Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda Duygu Dolu Anlar

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısında Duygu Dolu Anlar
Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'ndeki Yüksek Divan Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, "Fenerbahçe bir günde kurulmadı, bir günde de yıkılmaz" dedi. Başkanvekili Nihat Özdemir'in konuşması sırasında birçok isim

Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'ndeki Yüksek Divan Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, "Fenerbahçe bir günde kurulmadı, bir günde de yıkılmaz" dedi. Başkanvekili Nihat Özdemir'in konuşması sırasında birçok isim göz yaşlarına hakim olamadı.

Başkanvekili Nihat Özdemir, bugün yapılan toplantıya çok farklı şekilde çıkmak istediklerini fakat yaşanan olayların kendilerini derinden yaraladığını belirterek, "Bugün aslında, sizlerin huzuruna, futbolda ki ve amatör şubelerimizdeki şampiyonluklarımızı ve başarılarımızı konuşmak, kulübümüzün bu başarılardaki alın terini, Türk sporunun ileri gitmesi yönündeki çabalarımızı, yetiştirdiğimiz şampiyonları anlatmak için çıkacaktık. Ancak hepinizin yakından takip ettiği gibi Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım,

Asbaşkanlarımız Sayın Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu, Mali İşler Müdürümüz Sayın Tamer Yelkovan ve Altyapı Koordinatörümüz Sayın Cemil Turan'ın hiç hak etmedikleri suçlamalarla gözaltına alınmaları hepimizi derinden yaralamış ve geldiğimiz noktada yapılan tüm bu haksızlıklar, haklı başarılarımıza gölge düşürmüştür. Ümidimiz, sayın başkanımızın, asbaşkanlarımızın ve diğer arkadaşlarımızın bu hukuki süreçten en kısa sürede, aklanarak çıkmaları, bugün olmaları gereken yerde, burada bizimle olmalarıdır"

dedi.

"TFF BU SÜRECİ KENDİ DÜZENLEMELERİNE UYGUN BİR ŞEKİLDE YÜRÜTMEK YASAL ZORUNLULUĞU ALTINDADIR"

Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeleri olarak yargı sürecine olan saygılarının sonsuz olduğunu dile getiren Özdemir, "Buradan yargı sürecine dair herhangi bir açıklama yapmayı uygun bulmuyoruz, kaldı ki avukatlarımız zaten süreci yakinen, an be an takip etmektedirler. Fakat bu bağlamda, Türkiye Futbol Federasyonu nezdinde yürütülen süreç ile alakalı birkaç noktaya değinmek lüzumu vardır. TFF bu süreci kendi düzenlemelerine uygun bir şekilde yürütmek yasal zorunluluğu altındadır. Bu açıdan,

değerlendirildiğinde asıl mesele, ne kadar kısa bir sürede karar verileceği değil, verilecek kararın adil bir yargılama neticesi olarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde çıkıp çıkmayacağıdır. Süreç içerisinde kişi ve kurumları gereksiz bir aceleyle yanlış karar almaya yönelten her türlü yorumdan ve değerlendirmeden başta futbol ailesinin fertleri ve basın olmak üzere herkesin kaçınması gerekmektedir. Bu noktada, bazı odaklar tarafından, Futbol Federasyonu'nun engizisyon mahkemeleri gibi çalışmasını

ve herhangi bir delil ve belgeye dayanmadan, başarılarla dolu 104 yıllık geçmişe sahip kulübümüz aleyhinde karar almasını temenni etmek, en temel hukuk prensiplerinden biri olan 'savunma hakkının ihlali' olacağı aşikardır. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, soruşturmaya ilişkin tüm bilgi ve belgeler federasyon ile paylaşılmadıkça, kimin hangi suçla suçlandığı somut bir şekilde gözler önüne serilmedikçe ve bu konuda savunma yapma imkanı ilgililere tanınıp kimin suçlu kimin suçsuz olduğu net bir şekilde ortaya

çıkmadıkça sürecin hukuken doğru yürümemiş sayılacağı kanaatindeyiz ve bu vesileyle ilgilileri hukuka riayet etmeye davet ediyoruz" diye konuştu.

"YAŞANAN BU OLAYLARIN ÖZELLİKLE MEDYADAKİ BİR TAKIM İSİMLER TARAFINDAN KASITLI BİR ŞEKİLDE YANLIŞ YERLERE ÇEKİLMESİ TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU'NU DA ETKİLEMİŞTİR"

