Türkiye, Faşizme Gidiyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, PM seçiminin yapılacağı olağanüstü kurultayda partililere hitap etti
Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları söyledi:
Bize güç veren, onur duyduğumuz ama yürekleri buruk olan değerli sanatçılarımız, değerli CHP’liler, televizyonları başında bizi izleyen değerli yurttaşlarım, hepinize selamlarımı saygılarımı sunuyor ve bütün Türkiye’yi kucaklıyorum.
Türkiye ağır ağır faşizme gidiyor. Tek parti iktidarına doğru gidiyor. Burayı çözemezsin, CHP Türkiye’nin teminatıdır.
Dün akşam bir düğündeydik. Mevlana’nın düğünündeydik. Mevlana hoş görünün timsali, çağları aşan, inancımıza felsefi boyut katan Mevlana’nın düğünündeydik.
Bugün başka bir düğündeyiz. Yine CHP’nin yönetici kadroları olarak sizin huzurundayız. Halkla beraberiz size inanıyoruz.
Ey oğul tutsaklık bağlarını kopar. Özgür ol, özgür yaşa diyor. Biz özgürlüğümüzü kurtuluş savaşıyla kazandık ve özgürlüğümüzü de ulusal bağımsızlığımızı da kazandık. Ama bugün Türkiye farklı bir dönemden geçiyor. Umut yerine umutsuzluğu görüyoruz. Gelecek kaygısı taşıyan pek çok yurttaşımız var.
Ama buradan bütün yurttaşlarıma söz veriyorum. CHP’nin iktidarında karamsarlığa yer olmayacaktır. Umudumuz halk olacaktır. Halkın desteğiyle herkesi kucaklayacağız. Biz barışın türkülerinin söylendiği bir Türkiye istiyoruz.
Bizim görevimiz işi yaşı, rengi, doğduğu yeri, soyu sopu hiç önemli değil. Bütün yurttaşlarımızı kucaklamak, haklarını genişletmek ve onları güvenceye almaktır. Bu görevi yaparken biz CHP’liler olarak yola çıktık. Buradan bütün yurttaşlarıma sesleniyorum. Eğer çözümün bir parçası olmak istiyorsanız o zaman gelin. Bu çatı özgürlük çatısı olacaktır. Tümünüzü ama tümünüzü biz kucaklamaya kararlıyız.
Biz CHP’yiz. Biz umudun partisiyiz. Biz özgürlüğün, demokrasinin, emeğin merkeziyi. Biz çalışanların, yani alın terinin partisiyiz. Urfa’daki hoyratın, Anadolu’daki sazın, Karadeniz’deki kemençenin, Ege’deki zeybeğin partisiyiz. Halkın gücünü alarak yola çıkacağız.
Temiz siyaset mi istiyorsunuz? Ödediğiniz her kuruş verginin hesabının birileri tarafından verilmesini mi istiyorsunuz? Halka hesap vermeyi namus kabul eden iktidara izin verin artık. İktidar aydınlığa yürümeliyiz.
DEMOKRASİ ASKIDA
Demokrasi diyorlar. Demokrasiyi askıya aldılar. Kendi mahkemelerini kurdular. Kendi yargıçlarını atıyorlar. Tutukluluğu infaza dönüştürdüler. Korku yarattılar. Demokrasi istiyorsak korkularımızı yeneceğiz. Çetelerle mücadele ediyoruz diyorla.r hangi çetelerle? Kendi çeteleriyle yola devam ediyorlar.
12 Eylül’ün hesabını soracağız diyorlar. Allah aşkına Kemal Türkler’in kanı yerde kalmadı mı? Bir devrimciyi sokağın ortasında vuranlar, bugün elleri kolları açık geziyor.
MECLİS'TE OY SAHTEKARLIĞI YAPTILAR
Milletvekillerini oy makinesi yaptılar. TBMM’de oy sahtekarlığı yaptılar. Özgür medya dediler. Hangi özgür medya? Biz bunları aşmaya kararlıyız.
Yasakları kaldıracağız, özgürlükleri getireceğiz dediler. Dertlerini anlatmak isteyen üniversite öğrencilerine coplarla biber gazıyla gidenler mi bunlar? Düşüncelere pranga vurdular. Düşünenler nerede siz de iyi biliyorsunuz.
