Fenerbahçe Kulübü Olağanüstü Genel Kurulu
Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun olağanüstü genel kurulunda konuşan kulüp başkanvekili Nihat Özdemir, 18. şampiyonluğu futbolcuların akıttıkları helal terle kazandıklarını söyledi.
Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri'ndeki olağanüstü genel kurula üyeler yoğun ilgi gösterirken, divan başkanlığına oybirliğiyle Talat Zengin seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan genel kurulda konuşan Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir, 3 Temmuz'dan bu yana yaşanan süreci üyelere anlattı. Özdemir, "18. Şampiyonluğumuz, futbolcularımızın milyonlarca izleyicinin önünde akıttıkları helal terleri ve adeta canlarını dişlerine takarak söke söke kazandıkları bir şampiyonluktur.
Bugün her Fenerbahçeli göğsünü gere gere 18. Şampiyonluğumuzu kutlama hakkına sahiptir. Bizler bu noktada bir kez daha akıttıkları helal terlerinden ötürü sporcularımıza ve teknik heyetimize teşekkür etmek istiyoruz" dedi.
Siirt'te dün şehit olan askerler ve vefat eden üyelerini anarak sözlerine başlayan Nihat Özdemir şunları söyledi:
"3 Temmuz sabahından bu yana inanılmaz bir bilgi kirliliği yaşanmaktadır. Her kafadan bir ses çıkmaktadır. Gizlilik kararına rağmen nereden ve nasıl sızdığı belli olmayan ve parça parça aktarıldığı için neyi anlattığı da anlaşılamayan bazı telefon kayıtları ile büyük bir kafa karışıklığı yaratılmaya çalışılmaktadır. Düne kadar stadyumların adını dahi bilmeyen bazı kişiler, ekranlarda ve gazete sayfalarında gizlilik kararını açıkça ihlal ederek telefon kayıtları ile adeta birer otorite edasıyla yorumlar
yapmaktadırlar. Bu kişiler maalesef sadece istedikleri bölümleri okuyarak kendilerini hakimlerin ve savcıların yerlerine koymakta, bu yorumlar ile kamuoyunda yanlış algılar uyandırarak hiçbirimizin vazgeçemeyeceği 'Masumiyet Karinesini' yok saymaktadırlar. Bu yapılmaya çalışılan kulübümüze ve yöneticilerimize karşı açıkça yargısız infazdır"
Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı karar ile Fenerbahçe'yi zor durumda bıraktığına vurgu yapan Özdemir, "Bakınız elinde net ve yeterli delil bulunmadığını açıklayan ve yargı sürecini beklemesi gerektiğini daha en başından belirten ama daha sonra nedenini anlayamadığımız şekilde bu kararından geri dönen Futbol Federasyonu, kulübümüzü şampiyonlar ligine göndermem kararı alarak hem bizi hem de ülkemizi uluslararası alanda son derece zor durumda bırakmıştır. Benzer örneklerde yargı kararlarını bekleyen
UEFA konu Türkiye olunca TFF'ye baskı yapmaya çalışmış ve TFF bu baskıya en ufak bir direnç dahi gösterememiştir. Ülke futbolumuz ve kulübümüz daha ortada açılmış bir dava dahi yokken, TFF henüz incelemesinin başındayken, kulübümüz savunma hakkını kullanamamışken ve TFF'nin kendisi delil yetersizliğinden bahsederken kulübümüz mahkum edilmiş ve cezalandırılmıştır. Bu karar ile birlikte Kulübümüzün ve Türk futbolunun adı uluslararası arenada şike ile birlikte anılmaya başlamıştır" dedi.
"TFF'NİN SADECE KULÜBÜMÜZÜ AVRUPA'YA GÖNDERMEMESİ ÇİFTE STANDARTTIR"
Özdemir, şike soruşturmasında sadece Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden men edilmesini çifte standart olarak nitelendirerek, "UEFA'nın '0' tolerans uygulamasını ısrarla ve her fırsatta hatırlatan TFF'nin sadece kulübümüzü Avrupa'ya göndermeme kararı ve uygulaması da son derece manidardır ve çifte standarttır. TFF Şampiyonlar Ligi kura çekimine 24 saat kala kulübümüze bir yazı göndererek Şampiyonlar Ligi'nden kendi kararımız ile çekilmemizi istemiş bunu yapmamamız üzerine de resmi bir açıklama ile
kulübümüzü Şampiyonlar Ligi'ne göndermeyeceklerini duyurmuştur. Sürenin kısıtlı olması, kulübümüzün yasal başvuru ve itirazlarını yaparak gerek TFF gerekse UEFA nezdinde haklarını aramasını neredeyse imkansız hale getirmiştir. Buna rağmen hukukçularımız gerekli başvuruları yapmış ancak TFF Tahkim Kurulu başvurumuzu reddetmiştir. Red gerekçesi olarak da UEFA kararı gösterilmiştir. Oysa UEFA; kulübümüzün Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmeme kararının TFF'nin tasarrufu olduğunu açıklamıştır. Bu açıklamaların
hangisine itibar edilmeli ve gerçek olarak kabul edilmelidir" diye konuştu.
