğan, rakamların da bu dikkatlerinin neticesini ortaya koyduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, "Bakınız net asgari ücret 2002 Aralık ayında 184 TL iken, 2009 Ekim ayında bu rakam 546 TL'ye çıktı. Artış yüzde 168,5. En düşük SSK emekli aylığı 2002 Aralık ayında 257 TL iken, 2009 Ekim ayında 633 TL. Burada da artış yüzde 146,1. En düşük BAĞ-KUR esnaf emekli aylığı 2kaydedecek ikinci ülke olarak002 Aralık ayında 149 TL iken, 2009 Ekim ayında bu rakam 494 TL. Artış yüzde 232. En düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı 2002 Aralık ayında 66 TL iken, 2009 Ekim ayında 333 TL seviyesine kadar çıkıyor, artış yüzde 405,4. En düşük memur emekli aylığı 2002 yılı Aralık ayında 377 TL iken, 2009 Ekim ayında 843 TL'ye yükseliyor, buradaki artış yüzde 124. 65 yaş aylığı 2002 Aralık ayında 24 TL iken, 2009 Ekim ayında 95 TL'ye yükselmiş, artış yüzde 287. Muhtar aylığı, 2002 Aralık ayında 97 TL, 2009 Ekim ayında 334 TL. Burada da yüzde 242,5'lik bir artış var. Bunlar yeterli mi? Tabiatıyla sizlerin gönlünüzden de, bizim gönlümüzden de daha fazlası geçiyor. Ancak, Türkiye'nin geçen yedi yıl boyunca çok önemli bir toparlanma ve kalkınma mücadelesi verdiğini hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.

Ekonomimizi istikrar içinde, sürdürülebilir bir büyüme mantığı içinde daha iyi noktalara taşımak için gerçekçi bir çizgide hareket etmek zorundayız."

Başbakan Erdoğan, 230 milyar dolardan aldıkları milli geliri 742 milyar dolara yükselttiklerini belirterek, "2008 sonu itibariyle daha da fazla yükselteceğiz inşallah" dedi.

TARIM DESTEKLEMELERİ

Nüfusun hala çok büyük kısmının geçimini tarımdan sağladığını belirten Erdoğan. bu alanda yıllardır sürüp giden sıkıntıları gidermek ve tarımı canlandırmak üzere reform niteliğinde 12 temel kanun çıkardıklarını hatırlattı. 2002 yılında 1 Milyar 868 milyon TL destekleme ödemesi yapılırken, 2010 bütçesinde bu rakamın 5 Milyar 6 Milyon TL seviyesine ulaştığını belirten Erdoğan, yılsonu itibariyle, çiftçilere toplamda 30 milyar 800 milyon TL destekleme ödemesinin tamamlanmış olacağını kaydetti.

"2009 yılı dış politika açısından hareketli ve kazançlı oldu"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, birlik, beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde geleceğe yürümenin azmini, kararlılığını gösterdiklerini belirterek, "Bunda devam edeceğiz. Aynı vatan üzerinde, aynı bayrak altında, ortak bir kaderi paylaşarak, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Bizim umudumuz var Bizim hayallerimiz var Bizim, ulaşmak noktasında kararlı olduğumuz çok yüksek hedeflerimiz varOnun için, Milli Birlik ve kardeşlik dedik. Onun için, Demokratik Açılım Süreci dedik. 7 yılda bunun alt yapısını yaptık. Türkiye'ye ilkleri yaşattık Göreceksiniz çok daha fazlasını yaşayacak, Türkiye'yi çok daha ileri seviyelere hep birlikte taşıyacağız" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, 2009 yılının dış politika açısından Türkiye için oldukça hareketli ve kazançlı bir yıl olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği ile ilişkilerde zaman zaman karşılaştıkları haksız tutumlara rağmen ilk günkü samimiyet ve kararlılıklarını daima koruduklarını belirten Erdoğan, "En son 12'nci fasıl olarak çevre faslını da müzakerelere açarak AB üyeliği konusunda ne kadar kararlı olduğumuzu göstermiş olduk. Şimdi aynı kararlılığı ve ciddiyeti üye ülkelerden de bekliyoruz. Türkiye'nin dış politikası tek boyutlu değildir. Biz yoğun bir diplomasi trafiği ile dünyanın her köşesine ulaşmaya, her ülkeyle ilişkilerimizi geliştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, bu ayın Muharrem ayı olduğunu hatırlatarak, bu ay içerisinde gerçekten farklı değerleri bir arada yaşama, yaşatmanın ispatını gerçekleştirdiklerini söyledi. Birlik, beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde geleceğe yürümenin azmini, kararlılığını gösterdiklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunda devam edeceğiz. Aynı vatan üzerinde, aynı bayrak altında, ortak bir kaderi paylaşarak, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Bizim umudumuz var Bizim hayallerimiz var Bizim, ulaşmak noktasında kararlı olduğumuz çok yüksek hedeflerimiz var. Onun için, Milli Birlik ve kardeşlik dedik. Onun için, Demokratik Açılım Süreci dedik. 7 yılda bunun alt yapısını yaptık. Türkiye'ye ilkleri yaşattık Göreceksiniz çok daha fazlasını yaşayacak, Türkiye'yi çok daha ileri seviyelere hep birlikte taşıyacağız. Sözlerime burada son verirken, yeni yılın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Barış içinde, aydınlık gelecek temenni ediyorum."

 (İHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.