''Yolsuzlukları da kaldıracağız'' dediler. Ama gelin görün ki pek çok firma, Türkiye’de ödedikleri rüşvetler için hesap açtılar. Bu tabloyu değiştireceğiz. İyi tahlil edeceğiz. Türkiye’nin binlerce sorunu varsa, CHP’nin de binlerce çözümü vardır. CHP büyük partidir, köklü partidir, yerli partidir. CHP genleriyle oynanmamış bir partidir.
KADINLAR SİYASETTE DAHA ÇOK OLACAK
Gençler ve kadınlar, hayatı sorgulayan kadınlar. Nüfusun yarısı kadın. Ama siyasette kadın var mı yeteri kadar? Gençler. Siyasette gençler var mı? O zaman yeni CHP, yeni anlayışla yola çıkıyoruz. Gençler ve kadınlar siyasette daha fazla yer alacak.
Benim adım Recep Tayyip Erdoğan değil Kemal Kılıçdaroğlu. Parayı bulurum diyorsam ben parayı bulurum.
Biz kadın erkek eşitliğine inanan bir siyasi partiyiz. Buradan bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum. Size seçme ve seçilme hakkınızı CHP verdi. Üstelik bu seçme seçilme hakkını verirken, bugün uygarlığın beşiği olan ülkelerde bu hak verilmemişti. CHP’nin ön görüsü budur.
Kadın kardeşlerime sesleniyorum. Sizin yeriniz, ocağınız ve siyasal eviniz CHP’dir. Kadınlara seçme ve seçilme hakkını verdik ama başka tablodan söz etmek istiyorum. 21. yüzyılda 4 milyon kadınımız okuma yazma bilmiyor. Bunun ayıbı kadınlarda değil. Onlara baskı uygulayan, okula gitmesi için katkı vermeyen siyasilerin ayıbıdır. Bunu da hiçbir kadının unutmaması gerekir.
Aramızda bize destek vermek için gelen sanatçılar var. Onlara dostluğumuzu bağılılığımızı söyledik. Sanatçı bir şey ister. Özgürlük, özgürlük, özgürlük der sanatçı. Özgürlük onun nefes alması demektir. Biz bütün sanatçılara söz veriyoruz. Yazacaksınız, çizeceksiniz, oynayacaksınız. Ne yapacaksanız size özgürlükleri sonuna kadar açacağız.
Yoksulluk 21. yüzyılın Türkiyesinde bir kader mi? Yoksulluğu yenmek iktidarın aklına gelmiyor mu? Söz veriyorum yoksulluğu yeneceğiz, tarihe gömeceğiz.
Sosyal devleti kurmak CHP’nin boynunun borcudur. İktidar aile sigortası dediğimizde “Peki siz parayı nereden bulacaksınız?” diyor. Sen yolsuzluk yapanlara para buluyorsun, yandaşlarına para buluyorsun. Sıra fakir fukaraya gelince, bu parayı nereden bulacaksınız. Biz o parayı buluruz ve yoksulun hakkını koruruz.
Türkiye’nin en büyük sorunu işsizlik. 8 yıldır iktidardalar. İşsizlik artmadı, azaldı mı? Yüzde 8’le aldılar. Yüzde 21-22’lere çıkardılar. İşsizlik açlıktır. Yoksulluktur. Kavgadır. Sosyal devletin dibine konmuş dinamittir.
ATANAMAYAN ÖĞRETMEN OLMAYACAK
Üniversiteyi bitirmeyen birisi, ‘Yahu üniversiteyi bitirseydim, acaba iş bulabilir miydim’ diyor. Üniversiteyi bitiren bir işsiz ne diyecek? Nasıl oldu, okudum yazdım, üniversiteyi bitirdim ve ben işsizim. Binlerce okulumuzda öğretmen yok. Vekil öğretmenler çocuklarımızı yetiştiriyor. Ama dışarıda atama bekleyen on binlerce öğretmen var. Bütün atanamayan öğretmenlere ve ailelerine sesleniyorum. Halkın iktidarında atanamayan öğretmen kavramı olmayacaktır.
Üreteni cezalandırdılar. Bu tabloyu ters düz etmek her CHP’linin görevi olacaktır. Bakın Başbakan bir formül üretti dedi ki ‘Her iş veren bir işsiz alırsa, Türkiye’de işsizlik sorunu çözülür’ hiçbir işveren başbakanı ciddiye almadı. Niye?