"CAS'TAKİ DAVA KULÜBÜMÜZ LEHİNE SONUÇLANACAKTIR"
Fenerbahçe'nin CAS'a açtığı davanın Sarı-lacivertli kulüp lehine sonuçlanacağınan inandığını ifade eden Özdemir, "Kulübümüz bu aşamada konuyu uluslararası spor tahkim mahkemesi olarak bilinen CAS'a taşımış ve CAS başvurumuzu inceleyerek davamızı kabul etmiştir. Bu noktada hukukçularımızın yanı sıra davayı takip etmek üzere dünyanın konusunda uzman avukatlarından Jean Louis Dupont ile anlaşılmıştır. Kulübümüz, UEFA'dan 45 milyon Euro tazminat talebi ile dava açmıştır. Bu davanın da 6 ila 8 aylık bir süre
içerisinde sonlanmasını bekliyoruz. Umuyor ve inanıyoruz ki bu dava kulübümüz lehine sonuçlanacaktır" diye konuştu.
"AMACIMIZ SEZONA BANK ASYA 1. LİG'DEN BAŞLAYIP TÜM YAŞANANLARI GERİDE BIRAKMAKTI"
Kulübün içinde bulunduğu sıkıntılı dönemde istemeyerek de olsa bazı futbolcular ile yollarını ayırdıklarını dile getiren Özdemir, "Transfer döneminin bitmesine çok kısa bir süre kalmış olmasına ve bu şekilde bir süreçten geçiyor olmamıza rağmen teknik heyetimizin uzun süredir izlemekte olduğu oyuncuları transfer edebildik. Şu ana kadar oynadığımız müsabakalarda söz konusu futbolcularımızın ortaya koydukları performanslar teknik heyetimizin de ne kadar yerinde ve doğru kararlar verdiklerinin ispatıdır.
Fenerbahçe Spor Kulübü yenilenen kadrosu ile bu yılda yine her zaman olduğu gibi Şampiyonluğun en büyük ada kararı alarak hem bizi hem de yıdır. Ancak, bu noktada hemen dikkatinizi çekmek isterim ki; bizler bu yıl aslında bir şampiyonluk değil onur mücadelesi vermekteyiz. Futbolcularımız bugün çıktıkları her maçta üzerlerine atılmaya çalışılan lekeleri, terleri ve inançları ile temizlemeye çalışmaktadırlar. Maalesef Sayın Aykut Kocaman'ın da bir basın toplantısında ifade ettiği gibi TFF'nin mevcut
uygulamaları nedeniyle adeta boynumuzda ilmik ile dolaşmakta ve maçlara çıkmaktayız. Öyle ki kulübümüzü Şampiyonlar Ligi'ne göndermeme kararını alan TFF'nin sezon sonunda şampiyon olmamız halinde ne karar vereceğine dair en ufak bir bilgimizde yoktur. Buradan hareketle bu şekilde bir belirsizliği, bunun yaratacağı motivasyon kaybı ve toplumsal psikolojiyi de göz önünde bulundurarak TFF ile bir alt ligde oynamamız ile ilgili konuyu görüştük. Amacımız kamuoyu vicdanında suçlu noktasına getirilen kulübümüzün
daha fazla zarar görmemesi ve bir alt ligden sezona başlayıp onuru ile mücadele ederek tekrar Süper lige çıkması tüm bu yaşananları geride bırakmasıydı" şeklinde konuştu.