Nihat Özdemir, medya yoluyla yargıyı ve federasyonu etkileme hevesinde olan kişilerin olduğunu iddia ederek, "Her açıklamamızda, yargı sürecinin devam ettiğine vurgu yaptık ve medya yoluyla yargıyı ve federasyonu etkileme hevesinde olanlara, yargısız infazın baş aktörleri olmaya soyunanlara ve popülizmle günü kurtarmaya çalışanlara karşı tepkimizi dile getirdik. Yaşanan bu olayların özellikle medyadaki bir takım isimler tarafından kasıtlı bir şekilde yanlış yerlere çekilmesi ve çeşitli çevrelerden

yapılan sorumsuz açıklamalar, başta 'masumiyet karinesi' olmak üzere hukukun temel pek çok prensibini ayaklar altına almış, savunma hakkı ve adil yargılanma gibi temel hukuk prensiplerine zarar vererek, kamuoyunu ve özellikle Türkiye Futbol Federasyonu'nu da etkilemiştir. Kulübümüz yaptığı tüm açıklamalarda bu yasa dışı gelişmelere dikkat çekmiş ve tüm tarafları sağduyuya davet etmiuran'ın hiç hak etmedikleri suştir. Türkiye Futbol Federasyonu'nun, UEFA ile olan görüşmelerinde, UEFA, Başkanımız Sayın

Aziz Yıldırım'ın ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın, yargı sürecinde mahkum olmadıkları sürece, herhangi bir ön yargı oluşturulmaması ve kulübümüzün, şampiyonlar ligi'ne ve türkiye liglerine devam etmesi gerektiği görüşünü savunmuştur. UEFA, aynı zamanda ilk günden beri tüm açıklamalarında masumiyet karinesi ilkesine dikkat çekmiştir. Temennimiz ve beklentimiz Türkiye Futbol Federasyonu'nun da bu doğrultuda en doğru kararı almasıdır.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun çok önemli bir misyonu daha vardır, o da medyayı ve camiaları içine çekilmek istenen karmaşadan koruyup bu durumun daha büyük bir kaosa dönüşmesini önlemektir. Bu yalnızca, Türkiye Futbol Federasyonu'nun elindedir. Sadece futbolda değil, pek çok branşta ülke sporunun gelişimini engelleyecek, uluslararası arenada ülke itibarını zedeleyecek, kendi kendimize zarar verecek söylemlerden ve bilinçli bilgi kirliliğinden artık vazgeçilmelidir. Tekrar söylüyorum, şimdi hukuki sürecin

tamamlanmasını hep birlikte bekleyeceğiz. Türk adaletine güvenimiz sonsuzdur. En sonunda da hak yerini bulacak, kulübümüz aklanacak ve yargısız infazcılar insan içine çıkamayacak duruma gelecektir.

"BAŞKANIMIZ İLK KEZ TOPLANTIYA KATILAMIYOR"

Özdemir, Aziz Yıldırım'ın 13 yıllık başkanlık döneminde ilk kez bir Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda bulunamadığını belirterek, Aziz Yıldırım'ın "Bir Farkla" başlığıyla yazdığı mektuptan alıntılar yaptı.

Fenerbahçe Kulübü'nün, 9 branşta, 2000'e yakın lisanslı sporcusu, 700 civarında personeli ile Türk sporunun lokomotifi olduğunu bildiren Özdemir, şu ifadeleri kullandı:

"Biz bunun bir parçası olmaktan gurur duyduk ve daima da gurur duyacağız. Biz Fenerbahçe olarak, 2010-2011 sezonuna, bir tek sezona 389 altın, 221 gümüş, 194 bronz madalya sığdırdık. Biz Fenerbahçe olarak, bir sezona, 34 Türkiye şampiyonluğu, 9 Türkiye ikinciliği, 6 Türkiye üçüncülüğü, 1 Dünya şampiyonluğu, 1 Balkan şampiyonluğu, 5 Avrupa şampiyonluğu, 6 Avrupa üçüncülüğü, 3 Avrupa ikinciliği, 3 İstanbul şampiyonluğu, 2 İstanbul ikinciliği sığdırdık. Bu olağanüstü zaferler, alın teriyle, emekle, sabırla,

sistemle kazanıldı. Hepsi, dünyanın her bir yanındaki her bir Fenerbahçelinin emeğidir, haklı gururudur. Buna şüpheyle bakmak, bu büyüklüğü görmezden gelmek affedilemez bir insafsızlık olur."

"ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİKTİR"

Nihat Özdemir, sadece Fenerbahçelilerin değil, 2010-2011 sezonu şampiyonluk yarışının bir parçası olan tüm sporseverlerin, o günleri, o maçları hatırlaması gerektiğine de dikkati çekerek, "Arkadaşlar, biz 2010-2011 futbol sezonunu sahada yaşadık. Son dakikalara kadar gidip gelen maçlarda yüreğimiz ağzımıza geldi. Hocamızın ve futbolcularımızın ilk günden itibaren söyledikleri gibi tüm maçları alın terimizle kazandık. Kimse bize başka bir şey anlatmasın. Bizim alnımız aktır, başımız diktir " diye

konuştu.

En büyük delilin kıran kırana geçen maçlar olduğunu vurgulayan Özdemir, "Delilse en büyük delil, milyonların izlediği kıran kırana geçen maçlar, delilse en büyük delil, uzatma dakikalarında kale sahamızda gol arayan rakip ran'ın hiç hak etmedikleri sukaleciler, delilse en büyük delil, Fenerbahçe'ye gol attıktan sonra korner direğini tekmeleyen futbolculardır. En büyük delil alın terimizdir" dedi.