BECEREN İKTİDAR GELECEK
Sen özel sektöre diyorsun ki bir işçiyi işe al. E sen devlet değil misin? Sen al. Kendi beceremiyor, onlara söylüyor. Beceren iktidar gelecek.
Yeni bir şey çıkardılar. Taşeron işçilik. Kıdem, tazminat hakkınız olmayacak. Grev hakkınız olmayacak. İzin hakkınız bile olmayacak. Yani köle düzeninde çalışacaksın. Bütün taşeron işçilerine söz veriyoruz. Kamuda taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz. 4B,4C ucubesini de kaldıracağız.
Başbakan’ın önünde tespih gibi dizilmiş rektör olur mu? Bu ayıbı kaldıracağız. Üniversite sadece adı üniversite değil. Üniversiteyi üniversite yapan özgürlüktür, bilimidir, kendi öğrencileridir. Aman ses çıkarma otur yerine. Sınava gir zaten orda da torpil var. Seni kapı dışarı edeceğim. Bu mu düşünce?
YÖK VE HARÇLAR KALKACAK
Bütün üniversite gençliğine sesleniyorum. YÖK denen ucubeyi kaldıracağız. Biz daha 1402’likleri unutmadık. 12 Eylül’den hesaplaşacaklardı sözde. YÖK’ü niye kaldırmıyorsun? Ama kaldırmazlar. Çünkü daha üniversiteleri dize getirecekler. Oraları da köleleştirecekler. Ama izin vermeyeceğiz.
Harçları da kaldıracağız. Bütçedekilere de baktık. Harçlar kaldırılabilir. Kaldıracağız. Sadece bununla mı yetineceğiz.
Özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız. Neye özel? AKP’ye özel. Hakimi kim? Başbakan Erdoğan. Askeri Yüksek İdare Mahkemelerini de kaldıracağız. Sivil yargı, çağdaş yargı. Bizim yaptığımız Anayasa’da, yargı siyaset değil adalet dağıtacaktır.
12 EYLÜL DARBECİLERİNDEN HESAP SORACAĞIZ
12 Eylül darbecilerinden hesap soracağız dediler. Darbecilerin önünde ceketlerinin düğmelerini ilikledi. Bizim partimiz kapatıldı bedel ödedik. Analar 12 Eylül’de ah yaktı.
“Ankara ah Ankara,
17 yaşındaydı kıyılır mı Erdal’a”
Bunlar acılarımızı sömürdüler. Sen ne bedel ödedin? Birileri gitti postal yaladı. Gencecik fidanlar idam edilirken. Metris’te, Diyarbakır’da işkenceler olurken. Sen yeşil kuşak projesini nasıl hayata geçiririm diye çaba harcamıyor muydun? Mamak’taki acıları unuturmuyuz sanıyorsunuz siz? Onlar bu acılarımızı sömürürken, o dönem orada acıları yaşayanlar şunu söylüyorlardı
“Ekilir ekin geliriz.
Ezilir un geliriz
Bir gider bin geliriz diyorlardı.”
Biz bütün baskılara direndik. Acı bedelleri ödedik. O aacı bedellerin, bedel ödemeyenler tarafından sömürülmesi ağrıma gidiyor.
Kim oluyorsun sen ''12 Eylül faşizmine hesap soracağız'' diyorsun. Milleti kandırdın, hesap soracağım dedin. Nerede bu darbeciler? Biz milyonlarla yürüyeceğiz. Halkı kucaklamak zorundayız. Biz binlerce geleceksek beraber çalışacağız.
TDK VE TTK DEVLET DAİRESİ OLDU
O yedi düvele savaş açtı. Eğer bugün bu ülkenin minarelerinden ezan okunuyorsa, dönüp baksınlar Mustafa Kemal’in yüceliğine. Onun vasiyetini 12 Eylülcüler çiğnedi. TDK’yı ve TTK’yı kapatıp birer devlet dairesi haline dönüştürdüler. Kim düzeltecek bunu? Mustafa Kemal’in partisi düzeltecek bunu. Vasiyete sahip çıkacağız. Hukuka sahip çıkacağız. Onun için diyorum yeni bir anayasa, güçlü bir anayasa, hak ve özgürlükleri koruyan bir anayasa yapacağız.