"FENERBAHÇELİLER, 18. ŞAMPİYONLUĞUMUZU KUTLAMA HAKKINA SAHİPTİR"
Yaşanan şike soruşturması sürecinde TFF'den Bank Asya 1. Lig'e düşürülmeyi istediklerini hatırlatan Özdemir, "TFF Yönetimi ile 26 Ağustos Cuma günü bir görüşme yaptık. Bu görüşmede kulübümüzün bir alt ligde oynayabilmesinin ancak TFF'nin alacağı tedbirli kararla mümkün olabileceğini bu konuda inisiyatifin kendilerinde olduğunu kaldı ki, kulübümüzün genel kurula gitmeden böyle bir talepte bulunmasının da imkansız olduğunu dile getirdik. Şayet genel kurula gitsek bile genel Kurulumuzu toplamak için gerekli
sürenin çok geç olacağını ve genel kurulun toplanmasının ligler başladıktan sonraki bir tarihe denk geleceğine dikkat çektik. Böyle bir durumda da kulübümüzün 2 sezon kaybetme riskinin doğacağını dolayısıyla bir alt ligde oynayabilmek için TFF'nin istediği şekilde bir yazılı talepte bulunmamızın mümkün olmadığını kendilerine aktardık. Öte yandan yaptığımız görüşmede alt ligde oynama talebimizin TFF'ye karşı herhangi bir başkaldırı ya da isyan içermediğini gelinen noktada Türk futbolu açısından bu kararın
verilmesinin en hayırlı yol olduğunu ilettik. Buna ek olarak TFF şike yaptığımızı kabul eden ve ileride herhangi bir tazminat talebinde bulunmayacağımızı beyan eden bir resmi yazı vermemiz halinde de bir alt lige düşürülebileceğimizi bize bildirdi. Şampiyonluğumuzu adeta yok sayarak bizi şampiyonlar ligine göndermeyen TFF yönetimi Kendilerine bunun söz konusu olamayacağını iletmemize rağmen bir gün sonra bu gelişmeler üzerine olağanüstü yönetim kurulu toplantısı yaparak toplantı sonunda bizim kendilerine
yazılı başvuruda bulunmadığımızı bu nedenle de bir alt lige düşürülme talebimizi değerlendirmeye alamayacaklarını söylediler. Ancak burada bir kez daha ve önemle hatırlatmak isteriz ki; kazandığımız 18. Şampiyonluğumuz, futbolcularımızın milyonlarca izleyicinin önünde akıttıkları helal terleri ve adeta canlarını dişlerine takarak söke söke kazandıkları bir şampiyonluktur. Bugün her Fenerbahçeli göğsünü gere gere 18. Şampiyonluğumuzu kutlama hakkına sahiptir. Bizler bu noktada bir kez daha akıttıkları helal
terlerinden ötürü sporcularımıza kararı alarak hem bizi hem de ve teknik heyetimize teşekkür etmek istiyoruz. Ancak özellikle Sayın Aykut Kocaman'a teşekkürlerimizi tüm camia adına iletmek istiyoruz. Sayın Kocaman'ın bu s7türeçte verdiği hizmet ve çabalarını anlatmak imkansızdır. Bugün taraftarımız ve camiamız da kendisinin özverisini görmekte ve hak ettiği değeri kendisine göstermektedir. Geldiğimiz noktada taraftarımızın da bir gün dahi şampiyonluğumuzdan şüphe etmediğini ve kulübümüze nasıl sahip
çıktığını gözlerimiz dolarak izlemekteyiz. Fenerbahçe taraftarı ne kadar büyük bir güç, nasıl büyük bir aile olduğunu yaşanan süreçte verdiği destek ve sergilediği tavır ile sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya kanıtlamıştır. Son olarak kadın ve çocuk taraftarlarımızın kulübümüze verdiği destek ve takımına sahip çıkması tüm dünya basınında haber olmuş ve dünya spor tarihine altın harflerle yazılmıştır. Bu noktada bu desteği bizlere veren kadın ve çocuklarımızı hep birlikte alkışlamaya davet
ediyorum" ifadelerini kullandı.
"TARAFTARLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ"
Son günlerde yaşanan sıkıntılı günlerde kulübe destek olan taraftarlara da teşekkür eden Başkanvekili Özdemir, şöyle devam etti:
"Bugüne dek takımına sahip çıkmak adına her türlü demokratik hak çerçevesinde yürüyüşlere katılan, ilk günden bu yana sayısız faks, telefon, eposta ve mektuplar ile desteklerini bizlere ileten, metrise konvoylar oluşturan, topuk yaylasındaki sezon açılışında çoşku ile takımını bağrına basan, seyircisiz oynadığımız maçta dahi stadyum dışından yaptıkları tezahüratlar ile stadı inleten, kulübüne mali olarak destek olmak adına taraftar kart satın alan, kombinelerde rekor kırmamızı sağlayan, Fenerium
mağazalarına rekor düzeyde cirolar yaptıran, Gökyüzüne 1907 adet Fener bırakarak sessiz protestolarda bulunan, kulübün hesap numaralarını öğrenip elindeki son parasını kulübü ile paylaşan taraftarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız. Saygıdeğer büyüğümüz, İslam Çupi'nin, 'Fenerbahçe büyüklüğü ne kupa büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğüdür, onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte adı konamaz' diye bahsettiği büyüklüğünü bizlere bir kez daha gösterdiniz. Fenerbahçe'nin büyüklüğü taraftarının
camiasının büyüklüğüdür. Fenerbahçe ailesinin yılmaz, yıkılmaz büyüklüğüdür. Bir kez daha ve defalarca taraftarlarımıza ve sizlere teşekkür etmek istiyoruz. Bu noktada bir başka teşekkürümüz de taraftar derneklerimizedir. Taraftar derneklerimiz yurtiçinde yurtdışında dünyanın dört bir yanında organize olarak bu süreçte bizlere yalnız olmadığımızı hissettirmişlerdir. Dünyanın öbür ucundan da Kadıköy'ün hemen yanı başından da derneklerimiz kulübümüze destek olmak adına sayısız organizasyona imza atmışlardır.
