Kadınlar Gününde Kadının Gerçek Değeri

Kadınlar Gününde Kadının Gerçek Değeri
Sözlerime başlamadan önce saygıdeğer Kahramanmaraşlı kadınlarımızın ve bütün dünya kadınlarımızın 8 Mart dünya kadınlar gününü kutluyorum

Sözlerime başlamadan önce saygıdeğer Kahramanmaraşlı kadınlarımızın ve bütün dünya kadınlarımızın 8 Mart dünya kadınlar gününü kutluyorum. Tarihte ve batı kültüründe kadının bir günah kaynağı ve bir reklam vasıtası veya kendisinden istifade edilen bir meta olması ve çağlar boyu kadın ya insanlığı tartışılan bir varlık ya da kötülüklerin asıl kaynağı olarak kabul edilmiştir. Dünyanın neresinde hangi cemiyette bulunursa bulunsun bu kaderden kurtulamamıştır. İlk ve ortaçağ Avrupasında kadının ruhu olup olmadığı konusunda tartışmalar yapılmıştır.

Esasen özgürlük ve kadına hak verilmesi gibi meseleler her devirde batının meselesi olmuştur. Zira batı felsefesi aile kurumunda bir hak tanımadığı kadına çalışma hayatında adil davranmamış, erkek ile aynı işi yapan kadın erkeğin yarısı kadar para almıştır. İkinci dünya savaşından sonra ise kadın hakları ve kadın sorunu batıda çok önemli ve hassas bir sorun haline gelmiştir. Bugün çalışma hayatının her safhasında kadınlardan alabildiğine yararlanan ve onları kullanan batı hala kadın hakları sorununun üstesinden gelebilmiş değil. İşte bütün bu hak arama çırpınışlarından ve özgürlük feryatlarından sonra batıda kadının varabildiği nokta içler acısıdır.

Kadın hak aramak uğruna en önemli hususiyeti olan haya duygusunu kaybetmiş ve ucuz bir meta gibi pazara düşmüştür. Bugün diş macunundan arabaya kadar her çeşit ürünün tanıtımında reklam sektörü en açık bir biçimde kadını kullanmaktadır. Kadın mukaddesatı ile bağdaşmayan her çeşit işte çalıştırılmakta geçimini kendisi temin etmek zorunda bırakılmakta ve buna kısaca hak denilmektedir. Kadının erkeklerin yaptığı işleri yapması hem dışarıda hem evde çalışması bütün yükü yüklenmesi ne derece hak olarak adlandırılabilir ki? Kadın isterse elbet güvenli ortamda çalışabilir ama bunu mecburiyet haline getirmemek gerekir. Nitekim kadın hakları adı altında kadına bütün yük yüklenmiştir. Oysa İslam medeniyetinde kadının hayatı, canı, malı, namusu teminat altına alınarak korunmuş ve Allah’ın bir emaneti olarak nitelendirilmiştir. Bu yönü ile kadın toplumun temeli olan kamil ve vasıflı insan yetiştiren muallimesi, eli öpülecek ve ayağının altında cennet olan yüce bir varlıktır. Öz ifadesi ile kadın anadır. Anaya verilen kıymet ve gösterilen hürmet esasen kadına verilen değerin bir yansımasıdır.

Buna göre kadın hür ve bağımsız olarak mülk edinme, yönetime katılma, çalışma, eğitim, haksızlığa itiraz ve hakkı savunma, evlenmede tercihini kimsenin etkisinde kalmadan kullanma, yuva kurma, çocuk sahibi olma ve nafaka gibi haklarını sonuna kadar kullanabilir. Kadın insanlığın temel çekirdeğini oluşturan ailelerinde muallimesidir. İnsanlığa yön veren insanlar, hep o aileden ve özellikle o kadının elinde yetişecektir. Buna bağlı olarak ailenin psikolojisinin sağlam ve daha huzurlu olabilmesi için ekonomik gücünün de yeterli olması gerekir.

Bu konuda Prof. Dr. Haydar Beyin söylediği gibi, “İnsanın önce gönlünün Allah ve insan sevgisi ile cebinin de para ile doldurulması lazımdır.” Buda bir yerde maddiyata dayanır. İnsan maddi olarak rahat olmalı ki, manevi olarak da rahat olsun. Özellikle annelerimiz çalışmak zorunda kalmayıp ailedeki görevini yerine getirebilmeli ki sağlam karakterli nesiller yetiştirebilsin.

Bu sebepledir ki, vatanına, milletine sahip çıkan bir insan olan Prof. Dr. Haydar Baş bey toplumumuzun rahat ve huzurlu, konforlu bir hayat sürmesi için “Milli Ekonomi Modeli”, “Sosyal Devlet-Milli Devlet” tezini hayata geçirip ev hanımlarına 500 TL vatandaşlık maaşı artı evdeki hizmetinden dolayı da 500 TL ev hanımı maaşı, olmak üzere toplam 1000 TL verecektir. Bütün kadınlara doğum ikramiyesi, bütün çocuklara burs adı altında çocuk maaşı, evlenemeyen gençlere evlilik kredisi vb. birçok hizmetleri ile milletimizin yüzünü güldürecektir.

Böylece kadın kendi görev vadisinde misyonunu icra ederse tartışmasız üstünlüğü hak etmiş, evinin kraliçesi ve hürmet edilen bir örnek ana olacaktır.

Sözlerimi Prof. Dr. Haydar Baş beyin güzel bir şiiri ile bitirmek istiyorum.

 

                “Sen şehit doğuracak duvak altında gelin,

                  Şu çökük harabeyi kaldırsın güçlü elin,

                  Ayağını öpecek cennetlik olmak için,

                  Bir tarih dirilecek seni doğurmak için.”

Sevda Karasu

Bağımsız Türkiye Partisi

K.Maraş Kadın Kolları Başkanı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.