Türkiye İle Kktc Arasında Protokol İmzalandı
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, KKTC'de ana muhalefet partisi CTP'nin Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'na 'hayır' kararını eleştirerek, Kıbrıs'ta her siyasi aktörün Kıbrıs meselesinin milli dava olması gerektiğini hatırlaması gerektiğini söyledi.
AB Bakanlığı ile KKTC Başbakanlık AB uzmanlarının karşılıklı teknik çalışma ziyaretlerine ilişkin protokol, Avrupa Birliği Bakanlığı'nda düzenlenen törenle imzalandı. Bakan Bağış, protokolün KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar yakın, pragmatik, aktif bir işbirliği içinde olduğunun ispatı olduğunu belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanlığı'nın işbirliğini somutlaştırdıklarını ve genç diplomatların karşılıklı olarak birer aylık
sürelerle kurumlarında çalışacaklarını söyledi. Türkiye'nin bütün imkanlarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin arkasında olduğunu kaydeden Bağış, ''Kıbrıs konusu bizim milli davamız. Türkiye ne AB için Kıbrıs'tan vazgeçer, ne Kıbrıs için AB'den vazgeçer. Çünkü ikisinde de haklıyız. İkisinde de argümanlarımız bizim gerçekten yanımızda ve Avrupa'da şu anda akıl tutulması yaşayan siyasi bazı çevrelerin artık gerçeği görmesi içinde önemli bir döneme girdiğini hissediyorum" dedi.
Rumların gidip Akdeniz'de sadece provokasyon amaçlı bir takım çabalar içine girmesinin, Akdeniz'in tabanında delikler açmasının mantıksızlığını vurguladıkları zaman bütün Avrupalıların Türkiye'nin haklı olduğunu gördüklerini belirten Bağış, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs olarak doğru adımlar atıldığı taktirde özel sektörün pozitif tepkiler verdiğini dile getirdi. Bağış, ''Önümüzdeki dönemde biz adada gerçekten kalıcı, siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm için çabalarımızı sürdüreceğiz. Ama çözümsüzlüğün faturasının
da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne ödetilmesine seyirci kalmayacağız'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Kofi Annan'a verdiği sözün arkasında durduğuna değinen Bağış, ''Şu anda bir adım değil, bin adım öndeyiz. Kıbrıslı Rumların artık bizi yakalama vakti gelmiştir. Onların da barışa inandıklarını göstermelerinin vakti gelmiştir. Kıbrıslı Rumların birlikte yaşamaya, barışa, huzura inandıkları konusunda uluslararası kamuoyunun endişeleri vardır. Bu endişeleri ortadan kaldırmak için sorumluluklarının bilincini ortaya koymaları gerekmektedir''
ifadelerini kullandı.
Bağış, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ihtiyacı her geçen gün azalıp, Avrupa'nın Türkiye'ye olan ihtiyacı artarken, Kıbrıs'ın bu şımarıklığını artık diğer üye ülkelerin daha fazla kaldırmaya sabrı kalmayacağını söyledi.
KKTC Dışişleri Bakanı Özgürgün ise, Türkiye'nin önüne Kıbrıs sorununun çıkarıldığı zaman Avrupalı meslektaşlarına şöyle seslendikleri söyleyerek, ''Kıbrıs sorunu Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların arasında çözülmesi gereken, görüşmeler ve müzakereler yoluyla çözülmesi gereken bir konu ve bugün de masada müzakereler devam ediyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği süreci ise bundan tamamen farklı bir süreç. Kıbrıs'la hiçbir zaman ilişkilendirilmemesi lazım. Bu Türkiye'ye yapılan büyük bir haksızlık,
Türkiye'ye yapılan büyük bir yanlıştır. Kıbrıs Türk halkının da vermiş olduğu mücadelenin göz ardı edilmesidir, Kıbrıs'taki davanın anlaşılamamasıdır. Avrupa Birliği'nin bunu bu şekilde başka amaçla kullanmasıdır" dedi.
İmza töreninin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Bağış, KKTC'de ana muhalefet partisi CTP'nin Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması'na 'hayır' kararına ilişkin soru üzerine Kıbrıs meselesinin milli bir dava olduğunu belirterek, iktidarı ile muhalefeti ile Türkiye'deki hemen hemen her siyasetçinin bunu dile getirdiğini vurguladı. Bağış, Kıbrıs'ta da her siyasi aktörün Kıbrıs meselesinin milli dava olması gerektiğini hatırlaması gerektiğini söyleyerek, "CTP'nin aldığı bu kararı gözden
geçirmesini ümit ediyorum" diye konuştu.
KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ise, anlaşmanın KKTC Cumhuriyet Meclisi'nden geçmesi için oybirliği gerekmediğini, hükümetin de anlaşmayı Meclis'ten geçirecek çoğunluğa sahip olduğunu bildirdi. "Gönül ister ki bu tip anlaşmalar Rum tarafında olduğu gibi bizde de oybirliği ile geçsin" diye konuşan Özgürgün, özellikle Türkiye ile yapılan bir anlaşmanın KKTC Meclisi'nden oybirliğiyle geçmesi gerektiğini ifade etti. Özgürgün, "Böyle olması aslında büyük sürpriz oldu, beklediğim bir şey değildi. Ana
muhalefet partisinin dün akşam almış olduğu bir karar" şeklinde konuştu.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin anavatanı olmamasına karşın yaptığı anlaşmaların tamamının oybirliğiyle geçirdiğini vurgulayan Özgürgün, Cumhuriyet Meclisi'nden anlaşmanın oy çokluğuyla geçeceğinin görüldüğünü bildirdi. Özgürgün, "Gönül isterdi ki oybirliğiyle geçsin. Ana muhalefet partisinin kararına bir şey diyemiyorum. Onların parti olarak almış oldukları bir karar ama mutlaka onların da kendilerine göre bir gerekçeleri vardır. Oybirliğiyle geçmiş olması hem özlemim hem de yürekten istediğim bir şeydi
fakat olmadı" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.