Kendilerine de çabaları ve özverili çalışamaları için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz."
"ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE KATILAMAMAMIZ NEDENİYLE 35-40 MİLYON EURO KAYBIMIZ VAR"
Borsada Fenerbahçe hisselerinin de yaşanan olaylardan etkilenerek dalgalanmalar yaşadığını ifade eden Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hisselerimizin çıkan her kararı alarak hem bizi hem de bir haber nedeniyle ne kadar büyük dalgalanmalar yaşadığı unutulmamalıdır. 3 Temmuz'da başlayan süreçle birlikte hisselerimizin değer kaybetmesi kulübümüzün mali dengelerini sarsmaktadır. Her ticari kurum ve borsada işlem gören şirket gibi Fenerbahçe Spor Kulübü de borsada hisselerinin spekülatif haberler nedeniyle değer yitirmesinden zararlar görmektedir.. Maalesef hukuki süreç sonuçlanana kadar hisselerimiz daima baskı altında olmaya devam
edecektir. Buna ilaveten şampiyonlar ligine katılamamamız nedeniyle yaklaşık 35-40 milyon euro kaybımız söz konusudur. Yaşananların etkisi ile kulübümüz yöneticisinden taraftarına sporcusundan çalışanlarına kadar bir nevi kurtuluş savaşı ve onur mücadelesi verirken camiamızın da her zamankinden daha çok birlik olmaya ihtiyacı vardır. Bugün yönetimin genel kurul üyelerinden alacağı güce yarın taraftarın sahadaki sporcusuna vereceği destek eklenecek ve elbirliği ile bu zorlu süreci atlatacağız. Bugün hiçbir
Fenerbahçeliye adeta fırsatçılık yaparak kulübüne zarar verecek eylem ve söylemlerde bulunmak yakışmaz. Gün birlik beraberlik olma ve hedeflerimizden sapmadan yolumuza hep birlikte devam etme günüdür. Yönetim kurulumuzun yegane amacı sportif ve mali hedeflerimizden sapmadan Fenerbahçemizi önümüzdeki yıl Mayıs ayında yapılacak Genel kurula taşımaktır. O zamana kadar her Fenerbahçeliye ama özellikle genel kurul üyelerimize önemli görevler düşmektedir. Her bir genel kurul üyemizin bu noktada görevden ve
sorumluluktan kaçmayacağına ve bu dönemde bizlere destek vereceğine eminiz. Bizler Fenerbahçe Genel kurulunun desteği ile bu zorlu süreci aşacağımızı ve kulübümüzü daha iyi, daha refah günlere kavuşturacağımıza üzerimize yığılan tüm karabulutları hep birlikte dağıtacağımıza inanıyoruz. Bu noktada aramızda tek bir çatlak ses dahi çıkmayacağını biliyorum. Öte yandan şunu da belirtmek isterim ki; isnat edilen suçlar her ne olursa olsun kulübümüze ve camiamıza bu süreçte reva görülen ve görülmekte olan
muameleyi 104 yıldır Türk sporuna hizmet eden bir spor kulübü hiçbir zaman hak etmedik. Bizlere güvenin, bizler attığımız her adımda, aldığımız her kararda nasıl büyük bir camiayı temsil ettiğimizin bilinciyle hareket ediyoruz. Bizler genel kurulumuzdan aldığımız güç ile adımlarımızı atıyor ve kulübümüzü geleceğe taşımaya çalışıyoruz. Tüm olumsuzluklara yaşadığımız onca şeye rağmen anlık ve günlük kararlar almaya çalışmıyoruz. Günlük kararlar almak yerine kulübümüzün geleceği için en iyi olabilecek adımları
atmaya çabalıyoruz. Bir yanda kulübümüzün hakları ve geleceği diğer yanda maalesef aramızda olamayan başkanımız ve yöneticilerimizin haklarını savunmak adına çaba sarf ediyoruz. Bugün hiçbir zaman olmadığı kadar sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Bu mücadeleden hep birlikte sizlerin de desteği ile kulübümüzü başarı ile çıkaracağımıza eminiz. Sizlerden bugün sadece bizlere destek vermek adına değil tarihe geçmek adına adımlar atmanızı istiyoruz. Desteğiniz ile tarihe altın harflerle yeni sayfalar
yazacağımızı biliyoruz."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.