Gelelim başka bir konuya. Siyasi partiler yasası. Allah aşkına bu siyasi partiler yasası, Türkiye’de demokrasinin önünü tıkamıyor mu? Milli irade diyoruz. Hangi iradeden söz ediyor Recep Bey. Sen liste yapıyorsun, vatandaşın önüne koyuyorsun. Ya o verirsin, ya oy kullanmazsın. Sonra da milli irade tecelli etti diyorsun.
Söz CHP’nin sözü. Milletvekilini vatandaş kendisi seçecek. Halkın iradesi parlamentoya yansıyacak. O irade milli iradedir işte. Her vatandaş gidecek sandıkta oy kullanacak. Kendi milletvekilini seçecek. Sonra yeri geldiğinde hesap soracak. Halkın iradesine inanacağız biz.
YÜZDE 10 SEÇİM BARAJI KALKACAK
Başbakan’ın kulakları duysun diye söylüyorum. Yüzde 10 seçim barajı ucubesini de kaldıracağız. Her iki vatandaşımızdan birisi üç yıldır yolsuzluk arttı diyor. Buradan sesleniyorum. Demokrasi mi istiyorsunuz? Temiz siyaset mi istiyorsunuz? Hesap mı sorulsun istiyorsunuz? O zaman CHP’ye gelin.
Bu dokunulmazlıklar 21. yüzyıla yakışmıyor. Konuşuyorsan hay hay ama çal çırp, benim dokunulmazlığım var. Kimse bana dokunmasın. Senin vatandaştan ne farkın var?
Güneydoğu çözülmeyen bir sorun. Çözülmüyorsa kabahatli siyaset kurumudur. Asker ne istediyse biz zaten verdik demesi işi baştan savmaktır. Bu konuda düşünce üreten parti baştan beri CHP’dir. Raporumuzu 1989’da yazdık. Şimdi yeniliyoruz. Toplumsal uzlaşmayla, kardeşlikle çözeceğiz.
Cumhuriyet değerlerine sahip çıkaracak yapacağız. Lozan var. Lozan tapu senedimizdir. Senedimiz başımızın üstünde duruyor. Unutmasınlar baştan da söyledim. Türkiye’nin bin sorunu varsa, CHP’de bin bir çözümü vardır.
BERİVAN DA BİZİM ROJİN DE
Berivan da bizim, Hakan da bizim. Rojin de bizim, Agop da bizim. Ferhat ile Şirin de bizim. Mem-u Zin de bizim. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşlarıyız. Bizi kimse ayıramaz. Önce insan diyeceğiz.
DİYARBAKIR'A FABRİKA KURACAĞIZ
12 Ağustos 2005. Başbakan Diyarbakır’da miting yapıyor. Konuşuyor. Diyarbakırlı bir genç “Biz fabrika istiyoruz” diyor. Bir daha söylüyor. Duymamazlıktan geliyor. Bir daha söylüyor. Duymamazlıktan geliyor. Koskoca Başbakan sesi kesilir mi?
Dönüp ona şunu söylüyor: Biz buralara fabrika yapmayacağız. Bedavacılığa alışmayın.. Sen gideceksin oraya hapishane sözü vereceksin.
Kimse gitmezse devlet olarak biz gideceğiz, fabrika kuracağız. Bir sözümüz daha var. Orada mayınlı araziler var değil mi? Onlar temizlendikten sonra, cumhuriyetin en büyük toprak reformunu yapacağız. Topraksız köylülere dağıtacağız ve oralar modern tarım işletmeleri olacak.
Buradan Doğu ve Güneydoğu’daki tüm yurttaşlarıma sesleniyorum. Etnik kimlik herkesin şerefidir. Biz üçüncü yoluz. Etnik kimliğe saygılı, inanca saygılı, sosyal demokrat, halkçı bir partiyiz biz. Bizi kucaklayın. Etnik kimliklerinizi sömürdüler. İnançlarınızı sömürdüler. Biz onları sömürmüyoruz. Biz o dertleri çözeceğiz. Derdini çözmek benim boynumun borcudur.
Bizim amacımız Türkiye’yi içerde çağdaş yapmak, dışarıda sağlam yapmaktır.w
İHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.