Dünya Devleti Olma Yolunda Türkiye

Dünya Devleti Olma Yolunda Türkiye
Türkiye dünya devleti yolunda bir takım adımlar atmaktadır. Dünya devleti olmanın önünde bir takım engeller vardır. Bu engellerden en önemlisi PKK terör örgütüdür.
 Bunun ortadan kaldırılması gerekir. Bundan Devletimiz taviz vermeyecektir.  Ancak dağdan ana evine dönenlere de devlet eli uzatılmalı. Devletin şefkat eli  suistimal edilmemelidir. ..
 
      Türkiye dünya devleti olma yolunda komşuları ile de iyi ilişkiler içinde olmalı. Nitekim Suriye örneği alkışlanır. Ancak buda suistimal edilmeye açıktır. Tedbir elden bırakılmamalıdır. 
 
     Önümüzde Ermenistan  sınırlarının açılması söz konusu. Bu da Türkiye için çok önemlidir. Bilindiği gibi doksanlı yılların başında bağımsızlık ilan eden Ermenistan’ı ilk tanıyan devlet Türkiye’dir.  Hatta perişanlık içinde bulunan halkına maddi yardımda etmişiz.  Yalnız Karabağ’ın Rusya –Ermenistan işbirliği neticesinde işgal edilmesi ile birlikte Ermenistan’a kapılarımız kapatılmıştır.
 
    Geldik bu günlere. Bu iş tamir edilmelidir. Ancak günümüzde diaspora,yani kimliğini siyasallaştırmış bir Ermeni için Türkler nefret edilecek bir katil olarak nitelendirilmektedir.  Biz Türklere göre ise Ermeniler Osmanlıyı arkadan vurmuş  bir haindir.  Maalesef  Ermenilerin devlet yapısı düşmanlık üzerine oturtulmuştur. Böylesi  bir zemin üzerine kurulmuş bir devlet  kullanılmaya müsaittir.  Çökme ve çözülme çabuk olacaktır.Biz Ermenistan seviyesinde siyaset yapamayız. O arkasına başka devletleri alabilir. Onların kuklası olabilir. Biz bunu yapamayız.
 

    Türkiye Devleti ile Ermeniler arasında bir ön anlaşma imzalandı. Konunun teferruatına girmek istemiyorum.  27 Ekim 2009 Salı günü Kahramanmaraş Türk Ocağında bir seminer düzenlendi. Konuşmacı KMSÜ Tarih bölümü  öğretim üyesi sayın  Doç.Dr. M.Sıtkı Bilgin idi.  Meseleye bilim adamlığı noktasında bakanlar  Ermenilerle Türk Devleti arasındaki  son anlaşmanın bizim menfeatımıza  olan tarafları vardır görüşündedir.  Sayın Bilgin, bu noktada diasporanın   sözde soykırım iddiasının çürüdüğünü  ifade etti. En azından  Tarih komisyonu bu konuyu konuşacaktır. Türk tezleri de ortaya konacaktır.

  Kapıların açılması her ne kadar da anlaşmalarda yer alsa da  Türkiye Devleti Karabağ konusu çözülmeden kapılar açılmayacak dedi. 
 

  Buna rağmen konuşmacı Azerbaycan’ın  Rusya yakınlaşmasını  Türkiye’nin  kapıları açmasına  bağlıyor.Efendim, İşviçre  de tarih komisyonu  soy kırım yoktur diyemezmiş. Orada  soykırım yoktur demek yasakmış. Bu anlaşmalar Türkiye’yi zora düşürecekmiş. Sonra anlaşmalarda sınır tanımak az bir şey değil. Ermenistan bizim sınırlarımıza göz dikmiş idi. En azından bu konu bir zemine oturtuldu. Demek mümkündür.

    Devletin resmi projeleri siyasete alet edilmemelidir. Hükümeti sevmeyebiliriz. Ama gerçekleri söylemek erdemliliğini bırakmamalıyız.
 

    Bugün Irakla da geldiğimiz nokta bir düşünülsün. Özal dönemini hepimiz hatırlıyoruz. Kerkük’ün  alınması gündeme geldi de o zamanki T.S.K. yetkilileri bunun olamayacağını söyledi ve  bir komutan istifa etmek zorunda kaldı. Bugün Erbil,Musul ve Kerkük’e  konsolosluk açma noktasındayız.Dünya devleti olmak kolay değil.  Biz Osmanlı kimliğini taşıdığımız yıllarda dünyanın birinci sırasında idik. Bu gün 17. sırada olduğumuza seviniyoruz.  Türkiye’nin düşünürleri meydana çıksın . Hep beraber dünya devleti olmak için çalışalım. Ülkenin kalkınması için çalışmak ülke uğrunda ölmek kadar şereflidir.

 

Cevdet  ALPEREN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.