"17'DE 16'LIK GALİBİYET SERİMİZE BUGÜN BÜYÜK BİR FIRSATÇILIKLA GÖLGE DÜŞÜRMEK İSTEYENLERE DE EN BÜYÜK KANITIMIZ, YİNE KENDİLERİYLE OYNADIĞIMIZ VE KAZANDIĞIMIZ MAÇLARDIR"

Spor Toto Süper Lig'de geride kalan sezonun ikinci yarısında 17 maçta 16 galibiyet almalarıyla ilgili yapılan spekülasyonlara da değinen Özdemir, "17'de 16'lık galibiyet serimize bugün büyük bir fırsatçılıkla gölge düşürmek isteyenlere de en büyük kanıtımız, yine kendileriyle oynadığımız ve kazandığımız maçlardır" ifadesini kullandı.

TARAFTARLARA DA SESLENDİ

Konuşmasında Fenerbahçeli taraftarlara da seslenen Özdemir, şöyle devam etti:

"Fenerbahçe sahipsiz değildir. Fenerbahçe'nin haysiyeti hepimizin haysiyetidir. Bugün karşınızda her şeyden önce onuru için yaşayan, gönlünü aklıyla birlikte sarı laciverte bağlamış Fenerbahçe sevdalıları olarak bulunuyoruz. Atılan bir gole sevinen, yenilen bir gole üzülen tüm Fenerbahçe taraftarları gibi. Tribünde hiç tanımadığı bir insana sevinçle sımsıkı sarılan yeri geldiğinde beraberce gözyaşı döken ortak noktası Fenerbahçelilik ruhu olan taraftarlar gibi. Camiamızın hakkını hukuk çerçevesinde

arayacağız ve hukuki tüm yolları seferber ederek, hakkımız ne ise sonuna kadar takipçisi olacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Fenerbahçe çalışmaya devam ediyor. Sporcusundan doktoruna, yöneticisinden malzemecisine kadar. Bir asırdır nasıl çalışıyorsa şimdi de öyle çalışıyor. Bundan hiç kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. Bizim en değerli varlığımız onurumuz, en büyük sevgimiz Fenerbahçe'dir. Bunu herkes duysun. Tüm Türkiye bilsin. Kimse unutmasın. Bugün karşınıza onuru için yaşayan Fenerbahçe

Yönetim Kurulu olarak çıktık. Bugün karşınıza onuru için yaşayan birer Fenerbahçe taraftarı olarak çıktık. Bugün karşınıza onuruyla var olan Fenerbahçe Spor Kulübü adına çıktık. Çok iyi biliyoruz, Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan en önemli değeri, yani taraftarı kulübünün her zaman yanındadır. Biz de sonuna dek onların yanındayız."

"FENERBAHÇE NE BİR GÜNDE YOK EDİLİR, NE DE FENERBAHÇE GİBİ BİR KULÜP 100 YIL DAHA GEÇSE YENİDEN OLUŞTURULABİLİNİR"

"Fenerbahçe bir günde kurulmadı, bir günde de yıkılmaz" diyen Özdemir, "Fenerbahçe ne bir günde yok edilir, ne de Fenerbahçe gibi bir kulüp 100 yıl daha geçse yeniden oluşturulabilinir" dedi.

104 yıllık koca bir çınar olan Fenerbahçe'nin dimdik ayakta olduğunu belirten Özdemir, şöyle konuştu:

''Camiamızın tüm fertleri, dünyada eşine az rastlanabilecek bir dayanışma ruhuyla tek yürek olarak hareket etmekte ve bu kulübün eşsiz gücünü dosta düşmana en güzel şekilde göstermektedir. Topuk Yaylası'na annesinin kucağında gelen 10 aylık bebek hepimizi duygulandırmış, geleceğimizin de emin ellerde olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Sizlerden ricamız, desteklerinizi her zaman olduğu gibi bugün de bizlere hissettirmenizdir. Bugünleri hep birlikte, tek vücut olarak aşacağımıza inanıyoruz. Gün birlik ve

beraberlik günüdür, safları sıklaştıralım, kulübüm ran'ın hiç hak etmedikleri suüze zarar vermek isteyenlere tek yumruk halinde karşı çıkalım.''

"ÖZDEMİR'İN GÖZ YAŞLARI"

Konuşmasının sonuna doğru duygulanan kulüp başkan vekili Nihat Özdemir, "Son söz olarak, tarihe buradan not düşmek istiyorum. Sevgili Fenerbahçe taraftarları, sevgili üyelerimiz, gönlünüz rahat olsun. Her şey gelir, her şey geçer, Fenerbahçe sonsuza dek kalır" dedikten sonra gözyaşlarına engel olamadı. Bu sırada, Yüksek Divan Kurulu üyeleri ayağa kalkarak Nihat Özdemir'i uzun süre alkışlarken, bazı üyelerin de ağladıkları gözlendi. Özdemir, teşekkür ettikten sonra dışarı çıktı ve hava aldıktan sonra

salona yeniden döndü.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.