Bakan Bağış resepsiyon verdi
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ortaköy'deki Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) merkezinde, ''AB Süreci Kadın Girişimi Destekçileri'' onuruna resepsiyon verdi. Burada konşan Bakan Bağış, ''Türk kadını , İstiklal mücadelesinde ne kadar büyük bir rol oynadıysa, bundan sonra en büyük istikbal mücadelemiz olan AB sürecimizde de en az o kadar kritik bir rol oynayacağına tüm kalbimle inanıyorum'' dedi.
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile eşi Beyhan Bağış, Ortaköy'deki Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) merkezinde, ''AB Süreci Kadın Girişimi Destekçileri'' onuruna resepsiyon verdi. Burada konuklara hitaben bir konuşma yapan Bakan Bağış, Türkiye'nin bir tarafında Asya'nın eşsiz zenginikleri, diğer tarafında ise Avrupa'nın çağdaş değerleriyle birlikte hoşgörü hamuruyla yoğrulmuş olmasının apayrı bir sentezi ortaya çıkardığını, bu senteze de ''İstanbul'' denildiğini söyledi.
Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu binada yurt dışından gelen misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bu bahçeden onlara yürüme mesafesinde bir sinagoga, bir kiliseye, bir camiye ya da Mimar Sinan'ın eseri olan bir hamama gidebileceklerini gösterdiğimiz zaman ne kadar zengin bir tarihe sahip olduğumuzu onlar da takdir ediyorlar. Bu ofisin açılışında sayın Başbakanımız çok önemli bir şey söylemişti. Avrupa'nın, İstanbul'dan alacağı çok anlamlı mesajlar olduğunu ifade etmişti. İstanbul'un verdiği mesajları Avrupa'nın doğru okuması gerektiğini söylemişti. Bugün yaşanan gelişmeler, Başbakanımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkardı. Bugün Avrupa'nın, Ortaköy'ün, İstanbul'un, Türkiye'nin mesajlarına çok ihtiyaç duyduğu herkes tarafından net bir şekilde takdir edilmeye başlandı. Önyargılara hapsolmuş, sahip olduğu değerlere karşı büyük bir bağnazlık ve çöküntü içine girmiş, nereye, hangi yöne kayacağı konusunda endişeleri olan bir Avrupa'nın bu hastalığına karşı İstanbul ilacını kullanmasını her vesileyle tavsiye ediyoruz. Ve bugün de görüyoruz ki Türkiye'nin tavsiyeleri doğru tavsiyelerdir.''
Bağış, ''Türk milletinin rotası son bin yıldır batıya dönük olmuştur. Bu rotayı değiştirmeye ne kimsenin niyeti vardır ne de buna kimsenin gücü yeter. Türkiye'nin ve Türk kadınının artık gelinen noktadan geriye dönmek gibi bir faturayla karşı karşıya kalmaya tahammülü olmayacağını hepimiz biliyoruz. Buna rağmen birileri Türkiye'nin kafasını karıştırmaya çalışabilir. İçimize şüphe uyandırmaya kalkanlar olabilir. İşte bu akşam burada Türkiye'nin bütün renkleri bu şüpheleri ortadan kaldırıyor. Türk insanının ana ekseni her zaman barış, adalet ve hakkaniyet çerçevesinde çağdaş medeniyeti benimsemek, bunlarla bütünleşmek olmuştur. Onun için Türkiye'nin bu ekseninden hiçbir şekilde kayması söz konusu değildir.''
AB müzakerelerini kararlı bir şekilde sürdüren Türkiye'nin aynı zamanda BM Güvenlik Konseyi'nde dünya sorunlarına çare bulan bir ülke olduğunu, İslam Konferansı Örgütü'nün genel sekreterliğini üstlendiğini, Medeniyetler İttifakı Projesi'ne eşbaşkanlık yaptığını anlatan Bağış, ''Türkiye'nin hangi yöne gittiğinin ve çağdaş değerlere ne kadar sahip olduğunun en önemli göstergesi bence İstanbul ve İstanbullulardır. Ama Avrupa'nın nereye gittiğini ve hangi değerlere ne kadar sahip çıktığını sorgulamanın vakti
gelmiştir'' diye konuştu.
Bakan Bağış, ''Şu Boğaz Köprüsü'nü biraz seyretsinler. Türkiye'nin bütün mesajını, eksenini aslında Boğaz Köprüsü çok net bir şekilde anlatıyor. Onun için bu Boğaz Köprüsü'nün dünyaya söylediği çok önemli bir mesaj var. Türkiye'ye yeni eksenler arayanlara da 'Gelin, eksen arıyorsanız Ortaköy'ü görün' diyoruz. Buradaki zenginliği ve farklılığı görün. Türkiye'deki bu endişeleri çıkarmaya kalkanların çabalarının ne kadar boş olduğunu, insanların kalbine vesvese vererek ne kadar boş bir işle uğraştıklarını da anlayacaklarını ümit ediyorum. Türkiye'nin AB süreci kadınıyla, erkeğiyle hepimizin sürecidir. Türkiye'nin AB süreci, Türkiye'nin kalkınmasının ve modernleşmesinin bir sürecidir. Onun için bu sürece hep birlikte sahip çıkmalıyız. Brüksel'e yaptığımız seyahatlerin benzerlerini artık STK'lar yapmalıdır. Onlara her türlü yardımı yapacağımıza söz veriyorum. Türk kadını, İstiklal mücadalesinde ne kadar büyük bir rol oynadıysa, bundan sonra en büyük istikbal mücadelemiz olan AB sürecimizde de en az o kadar kritik bir rol oynayacağına tüm kalbimle inanıyorum'' şeklinde konuştu .
Ortaköy'deki Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) merkezinde verilen resepsiyona, İbrahim Kutluay, Demet Şener, Orhan Gencebay, Sevim Emre, Türkan Sabancı, Ferit Şahenk, Tülin Şahin, Kezban ve Hüseyin Hatemi, Erdoğan ve Yıldırım Demirören'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.